İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/2889 K.2025/1702

3- ..., 4- ..., 5- ..., 6-... mirasçıları a) ..., b) ..., c) ... d) ..., e) ... VEKİLLERİ: Av. ...

Esas2024/2889Karar2025/1702Tarih18 Eylül 2025Okuma11 dk · 2.262 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2024/2889 E., 2025/1702 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
18 Eylül 2025
Esas No
2024/2889
Karar No
2025/1702
Temyiz eden (davacılar)
1- ..., 2- ...,
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.262 kelime·11 dk okuma·11 bölüm

3- ..., 4- ..., 5- ..., 6-... mirasçıları a) ..., b) ..., c) ... d) ..., e) ... VEKİLLERİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: ... Ana Jet Üs Komutanlığı... Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini ifa etmekte iken 30/03/2015 tarihinde başka bir asker tarafından ateşli silahla vurulması neticesinde vefat eden yakınları ...'ün ölümü nedeniyle uğradıkları ileri sürülen zararlara karşılık annesi ... için 30.000,00 TL, babası ... için 30.000,00 TL maddi, annesi ... için 30.000,00 TL, babası ... için 30.000,00 TL, kardeşleri ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 60.000,00 TL maddi, 120.000,00 TL manevi tazminatın 30/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyada yer alan Ağır Ceza Mahkemesi kararı, savcılığın kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki kararı, tanık ifadeleri, raporlar ve diğer bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, olayın müteveffanın ölümüne sebebiyet veren kişinin, müteveffa ve arkadaşları tarafından darp edilmesi sonrasında cereyan ettiği, darp edilen kişinin darp edildiğinin anlaşılması üzerine rütbeli personel tarafından gecikmeksizin içtima kararı verilerek askeri disiplinin tesis edilmesine çalışıldığı, askerlerin içtima alanında toplandığı,

bu esnada mütevaffanın ölümüne sebebiyet veren kişinin komutanının silahını sakladığı yerden zorla aldığı, sonrasında müteveffanın ölümüne sebebiyet veren eylemi gerçekleştirdiği, idarenin görevlilerinin sorumluluklarının gereğini içtima kararı alarak yerine getirmeye çalıştığı, ölüm olayından önce gerçekleşen darp olayının tamamen idarenin bilgisi dışında gerçekleştiği ve bu olayın failinin diğer dört arkadaşıyla birlikte müteveffanın kendisi olduğu, olayların cereyan etmesinin müteveffanın ölümüne sebebiyet veren kişinin darp edilmesinden sonra başladığının açıkça ortaya konulduğu,

bu durumda olayın gerçekleşmesinde üçüncü kişinin kusurunun yanında müteveffanın kusurunun da bulunduğu, olayın askerlik hizmeti ile hiç bir bağının bulunmadığı, müteveffanın ve üçüncü kişinin kusurunun olaya sebebiyet vermesi, idarenin görevlilerinin olayda kusurunun bulunmaması nedeniyle zararın gerçekleşmesinde nedensellik bağının ortadan kalktığı, bu durumda idarenin kusura dayalı sorumluluğu bulunmadığı gibi, olayın askerlik hizmetinin icrasına ilişkin olmadığının açık olması nedeniyle kusursuz sorumluluktan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 27/05/2024 tarih ve E:2020/360, K:2024/2168 sayılı kararıyla;

Mahkeme kararında her ne kadar üçüncü kişinin kusurunun yanında davacılar yakını müteveffa ...'ün kendi kusurlu davranışı ile olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; birden fazla askerin darp etmesi sonucu yaralanan askerin yanında, olaya gerekli müdahaleler yapılmadan ve olayın kızgınlığı geçmeden, rütbeli askerin silahını darp edilen askerin görebileceği şekilde dolaba kaldırdığının görüldüğü,

İdarenin, yürüttüğü kamu hizmetini imkânlar dâhilinde kendisinden beklenen objektif özen ve dikkati göstererek yapmak ve olağan şartlarda sunması gereken kalitede hizmet sunmak zorunda olduğu,

Davacılar yakınının ölümüne neden olan olayda kullanılan silahın idarenin ajanının silahı olduğu, bu silahın darp edilme olayının öfkesinde olan askerin yanında, onun görebildiği ve yalnız kaldığında da ele geçirebildiği bir şekilde dolaba kaldırılarak dikkat ve özen yükümlülüğünün yerine getirilmediği dolayısıyla hizmetin kötü işletildiği anlaşıldığından davacılar yakınının vefat etmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu,

Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince uyuşmazlık konusu olayın meydana gelmesinde, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gözetilerek ve davacılar yakınının müterafik kusur durumu da dikkate alınarak davacıların tazminat istemleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözardı edilerek davalı idarenin kusurlu ya da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davacıların istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacılar tarafından, yakınlarının ateşli silahla öldürülmesi olayının, tartışmasız bir kamu görevi olan askerlik hizmetinin ifası sırasında, üst ve amirlerinin emriyle içtima alanında toplanma emrini yerine getirirken vuku bulduğu, içtimada kimsenin zarar görmemesini sağlamanın idarenin görevleri arasında olduğu, ceza davası dosyasına yansıyan tanık beyanına göre sanık ...'un, “kanı kan temizler” demesi ve bunu duyan tanığın da bu durumu rütbeli üstlerine aktarmış olmasına rağmen, sanığın gözü önünde silahını dolaba koyup sonra da sanığı bu dolabın olduğu odada yalnız başına bırakarak çıkan astsubayın ceza hukuku anlamında kastı olmasa da özensiz davranışı ile bu elim olayın oluşmasına zemin hazırladığı, bu durumun da illiyet bağının kanıtı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacılar tarafından, ... Ana Jet Üs Komutanlığı ... Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini ifa etmekte iken 30/03/2015 tarihinde başka bir asker tarafından ateşli silahla vurulması neticesinde vefat eden ...'ün yakınları, bu olay nedeniyle uğradıkları ileri sürülen zararlara karşılık annesi ... için 30.000,00 TL, babası ... için 30.000,00 TL maddi, annesi ... için 30.000,00 TL, babası ... için 30.000,00 TL, kardeşleri ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 60.000,00 TL maddi, 120.000,00 TL manevi tazminatın 30/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Tam yargı davalarının çözümü, maddi olayın tespitini gerekli kıldığından, bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, başka bir ifadeyle zararı doğuran işlem ve/veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit etmekle yükümlü bulunmaktadır. Başka bir anlatımla, tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, mahkemece, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

Kamu tüzel kişiliğini haiz olsun olmasın soyut bir örgüt olan idarelerin, ancak organ ve ajanları (personeli) aracılığıyla hizmet sunabilmelerine bağlı olarak, idare hukukunda "hizmet kusuru", özel hukuktaki kusurun dikkatsizlik, tedbirsizlik, ihmal gibi sübjektif niteliğinden uzaklaşarak nesnelleşen, idare hukukuna has, müstakil, olaylara göre değişebilen anonim bir niteliğe bürünmüştür.

Başka bir deyişle, personelin faaliyeti (işlem veya eylemi), kamu hizmeti ve yararı amacıyla yapıldığı için idari hizmet ile tam anlamıyla bütünleşip kaynaştığından, faaliyet sırasında işlenen kusur, artık bireysel ve bağımsız olmaktan çıkmakta ve hizmetin kusurlu işletilmesine neden olan kamu görevlisine değil, adına kamu hizmeti yürütülen idareye izafe olunmaktadır.

Bu bakımdan hizmet kusuru, ajanlardan sadır olmakla beraber, onların şahıslarına atıf ve izafe edilemeyen, mâl edilemeyen faaliyetler sırasında ortaya çıkmaktadır.

Bu bağlamda, idarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması esas olmakla birlikte, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir.

Müterafik kusur (ortak kusur), zarara uğrayanın; zararın doğumuna veya zararın artmasına yardım (etki) etmesidir. Böyle bir durumda, zarara uğrayana veya mirasçılarına ödenecek tazminat miktarları müterafik kusur oranında orantısal olarak azaltılmalıdır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacılar yakını ...'ün er olarak askerlik görevini ifa ettiği.

Ana Jet Üs Komutanlığı'nda, ... tarihinde sabah 08.00 sıralarında davacılar yakınının ölümüne sebebiyet veren ... isimli asker ... isimli asker ile ...'in koğuşunda tartışmış ve ..., ...'e yumruk atmış, ... de yumruk atarak ve küfür ederek karşılık vermiş, koğuşta bulunan askerlerin araya girmesi sonucunda olay bu şekilde kapanmış, sonrasında askerler çarşı iznine çıkmış, akşam saat 17.00'da çarşı izninden dönülmüş, saat 22.00-23.00 sıralarında yat içtimasından sonra müteveffa ... ...'yi koğuşuna çağırmış, burada ...'ün ...'ye "sen kim oluyorsun da milletin anasına bacısına küfür ediyorsun, gel de halı sahada kapışalım" demiş,

...'nin "in geliyorum" demesi üzerine halı sahaya gidilmiş, müteveffa ... yanına 4 arkadaşını da alarak halı sahaya gitmiş, 5 kişi ...'yi çember içine alarak tekme tokat ve yumruklayarak darp etmiş, 5 kişi ... yerde iken olay yerinden ayrılmış, ..., kısa bir süre sonra bir başka asker yardımı ile bölük içinde bulunan lavaboya götürülmüş, yüzündeki kanları temizlerken Bşvş. ..., ...'nin yaralanmış olduğunu görmüş, ne olduğunu sorduğunda, ... düştüğünü söylemiş, Bşvş. ...'in ısrarlı soruları üzerine kavga ettiğini itiraf etmiş, birlikte takım komutanının odasına gidilmiş ve Bşvş. ... diğer görevli Bşvş. ...'ya ve bölük komutanı Kd.

Bçvş. ...'e telefonla haber vermiş, Kd. Bçvş. ...'in kendisinin geleceğini, gelinceye kadar Bçvş. ...'nın bölüğü içtimaya indirmesini emretmiş, bu sıralarda Bçvş. ...'in P. Çvş. ...'a ...'yi banyoya götürmesini emretmiş, banyoya giderken ... sakin tavırla "kanı kan temizler abi!" şeklinde beyanda bulunmuş, banyo yaptıktan sonra ... tekrar takım komutanı odasına götürülmüş, P. Çvş. ... tarafından ...'nin söylediği söz üstlerine iletilmiştir.

Bçvş. ... emir üzerine bölüğe gelmiş ve kavga eden askerler takım astsubayının odasında toplatılarak ..., kavga olayına karışan şüphelilerle yüzleştirmiştir.

Yüzleştirme sonrasında bölük komutanının gelecek olması nedeniyle kavga olayına karışan ... dışındaki diğer 5 asker içtima alanına gönderilmiştir.

Odada Bçvş. ... ve müteveffanın ölümüne sebep olan ...'nin bulunduğu bir süreçte Bçvş. ... üzerini değiştirmek üzere metal dolabını açmış, ertesi gün silah sayımı olması nedeniyle yanında getirmiş olduğu beylik tabancasını dolabın üst rafına koymuş ve dolabın kapısını kilitlemiştir.

Bçvş. ...'nın üzerini değiştirdiği bu aşamada bölük komutanının emri gereği tüm askerler içtima alanında toplanmış, Bçvş. ... ve ... konuşurken içtima alanından gelen sesler üzerine Bçvş. ... ve ... içtima alanına gitmiştir.

Komutanların odada yalnız bırakması üzerine ... komutanına ait silahın bulunduğu metal dolabı zorla açarak Bçvş. ...'nın tabancasını dolaptan almıştır.

Bçvş. ... içtima alanında konuşma yaparken ve Bçvş. ... kapı önünde beklerken ...'nin arkadan gelerek "komutanımın konuşmasının dinlemek istiyorum" demesi üzerine Bçvş. ... "sen içeri geç tatsızlık çıkmasın" demiş, ...'nin çıkmaya çalışması üzerine Bçvş. ..., ...'nin kolundan tutarak takım komutanının odasına geri getirmiş, ancak tam kapıdan girerken ...'nin Bçvş. ...'in yanından fırlayıp koşarak tam karşısında bulunan pencereden dışarı atlamış, koltuk üzerinde silah kılıfını fark eden Bçvş. ... silahı var diye bağırarak koridora çıkmış ve içtima alanına doğru koşmaya başlamış,

bu arada elinde silahla içtima alanına gelen ... havaya bir el ateş etmiş, ardından müteveffa ...'ün arkasından ateş etmeye başlamış, bu arada Bçvş. ..., ...'yi elinden ve ensesinden tutarak etkisiz hale getirmeye çalışmış, bu esnada bir başka asker göğsünden vurulmuş, ambulansın gelerek ... ile göğsünden vurulan askeri hastaneye götürmüş, ...'ün birden fazla ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.

İdarenin, yürüttüğü kamu hizmetini imkânlar dâhilinde kendisinden beklenen objektif özen ve dikkati göstererek yapmak ve olağan şartlarda sunması gereken kalitede hizmet sunmak zorunda olduğu açıktır.

...'nin "kanı kan temizler abi!" şeklinde beyanda bulunmuş olması, olayın sıcaklığı devam ederken kavga olayına karışan şüphelilerin yüzleştirilmesi, yüzleştirme sonrasında bölük komutanının gelecek olması nedeniyle kavga olayına karışan 5 askerin diğer askerlerden ayrıştırılarak disiplin koğuşu vb. bir yere gönderilmeleri gerekirken içtima alanına gönderilmiş olmaları, odada müteveffanın ölümüne sebep olan ...'nin bulunduğu bir süreçte Bçvş. ...'nın beylik tabancasını ...'nin gözleri önünde dolaba kaldırmış olması,

silah dolapta iken içtima alanından gelen sesler üzerine komutanların ...'yi odada yalnız bırakarak içtima alanına gitmiş olmaları gibi hususlar bir arada değerlendirildiğinde Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun ilgililere vazife olarak yüklediği askerin bakımı, sağlığı, yedirilmesi, giydirilmesi, barındırılması ve moralinin yüksek tutulması yükümlülüğünün eksiksiz yerine getirilmediği, genel güvenliğin sağlanamadığı, bu nedenle de söz konusu olayın meydana gelmesine engel olunamadığı açıktır.

Bu bakımdan, dikkat ve özen yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilememiş olması nedeniyle hizmetin kötü işletildiği anlaşıldığından davacılar yakınının vefat etmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince uyuşmazlık konusu olayın meydana gelmesinde, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gözetilerek ve davacılar yakınının müterafik kusur durumu da dikkate alınarak davacıların tazminat istemleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözardı edilerek davalı idarenin kusurlu ya da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davacıların istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davacıların temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,18/09/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacıların temyiz isteminin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/2889, K. 2025/1702, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenlerin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Maddi Olay
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Karşı Oy
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2024/2889
Karar No
2025/1702
Tarih
18 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/2918 K.2025/1650
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/2920 K.2025/1651
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/2921 K.2025/1652
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/2931 K.2025/1626
  • Danıştay 8. Daire E.2024/2932 K.2025/7047
  • Danıştay 10. Daire E.2024/2976 K.2025/3930

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.