İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/3050 K.2025/1608

Dava konusu istem: Gaziantep Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacı tarafından; Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet almak” suçunu işlediğinden bahisle başlatılan ceza soruşturması nedeniyle hakkında başlatılan disiplin…

Esas2024/3050Karar2025/1608Tarih11 Eylül 2025Okuma10 dk · 2.098 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2024/3050 E., 2025/1608 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
11 Eylül 2025
Esas No
2024/3050
Karar No
2025/1608
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Hukuk Müşaviri Daire Başkanı ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.098 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

Dava konusu istem: Gaziantep Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacı tarafından; Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet almak” suçunu işlediğinden bahisle başlatılan ceza soruşturması nedeniyle hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" disiplin suçunu işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/1-E-(g) maddesi uyarınca ''Devlet memurluğundan çıkarma'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;

Davacının üzerine atılı "rüşvet almak" suçunu işlediğinin ...

Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile tespit edildiği ve Türk Ceza Kanunu'nun 252/2. maddesi uyarınca "3 yıl 4 ay hapis cezası" ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacının rüşvet suçu nedeniyle mahkumiyetine karar verildiği dikkate alındığında, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici fiilde bulunduğunun sübuta erdiğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,

dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun saptanması karşısında, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;

Dava konusu işlemin sebebini oluşturan eylemi nedeniyle davacının, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "rüşvet almak" suçundan "3 yıl 4 ay hapis cezası" ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararı üzerine ...

Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının "görevi kötüye kullanma" suçunu işlediği gerekçesiyle "3 ay hapis cezası" ile cezalandırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; kamu görevlilerince işlenen fiillerin, disiplin suçunun yanında ceza hukuku bakımından da suç teşkil etmesi durumunda, ceza yargılaması ile disiplin soruşturmasının birbirinden bağımsız yürütüldüğü ve kamu görevlisinin "üzerine atılı fiili işlediğine veya işlemediğine" dair hükümler dışında, ceza mahkemesi kararlarının disiplin yargılaması bakımından doğrudan bağlayıcı olmadığı;

dava konusu işlemdeki suç tipi ile ceza davasındaki suç tiplerinin birbirinden farklı olması nedeniyle davacı tarafından işlendiği ileri sürülen fiilin ceza yargılamasından bağımsız olarak davacı tarafından işlenip işlenmediği, işlendi ise 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan disiplin suçu kapsamında olup olmadığının değerlendirildiği,

polis memuru olan davacının, M.A.Z.'nin trafik belgelerindeki eksikliği tespit edip, ceza miktarını belirleyerek bu konuda işlem yapmakla yükümlü ve yetkili olduğu halde herhangi bir işlem yapmadığının ve anılan şahsı evine kadar takip ettiğinin kendi tevilli ikrarı ile de sabit olduğu;

her ne kadar davacı tarafından, anılan şahsın kendisinden kaçarcasına hızlı gitmesi hasebiyle şüphelenmesi üzerine şahsı takip ettiği beyan edilmiş ise de, şahsa cezai işlem yapmadığı halde şüphelenmesi üzerine evine kadar takip etmesi durumunun hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve bunun görev amaçlı olarak yapıldığını açıklayamayacağı,

davacının sübuta eren fiilleriyle memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak eylemini işlediği anlaşılmakla eylemine uyan 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 26/06/2024 tarih ve E:2022/4541, K:2024/3775 sayılı kararıyla;

Ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukukunun farklı kural ve ilkelere tabi disiplinler olduğu, disiplin hukukunun, kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir hukuk alanı olduğu, bazı hâllerde kamu görevlisinin fiilinin, ceza hukuku kapsamında suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet taşıyabildiği,

Disiplin hukuku ile ceza hukuku soruşturma ve yargılama usulü, verilen cezanın niteliği ve bu cezanın doğurduğu sonuçlar ve etkileri ile ceza ve suçların tanımı ve konuluş amaçları birbirinden farklı özellikler taşısa da; disiplin hukuku yönünden suç tanımlanması, aynı zamanda ceza hukuku yönünden de aynı olan suçların sübuta erip ermediği konusunda ceza mahkemelerinin vermiş olduğu kararların disiplin hukuku açısından bağlayıcılığı bulunduğu,

Dosyanın incelenmesinden; davacının disiplin cezasıyla cezalandırılmasına neden olan "rüşvet almak" suçu isnadıyla hakkında açılan davada; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla üzerine atılı rüşvet almak suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 252/2 maddesi uyarınca "3 yıl 4 ay hapis cezası" ile cezalandırıldığı, anılan kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararına uyulmak suretiyle yapılan yargılamada davacıya isnat edilen suçun niteliğinin değiştiği, davacının fiilinin "rüşvet almak" suçu yerine "görevi kötüye kullanma" suçunu oluşturduğunun tespit edildiği ve bu suça göre cezalandırıldığının anlaşıldığı,

Yasal düzenlemeler ve maddi olay birlikte incelendiğinde; davacıya isnat edilen "rüşvet almak" fiilinin, aynı zamanda ceza hukuku kapsamında bir suç olması ve Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanmış bulunması nedeniyle yapılacak ceza yargılaması sonucunda suçun işlendiğinin sabit görülüp, kişinin cezalandırılması halinde "rüşvet almak" suçunun işlendiğinden bahsetmenin mümkün olabileceği, ancak kesinleşen ceza yargılaması sonucunda davacının fiilinin "rüşvet almak" suçu kapsamında olmadığının tespit edildiği,

Bu durumda, "rüşvet almak" fiili nedeniyle başlatılan disiplin soruşturması sonucunda davacının 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı,

Bununla birlikte disiplin hukukunun kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları belirleyen bir hukuk alanı olması nedeniyle davalı idarece davacının fiiline uygun başka bir disiplin cezası verilebileceği,

Bu itibarla, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına yönelik istinaf başvursunun gerekçeli reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, kendisine yöneltilen suçlamaların soyut ve yasal dayanaktan yoksun olduğu, polislik mesleğine başladığı tarihten itibaren mesleğin gerektirdiği sorumluluk bilinciyle hareket ettiği, hiçbir kanun dışı iş veya işlemde bulunmadığı, rüşvet alma fiilinin soruşturma raporu ile açık ve net olarak ortaya konulamadığı, tanık A.Ş.’nin olayın görgü tanığı olmadığı ve kendisinin M.A.Z.'den para istediğini duymadığını belirttiği, kaldı ki ceza yargılaması neticesinde rüşvet alma eyleminin sabit görülmediği, haksız bir şekilde Devlet memurluğundan çıkarıldığı, dava konusu işlem ve temyize konu karar ile Anayasa'da güvence altına alınan eşitlik ilkesi ve masumiyet karinesi ilkesinin ihlal edildiği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, ... Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Gaziantep Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla üzerine atılı rüşvet almak suçunu işlediği gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 252/2. maddesi uyarınca "3 yıl 4 ay hapis cezası" ile cezalandırılmıştır.

Aynı fiil nedeniyle davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturmasında ise; ... Ağır Ceza Mahkemesince rüşvet alma suçundan davacının mahkumiyetine karar verildiği ve rüşvet almanın memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici bir fiil olduğu belirtilerek Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması teklif edilmiş, getirilen teklif doğrultusunda İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının isnat edilen fiilleri sübut bulduğundan bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

Öte yandan, ceza mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusu sonucunda ... Bölge Adliye Mahkemesi ...

Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayın gerçekleşme şekline göre rüşvet suçunun kanıtı kabul edilebilecek beyanların yorumu gerektirmeyecek biçimde bu suçun anlaşma da dahil tüm unsurlarını ortaya koymadığı, olayda belirli bir işin yapılması karşılığında çıkar sağlanacağı konusunda taraflar arasında işin yapılmasından önce veya yapılması sırasında gerçekleştirilmiş bir anlaşma bulunduğuna dair mahkumiyeti gerektirir davacının savunmasının aksine diğer sanığın çelişkili anlatımları dışında delil bulunmadığı,

M.A.Z. hakkında trafik cezası kesilmediğinin tespiti halinde davacının üzerine atılı eyleminin TCK'nin 257/2 maddesinde tanımlanan "ihmali davranışla görevi kötüye kullanma" suçunu oluşturacağı gerekçesiyle bozulmuştur.

Yeninden yapılan yargılama neticesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacı hakkında "rüşvet almak" suçundan kamu davası açılmış ise de; M.A.Z. hakkında trafik cezası kesilmediğinin tespiti sonrasında, davacının eylemine uyan "görevi kötüye kullanma" suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle "2 ay 15 gün hapis cezası" ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu karar, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kesinleşme şerhi ile kesinleştirilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinin "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı (E) fıkrasının (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" düzenlemesine, "Cezai kovuşturma ile disiplin kovuşturmasının bir arada yürütülmesi" başlıklı 131. maddesinde; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinlerdir. Disiplin hukuku, kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir hukuk alanıdır. Bazı hâllerde kamu görevlisinin fiili, ceza hukuku kapsamında suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet taşıyabilir.

Disiplin hukuku ile ceza hukuku soruşturma ve yargılama usulü, verilen cezanın niteliği ve bu cezanın doğurduğu sonuçlar ve etkileri ile ceza ve suçların tanımı ve konuluş amaçları birbirinden farklı özellikler taşısa da; disiplin hukuku yönünden suç tanımlanması, aynı zamanda ceza hukuku yönünden de aynı olan suçların sübuta erip ermediği konusunda ceza mahkemelerinin vermiş olduğu kararların disiplin hukuku açısından bağlayıcılığı bulunmaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının disiplin cezasıyla cezalandırılmasına neden olan "rüşvet almak" suçu isnadıyla açılan davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, üzerine atılı rüşvet almak suçunu işlediği sabit görüldüğünden Türk Ceza Kanunu’nun 252/2. maddesi uyarınca "3 yıl 4 ay hapis cezası" ile cezalandırıldığı; ancak anılan kararın, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda ise davacıya isnat edilen suçun niteliğinin değiştiği, davacının fiilinin "rüşvet almak" suçu yerine "görevi kötüye kullanma" suçunu oluşturduğunun tespit edilerek bu suçtan cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve maddi olay birlikte değerlendirildiğinde; davacıya isnat edilen "rüşvet almak" fiili, ceza hukuku kapsamında açıkça tanımlanmış bir suç olması ve Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanmış bulunmasından dolayı ceza yargılaması sonucunda suçun işlendiğinin sabit görülüp cezaya hükmedilmesi halinde bu fiilden söz edilebilecektir. Ancak kesinleşen ceza yargılamasında, davacının eyleminin "rüşvet almak" suçu kapsamında olmadığı tespit edilmiştir

Bu durumda, "rüşvet almak" fiili nedeniyle başlatılan disiplin soruşturması sonucunda davacının 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bununla birlikte, disiplin hukukunun kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan; bu kapsamda kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine ve hizmetin gereklerine aykırı fiillerine uygulanacak yaptırımları belirleyen bir hukuk alanı olması nedeniyle, davalı idarece 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’da öngörülen ve davacının fiiline uygun başka bir disiplin cezası verilebileceği de tabiidir.

Bu itibarla, davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 11/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X-Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/3050, K. 2025/1608, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2024/3050
Karar No
2025/1608
Tarih
11 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2024/3061 K.2025/7053
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/3076 K.2025/1627
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/3105 K.2025/1766
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/3106 K.2025/1764
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/3114 K.2025/1684
  • Danıştay 8. Daire E.2024/3128 K.2025/7052

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.