İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/707 K.2024/3499

Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten…

Esas2023/707Karar2024/3499Tarih25 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.117 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/707 E., 2024/3499 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
25 Aralık 2024
Esas No
2023/707
Karar No
2024/3499
Temyiz eden (davalı)
... Kurulu
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
İstemin konusu
Danıştay Beşinci Dairesinin 13/05/2022 tarih ve E:2017/4793, K:2022/3071 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.117 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 13/05/2022 tarih ve E:2017/4793, K:2022/3071 sayılı kararıyla;

Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,

"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,

Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;

Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği iddiasıyla açılan ceza soruşturması neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No: ..., Karar No: ... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının 20/02/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,

Davacı hakkında tanık sıfatıyla ifade veren M.K., A.F.D., E.İ., ve Ö.T. isimli şahısların beyanı yönünden, kararda yer verilen tanık ifadeleri incelendiğinde.

M.K. isimli tanığın, davacının ve eşinin Fetullahçı yapıya yakın olabilecekleri bilgisinin kendisine verildiğini ancak bu konuda somut bir bilgiye sahip olmadığını, A.F.D. isimli tanığın, davacı hakkında FETÖ/PDY kapsamında soruşturma yürütülen icra müdürü yardımcısı İ.Ö. ile çok sık görüştüğünü, sık sık icra dairesine inerek bu şahısla dikkat çekecek şekilde usul usul konuştuğunu, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında hakkında soruşturma başlatıldıktan sonra örgütle bağlantılı olacağı kanısının kendinde oluştuğunu, E.İ. isimli tanığın, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantılı olup olmadığına dair herhangi bir gözleminin olmadığını,

İcra Müdür Yardımcısı İ.Ö. hakkında FETÖ/PDY kapsamında işlem yapıldığı zaman bu kişinin davacı ile oturup kalkmasının aklına geldiğini, davacının bayramda ve izin dönüşünde İ.Ö.'ye hoşgeldin ziyaretine gitmesinin garibine gittiğini, Ö.T. isimli tanığın, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilişkisi olacağına yönelik herhangi bir söz veya davranışına şahit olmadığını, ancak anılan örgüt kapsamında hakkında soruşturma yürütülen İ.Ö. isimli icra müdür yardımcısı ile zaman zaman görüşmeleri olduğunu belirttiği görülmüş ise de, söz konusu tanık ifadelerinin kişisel kanaat ve değerlendirmeye dayalı olduğu,

davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakına yönelik somut herhangi bir olgu ve bilgiye sahip olmadığı anlaşılan tanık beyanlarında yer alan iddiaları destekleyebilecek başkaca tanık beyanı ya da bilgi ve belgenin davalı idarece dosyaya sunulamadığı görüldüğünden, davacı hakkında anılan tanık beyanları örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,

Davacı hakkında tanık sıfatıyla ifade veren M.A.S isimli şahsın beyanı yönünden, kararda yer verilen tanık ifadesinde, davacıyı Cumhuriyet savcılığı stajı döneminden tanıdığını ve üniversite döneminde 1 yıl zaman yurdunda kaldığını kendisine söylediğini belirttiği, ancak davacının örgüte ait yurtta kalmadığı yönündeki karşı beyanlarının aksini ortaya koyar nitelikte, başkaca herhangi bir tespit, tanık beyanı ya da bilgi ve belgenin davalı idarece dosyaya sunulamadığının görüldüğü, M.A.S. isimli tanığın beyanı, başka delillerle de desteklenmediğinden davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,

Davacının eşi G.E.N.'nin FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması yönünden, davacının eşi G.E.N.'nin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1.maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararıyla reddedildiği,

Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle Dairelerinin E:2016/56389 sayısına kayıtlı davayı açtığı; anılan davadaki istemleriyle aynı istemlerle ve bunların yanı sıra özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle de Dairelerinin E:2016/58179 sayısına kayıtlı davayı açtığı,

Davacının eşi G.E.N. hakkındaki tespitlerde ve G.E.N.'nin açtığı Dairelerinin E:2016/56389 ve E:2016/58179 sayısına kayıtlı dava dosyalarına sunulan belgelerde, davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği anlaşıldığından, davacının eşi G.E.N.'nin meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması ile buna dayanak gösterilen tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı,

Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, Dairelerince verilen ara kararına davalı idare tarafından verilen 19/02/2022 tarihli cevapta davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) soruşturma dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından, söz konusu soruşturmanın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,

Davacı hakkındaki sosyal çevre bilgisi yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,

Diğer hususlar yönünden, davalı idare tarafından, "Her ne kadar davacı hakkında 'kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına' karar verilmiş ise de; dava konusu işlem "üyelik" isnadına değil "iltisak ve irtibat"a dayandığından söz konusu karar davacının hukuki durumunu değiştirmemekte, aksine işbu dosyadaki bilgi-belgeler ve anılan karar içeriğindeki bilgiler, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı ve irtibatlı olduğunu ortaya koymaktadır." denilmek suretiyle,

davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki karar içeriğinde yer alan hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüş ise de, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararında davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını gösteren herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, anılan karardaki hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,

belirtilerek, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı,

ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin 16/11/2020 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakını ve/veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı,

Dava konusu kararda hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesinin gerektiği,

Öte yandan; davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu,

gerekçesiyle, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmeme gerekçesinin kararda yer almadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, bu nedenle hukuki denetimin disiplin işlemi kapsamında yapılamayacağı, meslekten çıkarılan ilgililer hakkında işlem tesis edildiği tarihte idarelerince yapılan değerlendirmeyi destekleyen ve idari/adli süreçte taraflarına gönderilen bilgi ve belgelerin yargı yeri ile paylaşılmasının işlemin dayanağı delillerin sonradan tespit edildiği anlamına gelmeyeceği, bu şekildeki bir ifadenin hukuki dayanaktan yoksun olduğu;

davacı hakkındaki tanık beyanları, davacının, üniversite sınavına örgütle irtibat/iltisaklı FEM dershanesinde hazırlandığına dair beyanı, davacının sosyal çevresinin temelini oluşturan aile bireylerinden eşinin de örgüt ile iltisakı/irtibatı nedeniyle görevine son verilmiş olması, hususları birlikte değerlendirildiğinde Kurul kanaatinin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı ve/veya irtibatlı olduğu yönünde oluştuğu, ayrıca her ne kadar davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan başlatılan adli süreç mahkumiyet dışında bir kararla sonuçlanmış ise de;

dava konusu işlem "üyelik" isnadına değil "iltisak ve irtibat" isnadına dayandığından söz konusu kararın davacının hukuki durumunu değiştirmediği; parasal ve özlük hak, maddi, manevi tazminat ve faize ilişkin taleplerin yasal dayanaktan yoksun olduğu, 685 sayılı KHK, Anayasa'nın 159. maddesinin 10. fıkrası ve 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tam yargı davalarına karşı yargı yolunun kapalı olduğu,

685 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 23/01/2017 tarihi öncesi için hiçbir şekilde parasal ve özlük hak, maddi ve manevi tazminat ve faize hükmedilemeyeceği, söz konusu taleplerin dava tarihinden itibaren dikkate alınabileceği ve faiz konusunda da yasal faizin dikkate alınabileceğine dair yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırı taleplerin de kabulünün mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun 21/02/2024 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevaba ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması",

sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Beşinci Dairesi kararının davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin hükmü dışındaki kısımları, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın esastan bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan, parasal hakların ödenmesinde, davacının meslekten çıkarıldığı tarihten, iptal kararı uyarınca mesleğe iade edildiği tarih arasında geçen dönemde varsa tespit edilecek çalışmaları karşılığında edindiği gelirin düşülmesi gerektiği tabiidir.

Daire kararının davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin kısmına gelince;

Faiz, en genel anlamıyla, konusu bir miktar paranının ödenmesinden ibaret olan borçlarda, alacaklının bu paradan yoksun kaldığı süre içinde oluşan zararına karşılık olarak ödenen ve alacağın türüne göre oranı değişen bir bedeldir.

Hukuka aykırı işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararların ya da yoksun kalınan maddi ve manevi hakların karşılanması zaman içinde gecikebildiğinden, ilgililerin bu gecikmeden doğan zararının giderilmesi için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca faiz uygulanması gerekli bulunmaktadır.

Yerleşik yargısal içtihatlara göre, yasal faizin başlangıç tarihinin dava dilekçesinde belirtilmemesi hâlinde, iptal davasının açıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, davacının dava dilekçesinde parasal haklarına yasal faiz yürütülmesini istediği, ancak bunun başlangıç tarihini göstermediği, bu durumda dava açma tarihi olan 16/01/2017 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, Daire kararında meslekten çıkarıldığı tarihin yasal faizin başlangıcı olarak alındığı görülmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.

Bu durumda, temyize konu Daire kararının (6) "Sonuç olarak" bölümünün üçüncü paragrafında yer alan "yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesi ile hüküm fıkrasının ikinci sırasındaki "yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, "meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu kararın davacıya ilişkin kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 13/05/2022 tarih ve E:2017/4793, K:2022/3071 sayılı kararının davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin hükmü dışındaki kısımlar yönünden ONANMASINA,

3. Anılan Daire kararının, (6) "Sonuç olarak" bölümün üçüncü paragrafında yer alan "yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesi ile hüküm fıkrasının ikinci sırasındaki "yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, "meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden" şeklinde düzeltilerek ONANMASINA,

4. Kesin olarak, 25/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/707, K. 2024/3499, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'un Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2023/707
Karar No
2024/3499
Tarih
25 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2023/708 K.2024/6611
  • Danıştay 10. Daire E.2023/716 K.2024/6330
  • Danıştay 12. Daire E.2023/720 K.2024/5984
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/727 K.2024/3500
  • Danıştay 8. Daire E.2023/739 K.2024/6388
  • Danıştay 7. Daire E.2023/757 K.2024/5399

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.