İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/2404 K.2025/900

Dava konusu istem: Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/12/2017 tarih ve 2017/199 Muh. sayılı, “Avukat/Noter Soruşturma ve Kovuşturmalarında Uzlaştırma İşlemleri” konulu Genel Yazısı'nın iptali istenilmiştir.

Esas2024/2404Karar2025/900Tarih24 Nisan 2025Okuma12 dk · 2.426 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2024/2404 E., 2025/900 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
24 Nisan 2025
Esas No
2024/2404
Karar No
2025/900
Temyiz eden (davacı)
...
Karşı taraf (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Onuncu Dairesinin 19/03/2024 tarih ve E:2021/2127, K:2024/956 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.426 kelime·12 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/12/2017 tarih ve 2017/199 Muh. sayılı, “Avukat/Noter Soruşturma ve Kovuşturmalarında Uzlaştırma İşlemleri” konulu Genel Yazısı'nın iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 19/03/2024 tarih ve E:2021/2127, K:2024/956 sayılı kararıyla;

Davalı idarenin usule yönelik itirazlı geçerli görülmemiş;

Avukat olan davacı hakkında Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı oluru ile güveni kötüye kullanma suçundan soruşturma izni verildiği; bu işlemin iptali istemiyle davacı tarafından açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararıyla davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği;

... Cumhuriyet Başsavcılığı Avukat Suçları Soruşturma Bürosunun ... tarih ve ... soruşturma sayılı kararı ile yapılan soruşturma sonucunda; dava konusu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün "Avukat/Noter Soruşturma ve Kovuşturmalarında Uzlaştırma İşlemleri" konulu, 01/12/2017 tarih ve 2017/199 Muh. sayılı Genel Yazısında yer alan, “2- Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce avukatlar hakkında soruşturma izni verilmesi,

noterler hakkında ise izne gerek olmaksızın soruşturmayı yürütmekle görevli Cumhuriyet başsavcılığınca tüm delillerin toplanmasını müteakip dosyanın uzlaştırma hükümlerinin uygulanması amacıyla uzlaştırma bürosuna tevdii, uzlaştırma işlemlerinden sonra uzlaşma sağlanması halinde dahi doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmemesi, dosyanın soruşturma savcısı tarafından fezlekeye bağlanarak Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi,

...” düzenlemesi uyarınca soruşturma dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesine ve uzlaştırma müzakereleri sonucunda dosyanın herhangi bir karara bağlanmadan bürolarına tekrar gönderilmesine karar verildiği;

Bakılan davanın, avukat olan davacı tarafından açıldığı ve davacı hakkında soruşturma izni verildiği göz önüne alınarak dava konusu Genel Yazı'nın 2. ve 3. maddelerinin, sadece avukatlar bakımından hukuki incelemeye tabi tutulduğu;

Anayasa'nın 124. maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun dava tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle "Uzlaştırma" başlıklı 253. maddesi, "Mahkeme tarafından uzlaştırma" başlıklı 254. maddesi, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Soruşturmaya yetkili Cumhuriyet Savcısı" başlıklı 58. maddesi ve "Kovuşturma izni, son soruşturmanın açılması kararı ve duruşmanın yapılacağı mahkeme" başlıklı 59. maddesine yer verilerek;

İdari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabildikleri;

Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeninin, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içerdiği ve her normun geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan aldığı; normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin, ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceğinin hukukun genel ilkelerinden olduğu;

Dava konusu Genel Yazı'da, 5271 sayılı Kanun'un, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında uzlaştırma kurumunun düzenlendiği 253. ve 254. maddelerinde, 24/11/2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler üzerine, 1136 sayılı Kanun'un avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı Adalet Bakanlığınca soruşturma ve kovuşturma izni verilmesi gerektiğini öngören 58. ve 59. maddelerinin nasıl uygulanacağı hususunda uygulamada doğan tereddütlerin giderilmesi gereğinin doğduğu belirtildikten sonra;

"Suç ihbarı veya şikâyet üzerine ya da resen başlanılan ve uzlaştırma kapsamında kalan suçlara ilişkin olarak. 1-Avukatlar ile ilgili gerekli ihzari incelemenin, görevli ve yetkili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Kanunun 58 inci maddesine uygun şekilde derhal başlatılması, bu aşamada avukatın şüpheli sıfatının bulunmaması nedeniyle uzlaştırma işleminin yapılmaması, 2- Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce avukatlar hakkında soruşturma izni verilmesi,

noterler hakkında ise izne gerek olmaksızın soruşturmayı yürütmekle görevli Cumhuriyet başsavcılığınca tüm delillerin toplanmasını müteakip dosyanın uzlaştırma hükümlerinin uygulanması amacıyla uzlaştırma bürosuna tevdii, uzlaştırma işlemlerinden sonra uzlaşma sağlanması halinde dahi doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmemesi, dosyanın soruşturma savcısı tarafından fezlekeye bağlanarak Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi,

3- Daha önce Bakanlığımızca avukat ve noterler hakkında kovuşturma izni verilip, son soruşturma aşamasında olan dosyalar bakımından ise 1136 sayılı Kanunun 59 uncu ve 1512 sayılı Kanunun 154 üncü maddelerinde belirtildiği üzere, suçun işlendiği yer Ağır Ceza Mahkemesine en yakın yer ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığınca 5 gün içinde iddianame tanziminin zorunlu olduğu, uzlaştırma hükümlerinin uygulanması için yeterli sürenin ve koşulların bulunmaması,

ayrıca son soruşturmanın açılmasına veya açılmamasına karar verecek en yakın ağır ceza mahkemesinin işin esasına girip delil takdiri ve sair hususları inceleme yetkisinin de bulunmadığı gözetildiğinde, merciince uzlaştırma hususu kapsam dışı bırakılarak sadece son soruşturmanın açılmasına veya açılmamasına dair bir karar verilmesinin düşünülmesi, uzlaştırma hükümlerinin somut olayda uygulama yeri bulunup bulunmadığının kovuşturmayı yapmaya yetkili suç yeri ağır ceza mahkemesince değerlendirilebileceği" düzenlemesinin getirildiği;

Öncelikle, 1136 sayılı Kanun’un 58. ve 59. maddeleri uyarınca avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında ceza soruşturma ve kovuşturmasına başlanması için izin vermeye yetkili olan davalı Adalet Bakanlığının, uzlaştırma kurumunun yürürlüğünden sonra, avukatların işlediği iddia olunan suçun uzlaştırmaya tabi olması halinde, 1136 sayılı Kanun’un 58. ve 59. maddelerinde öngörülen izin prosedürünün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyici işlemle belirleme yetkisinin bulunduğu;

Ceza yargılamasında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biri olarak 5271 sayılı Kanun'un 253, 254 ve 255. maddeleri ile hukukumuza dahil edilen uzlaştırma kurumunun, uyuşmazlığın yargı dışı yolla ve fakat adlî makamlar denetiminde çözümlenmesini amaçladığı; uzlaştırma kurumu ile hem suçtan zarar gören ile şüpheliyi tarafsız bir kişinin hakemliğinde uzlaştırarak onarıcı adalet anlayışının toplumda hakim kılınması, hem de ceza yargılamasındaki yükün hafifletilmesinin sağlandığı, anılan Kanun hükümleri uyarınca uzlaştırma kurumuna başvurunun, "soruşturmaya konu suçun uzlaştırmaya tabi olması" ve "kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması" koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde mümkün olduğu;

1136 sayılı Kanun’un 58. ve 59. maddelerinde ise, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı temsil eden avukatların, bir yandan hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli şikayetler ile meşgul edilip yıpratılmaması, diğer yandan adalet hizmetinin yürütülmesinde esasa müessir tutumlarından bilgi sahibi olunarak gerekli tedbirlerin alınması amacıyla, görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında yürütülecek ceza soruşturma ve kovuşturmalarının Adalet Bakanlığının iznine tabi kılındığı;

anılan Kanun hükümleri uyarınca, ihbar ya da şikayetin intikali üzerine Adalet Bakanlığından alınan soruşturma iznine istinaden suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcılığı tarafından hazırlanan soruşturma dosyasının, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi edileceği, burada yapılan inceleme sonucunda gerekli görülmesi halinde kovuşturma izni verilerek iddianame düzenlenmek üzere suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığına gönderileceği,

anılan Cumhuriyet savcılığı tarafından da son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verileceği;

Buna göre, 5271 sayılı Kanun’un 253. ve 254. maddeleri ile 1136 sayılı Kanun’un 58. ve 59. maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; ceza soruşturması yapılmasına hukuki engelin (soruşturma izni şartının) bulunduğu hallerde henüz ortada "soruşturma" bulunduğundan bahsedilemeyeceğinden, uzlaştırma kurumuna başvurunun ilk şartı olan "soruşturmaya konu suçun uzlaştırmaya tabi olması" koşulunun sağlandığından da söz edilemeyeceği sonucuna varıldığı; dolayısıyla Adalet Bakanlığı tarafından 1136 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca soruşturma izni verilmesinden önce dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinin hukuken mümkün olmadığı;

esasen soruşturma izni verilmesindeki temel gaye (avukatların hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli şikayetler ile meşgul edilip yıpratılmasının önlenmesi) gözetildiğinde, avukatlar hakkında soruşturma izni verilmeyecek hallerde dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinde hukuki bir yarar da bulunmadığı;

Bu itibarla, dava konusu Genel Yazı'nın 2. maddesinde yer alan "Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce avukatlar hakkında soruşturma izni verilmesi ... müteakip dosyanın uzlaştırma hükümlerinin uygulanması amacıyla uzlaştırma bürosuna tevdii," kısmında hukuka aykırılık görülmediği;

Düzenlemenin 2. maddesinde yer alan "uzlaştırma işlemlerinden sonra uzlaşma sağlanması halinde dahi doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmemesi, dosyanın soruşturma savcısı tarafından fezlekeye bağlanarak Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi," kısmına gelince;

Anılan düzenlemeyle, 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinde öngörülen Adalet Bakanlığının kovuşturma izni yetkisini kullanabilmesi amacıyla, uzlaştırma işlemlerinden sonra uzlaşma sağlanması halinde dahi doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmemesi, dosyanın soruşturma savcısı tarafından fezlekeye bağlanarak Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesinin kurala bağlandığı; bir başka ifadeyle, avukat hakkında yürütülen soruşturma konusu suçun uzlaştırmaya tabi olmasının, 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinde öngörülen davalı idareye ait kovuşturma izni yetkisini ortadan kaldırmadığının kabul edildiği;

1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinin avukatlar yönünden "özel kanun" niteliğinde olduğu dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaştırma kurumunun, 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesiyle davalı idareye tanınan kovuşturma izni yetkisini ortadan kaldırmayacak şekilde yorumlanması ve uygulanması gerektiği sonucuna varıldığı;

Bu çerçevede, uzlaşmaya varılması ve şüphelinin edimini tek seferde yerine getirmesi üzerine 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 19. fıkrası uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi, 1136 sayılı Kanun'da öngörülen kovuşturma izni aşamasının tümüyle ortadan kaldırılması anlamına geleceğinden, dava konusu kural ile soruşturma savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmeyerek dosyanın kovuşturma izni prosedürü tamamlanmak üzere fezlekeye bağlanarak Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiğinin öngörülmesinde hukuka aykırılık görülmediği;

Dava konusu Genel Yazı'nın 3. maddesinin avukatlar yönünden incelenmesine gelince; anılan maddede, kovuşturma izni verilip son soruşturma aşamasına gelen dosyalar bakımından 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinin uygulanmasına devam edilerek dosyanın suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığı tarafından 5 gün içinde iddianame düzenlenmek suretiyle son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verilmesi gerektiği, bu mahkemenin de anılan Kanun hükmünde öngörülen yetki ile sınırlı olarak bir inceleme yapması,

dolayısıyla uzlaştırma kurumuna başvurulması yönünde bir inceleme yapmaması, uzlaştırma hükümlerinin somut olayda uygulanıp uygulanmayacağının kovuşturmayı yapmaya yetkili suç yeri ağır ceza mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinin düzenlendiği; özetle, anılan maddede de 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinin, uzlaştırma kurumuna ilişkin yasal değişikliklerden sonra da uygulanması gerektiği ve 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254. maddeleri ile ilga edilmediğinin kabul edildiği;

1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinin, avukatlar yönünden "özel kanun" niteliğinde olması karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaştırma kurumunun, 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesiyle soruşturma ile kovuşturma makamları için belirlenen yargı yetkisinin sınırlarını değiştirmeyecek şekilde yorumlanması ve uygulanması gerektiği;

Bu itibarla, 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesiyle soruşturma ile kovuşturma makamları için belirlenen yargı yetkisinin sınırlarının, 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254. maddelerinde yapılan değişiklikten sonra da aynen korunması gerektiği yolundaki dava konusu Genel Yazı'nın 3. maddesinde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava konusu düzenleme ile açıkça soruşturma ve kovuşturma makamlarının yargı yetkisine müdahale edildiği; düzenlemenin, kanunla düzenlenmesi gereken bir alana ilişkin olması nedeniyle "yetki" unsuru, Resmi Gazete'de yayımlanmaması nedeniyle "şekil" unsuru ve uzlaştırma kurumunu avukatlar yönünden kısmen dahi olsa daraltması ve kaldırması nedeniyle "konu" unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun "Dava dairelerinin görevleri" başlıklı 27. maddesinde, "Dava dairelerinden Üçüncü, Dördüncü, Yedinci ve Dokuzuncu daireler vergi dava dairesi; diğer dava daireleri ise idari dava dairesi olarak görev yapar.

İdari dava daireleri ile vergi dava daireleri kendi aralarında işbölümü esasına göre çalışır. Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde dava daireleri arasındaki iş bölümü aşağıdaki esaslar uyarınca Başkanlık Kurulu tarafından belirlenir.

1. İptal davaları ve idari sözleşmelerden doğan davalar yönünden, daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde uyuşmazlığın kaynaklandığı mevzuat esas alınır.

...

Bu madde uyarınca alınan kararlar Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı izleyen ay başından itibaren uygulanır." hükmü yer almaktadır.

2575 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde ise, "İki dava dairesinin görevine ilişkin davalar, ilgili dava dairesinin isteği üzerine o dava dairelerinin birlikte yapacakları toplantıda karara bağlanır. Bu toplantıya daire başkanlarından kıdemlisi başkanlık eder. Toplanma ve görüşme yeter sayısı dokuzdur. Kararlar oy çokluğuyla verilir.

Bu davalar, davanın açıldığı dairenin esas ve karar numaralarını alır." hükümlerine yer verilmiştir.

19/12/2020 tarih ve 31339 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı Danıştay Başkanlık Kurulu Kararı ile, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları mevzuatından

kaynaklanan davaları ve temyiz başvurularını çözümleme görevi Danıştay Sekizinci Dairesine; vergi davalarına bakan dava daireleri hariç, diğer dava dairelerinin görevi dışında kalan uyuşmazlıklardan doğan davaları ve temyiz başvurularını çözümleme görevi ise Danıştay Onuncu Dairesine verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava konusu Genel Yazı'da, 5271 sayılı Kanun'un, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında uzlaştırma kurumunun düzenlendiği 253. ve 254. maddelerinde, 24/11/2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler üzerine, 1136 sayılı Kanun'un avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı Adalet Bakanlığınca soruşturma ve kovuşturma izni verilmesi gerektiğini öngören 58. ve 59. maddelerinin nasıl uygulanacağı hususunda uygulamada doğan tereddütlerin giderilmesi gereğinin doğduğu belirtildikten sonra avukatlar hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda uzlaştırma kurumunun uygulanma usul ve esasların düzenlendiği görülmektedir.

Davacı tarafından ise, söz konusu düzenlemenin, üst hukuk normları ile masumiyet karinesine aykırı olduğu ve ispat, iddia ve savunma hakları ile hukuki dinlenilme hakkını kısıtladığı ileri sürülmektedir.

Bu haliyle, dava konusu edilen Genel Yazı'nın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında uzlaştırma kurumunun düzenlendiği 253. ve 254. maddelerinde, 24/11/2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler üzerine avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun Adalet Bakanlığınca soruşturma ve kovuşturma izni verilmesi gerektiğini öngören 58. ve 59. maddelerinin nasıl uygulanacağı hususunda uygulamada doğan tereddütlerin giderilmesi amacıyla getirildiği göz önünde bulundurulduğunda, bir yandan ceza hukuku mevzuatıyla, diğer yandan ise kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları mevzuatıyla ilgili olduğu açıktır.

Yukarıda belirtilen Danıştay Başkanlık Kurulu Kararı uyarınca, vergi davalarına bakan dava daireleri hariç, diğer dava dairelerinin görevi dışında kalan uyuşmazlıklardan doğan davaları ve temyiz başvurularını çözümleme görevi Danıştay Onuncu Dairesine ait iken, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıkları çözümleme görevi ise Danıştay Sekizinci Dairesine aittir.

Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca uyuşmazlığın, Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerince oluşturulacak Müşterek Kurulca karara bağlanması gerekmektedir.

Bu itibarla, temyize konu Daire kararının, uyuşmazlığın Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerince oluşturulacak Müşterek Kurulca değerlendirilerek yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 19/03/2024 tarih ve E:2021/2127, K:2024/956 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 24/04/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- 19/12/2020 tarih ve 31339 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı Danıştay Başkanlık Kurulu Kararı ile, vergi davalarına bakan dava daireleri hariç, diğer dava dairelerinin görevi dışında kalan uyuşmazlıklardan doğan davaları ve temyiz başvurularını çözümleme görevi Danıştay Onuncu Dairesine verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/12/2017 tarih ve 2017/199 Muh. sayılı, “Avukat/Noter Soruşturma ve Kovuşturmalarında Uzlaştırma İşlemleri” konulu Genel Yazısı'nın iptali istemiyle temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, bir ceza muhakemesi hukuku kurumu olan "uzlaştırma" kurumunun avukatlar bakımından uygulanma usulünden kaynaklandığı anlaşılan davanın, "kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları mevzuatından

kaynaklanan bir uyuşmazlık" olarak nitelendirilemeyeceği ve görüm ve çözüm görevinin Danıştay Onuncu Dairesine ait olduğu sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/2404, K. 2025/900, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2024/2404
Karar No
2025/900
Tarih
24 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2024/2472 K.2025/2804
  • Danıştay 8. Daire E.2024/2476 K.2025/3914
  • Danıştay 4. Daire E.2024/2477 K.2025/2231
  • Danıştay 4. Daire E.2024/2479 K.2025/2232
  • Danıştay 4. Daire E.2024/2494 K.2025/2233
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/2495 K.2025/825

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.