İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Vergi Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1998/19 K.1999/139

2- Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı Vekilleri: ... Karşı Taraf: Maliye Bakanlığı

Esas1998/19Karar1999/139Tarih26 Şubat 1999Okuma6 dk · 1.207 kelime

KÜNYE

Vergi Dava Daireleri Kurulu 1998/19 E., 1999/139 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Karar tarihi
26 Şubat 1999
Esas No
1998/19
Karar No
1999/139
Temyiz Edenler
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.207 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

2- Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı Vekilleri: ... Karşı Taraf: Maliye Bakanlığı

İstemin Özeti: Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında (1) Seri Sayılı Genel Tebliğin iptali istemiyle dava açılmıştır.

Davayı inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi, 24.9.1997 günlü, E:1995/1195, K:1997/2715 sayılı kararıyla; dava dilekçesinde, avukat olan … yanında Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı da davacı olarak gösterilmiş ise de, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyeleri ile ilgili konulardaki bir düzenlemeye karşı dava açabilmelerinin ancak, söz konusu düzenlemenin kurumun temsil ettiği mensupların mesleki konumuyla doğrudan ilgili olmasına bağlı bulunduğu,

mesleki kuruluşun, iptali istenen konuda yargı mercileri önünde mensuplarının menfaatini koruma konusunda taraf ehliyeti bulunmadığına karar verilerek dava, davacı ... hasren incelenmiştir.

Tebliğin, mükelleflerin beyannamelerini ve mali tablolarını düzenleyecek meslek mensupları ile yıllık sözleşme imzalamalarını zorunlu kıldığı, Tebliğe dayanak olan Vergi Usul Kanununun Mükerrer 227 nci maddesinde, yükümlülerin meslek mensuplarıyla yıllık sözleşmeler imzalaması yolunda bir düzenleme bulunmadığı, yasada öngörülmeyen bu hususun, Tebliğde yükümlülük haline getirilmesinin, yasayla verilen yetkinin aşılması sonucunu doğurduğu gerekçesiyle 21.3.1995 tarihinde yürütmenin durdurulmasına karar verildiği,

dava sonuçlanmadan 26.9.1997 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 4 sıra nolu Genel Tebliğin 1 sıra nolu Genel Tebliği tümüyle yürürlükten kaldırdığı, bir idari davada verilen iptal kararının, iptali istenen idari işlem ve ona bağlı işlemleri tesis edildikleri tarihten itibaren ortadan kaldırarak,

işlemin tesisinden önceki hukuki durumu yaratacağı, diğer bir ifadeyle, iptal edilmiş bulunan işlemi, hukuk aleminde hiç doğmamış hale getireceği, bir iptal davasında verilen yürütmenin durdurulması kararının da, henüz ortada bir iptal kararı bulunmadığı halde, iptali istenen idari işlemi ve onun sonucu olan işlemleri durduracağı ve tesisinden önceki hukuki durumu yaratacağı, hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verilen düzenlemelerin,

idarece yürürlükten kaldırıldığı tarihe kadar uygulanma olanağının bulunmadığı ve ilgililerin defterlerini tutmak ve mali tablolarını düzenlemek için meslek mensuplarıyla yıllık sözleşme yapmaya zorlanmadıkları, Tebliğin yürürlükten kaldırılmasıyla, artık hiç bir şekilde uygulanması ve ilgilileri hakkında bu işlem dayanak gösterilerek yeni bir işlem yapılmasının mümkün olamayacağı, yürütmenin durdurulması kararları nedeniyle hiç uygulanmamış olan Tebliğin yürürlükten kaldırılması ve ileride uygulanma olanağının da bulunmaması karşısında, bu suretle hukuku korunmuş olan ilgililerin,

bu davanın sonuçlandırılmasında bir yararı bulunmadığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, avukatlık ücreti tayinine gerek bulunmadığına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar vermiştir.

Karar davacılar tarafından temyiz edilmiş, Türkiye Barolar Birliğinin, tüm avukatları ilgilendiren böyle bir konuda dava açabilmesi gerektiği, taraf ehliyeti olmadığının kabul edilemeyeceği, avukatlık ücreti takdirine gerek bulunmadığı ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması yolundaki hüküm fıkrasının da hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek, kararın bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi ...'i Düşüncesi: Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhaebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında (1 seri sayılı) Tebliğ ile serbest avukatlık mesleğini sürdüren tüm avukatları ilgilendiren düzenlemeler getirildiğinden, Barolar birliğinin böyle bir düzenleyici işleme karşı taraf ehliyetinin bulunduğu sonucuna varıldığından anılan daire kararının bu yönüyle bozulması gerektiği, ayrıca vekalet ücreti ve yargılama gideri davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirileceğinden, özünde hukuka aykırı bulunarak yürütmenin durdurulmasına karar verilen bu düzenleyici işlemin iptali ile ilgili yargılama gideri ve vekalet ücretini idarenin ödemesi gerektiği sonucuna varıldığından kararın bu yönüyle de bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu uyarınca yürürlüğe konulan (1) sayılı Genel Tebliğin iptali istemiyle davacının kendi adına asaleten ve Türkiye Barolar Birliğini temsilen açtığı davayı; Türkiye Barolar Birliği yönünden incelenmeksizin reddeden, davayı davacı avukata hasren inceleyerek, dava konusu Tebliğin (4) sayılı Tebliğ ile yürürlükten kaldırıldığı, iptalinde davacının hukuksal yararı kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı yolundaki Danıştay Dördüncü Daire kararı temyiz edilmiştir.

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan ve tüzel kişiliğe sahip bulunan Türkiye Barolar Birliği; mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, mesleki faaliyetleri kolaylaştırmak, meslek mensuplarının müşterek ihtiyaçlarını karşılamak gibi görevler üstlenmiştir. Avukatlık Kanununun 109 uncu ve devamı maddelerinde de bu görevleri belirtilmiştir.

Dava konusu Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında (1) seri sayılı Genel Tebliğ, serbest meslek mensubu avukatların menfaatlerini doğrudan ilgilendiren, ayrıntılı ve yeni kurallar koyarak onlara bir takım yükümlülükler getiren bir düzenleyici işlem olduğundan Türkiye Barolar Birliğinin böyle bir konuda dava açma ehliyetinin bulunduğuna kuşku duyulmamak gerekir.

Bu nedenle açılan davada Türkiye Barolar Birliğinin taraf ehliyeti olmadığı gerekçesiyle kurulan hüküm fıkrasında yasal isabet görülmemiştir.

İdari Yargılama Usulü Kanununun 31 inci maddesi ile yapılan gönderme nedeniyle yargılama giderlerinin, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 413 üncü maddesi ve izleyen kuralları uyarınca davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekmektedir.

Davayı inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesince (1) seri sayılı Genel Tebliğe karşı açılan dava sırasında Dairelerince yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın; davanın sonuçlanmasına kadar iptal hükmünün tüm hukuki sonuçlarını doğurduğu, dava konusu düzenlemenin esas hakkında karar verilmeden önce yürürlükten kaldırıldığı, bu nedenle iptalinde davacıların hukuki yararları kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı hüküm altına alınmışsa da, bu kararın davacı tarafın davada haksız çıktığı yönünde nitelenebilecek bir karar olmadığı sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davanın açıldığı tarihteki hukuksal durum gözönüne alınarak davalı idareye yükletilmesi gerekirken, avukatlık ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılması hukuka uygun bulunmamıştır.

Bu nedenle temyiz isteminin kabulüne, Danıştay Dördüncü Dairesinin 24.9.1997 günlü E:1995/1195, K:1997/2715 sayılı kararının taraf ehliyeti, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti yönünden bozulmasına yeniden verilecek kararda karşılanacağından yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 26.2.1999 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

X - KARŞIOY

Temyiz başvurusu; Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında (1) seri nolu Genel Tebliğin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu Genel Tebliğin 26.9.1997 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan (4) seri nolu Genel Tebliğle yürürlükten kaldırıldığı, davada verilen yürütmenin durdurulması kararıyla (1) seri nolu Genel Tebliğ hiç uygulanmadığından ve uygulanma olanağı da bulunmadığından ilgililerin hukukunun korunduğu, dolayısıyla davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı yolunda Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın bozulması istemine ilişkindir.

İdari Yargılama Hukuku ilkelerine göre; açılmış olan bir davanın konusunun kalmadığının söylenebilmesi için davaya konu edilen idari işlemin, idarece, yapıldığı tarihten geçerli olarak geri alınması; yani, iptal edilmiş olması gereklidir.

Olayda; dava konusu (1) seri nolu Genel Tebliğ, daha sonra yayımlanan (4) seri nolu Genel Tebliğle, yalnızca, yürürlükten kaldırılmıştır. (4) seri nolu Genel Tebliğde, (1) seri nolu Genel Tebliğin iptal olunduğuna veya geri alındığına dair herhangi bir düzenleme yoktur.

Bilindiği üzere; idari işlemlerin kaldırılması, kaldırma tarihinden sonraki süreç için etki yaratabilecek niteliktedir. Kaldırılan idari işlem, yapıldığı tarihle yürürlükten kaldırıldığı tarihe kadar hukuk düzenindeki varlığını sürdürür. Öte yandan; idari davada verilen yürütmenin durdurulması kararı da, idari işlemin kesinlik niteliğine herhangi bir etki yapmaz, onu hukuk düzeninden kaldırmaz; yalnızca, icra edilemez hale getirir. Bu da, idari işlemin yapıldığı tarihten itibaren hukuk düzeninden kaldırıldığı anlamına gelmez. İşlem, yürütmenin durdurulması kararına karşın, hukuk düzeninde mevcuttur. Bu yüzden; anılan kararların davayı konusuz bıraktığı gibi bir sonuca varılması ve davada karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi, usulü bir yanlış nitelemedir.

Bu nedenle, temyiz isteminin kabulü ve davanın esası hakkında karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile karara karşıyız.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 1998/19, K. 1999/139, 26 Şubat 1999 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No
1998/19
Karar No
1999/139
Tarih
26 Şubat 1999

İlgili Kararlar

  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1998/32 K.1999/101
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1998/34 K.1999/138
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1998/48 K.1999/105
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1998/49 K.1999/122
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1998/63 K.1999/102
  • Danıştay 4. Daire E.1998/80 K.1999/512

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.