İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/253 K.2024/3093

Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten…

Esas2023/253Karar2024/3093Tarih2 Aralık 2024Okuma16 dk · 3.199 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/253 E., 2024/3093 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
2 Aralık 2024
Esas No
2023/253
Karar No
2024/3093
Temyiz eden (davalı)
... Kurulu
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Beşinci Dairesinin 01/02/2022 tarih ve E:2017/2297, K:2022/112 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.199 kelime·16 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/02/2022 tarih ve E:2017/2297, K:2022/112 sayılı kararıyla;

Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları ile davacının bakılmakta olan bu dava dosyası ile Dairelerinin E:2017/5243 sayısında kayıtlı bulunan dava dosyasının birleştirilmesi talebi yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,

"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,

Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;

Davacının, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve bu kararın (istinaf kanun yoluna başvurulmadığından) 15/03/2019 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı,

Davacıdan ve eşinden ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucu düzenlenen 17/01/2017 tarihli dijital veri inceleme tutanağında yer alan tespitler yönünden, 17/01/2017 tarihli Bilirkişi Raporunda.

"Resimler isimli klasör içerisinde yapılan incelemelerde Zaman Gazetesi, Taraf Gazetesi ve Bank Asya'ya ait fotoğrafların bulunduğu, "Kimse Yok Mu" isimli dernekten davacıya SMS mesajları gönderildiği, Aktif Haber, Zaman Gazetesi, Samanyolu TV, Rota Haber, Cihan Haber Ajansı, Bugün, Aksiyon, Taraf Gazetesi, Post Medya ve Toros Kolejine ait internet sitelerine giriş yapıldığı hususlarının görüldüğünün belirtildiği, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen ...

Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararında yer alan "...sanıktan elde edilen dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda, örgüt üyesi olduğuna ilişkin herhangi bir veriye rastlanılmadığı..." şeklindeki tespit de dikkate alındığında, sadece bu sitelere giriş yapılmış olmasının ve örgütün finans kuruluşu olan Bank Asya'nın, Zaman ve Taraf Gazetelerinin fotoğrafının bulunmasının davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğunun göstergesi olarak kabulüne olanak bulunmadığı,

ayrıca davacıya Kimse Yok Mu isimli dernekten mesaj gönderilmesinin örgütsel saikle örgütsel faaliyet kapsamında yapıldığını gösterir nitelikte somut herhangi bir veri, tanık beyanı ya da başkaca bilgi ve belge dosya kapsamına sunulmadığından, anılan Dernek'ten mesaj gönderilmesinin de davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı bulunduğunun göstergesi olarak kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından,

davacıya ve eşine ait dijital materyallerin incelenmesi sonucu düzenlenen 17/01/2017 tarihli söz konusu Bilirkişi Raporunda yer alan anılan hususların davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,

Davacının eşi H.Y.'nin FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması yönünden, davacının eşi H.Y. hakkındaki tespitlerde ve H.Y.'nin açtığı Dairelerinin E:2017/5221 ve E:2017/2313 sayılarına kayıtlı dava dosyalarına sunulan belgelerde, davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği anlaşıldığından, davacının eşi H.Y.'nin meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması ile buna dayanak gösterilen tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı,

Sosyal çevre bilgileri yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,

Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, Dairelerinin 24/05/2021 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen 14/07/2021 tarihli cevapta, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) soruşturma dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından, söz konusu soruşturma davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,

Davacı hakkında düzenlenen iddianame ve beraat kararı içeriğinde yer alan deliller yönünden, davacı hakkında düzenlenen iddianame ve beraat kararı içeriğinde yer alan hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı,

Davacının, darbe girişimine destek verdikleri belirtilen hakim ve savcıların yer aldığı listede isminin bulunduğu ve HSK seçimlerinde örgüt lehine müşahitlik yaptığı bilgisi yönünden;

H.T. isimli şahsın, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararında yer verilen ifadesinde. "Ben Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel müdürlüğünde Daire Başkanı olarak görev yaparım. Bakanlığın 2012 yılında geldim, 01 Ocak 2013 tarihinde de personel genel müdürlüğüne Tetkik Hakimi olarak atandım.

Sanık ...'un eşi H.Y. ile Personel Genel müdürlüğünde yaklaşık iki yıl beraber çalıştık, sanığı da bu nedenle tanırım, dairece o tarihte sanık Kanunlar Genel Müdürlüğünde Tetkik Hakimi olarak görev yapmakta idi, kendisini sadece toplantılarda görmüşümdür, 2014 HSK seçimlerinde Ankara Adliye'sinde şuan numarasını hatırlayamadığım sandıkta oyumu kullandım, sandıklar açılıp oy kullandığım sandıktaki sonuç belli olana kadar sandıkta bulundum, o sırada Fetö Terör Örgütü ile irtibatı olduğunu düşündüğümüz kişilerin ellerinde kameralarla çekim yaptıklarını gördüm, ancak sanığı oy kullandığım sandıkta yada etrafındaki sandıklarda görmedim.

Sanığın Fetö Terör Örgütü ile irtibatlı yada iltisakına ilişkin herhangi bir bilgim yoktur " şeklinde beyanda bulunduğunun görüldüğü,

Ayrıca davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ... tarih ve Soruşturma No:..., Esas No:..., İddianame No:... sayılı iddianamede; "...Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince tanzim edilen 20/07/2016 tarihli fezlekede.

Emniyet Genel Müdürlüğünce gönderilen ve darbe girişiminde destek verdikleri belirtilen hakim ve savcıların yer aldığı listede ...'un da isminin bulunduğu ve şüpheli hakkında seçim günü Ankara Adliyesinde kurulan sandık alanında karşıt müşahidi olarak faaliyet yürüttüğü şeklinde bilginin yer aldığı..." hususunun tespit edildiği belirtilmesine rağmen iddianamede belirtilen 20/07/2016 tarihli Fezlekenin dava dosyasına sunulmadığı,

davacının, darbe girişimine destek verdiğini ve sandık alanında müşahit olarak faaliyet yürüttüğünü ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idare tarafından da dava dosyasına sunulmadığı,

bununla birlikte yukarıda yer verilen tanık H.T.'nin ifadesinde davacının seçim günü müşahitlik yaptığına tanık olmadığını beyan ettiği görüldüğünden, davacının darbe girişimine destek verdiğini ve 2014 yılı HSK üye seçimlerinde örgüt lehine sandık müşahitliği yaptığına ilişkin iddianın, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı,

Davacının dershaneye gittiğine ilişkin beyanları yönünden; üniversiteye hazırlık amacıyla bir yıl söz konusu dershaneye gittiğini, bulunduğu ilçede dershane olmadığını, ücret olarak en uygun olması ve evlerine en yakın dershane olması,

sınıfında birçok kişinin aynı dershaneye gitmesi ve servis imkanının olması nedeniyle FETÖ/PDY yapılanmasına ait dershaneye gittiğini beyan eden davacının bu beyanlarının, bir başka ifadeyle örgüte müzahir dershaneye giderken eğitim, ekonomi ve ulaşım saikleriyle hareket ettiğinin aksini ve örgütsel saikle hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacının örgüte müzahir dershaneye gittiğine yönelik beyanı örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,

Davacının unvanlı göreve atanmasına ilişkin beyanları yönünden; davacının Adalet Bakanlığına tetkik hakimi olarak FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve/veya iltisaklı olması nedeniyle ve örgütün amaç ve stratejilerinin gerçekleştirilmesi amacıyla atandığına ilişkin somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının unvanlı göreve atanmasına ilişkin beyanının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı;

öte yandan, davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan ve davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısının olamayacağına ilişkin tanık beyanına da yer verildiğinin görüldüğü belirtilerek,

Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile Daire kararında yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin 24/05/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakını ve/veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,

Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı,

Dava konusu kararda hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği,

Öte yandan, davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle,

Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının neden yerinde görülmediğine ilişkin gerekçenin kararda yer almadığı; dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, bu nedenle hukuki denetimin disiplin işlemi kapsamında yapılamayacağı;

davacının üniversiteye hazırlık döneminde FETÖ/PDY bağlantılı dershaneye gittiğine ve 2011-2014 yılları arasında Adalet Bakanlığı'nda Tetkik Hâkimliği görevinde bulunduğuna yönelik beyanları, davacının ve eşinin FETÖ/PDY'nin yargıda etkin olduğu dönemde Adalet Bakanlığı Tetkik Hakimliği görevinde bulunduğuna ilişkin bilgiler, davacı hakkında düzenlenen Dijital Veri İnceleme Tutanağı ve içeriğindeki FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olduğu için kapatılan Zaman Gazetesi, Taraf Gazetesi ve Bank Asya'ya ait fotoğrafların bulunduğuna,

FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olduğu için kapatılan Kimse Yok Mu derneğinden davacıya gönderildiği değerlendirilen mesajların olduğuna, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olduğu için kapatılan Aktif Haber, Zaman Gazetesi, Samanyolu TV, Rota Haber, Cihan Haber Ajansı, Bugün, Aksiyon ve Toros Kolejine ait internet sitelerine giriş yapılmış olduğu ve bu sebeple internet sitesinin sürekli bir şekilde takip edildiğinin değerlendirildiğine ilişkin tespitler,

davacının kullanmakta olduğu gsm hattı üzerinde yapılan inceleme sonucunda FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan hakkında soruşturma yapılan kişilerle görüşme yaptığına ilişkin Bilirkişi Raporu, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliğinden düzenlenen iddianame içeriğinde yer verilen "Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince tanzim edilen 20/07/2016 tarihli fezlekede.

Emniyet Genel Müdürlüğünce gönderilen ve darbe girişiminde destek verdikleri belirtilen hakim ve savcıların yer aldığı listede davacının da isminin bulunduğu ve şüpheli hakkında seçim günü Ankara Adliyesinde kurulan sandık alanında karşıt müşahidi olarak faaliyet yürüttüğü şeklinde bilginin yer aldığı" şeklindeki tespitler, davacı hakkındaki şikayet bilgisi ve davacının sosyal çevresinin temelini oluşturan eşi H.Y.'nin FETÖ/PDY irtibatı nedeniyle hakimlik mesleğinden ihraç edilmiş olması ile eşine yönelik tespitler birlikte değerlendirildiğinde Kurul kanaatinin davacının FETÖ/PDY örgütüyle iltisaklı ve/veya irtibatlı olduğu yönünde oluştuğu;

dosyaya sunulan İ.C. vekili Av. T.K. imzalı 01/03/2017 tarihli dilekçede yer verilen davacı hakkındaki iddiaların Daire kararında tartışılmadığı.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/2. maddesi kapsamında davacı hakkındaki mevcut delillerin, bir Cumhuriyet savcısı tarafından değerlendirmeye tabi tutulması neticesinde bu delillerin “terör örgütü üyeliği” suçu yönünden kamu davası açmak için “yeterli” olduğu takdir edilmekle davacı hakkında kamu davasının açılmış olduğu, bu bağlamda iddianamedeki delillerin iltisak ve irtibat hususunu ortaya koyduğunun dikkate alınmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiği;

iddianameden alıntılanan, davacının 2014 HS(Y)K seçimlerinde seçim günü Ankara Adliyesinde kurulan sandık alanında karşıt müşahidi olarak faaliyet yürüttüğü şeklindeki Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince tanzim edilen 20/07/2016 tarihli fezlekedeki tespite ilişkin olarak, bahse konu fezlekenin dava dosyasına sunulmadığı,

davacının, darbe girişimine destek verdiğini ve sandık alanında müşahit olarak faaliyet yürüttüğünü ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idare tarafından da dava dosyasına sunulmadığı şeklindeki gerekçesiyle Daire kararında anılan hususun delil olarak değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğu, nitekim resen araştırma ilkesi çerçevesinde yargı yerinin tüm verilere sahip olduktan sonra dosya kapsamında yer alan diğer delillerle ile birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermesinin gerektiği.

Danıştaya Beşinci Dairesinin E:2022/5243 sayılı dosyasında davacının parasal hak talebi hakkında karar verildiği ve bu dosya için yeniden karar verilemeyeceği, bu nedenle istemin reddine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davacının parasal ve özlük hak, maddi, manevi tazminat ve faize ilişkin taleplerinin yasal dayanaktan yoksun olduğu, 685 sayılı KHK, Anayasa'nın 159. maddesinin 10. fıkrası ve 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tam yargı davalarına karşı yargı yolunun kapalı olduğu,

685 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 23/01/2017 tarihi öncesi için hiçbir şekilde parasal ve özlük hak, maddi ve manevi tazminat ve faize hükmedilemeyeceği, ayrıca dava konusu işlemin hukuka aykırı olmadığı ve tazminat koşullarının da oluşmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun 29/01/2024 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevaba ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Davalı idarece, Daire kararının resen araştırma ilkesine uyulmaksızın ve eksik inceleme ile verildiği iddia edilmekte ise de, dava dosyasının incelenmesinden;

İ.C. vekili Av. T.K. imzalı 01/03/2017 tarihli dilekçe ile davacı hakkındaki iddialar bakımından, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, ... vekili Av. ... imzalı 01/03/2017 tarihli dilekçede yer verilen davacı hakkındaki iddiaların yargılama faaliyetine ilişkin olduğu, hakimin yargı yetkisi ve takdir hakkı kapsamında kaldığı, bu hak ve yetkinin ilgili hakim tarafından herhangi bir şekilde kötüye kullanıldığına dair somut delil gösterilmediği gibi, kanun yollarına başvuru sırasında öne sürülebilecek hususların konu edildiği belirtilerek, şikayetin 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 97. maddesinin (b) ve (d) bentleri uyarınca işleme konulmaması hususunda Kurul Başkanına teklifte bulunulmasına oybirliği karar verildiği;

İddianame içeriğinde yer alan, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında soruşturma yapılan kişilerle görüşme yaptığına dair Bilirkişi Raporunda yapılan tespitler bakımından, Daire kararında, davacı hakkında kamu davasının açılmasının dayanağı iddianamede yer alan hususlar davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatı noktasında incelendiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının göstergesi olabilecek herhangi bir delil ya da bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Davacı hakkında tanzim edilen 20/07/2016 tarihli fezlekede "davacının seçim günü Ankara Adliyesinde kurulan sandık alanında karşıt müşahidi olarak faaliyet yürüttüğü şeklinde bilginin" yer aldığı iddiası bakımından ise, yargı mensubu H.T.'nin ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararında yer verilen ifadesinde davacının seçim günü sandık başında beklediğini görmediğini beyan ettiği anlaşılmakla, davalı idarenin bu iddialarına itibar edilmemiştir.

Kaldı ki, davacının söz konusu örgütle olduğu iddia edilen iltisak ve irtibatını ortaya koyduğu belirtilen ve işleme gerekçe olarak gösterilen hususların ve bunların tartışılmasına esas hukuki ve fiili nedenlerin idarece dosyaya sunulması gerekmektedir. İdari işlemin unsurlarına ilişkin hukuka uygunluk denetimi ise yargı yerlerince yapılacak olup, yeterli görülmeyen ya da ilave deliller ve hususlarla ilgili olarak yargı yerlerince idarenin yerine geçilmek suretiyle araştırma yapılması mümkün değildir.

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Beşinci Dairesi kararının davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin hükmü dışındaki kısımları, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın esastan bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan, davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle Hâkimler ve Savcılar Kuruluna karşı açılan davada.

Danıştay Beşinci Dairesince dava konusu kararın davacıya ilişkin kısmının iptali, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolunda verilen 01/02/2022 tarih ve E:2017/5243, K:2022/113 sayılı kararının, Kurulumuzun 02/12/2024 tarih ve E:2023/265, K:2024/3094 sayılı kararı ile davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin kısmı düzeltilmek suretiyle onanarak kesinleştiği görülmekte olup,

bu kapsamda davalı idarece davacıya yapılacak ödemenin mükerrerliğe yol açmayacak şekilde yapılması gerektiği; ayrıca, parasal hakların ödenmesinde, davacının meslekten çıkarıldığı tarihten, iptal kararı uyarınca mesleğe iade edildiği tarih arasında geçen dönemde varsa tespit edilecek çalışmaları karşılığında edindiği gelirin düşülmesi gerektiği tabiidir.

Daire kararının davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin kısmına gelince;

Faiz, en genel anlamıyla, konusu bir miktar paranının ödenmesinden ibaret olan borçlarda, alacaklının bu paradan yoksun kaldığı süre içinde oluşan zararına karşılık olarak ödenen ve alacağın türüne göre oranı değişen bir bedeldir.

Hukuka aykırı işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararların ya da yoksun kalınan maddi ve manevi hakların karşılanması zaman içinde gecikebildiğinden, ilgililerin bu gecikmeden doğan zararının giderilmesi için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca faiz uygulanması gerekli bulunmaktadır.

Yerleşik yargısal içtihatlara göre, yasal faizin başlangıç tarihinin dava dilekçesinde belirtilmemesi hâlinde, iptal davasının açıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, davacının dava dilekçesinde parasal haklarına yasal faiz yürütülmesini istediği, ancak bunun başlangıç tarihini göstermediği, bu durumda dava açma tarihi olan 30/01/2017 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, Daire kararında meslekten çıkarıldığı tarihin yasal faizin başlangıcı olarak alındığı görülmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.

Bu durumda, temyize konu Daire kararının 6) Sonuç olarak bölümünün üçüncü paragrafında yer alan "yoksun kaldığı tüm parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesi ile hüküm fıkrasının ikinci sırasındaki "yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, "meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu kararın yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 01/02/2022 tarih ve E:2017/2297, K:2022/112 sayılı kararının davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin hükmü dışındaki kısımlar yönünden ONANMASINA,

3. Anılan Daire kararının 6) Sonuç olarak bölümünün üçüncü paragrafında yer alan "yoksun kaldığı tüm parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesi ile hüküm fıkrasının ikinci sırasındaki "yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, "meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden" şeklinde düzeltilerek ONANMASINA,

4. Kesin olarak, 02/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/253, K. 2024/3093, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2023/253
Karar No
2024/3093
Tarih
2 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2023/261 K.2024/6203
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/265 K.2024/3094
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/267 K.2024/2694
  • Danıştay 12. Daire E.2023/272 K.2024/4761
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/273 K.2024/2717
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/274 K.2024/3091

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.