İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Vergi Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1996/263 K.1997/502

Eşit paylarla yükümlü ve ortağının paydaşı bulundukları taşaronluk yapan adi ortaklığın 1990 yılına ilişkin işlemleri incelemeye alınmış, ortakların en son işyeri adreslerinden ayrıldıkları ve açık adreslerinin bilinmediği açıklamasıyla defter ve belge…

Esas1996/263Karar1997/502Tarih28 Kasım 1997Okuma5 dk · 998 kelime

KÜNYE

Vergi Dava Daireleri Kurulu 1996/263 E., 1997/502 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Karar tarihi
28 Kasım 1997
Esas No
1996/263
Karar No
1997/502
Temyiz Eden
... Vergi Dairesi Müdürlüğü
Karşı Taraf
...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

998 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

Eşit paylarla yükümlü ve ortağının paydaşı bulundukları taşaronluk yapan adi ortaklığın 1990 yılına ilişkin işlemleri incelemeye alınmış, ortakların en son işyeri adreslerinden ayrıldıkları ve açık adreslerinin bilinmediği açıklamasıyla defter ve belge istem yazısı geri döndüğünden ortaklığın katma değer vergisi beyannameleri ile davacının 1990 yılı beyannamesi üzerinde yürütülen inceleme sonucunda dönem kazancının noksan beyan edildiği saptanmış ve davacı adına payı oranında kaçakçılık cezalı gelir vergisi salınmıştır.

Salınan... milyon lira gelir vergisi ile kesilen ... milyon lira kaçakçılık cezası ve fonlara ilişkin ihbarnameler posta aracılığı ile tebliğ edilmediğinden, ...'da yayımlanan ... Gazetesinin 15.10.1993 tarihli sayısında ilan yoluyla duyurulmuş, süresinde ödenmediği görülerek davacı adına ödeme emri düzenlenmiştir. Ödeme emri, ...Vergi Dairesi Müdürlüğünün isteği üzerine ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından 17.11.1994 gününde ...

Caddesi, ... adresinde davacı imzasına tebliğ edilmiştir. Dava, bu ödeme emrine karşı açılmış ve vergi ve ceza ihbarnameleri tebliğ edilmeden ödeme emriyle istenebilecek bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceği ileri sürülmüştür.

Davayı inceleyen ...

Vergi Mahkemesi, ... gününde verdiği E: ..., K: ... sayılı kararında; ilan yoluyla tebliğ koşullarının, 213 sayılı Yasanın 103 üncü maddesinde gösterildiği, aynı Yasanın 102 nci maddesinde ise muhatabın, zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde tebliğ evrakının ilgili daireye iadesi, uygun bir süre sonra evrakın yeniden tebliğe çıkarılması ve aynı nedenle iade olunması halinde tebliğin, ilan yoluyla yapılmasının öngörüldüğü, mahkemelerince istenen ve gönderilen tebliğ evrakının incelenmesinden, ihbarnamelerin bir kez tebliğe çıkarıldığı,

adres araştırması yapılmadığı ve alındı üzerine posta memurunca yazılan şerhin yeterli olmadığının görüldüğü, ödeme emrinin ise "Boya imalatı, ... " adresinde tebliğ edildiği, bu tespitler karşısında ilan yoluyla tebliğin yasaya uygun olmadığı, 6183 sayılı Yasanın 58 inci ve 213 sayılı Yasanın 22 nci maddeleri karşısında yasaya uygun olarak tebliğ edilmek suretiyle kesinleşen ve ödeme emriyle istenebilecek bir alacak bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrini iptal etmiştir.

Vergi Dairesi Müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi, 27.12.1995 gününde verdiği E:1995/2904, K:1995/4447 sayılı kararında.

213 sayılı Yasanın 102 ve 103 üncü maddelerinin incelenmesinden, bilinen adresinden ayrılan ve yeni adresi de saptanamayan ilgililere tebliğin ilan yoluyla yapılabileceğinin anlaşıldığı, her ne kadar vergi mahkemesi, evrakın bir kez tebliğe çıkarıldığı, adres araştırması yapılmadığı ve alındı üzerindeki şerhin yeterli olmadığını saptayarak davayı kabul etmişse de, dosyada bulunan alındı üzerindeki şerhte davacının adresten ayrıldığı ve yeni adresinin bilinmediğinin yazılı olduğu, bu durumun, tebliğin ilan yoluyla yapılmasını düzenleyen 103 üncü maddede yazılı nedenler arasında yer aldığı,

yasada, tebliğ evrakının ikinci kez tebliğe çıkarılabilmesi için muhatabın geçici olarak başkabir yere gitmesinin arandığı, olayda böyle bir durum bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Bozma kararına uymayan ... Vergi Mahkemesi, ... gününde verdiği E: ..., K: ... sayılı kararıyla.

213 sayılı Yasanın 102 nci maddesinin ikinci fıkrasında, muhatabın adresini değiştirmesi nedeniyle bulunamamış olması halinde tebliğ evrakının tebliği yaptıran daireye iade edilmesinin, son fıkrasında ise "yukarıdaki fıkrada yazılı işlemler..." açıklamasıyla başlatılarak, tespit şeklinin düzenlendiği, ihbarnamelerin tebliğ alındısında posta memuru tarafından yazılı şerhin, "alıcı adresten ayrılmış olup, iade" açıklamasından ibaret olduğu ve posta memurunun imzasından sonra adresi de belirtilmeksizin, "Açık Adresi meçhul, Bilirkişi ..." yazısına yer verildiği, bu kişinin kimliği ve imzasının bulunmadığı, kaldı ki, ...

Boru Hattı İşletmesi gibi bir kuruma iş yapan davacının adresinin, küçük bir araştırma ile tespitinin de mümkün olduğu, bu yolda bir araştırma yapılmadan ilan yoluyla duyuru yapılarak ödeme emri düzenlenmesinde, ödeme emrinin davacı imzasına tebliğ edildiği de dikkate alındığında yasaya uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ilk kararında direnmiştir.

Israr kararı, vergi dairesi müdürlüğü tarafından temyiz edilmiş ve usulüne uygun tebliğ edilerek kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: Dava konusu ödeme emri içeriği vergiye ilişkin ihbarnameler ilanen tebliğ edilmek suretiyle yükümlüye duyurulmuş; vadesinde ödenmemesi üzerine söz konusu ödeme emri düzenlenmiştir. Ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın kabul edilerek iptal edildiği ve aynı vergiye ilişkin olarak yeniden düzenlenen ihbarnamenin davacının adresine tebliğ edildiği anlaşıldığından, mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'in Düşüncesi: ... tesislerindeki taşeronluk faaliyetlerinden dolayı gelir vergisi mükellefi olan davacıya, ihbarnameleri tebliğinde usulsüzlük bulunup bulunmadığı hususu uyuşmazlığın esasını teşkil etmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilanen tebliği düzenliyen 103. maddesinin 1. fıkrasında, muhatabın adresinin hiç bilinmemesi hali tebliğin ilan yolu ile yapılmasının nedenlerinden biri olarak gösterilmiştir.

Olayda, tebligatın hiç yapılmamasının tespitine gelince; dosyadaki vergi ve ceza ihbarnamelerinin tebliğe çıkarıldığı ... Petrol hattı tank sahası adresiyle ilgili tebellüğ belgesinin fotokopi örneğine göre; "alıcı adresten ayrılmış olup açık adresi denildikten sonraki kelime net olarak okunamasına rağmen bu tebliğin altına "Bilirkişi ..." yazılmıştır.

Burada, mükellefin bu adresten kesin olarak ayrılma hususu mevcut olsa bile, bu durum 102. maddesinin son fıkrasının öngördüğü şekilde tespit edilmemiştir. Zira bu tesbitin, bu fıkrada sayılan kişi veya yetkili makamlar tarafından imzalanmamış olunması bundan dolayı şekil şartı yerine getirilmemiş olunan tebligatın geçerli kabul edilmesi mümküm değildir.

Böyle oluncada orta kesinleşmiş kamu alacağının varlığından bahsedilmiyeceği cihetle ödeme emri düzenlenmesi yerinde değildir.

Açıklanan nedenlerle, vergi mahkemesinin iptal kararının temyizi safhasında verdiğimiz savcılık düşüncesinde olduğu gibi ısrar kararının temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 1990 yılına ilişkin gelir vergisi borcunun tahsili amacıyla yükümlü adına düzenlenen ödeme emrini iptal eden vergi mahkemesi ısrar kararı temyiz edilmiştir.

Dosyanın ve Danıştay Üçüncü Dairesinin 9.10.1997 günlü ve E:1996/2322, K:1997/3316 sayılı kararının incelenmesinden; vergi mahkemesinin ödeme emrinin iptali yolundaki kararını temyiz eden vergi dairesi müdürlüğünün, tarh zamanaşımı süresinin henüz dolmadığını da saptayarak ödeme emri ile istenen vergi ve ceza için evvelce düzenlediği ihbarnameleri yükümlünün bilinen adresine yeniden tebliğe çıkardığı ve ihbarnamelerin, muhatabına 8.5.1995 gününde tebliğ edildiği, bu kez davacı tarafından adına salınan vergi ve kesilen cezaya karşı dava açıldığı ve bu davanın ...

Vergi Mahkemesinin E: ... esasında incelenerek ... gününde verilen K: ... sayılı kararıyla sonuçlandırıldığı, tarhiyatın kaldırılması yönündeki söz konusu kararın ise Danıştay Üçüncü Dairesinin yukarıda günü ve esas sayısı yazılı K:1997/3316 sayılı kararıyla bozulduğu anlaşılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Vergi ve ceza ihbarnamelerinin tebliğ usulündeki aykırılığın, aynı ihbarnamelerin yeniden tebliğe çıkarılması ve muhatabına tebliği sağlanmak suretiyle giderildiği saptandığından, ödeme emrinin iptali yolundaki ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddine, 28.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 1996/263, K. 1997/502, 28 Kasım 1997 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No
1996/263
Karar No
1997/502
Tarih
28 Kasım 1997

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.1996/520 K.1997/2699
  • Danıştay 2. Daire E.1996/526 K.1997/2850
  • Danıştay 7. Daire E.1996/685 K.1997/3766
  • Danıştay 10. Daire E.1996/1365 K.1997/4361
  • Danıştay 7. Daire E.1996/1419 K.1997/3755
  • Danıştay 7. Daire E.1996/1588 K.1997/4172

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.