KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/2445 E., 2024/797 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/2445
- Karar No
- 2024/797
- Temyiz eden (davacı)
- ... Barosu Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bankası
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- Danıştay Onuncu Dairesinin 06/04/2023 tarih ve E:2023/1731, K:2023/1910 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
730 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Yargılama süreci
31/12/2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren T.C. Merkez Bankası Tebliği'nde yer alan "avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık 10,75 olarak" ibaresinin iptali ile söz konusu düzenlemenin dayanağı olan 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2. maddesiyle 1. maddesine yapılan yollama gereğince anılan Kanun'un tüm maddelerinin somut norm denetiminin sağlanması için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 06/04/2023 tarih ve E:2023/1731, K:2023/1910 sayılı kararıyla;
Dairelerinin 15/02/2023 tarih ve E:2023/766, K:2023/575 sayılı kararıyla.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda 7249 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler uyarınca 28/11/2021 tarihinde Ankara ilinde ikinci bir baro kurularak tüzel kişilik kazandığı, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca dava dilekçesinde davacının unvanının gösterilmesi gerekmesine ve davanın açıldığı tarih itibarıyla "Ankara Barosu Başkanlığı" unvanına sahip bir baro mevcut olmamasına rağmen dava dilekçesi ve ekli vekaletnamede davacı baronun "Ankara Barosu" olarak belirtildiği, kaç numaralı baro olduğuna ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı,
bu haliyle, davacının unvanına açık bir şekilde yer verilmemesi nedeniyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği ve davanın, dava dilekçesinde davacı Baronun unvanının tereddüte yol açmayacak şekilde gösterilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış ve ekinde davacının unvanını gösterir bilgi ve belgelerin sunulduğu bir dilekçeyle açılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verildiği;
davacı tarafından yenilenen dava dilekçesinde ise yukarıda ifade olunan eksikliklerin giderilmediği ve davacının "Ankara Barosu Başkanlığı" olarak gösterilmek suretiyle aynı yanlışlığın yapıldığı,
Nitekim, Danıştay Onuncu Dairesince 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddi yolunda verilen 23/11/2021 tarih ve E:2021/6268, K:2021/5764 sayılı kararın, temyiz edilmesi sonucu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/10/2022 tarih ve E:2022/1980, K:2022/3034 sayılı kararıyla kesin olarak onandığı; yine Danıştay Onuncu Dairesinin 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddi yolunda verdiği 18/04/2022 tarih ve E:2022/512, K:2022/2131 sayılı kararın da temyiz başvurusu sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/11/2022 tarih ve E:2022/2293, K:2022/3279 sayılı kararıyla kesin olarak onandığının görüldüğü,
Bu durumda; Dairelerinin 15/02/2023 tarih ve E:2023/766, K:2023/575 sayılı dilekçe ret kararı üzerine, davacı tarafından yenilenen dava dilekçesinde aynı yanlışlıklar yapıldığından, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda anılan 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu kararında her ne kadar davacının hangi baro olduğuna ilişkin belge sunulmadığından bahsedilmiş ise de dava dilekçesi ekinde sunulan vekaletname örneğinin Ankara 25. Noterliği tarafından onaylanmış resmi bir vekaletname olduğu, vekaletname ekinde yer alan imza sirküleri ve Altındağ 1. İlçe Seçim Kurulu tarafından verilen mazbatadan barolarının Ankara'daki hangi baro olduğunun açıkça anlaşıldığı, Ankara'da yeni bir baro kurulmuş olmasının ilk baronun isminin değiştirilmesi anlamına gelmediği,
nitekim anılan Kanun değişikliğinin aynı ilde ikinci ve sonraki Baroların tüzel kişilik kazanarak numara almalarına ilişkin olduğu, dava dilekçesinden belirtilen unvanın UYAP sisteminde DETSİS numarası ile otomatik olarak çıkan unvan ile aynı olduğu, bu nedenle dava dilekçesinde yer alan unvanın yanlış gösterilmediğinin açık olduğu, davacı olarak unvanları açık ve belirlenebilir olduğundan davanın reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/2445, K. 2024/797, 16 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama