İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2804 K.2024/689

Dava konusu istem: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından belirlenen ilk 6 aylık (Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran 2022) ve yıllık TÜFE artış oranlarının iptali istenilmiştir.

Esas2023/2804Karar2024/689Tarih25 Mart 2024Okuma7 dk · 1.363 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/2804 E., 2024/689 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
25 Mart 2024
Esas No
2023/2804
Karar No
2024/689
Temyiz eden (davacı)
... Sendikası
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Kurumu
Vekilleri
...
İstemin konusu
Danıştay Onikinci Dairesinin 16/03/2023 tarih ve E:2023/352, K:2023/1244 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.363 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından belirlenen ilk 6 aylık (Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran 2022) ve yıllık TÜFE artış oranlarının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 16/03/2023 tarih ve E:2023/352, K:2023/1244 sayılı kararıyla;

Yargılama hukuku açısından, istemin incelemeye elverişli olacak nitelikte açık, belirli ve somut olması önem arz ettiğinden, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, dava dilekçelerinde bulunması gereken hususlar ayrıntılı olarak belirtilmiş; 15. maddesinde ise, 3. maddeye uygun olmayan dava dilekçesinin, otuz gün içinde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere reddedileceği, yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin düzenlendiği,

Düzenleyici işlemlere karşı açılacak iptal davalarında, iptali istenilen düzenleyici işlemin tarih ve sayısı ile tebliğ/ uygulama tarihinin gösterilmesi, iptali istenen maddelerinin açıkça belirtilmesi ve bu kısımların davacının menfaatini nasıl etkilediğinin ortaya konulması gerektiği,

Davacı sendikanın dava dilekçesinin, Dairelerinin 10/10/2022 tarih ve E:2022/3932, K:2022/4701 sayılı kararıyla. TÜİK verilerine ilişkin olarak hangi düzenleyici işlemin iptalinin istenildiğinin, bu konuda davalı idareye başvurularak bireysel bir işlem tesis ettirilip ettirilmediğinin açıkça belirtilmediği ve sözü edilen hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin dava dilekçesine eklenmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayarak reddedilmiş ise de;

davacı Sendika tarafından 17/01/2023 tarihli yenileme dilekçesinde, davanın bireysel işleme karşı değil, genel düzenleyici işleme karşı açıldığı belirtilmiş olmasına karşın, Dairelerinin 10/10/2022 tarihli dilekçe ret kararında vurgulanan, dava konusu olan ve iptali istenilen düzenleyici işlemin tarih ve sayısı ile tebliğ/uygulama tarihinin gösterilmesi, iptali istenen maddelerinin açıkça belirtilmesi ve bu kısımların davacının menfaatini nasıl etkilediği hususları açık ve net olarak ortaya konulmadan aynı taleple dilekçe sunulduğu, belirtilen hususların düzeltilmediği, eksikliklerin giderilmediğinin anlaşıldığı,

Bu durumda; Dairelerinin 10/10/2022 tarih ve E:2022/3932, K:2022/4701 sayılı dilekçe ret kararı üzerine, davacı Sendika tarafından yenilenen dava dilekçesinde aynı yanlışlıklar yapıldığından, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda anılan 15. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davanın reddi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava dilekçesinde açıkça 04/07/2022 yayın tarihli TÜİK tarafından belirlenen ilk 6 aylık (Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran 2022) ve yıllık TÜFE artış oranlarının iptalinin istenildiği, dolayısıyla iptali istenilen düzenleyici işlemin tarihi ve içeriğinin açıkça belirtildiği, kararda işlemin davacının menfaatini nasıl etkilediği hususunun belirtilmediği yazılmasına karşın, davalı Kurum tarafından her yıl tespit edilen ve açıklanan TÜFE artış oranlarını, davacı Sendikaya üye memurları da kapsayacak şekilde ülke çapında tüm memur, işçi ve emeklilere verilecek olan ücret zammını belirlediği,

TÜİK işleminin, bütün kurumlar tarafından bağlayıcı, kesin ve yürütülmesi gereken düzenleyici işlem niteliğinde olduğu, bu hususun dava dilekçesinde belirtildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır."; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükümleri yer almıştır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinde "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." denilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari dava türleri arasında sayılmış.

3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin ve davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği. 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönünden inceleneceği.

15. maddesinde ise, anılan maddelere uygun olmayan dilekçelerin otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere reddedileceği, dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin çeşitli kararlarında; mutlak bir açıklık veya net bir taleple ortaya konulmamış olsalar bile ulusal mahkemelerin, başvurucunun iddialarının esasına ilişkin meseleyi araştırmak için belirli bir tahkikatı yürütmeleri gerektiği, ortaya konulan davaya dair resen araştırma yapılmamasının adil yargılanma hakkının ihlali olduğu yönünde gerekçelere yer verildiği görülmektedir. (Dattel (No.2)/ Lüksemburg).

Bununla birlikte, 2577 sayılı Kanun'un sistematiğinin pek çok düzenleme bakımından "dava konusunu" temel aldığı da (idari dava türleri, görev ve yetki kuralları, dava açma sürelerine ilişkin kurallar vb. gibi) dikkate alındığında, dava konusunun net olarak belirlenmesi, uyuşmazlığın çözümü için yapılması gereken ilk ve en önemli tespittir.

Bu tespit yapılırken, mahkemelerin bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir esneklikten kaçınmaları gerekir.

Diğer yandan, Kanun maddesinde düzenlenen hususun aynı yanlışlıkların tekrarlanması olduğu, ancak bu durumda davanın reddedileceği, aynı yanlışlık kapsamına girmeyen durumlarda ise yeniden dilekçe ret kararı verilmesi gerektiği açıktır.

Dilekçenin reddedilmesi üzerine verilen yenileme dilekçesinde yanlışlıklardan bir kısmının düzeltilmesi hâlinde ise, artık aynı yanlışlığın varlığından söz edilemeyecektir.

Uyuşmazlık konusu olayda; davacı Sendika tarafından, 04/07/2022 yayın tarihli TÜİK tarafından belirlenen ilk 6 aylık (Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran 2022) ve yıllık TÜFE artış oranlarının iptali istemiyle dava açıldığı.

Dairenin 10/10/2022 tarih ve E:2022/3932, K:2022/4701 sayılı kararıyla, TÜİK verilerine ilişkin olarak hangi düzenleyici işlemin iptalinin istenildiğinin, bu konuda davalı idareye başvurularak bireysel bir işlem tesis ettirilip ettirilmediğinin açıkça belirtilmediği ve sözü edilen hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin dava dilekçesine eklenmediği gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verildiği.

Dairenin 16/03/2023 tarih ve E:2023/352, K:2023/1244 tarihli kararı ile ise; dilekçe ret kararında yer verdiği gerekçelerden farklı olarak, davacı sendika tarafından yenilenen dava dilekçesinde dava konusu olan ve iptali istenilen düzenleyici işlemin tarih ve sayısı ile tebliğ/ uygulama tarihinin gösterilmesi, iptali istenen maddelerinin açıkça belirtilmesi ve bu kısımların davacının menfaatini nasıl etkilediği hususları açık ve net olarak ortaya konulmadan aynı taleple dilekçe sunulduğu, belirtilen hususların düzeltilmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verildiği görülmektedir.

Davacı Sendika tarafından, dava dilekçesinde ve Danıştay Onikinci Dairesince verilen dilekçe ret kararı üzerine yenilenen dilekçede açıkça Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından belirlenen ilk 6 aylık (Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran 2022) ve yıllık TÜFE artış oranlarının iptalinin istenildiği, davalı Kurum tarafından her yıl tespit edilen ve açıklanan TÜFE artış oranlarının, davacı Sendikaya üye memurları da kapsayacak şekilde ülke çapında tüm memur ve emeklilere verilecek olan ücret zammını belirlediği, TÜİK işleminin, bütün kurumlar tarafından bağlayıcı, kesin ve yürütülmesi gereken düzenleyici işlem niteliğinde olduğu belirtilmektedir.

Bu durumda, dava dilekçesinde, davanın konusu açıkça belirtilmesine rağmen davacıların talebinin dilekçe ret usulü ile sınırlanmasının 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasında hüküm altına alınan amaç ile uyumlu olmayacağı gibi hakkaniyete de uygun düşmeyeceği, bu haliyle davacıların dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 3. fıkrasına aykırılık teşkil etmediği sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken dava dilekçesinde ikinci kez aynı yanlışlıklar yapıldığı gerekçesiyle verilen davanın reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 16/03/2023 tarih ve E:2023/352, K:2023/1244 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi için, dosyanın Danıştay Onikinci Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 25/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka aykırı bulunmadığı, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/2804, K. 2024/689, 25 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2023/2804
Karar No
2024/689
Tarih
25 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2023/2808 K.2024/1191
  • Danıştay 12. Daire E.2023/2810 K.2024/1124
  • Danıştay 12. Daire E.2023/2815 K.2024/1070
  • Danıştay 3. Daire E.2023/2819 K.2024/1336
  • Danıştay 6. Daire E.2023/2835 K.2024/1575
  • Danıştay 12. Daire E.2023/2837 K.2024/1076

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.