İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Vergi Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1999/402 K.2000/142

Tahakkuka karşı açılan davayı inceleyen ... Vergi Mahkemesi, ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; aile reisi beyanı tek mükellefiyet kabul edildiğine göre hayat standardı esasının bu mükellefiyete bir kere uygulanması gerektiği, Danıştay…

Esas1999/402Karar2000/142Tarih7 Nisan 2000Okuma5 dk · 1.037 kelime

KÜNYE

Vergi Dava Daireleri Kurulu 1999/402 E., 2000/142 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Karar tarihi
7 Nisan 2000
Esas No
1999/402
Karar No
2000/142
Temyiz Eden
... Vergi Dairesi Müdürlüğü
Karşı Taraf
...
İstemin Özeti
Davacının kendisine ait serbest meslek kazancı ile eşine ait ticari kazancından dolayı 1996 yılı için aile reisi sıfatıyla, ihtirazi kayıtla verilen gelir vergisi beyannamesi üzerine eşlerin her biri için ayrı ayrı hayat standardı temel gösterge tutarı esas alınarak gelir vergisi ve geçici vergi tahakkuk ettirilmiştir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.037 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Tahakkuka karşı açılan davayı inceleyen ... Vergi Mahkemesi, ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; aile reisi beyanı tek mükellefiyet kabul edildiğine göre hayat standardı esasının bu mükellefiyete bir kere uygulanması gerektiği, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 25.2.1993 günlü ve E:1990/4, K:1993/1 sayılı kararı uyarınca, aile reisi beyanında toplanan eşlerin gelirleriyle ilgili olarak hayat standardı temel göstergelerinin ayrı ayrı uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile tahakkuk eden fazla verginin kaldırılmasına karar vermiştir.

Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi, 16.3.1999 günlü ve E:1998/216, K:1999/1105 sayılı kararıyla. 193 sayılı Kanuna 3689 sayılı Kanunla eklenen geçici 35 inci maddenin 2-c bendinde, bir mükellefin aynı yılda ticari ve mesleki faaliyette bulunması halinde temel gösterge tutarının her bir kazanç için ayrı ayrı uygulanacağının hükme bağlandığı,

bu hüküm gereğince, içtihadı birleştirme kararına göre aile reisi beyanı tek bir mükellefiyet olarak kabul edilse bile nasıl tek bir mükellefin aynı yılda ticari ve mesleki faaliyette bulunması halinde temel gösterge tutarı her bir kazanç için ayrı ayrı uygulanıyor ise eşlerin de ticari ve mesleki faaliyetleri nedeniyle aynı şekilde uygulanması gerektiği, aksi yolda verilen kararda isabet görülmediği gerekçesi ile kararı bozmuştur.

Bozma kararına uymayan ... Vergi Mahkemesi, ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla ilk kararında ısrar etmiştir. Israr kararı vergi dairesi müdürlüğü tarafından temyiz edilmiş ve yapılan tahakkukta yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar ısrar kararının bozulmasını sağlayacak durumda görülmediğinden istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'in Düşüncesi: Davacının kendisine ait serbest meslek kazancı ile eşine ait ticari kazancından dolayı 1996 yılı için aile reisi sıfatıyla ihtirazi kayıtla verilen gelir vergisi beyannamesi üzerine eşlerin her biri için ayrı ayrı hayat standardı temel gösterge tutarı esas alınarak yapılan tahakkukun kaldırılmasına ilişkin ... Vergi Mahkemesinin ısrar kararı temyiz edilmektedir.

Danıştay 4 üncü Dairesince, mahkeme kararının.

E:1990/4, K:1993/1 sayılı İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı kapsamında incelenmeyen, bir mükellefin aynı yılda ticari ve mesleki faaliyette bulunması halinde temel gösterge tutarının her bir kazanç için ayrı ayrı uygulanacağına ilişkin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa 3689 sayılı Kanunla eklenen geçici 35 inci maddenin 2-c bendi ile söz konusu içtihatları birleştirme kurulu kararına göre aile reisi beyanının tek bir mükellefiyet olarak kabul edilmesi halinde bile,

tek bir mükellefin aynı yılda ticari ve mesleki faaliyet göstermesi durumunda, temel gösterge tutarının her bir kazanç için, ayrı ayrı hesaplanması gerektiği karşısında, eşlerin de ticari ve mesleki faaliyetlerinden dolayı temel gösterge tutarının aynı şekilde uygulanması icap ettiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Danıştay 4 üncü Dairesinin söz konusu kararı, dayandığı hukuki ve yasal nedenlerle yerinde olup, temyiz isteminin kabulü ile mahkemece verilen ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Yükümlünün kendisine ait serbest meslek kazancı ile eşine ait kıst dönem ticari kazancından dolayı 1996 yılı için aile reisi sıfatıyla ve ihtirazi kayıtla verdiği gelir vergisi beyannamesi üzerine, eşler için ayrı ayrı hayat standardı temel gösterge tutarı esas alınarak tahakkuk ettirilen gelir vergisi ile geçici vergiye karşı açılan davayı kabul ederek fazla tahakkuku kaldıran vergi mahkemesi ısrar kararı vergi dairesi müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 93 üncü maddesinde, aile reisi beyanı düzenlenmiş ve tam mükellefiyette eşlerin ve velayet altındaki çocukların yıllık beyanname ile bildirilmesi icabeden gelirlerinin maddede belirtilen esaslara göre aile reisi tarafından tek beyanname ile bildirileceği kurala bağlanmış, maddenin gerekçesinde de aile reisi beyanından amacın aile gelirini toplayarak bu gelirin tek bir mükellefiyete konu olmasını sağlamak olduğu açıklanmıştır.

Vergilendirme döneminde yürürlükte bulunan 93 üncü madde uyarınca, davacı ve eşine ait gelirin aile reisi beyanı esasına göre beyan edilmesi gerekmektedir.

Hayat standardı esasına ilişkin Gelir Vergisi Kanununun 3689 sayılı Kanunla yürürlüğe giren geçici 35 inci maddesinden önceki mükerrer 116 ncı maddesi ile son düzenleme farklı kuralları içermektedir.

Gelir Vergisi Kanunumuza 2772 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle getirilen mükerrer 116 ncı maddede gerçek usulde gelir vergisine tabi ticari, zirai ve mesleki kazanç sahiplerinin beyan ettikleri gelir, hayat standardı temel göstergelerine ilave göstergelerin yapılmasından sonra bulunacak tutardan düşük olduğu takdirde tespit olunan tutardan 31 inci maddedeki indirimler yapıldıktan sonra kalan miktarın vergi tarhına esas olacağı kuralına yer verilmiş iken, 3689 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle getirilen geçici 35 inci maddede zirai kazanç

hayat standardı esasının dışında tutularak 1.1.1990-31.12.1998 tarihleri arasında, gerçek usulde gelir vergisine tabi ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabının hayat standardı esasına tabi olduğu belirtilmiştir. Aynı maddenin C bendinde ise bir mükellefin aynı yılda ticari ve mesleki faaliyette bulunması halinde temel göstergenin her bir kazanç için ayrı ayrı uygulanacağı kabul edilmiş, aynı veya ayrı neviden birden fazla işyerinde faaliyet

yürütülmesi ve ticari faaliyetin adi ortaklık ile kollektif şirket şeklinde olması halinde ortakların gelirinin artırılmış temel göstergeden düşük olamayacağı belirtilerek eski düzenlemeden ayrı bir yaklaşım benimsenmiştir.

Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 25.2.1993 gün ve E:1990/4, K:1993/1 sayılı kararı, Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 1.1.1990 tarihinden önceki vergilendirme dönemlerinde yürürlükte olan Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 116 ncı maddesinin uygulanması dolayısıyla ortaya çıkan aykırı içtihatların birleştirilmesine yönelik olduğundan, geçici 35 inci maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki dönem olan 1996 yılı için yapılan vergilendirmeyi etkileyici nitelikte değildir.

Geçici 35 inci maddede bir mükellefin aynı dönemde hem ticari ve hem de mesleki faaliyeti bulunması halinde dahi bu faaliyetlerin her biri için ayrı temel göstergeye tabi tutulması karşısında, eşler tarafından yürütülen ve aile reisi beyanına göre kocanın verdiği tek bir beyannamede toplanarak bildirilen ticari ve mesleki faaliyetler nedeniyle ayrı temel göstergeye tabi tutulmaları yasa gereği olduğundan, tahakkukun itirazlı kısmının kaldırılması yolundaki karar hukuka uygun görülmemiştir.

Bu nedenle temyiz isteminin kabulüne, ... Vergi Mahkemesinin ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı ısrar kararının bozulmasına, yeniden verilecek kararda karşılanacağından yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 7.4.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

X - KARŞIOY

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, vergi mahkemesi ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden istemin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 1999/402, K. 2000/142, 7 Nisan 2000 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No
1999/402
Karar No
2000/142
Tarih
7 Nisan 2000

İlgili Kararlar

  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1999/404 K.2000/146
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1999/406 K.2000/132
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1999/424 K.2000/137
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1999/441 K.2000/134
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1999/447 K.2000/159
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1999/448 K.2000/145

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.