KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/310 E., 2024/3198 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- Esas No
- 2023/310
- Karar No
- 2024/3198
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 17/05/2022 tarih ve E:2019/3171, K:2022/3290 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Mahkemesi ... olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ve bu karar kesinleşinceye kadar 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 74. maddesinin 2. fıkrası uyarınca görevden uzaklaştırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 17/05/2022 tarih ve E:2019/3171, K:2022/3290 sayılı kararıyla;
Usul yönünden;
Davacı hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşme tarihi olan 21/04/2014 tarihinden itibaren, 2802 sayılı Kanunun 72. maddesinde düzenlenen disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle ceza soruşturması veya kovuşturması açılmış olması ve söz konusu suç için daha uzun bir zaman aşımı süresinin öngörülmüş olması durumunda, disiplin ceza zaman aşımının 5 yıl olarak değil de, Türk Ceza Kanununda öngörülen dava zaman aşımı süresi olarak uygulanması gerektiği hususu da göz önüne alındığında zaman aşımı süresi geçmeden önce Hakimler ve Savcılar Kurulu ...
Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinden davacının zaman aşımının geçtiği iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varıldığı,
Esas yönünden;
Davacının, irtikap suçundan dolayı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu mahkumiyet kararının kesinleştiği, diğer taraftan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazının CMK'nın 308. maddesinde düzenlenen olağanüstü bir kanun yolu olduğu ve kararın kesinleşmesini ve infazını engellemeyeceği anlaşıldığından davacının altı aydan fazla hapis cezasına mahkum olması nedeniyle.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ...
Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı,
Öte yandan; davacı tarafından 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararda belirtilen 2802 sayılı Kanun'un 74. maddesinin 2. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar görevden uzaklaştırılmasına ilişkin kararın iptali de istenilmişse de; meslekten çıkarma cezasına bağlı olarak uygulanan görevden uzaklaştırılmasına ilişkin tedbirin 2802 sayılı Kanunun 74. maddesinde yer alan düzenlemeye uygun olarak tesis edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu kararlara esas alınan mahkumiyet kararına Yargıtay Cumhuriyet Savcılığınca itiraz edildiği, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderildiği, bu durumun kararın kesinleşmesini ve infazını engellediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulun kararının beklenmesi gerektiği, dava konusu kararların yasal ve adil olmadığı, hakimlik teminatına, 2802 sayılı Kanunun 96. maddesi ve Anayasanın 139. ve 140. maddelerine aykırı olduğu, dava konusu kararlara esas alınan eylemlerin 2003 tarihli olduğu, Yargıtay 5. Dairesinin onama kararının üzerinden 4 yıl geçtiği dolayısıyla yapılan suçlamalarla ilgili zaman aşımı süresinin dolduğu,
dava konusu kararlara esas alınan ceza mahkemesi kararının irdelenmesi gerektiği ve ikna suretiyle irtikap suçunun oluşmadığının görüleceği, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/310, K. 2024/3198, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama