İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/1051 K.2025/3016

Dava konusu istem: 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 5. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin değiştirilen 19. maddesinin 1. fıkrasının (c)…

Esas2025/1051Karar2025/3016Tarih3 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.963 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2025/1051 E., 2025/3016 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
3 Aralık 2025
Esas No
2025/1051
Karar No
2025/3016
Temyiz eden (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Hukuk Müşaviri ...
Karşı taraf (davacı)
... Odası
Vekili
Av....
İstemin konusu
Danıştay Altıncı Dairesinin 03/03/2025 tarih ve E:2024/5994, K:2025/1087 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.963 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 5. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin değiştirilen 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin (2) numaralı alt bendindeki "ile oyun alanlarına en az 10 metre mesafede olmak ve çit ve benzeri ile kapatılmak koşuluyla parkın ihtiyacı için gerekli olan asgari ölçülerdeki trafo" ibaresinin, 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendinin, 19. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin (2) numaralı alt bendinin.

13. maddesi ile değiştirilen 66. maddesinin 10. fıkrasının.

14. maddesi ile değiştirilen Ek-10 Form-19 yapı ruhsatı formunun "yapı sahibinin, yapı müteahhidinin, şantiye şefinin, yapı denetçilerinin, yapı denetim kuruluşu yetkililerinin ve proje müelliflerinin ıslak imzalarının" bulunmamasına ilişkin eksik düzenlemenin ve Ek-10 Form-19 Yapı Ruhsatı Formu Föy2/a ve "ruhsat formlarının inşaata başlama tarihi de işlenerek onaylı örneklerinin bir ay içinde ilgili meslek odasına gönderilmesi" düzenlemesinin bulunmamasına ilişkin eksik düzenlemenin iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 03/03/2025 tarih ve E:2024/5994, K:2025/1087 sayılı kararıyla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun eksik inceleme nedeniyle verilen 27/05/2024 tarih ve E:2023/2281, K:2024/1196 sayılı bozma kararına uyularak;

Dosyanın ve Danıştay Altıncı Dairesinin 03/02/2021 tarih ve E:2017/4842, K:2021/1091 sayılı kararı ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2022 tarih ve E:2021/2816, K:2022/2140 sayılı kararının birlikte incelenmesinden.

03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 66. maddesinin 10. fıkrasında, "Bu Yönetmelik kapsamında müellif ile akdedilen proje sözleşmesinde fikir ve sanat eseri telif hakkının devrine ilişkin hükmün yer alması zorunludur.

Sözleşme olmadığı veya sözleşmede herhangi bir hükmün yer almadığı takdirde, müellifin fikir ve sanat eseri telif hakkından 05/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanun'u uyarınca feragat ettiği varsayılır." düzenlemesi yer almakta iken anılan maddenin iptali istemiyle açılan dava sonucunda. Danıştay Altıncı Dairesinin 03/02/2021 tarih ve E:2017/4842, K:2021/1091 sayılı kararıyla, "Yönetmeliğin 66. maddesinin 10. fıkrasına yönelik olarak:

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 18 maddesinde, mali hakları kullanma yetkisinin münhasıran eser sahibine ait olduğu, 48. maddesinde, eser sahibi veya mirasçılarının kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer ve muhteva itibariyle mahdut veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebileceği, 52. maddesinde ise, mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesinin gerektiğinin kurala bağlanmıştır.

Aynı Kanun'un "Vazgeçme" başlıklı 60. maddesinde ise, "Eser sahibi yahut mirasçıları, kendilerine kanunen tanınan mali haklardan, önceden vakı tasarruflarını ihlal etmemek şartiyle, bir resmi senet tanzimi ve bu hususun Resmi Gazete'de ilanı suretiyle vazgeçebilirler. Vazgeçme, ilan tarihinden başlıyarak koruma süresinin bitmesi halindeki hukuki neticeleri doğurur." hükmü yer almıştır.

Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri uyarınca, eser sahibi veya mirasçılarının kendilerine kanunla tanınan mali bir hakkı belli bir amaçla ya da sınırlı veya sınırsız bir süre, içerik ve yerle bağlı bir sözleşme ile devredebileceği açık olup, söz konusu mali haklardan vazgeçmelerinin önceki tasarruflarını ihlal etmemek şartıyla, bir resmi senet tanzimi ve bu hususun Resmi Gazete'de ilanı şartlarına bağlanmıştır.

Uyuşmazlık konusu Yönetmelik maddesi incelendiğinde, sözleşme olmadığı veya sözleşmede herhangi bir hükmün yer almadığı durumlarda, müellifin fikir ve sanat eseri telif hakkından feragat ettiğinin varsayılacağı öngörülmüştür.

Davalı idarece söz konusu düzenlemenin amacının uygulamada yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi olduğu belirtilmekte ise de, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunan mali bir hakkın kullanımının, Yönetmelik ile engellenmesi ya da sınırlanmasının hukuken mümkün olmadığı açık olup, belli şartlarda, müellifin fikir ve sanat eseri telif hakkından feragat ettiğinin varsayılacağına ilişkin dava konusu düzenlemede üst hukuk normuna uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenle, Yönetmeliğin 66. maddesinin 10. fıkrasının iptaline karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesiyle anılan maddenin iptaline karar verildiği; kararın bu kısmının İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2022 tarih ve E:2021/2816, K:2022/2140 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği,

Dosya içeriğinden, 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin muhtelif maddelerinin iptali istemiyle açılan ve yukarıda söz edilen davada, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/05/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/489 sayılı kararıyla Yönetmelik'in 66. maddesinin 10. fıkrasının yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesinden sonra dava konusu 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile asıl Yönetmelik'in 66. maddesinin 10. fıkrasının ikinci cümlesinin yürürlükten kaldırıldığı,

ancak “Bu Yönetmelik kapsamında müellif ile akdedilen proje sözleşmesinde fikir ve sanat eseri telif hakkının devrine ilişkin hükmün yer alması zorunludur.” şeklindeki birinci cümleye ise aynen yer verildiği, bu defa davacının yargı kararıyla iptaline karar verilen maddenin bir kısmının aynen yeniden düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmakta olup dava konusu değişiklikle öncesinde yürütmesi durdurulan, akabinde kesinleşen yargı kararlarıyla iptaline karar verilen düzenlemenin ikinci cümlesinin kaldırıldığı,

birinci cümlesinin ise aynen yeniden düzenlendiğinin görüldüğü,

Anayasa'nın 138. maddesi ile 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinde yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve yargı kararının gereğinin geciktirilmeksizin yerine getirilmesi gerektiğinin kurala bağlandığı,

Diğer yandan, Anayasa Mahkemesinin bir çok kararında yargı kararının zamanında ve gereği gibi yerine getirilmemesi halinde, bireylerin yargı kararıyla kendilerine sağlanan hak ve özgürlükleri tam anlamıyla kullanabilmelerinin mümkün olmayacağının vurgulandığı, devletin, yargı kararlarını zamanında icra edilmesini sağlayarak bireyler aleyhine oluşabilecek hak kayıplarını engellemek ve bu yolla bireylerin kamu otoritelerine ve hukuk sistemine olan güven ve saygılarını korumakla yükümlü olduğunun belirtildiği,

Bu itibarla, davalı idare tarafından, yargı kararının gerekçesine aykırı olarak düzenlenen dava konusu Yönetmelik değişikliğinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle,

25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 66. maddesinin 10. fıkrasının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, dava konusu düzenlemenin yürürlükteki halinde yer alan "Bu Yönetmelik kapsamında müellif ile akdedilen proje sözleşmesinde fikir ve sanat eseri telif hakkının devrine ilişkin hükmün yer alması zorunludur." cümlesinde gerek önceki yargı kararına gerekse 5846 sayılı Kanun'a aykırı olacak şekilde bir hükme yer verilmediği, telif hakkının devrine ilişkin hükmün sözleşmede yer alması gerektiği yönündeki düzenlemenin korunduğu,

dolayısıyla süreç içerisinde oluşabilecek mağduriyetlerin önlenmesi amacıyla taraflara sözleşme aşamasında telif hakkının devrine ilişkin hususları düzenleme zorunluluğu getirilmiş olmakla birlikte bu hakkın devrine ilişkin herhangi bir kısıtlama, sınırlama yahut şartın getirilmediği, sözleşmede bulunması gereken bir husus olarak öngörülen telif hakkının devrine ilişkin hükümlerin sözleşme taraflarınca serbest olarak belirlenmesinin önünde bir engel bulunmadığı, dava konusu Yönetmelik ile buna ilişkin bir kısıtlamanın getirilmediği,

bu kapsamda, sözleşme taraflarının korunması açısından sözleşmede bulunması zorunlu bir hususun hüküm altına aldığı ve telif hakkının devrinin içeriğine, şartına yahut şekline ilişkin bir hususa yer verilmediği de dikkate alındığında, dava konusu hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ

Uyuşmazlıkta, dava konusu düzenleme ile telif hakkının devrine ilişkin zorunluluğun, kanuni bir dayanak bulunmaksızın yönetmelik yoluyla getirildiği, bu suretle Anayasa'nın 13. maddesinde yer alan kanunilik ilkesi ile normlar hiyerarşisine aykırı bir biçimde temel bir hakkın sınırlandırıldığı anlaşıldığından anılan düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan, özel hukuk sözleşmesi niteliğindeki mimari proje sözleşmelerinin içeriğine idari düzenleme ile doğrudan müdahale edilerek Anayasa'nın 48. maddesiyle güvence altına alınan sözleşme özgürlüğünün ölçüsüz şekilde sınırlandırıldığı, telif hakkının devrini zorunlu kılan bu düzenlemenin imar mevzuatının amacı olan şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve yapı güvenliği ilkeleriyle doğrudan bir bağlantısının da bulunmadığı anlaşılmış olup, dava konusu düzenlemede bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu itibarla, dava konusu düzenlemenin iptali yolundaki temyize konu Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Belirtilen nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile Daire kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 66. maddesinin 10. fıkrasında, "Bu Yönetmelik kapsamında müellif ile akdedilen proje sözleşmesinde fikir ve sanat eseri telif hakkının devrine ilişkin hükmün yer alması zorunludur. Sözleşme olmadığı veya sözleşmede herhangi bir hükmün yer almadığı takdirde, müellifin fikir ve sanat eseri telif hakkından 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca feragat ettiği varsayılır." düzenlemesine yer verilmiştir.

Bu fıkranın son cümlesinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 12/07/2018 tarih ve E:2017/4842 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan itiraz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/05/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/489 sayılı kararıyla itirazın kabulü ile söz konusu fıkranın yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

Söz konusu kararın uygulanması kapsamında 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 13. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 66. maddesinin 10. fıkrası, "Bu Yönetmelik kapsamında müellif ile akdedilen proje sözleşmesinde fikir ve sanat eseri telif hakkının devrine ilişkin hükmün yer alması zorunludur." şeklinde yeniden düzenlenmiştir.

Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği; "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde, herkesin, mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu, bu hakların, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği; "Çalışma ve sözleşme hürriyeti" başlıklı 48. maddesinde, herkesin, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahip olduğu kuralı yer almaktadır.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 1/B maddesinde, eser sahibinin eseri meydana getiren olduğu; 18 maddesinde, mali hakları kullanma yetkisinin münhasıran eser sahibine ait olduğu; 48. maddesinde, eser sahibi veya mirasçılarının kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer ve muhteva itibarıyla mahdut veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebileceği; 52. maddesinde ise, mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği, hak devrine ilişkin sözleşmelerin kapsamının dar yorumlanacağı kurala bağlanmıştır.

3194 sayılı İmar Kanunu'nda ise mimari projelere ilişkin telif hakkının devrini zorunlu kılan herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 66. maddesinin dava konusu 10. fıkrasında, "Bu Yönetmelik kapsamında müellif ile akdedilen proje sözleşmesinde fikir ve sanat eseri telif hakkının devrine ilişkin hükmün yer alması zorunludur." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava konusu düzenleme ile mimari projelere ilişkin telif hakkı devrinin, proje müellifi ile yapılan sözleşmelerin zorunlu unsuru haline getirildiği görülmektedir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, telif hakkının, 5846 sayılı Kanun uyarınca eser sahibine ait olup, mali değer taşıyan bir mülkiyet hakkı niteliğinde bir hak olduğu ve bu hakkın devrinin ancak tarafların serbest iradesine dayalı olarak kanunla öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde mümkün olduğu anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, dava konusu düzenleme ile telif hakkının devrine ilişkin zorunluluğun, kanuni bir dayanak bulunmaksızın yönetmelik yoluyla getirildiği, bu suretle Anayasa'nın 13. maddesinde yer alan kanunilik ilkesi ile normlar hiyerarşisine aykırı bir biçimde temel bir hak olan mülkiyet hakkının sınırlandırıldığı anlaşıldığından anılan düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan, özel hukuk sözleşmesi niteliğindeki mimari proje sözleşmelerinin içeriğine idari düzenleme ile doğrudan müdahale edilerek Anayasa'nın 48. maddesiyle güvence altına alınan sözleşme özgürlüğünün ölçüsüz şekilde sınırlandırıldığı, telif hakkının devrini zorunlu kılan bu düzenlemenin imar mevzuatının amacı olan şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve yapı güvenliği ilkeleriyle doğrudan bir bağlantısının da bulunmadığı anlaşılmış olup, dava konusu düzenlemede bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu itibarla, 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 66. maddesinin 10. fıkrasının iptali yolundaki temyize konu Daire kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 66. maddesinin 10. fıkrasının iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 03/03/2025 tarih ve E:2024/5994, K:2025/1087 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 03/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2025/1051, K. 2025/3016, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2025/1051
Karar No
2025/3016
Tarih
3 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/1066 K.2025/3240
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/1072 K.2025/2983
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/1197 K.2025/3071
  • Danıştay 8. Daire E.2025/1246 K.2025/9615
  • Danıştay 8. Daire E.2025/1247 K.2025/9962
  • Danıştay 8. Daire E.2025/1255 K.2025/9636

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.