KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/545 E., 2023/878 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2023
- Esas No
- 2023/545
- Karar No
- 2023/878
- Temyiz eden (davacı)
- … İnş. Taah. San ve Tic A. Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Huk. Müş. …
- İstemin konusu
- Danıştay Altıncı Dairesinin 28/12/2022 tarih ve E:2020/4768, K:2022/12226 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
945 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı Şirkete ait İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi,.
Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli imar planları teklifinin onaylanması için anılan şirketten tahsil edilen 5.000.000,00 TL tutarındaki plan inceleme ve işlem hizmet bedelinin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi işlemi ile zımni ret süresinin dolmasından sonra tesis edilen başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ve söz konusu işlemlerin dayanağı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğünün 2015 Yılı Birim Fiyat Listesinin 1339-IV, 1344-IV, 1369-III sıra no'lu maddeleri ve 1209 ila 1218,
1539 ila 1555 sıra no'lu maddelerinin iptali ile tahsil edilen 5.000.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 28/12/2022 tarih ve E:2020/4768, K:2022/12226 sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7, 10 ve 12. maddesi hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; bir idari işlem nedeniyle herhangi bir hakkı ihlal edilen kimsenin, zararının tazmini istemiyle doğrudan doğruya açacağı tam yargı davasını 60 günlük genel dava açma süresi içerisinde açması gerektiği sonucuna ulaşıldığı,
İdari işlemden kaynaklı zararın tazmini istemiyle açılacak davalara ilişkin olarak İdari Yargılama Usulü Kanununun 12. maddesinde ayrı ve özel bir düzenleme yapılmış olması karşısında; kişilerin, haklarında iptal davasına konu olabilecek bir işlem tesisi için idareye başvuru yolunu düzenleyen Kanunun 10. maddesindeki düzenlemenin idari işlemden kaynaklanan zararın davalı idarece ödenmesi istemiyle açılacak tam yargı davaları ile bir ilgisinin bulunmadığının açık olduğu,
Davacı Şirket tarafından yapılan plan inceleme ve işlem hizmet bedeli ödemesinin, Bakanlığa sunulan imar planı tekliflerinin onaylanması için Bakanlıkça talep edilmesi nedeniyle yapılan bir ödeme olduğu, davacı Şirketin bu ödemeden kaynaklı zararının bir idari işlemden kaynaklı olduğunun kabulü gerektiği,
Görülmekte olan davada tazmini istenen zarar, idari işlemden kaynaklanan bir zarar olarak kabul edileceğine göre dava açma süresinin de İdari Yargılama Usulü Kanununun 12. maddesine göre hesaplanması gerektiği,
Bu durumda, davacı Şirketin plan inceleme ve işlem hizmet bedelini ödediği 17/11/2015 tarihinden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içerisinde açılmayan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı,
Öte yandan, idari işlemden kaynaklı zararın tazmini istemiyle İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesine dayanılarak başvuru yapılması hukuken mümkün olmadığından, davacı Şirketin ödeme yaptıktan yaklaşık dört buçuk yıl sonra 30/10/2019 tarihinde anılan madde uyarınca zararının tazmini istemiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine yeni bir dava açma süresinin işlemeye başlayacağından da söz edilemeyeceği,
Ayrıca, bu başvurunun reddine ilişkin işlemin; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğünün düzenleyici işlem niteliğinde bulunan 2015 Yılı Birim Fiyat Listesinin uygulama işlemi sayılmasının mümkün olmadığı,
Bu itibarla, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen ve 07/01/2015 tarihinde yayımlanan 2015 Yılı Birim Fiyat Listesinin yayımı tarihinden itibaren 60 gün içinde açılmayan davada bu düzenleyici işlem yönünden de süre aşımı bulunduğu, gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, davalı idarece kamu gücüne dayanılarak fuzuli ve fahiş olarak tahsil edilen toplam 5.000.000,00 TL bedelin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi kapsamında yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davanın bir tazminat davası olmadığı, buna rağmen Dairece tazminat davası olarak kabul edildiği, dava açma süresinin bu kabule göre hesaplandığı ve bu hesaplama sonucunda davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, oysa tazminat davası olmaması nedeniyle bakılan davanın süre hesabında 12. maddenin uygulanmasına olanak bulunmadığı,
Danıştayın yerleşik içtihadına göre haksız olarak tahsil edilen tutarın iadesi istemiyle 10 yıllık genel zaman aşımı süresi içerisinde 2557 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında idareye başvurulmasının mümkün olduğu, haksız olarak tahsil edilen tutarın iadesi istemiyle 10. madde uyarınca başvuruda bulunulamayacağını kabul etmenin, yargı yolunun kapatılması ve hak arama özgürlüğünün kısıtlanması anlamına geleceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/545, K. 2023/878, 27 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama