İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Vergi Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2007/683 K.2008/756

Dava, 25.4.2004-25.4.2006 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sözleşmedeki para birimiyle ... TL rüsum karşılığı, iki yıl süreyle kum-çakıl ocağı işletme ruhsatı verilen davacı şirketin ruhsatının 17.9.2004 tarihinde iptal edilmesi üzerine, 25.10.2004…

Esas2007/683Karar2008/756Tarih26 Aralık 2008Okuma6 dk · 1.232 kelime

KÜNYE

Vergi Dava Daireleri Kurulu 2007/683 E., 2008/756 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Karar tarihi
26 Aralık 2008
Esas No
2007/683
Karar No
2008/756
Temyiz Eden
... Anonim Şirketi
Karşı Taraf
... Valiliği İl Özel İdaresi
Vekili
...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.232 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

İstemin Özeti

Dava, 25.4.2004-25.4.2006 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sözleşmedeki para birimiyle ... TL rüsum karşılığı, iki yıl süreyle kum-çakıl ocağı işletme ruhsatı verilen davacı şirketin ruhsatının 17.9.2004 tarihinde iptal edilmesi üzerine, 25.10.2004 ve 25.1.2005 olan vade tarihlerinde ödenmeyen ve o tarihteki para birimine göre ... YTL rüsum bedelinin gecikme faiziyle birlikte ödenmesi gereğini ve aksi halde 6183 sayılı Yasaya göre cebren tahsil edileceğini duyuran ... İl Özel İdare Müdürlüğünün 8.6.2005 tarih ve 625 sayılı yazısının iptali istemiyle açılmıştır.

Davayı inceleyen ... Vergi Mahkemesi, ... gün ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla.

Taşocakları Nizamnamesi uyarınca rüsumun, taş-kum-çakıl ocağı işletme hakkı karşılığı alındığı, rüsum bedelinin belli bir işletme süresinden sonra idare ile ruhsat sahibi arasındaki mutabakatla maktu miktara bağlanabileceği, ruhsat verilmesine ilişkin karar ve sözleşme ile belirli rezerve sahip ocağı işletme hakkı davacıya verilirken, rezervin kullanılması bakımından bir sınırlama getirilmediği, iki yıllık ruhsat süresi sona ermeden de rezervin tamamını alma hakkı tanındığı, bu nedenle rüsumu belirleyen unsurun ruhsat süresi değil, ocağın kullanma hakkının tanınması olduğu,

dolayısıyla ocağın işletme hakkının verilmesiyle idarenin rüsumun tamamına hak kazandığı, vadesinde ödenmeyen rüsum bedelinin gecikme faizi ile birlikte takip ve tahsili amacıyla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca Maden Kanununda daha önceden ruhsata bağlanan ocakların rüsumu yönünden bir değişiklik getirilmediğinden işlemin bu açıdan da kusurlandırılamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Davacının temyiz istemini reddeden ancak, karar düzeltme istemini kabul ederek, temyiz isteminin reddi yolundaki kararını kaldırdıktan sonra temyiz istemini yeniden inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesi, 13.2.2007 günlü ve E:2006/5136, K:2007/343 sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından işletilmekte olan kum-çakıl ocağına ilişkin ruhsatın, ocakta derinlik sınırının aşılması ve ruhsat dışı sahadan malzeme alınması nedeniyle İl Daimi Encümeninin 17.9.2004 günlü kararı ile iptal edildiği ve sözleşmeden doğan 25.10.2004 ve 25.1.2005 tarihlerine ait rüsum taksitlerinin vadesinde ödenmemesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği,

Taşocakları Nizamnamesinin 19'uncu maddesinde, ocaktan çıkarılacak maddelerden alınacağı belirtilen rüsum bedelinin, ocağın rezerv durumu, çıkarılan kum ve çakıl miktarı ve işletme süresi dikkate alınarak hesaplanmasının öngörüldüğü, işletmecinin kusuru nedeniyle dahi olsa ruhsatın iptal edilmesiyle ocaktan çıkarılması kararlaştırılan ürünün tamamı istihsal edilemeyeceğinden, ocak rezervinin tamamının kullanılacağı varsayımı ile önceden saptanan rüsum bedelinin tümünün istenmesinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle vergi mahkemesi kararını bozmuştur.

Bozma kararına uymayan ... Vergi Mahkemesi, ... gün ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla, davanın reddi yönündeki ilk kararında ısrar etmiştir. Davacı, taşocağı işletme ruhsatının davalı idarece iptal edilmesi nedeniyle ocakta faaliyette bulunulmadığını, ruhsat süresi sonunda alınan malzeme miktarının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, haksız rüsum istendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi: Taşocakları Nizamnamesinin 19'uncu maddesi uyarınca idare ile ruhsat sahibi davacı arasında yapılan görüşme sonucu düzenlenen sözleşme ile azami rezerv miktarı kadar kum-çakılın alınmasına iki yıl süre ile izin verildiğinden azami rezerv miktarının tamamının çıkarıldığı yönünde idarece bir tespit olmadığı sürece maktu rüsumun iki yıllık kullanım karşılığı alındığının kabulü gerekmektedir.

Olayda 25.4.2004-25.4.2006 tarihleri arasında geçerli olmak üzere verilen kum-çakıl ocağı işletme ruhsatı 17.9.2004 tarihinde iptal edilerek 6.10.2004 tarihinden, iptal işlemine karşı idare mahkemesinde açılan davada verilen yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararın tebliğ tarihi olan 28.3.2005 tarihine kadar davacının faaliyeti durdurulduğundan, davacı şirketin idarenin işlemi ve eylemi nedeniyle faaliyette bulunamadığı 5 ay 22 gün süreye isabet eden rüsumun azami rezerv miktarının tamamının çıkarıldığı yönünde idarece bir tespit olmadığı taktirde terkini gerekmektedir.

Bu nedenlerle vergi mahkemesince idare tarafından ruhsatlı alandan alınan kum-çakıl miktarının tespit edilip edilmediği araştırıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği kanaati ile ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: Danıştay Dokuzuncu Dairesinin bozma kararındaki gerekçede belirtilen nedenler doğrultusunda temyiz isteminin kabulü ile temyiz konusu Mahkeme ısrar kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Vadesinde ödenmeyen rüsum bedeli taksitlerinden oluşan borcun gecikme faiziyle ödenmesi gerektiğini ve aksi halde 6183 sayılı Yasa hükümlerine göre cebren takip ve tahsil edileceğini duyuran il özel idare müdürlüğü yazısına karşı açılan davayı inceleyerek, reddeden vergi mahkemesi ısrar kararı temyiz edilmiştir. İdari davalara, idare hukuku ilkelerine göre kurulmuş, kesin ve etkili işlemler konu yapılabilir. Etkisiz işlemleri konu edinen davaların, 2577 sayılı Yasanın 14'üncü maddesinin (3/d) ve 15'inci maddesinin (1/b) bendi uyarınca reddi gerekmektedir.

Davacı şirkete, ... İli, ... İlçe, ... ve ... sınırları içinde ... mevkiinde bulunan, 68.635 m2 alanın, 17.000 m2'sinde İl Daimi Encümeninin 25.3.2004 gün ve ... sayılı kararına dayanılarak 25.4.2004-25.4.2006 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maktu rüsum karşılığı kum-çakıl ocağı işletme ruhsatı verildiği,

davalı idare ile davacı şirket arasında imzalanan 16.4.2004 tarihli sözleşmede rüsum bedelinin 1/4'ünün peşin, geri kalan kısmının ise üç eşit taksitle 25.7.2004, 25.10.2004, 25.1.2005 tarihlerinde ödenmesinin, sözleşmede kararlaştırılan rüsum bedelinin vadesinde ödenmemesi halinde ihbar ve ihtara gerek olmadan, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca işlem yapılmasının öngörüldüğünde ve davacının ödeme zamanı sözleşmede kararlaştırılan, 25.10.2004 ve 25.1.2005 tarihlerinde ödemesi gereken taksitleri vadelerinde ödemediğinde tartışma bulunmamaktadır.

Sözleşmede, kararlaştırılan taksitlerin vadelerinde ödenmemesi halinde herhangi bir ihbar veya ihtar yapılması gerekmeksizin, rüsum bedelinin 6183 sayılı Yasa hükümlerine göre tahsil edileceği yazılı olduğuna göre davacı hakkında kurulabilecek etkili işlem, 6183 sayılı Yasanın 54'üncü maddesine dayanılarak kurulacak işlemlerden biri olabilir.

Gösterilmişse teminatın paraya çevrilmesi veya davacı adına ödeme emri düzenlenerek başlatılabilecek olan cebren takipten önce alacaklı tahsil dairesi tarafından yazılan ve borçluyu ödemeye çağıran yazı gereğinin yerine getirilmemesi, borçlunun yazının tebliğinden önceki hukuksal durumunda herhangi bir değişiklik yaratmaz.

... İl Özel İdare Müdürlüğünün davacıya tebliğ ettiği ve davaya konu yapılan 8.6.2005 günlü ve 625 sayılı yazısı, rüsum bedelinin vadesinde ödenmediğini hatırlatarak ödemeye çağıran, çağırıya karşın ödenmediği takdirde 6183 sayılı Yasaya göre cebren takibe başlanacağını bildiren bir yazıdır. Belirtilen niteliğinden dolayı etkili olmayan yazıya karşı açılan davanın incelenmesiyle verilecek hükmün de etkili olmayacağı açıktır.

Açıklanan nedenlerle, davacı tarafından ileri sürülen iddialar, temyiz istemine konu yapılan ... Vergi Mahkemesinin, ... gün ve E: ..., K: ... sayılı ısrar kararının sonucu itibarıyla bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz isteminin reddine, 26.12.2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

X - KARŞIOY

Dava, 25.4.2004- 25.4.2006 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sözleşmedeki para birimiyle ... TL. rüsum karşılığı, iki yıl süreyle kum-çakıl ocağı işletme ruhsatı verilen davacı şirketin ruhsatının 17.9.2004 tarihinde iptal edilmesi üzerine, 25.10.2004 ve 25.1.2005 olan vade tarihlerinde ödenmeyen ve o tarihteki para birimine göre ... YTL. rüsum bedelinin gecikme faiziyle birlikte ödenmesi gereğini ve aksi halde 6183 sayılı Yasaya göre cebren tahsil edileceğini duyuran ... İl Özel İdare Müdürlüğünün 8.6.2005 tarih ve 625 sayılı yazısının iptali istemiyle açılmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari dava türü olarak açıklanmıştır.

Doktrinde idari işlem, idari makam ve mercilerin idare işlevleriyle ilgili, kamu hukuku alanında tesis ettikleri tek taraflı, doğrudan uygulanabilir nitelikteki hukuki tasarrufları olarak tanımlanmakta, işlemin, ilgilinin talebine bağlı olmaksızın kişilerin hukuksal durumunda etkili olması, hukuk alanına bir yenilik veya değişiklik getirmesi bilgisini içermesi idari davaya konu olması için yeterli görülmektedir.

Davacıya,25.10.2004 ile 25.1.2005 tarihleri arasında ödenmeyen rüsum bedelinin gecikme faizi ile birlikte ödenmesini, aksi halde 6183 sayılı Yasaya göre cebren tahsil edilebileceğinin bildirilmesine ilişkin dava konusu işlem, gerek rüsum bedelinin faiziyle birlikte ödenmesi hususunda davacıya yükümlülük öngörmesi, gerek ödeme yapılmaması halinde davacının, 6183 sayılı Yasaya göre cebren tahsil için takibata maruz kalacağının açıklanmış olması nedeniyle yaratacağı hukuki sonuçlar dikkate alındığında yukarıda tanımlanan nitelikte davacının menfaatini doğrudan etkileyen idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem olarak kabul edilmelidir.

Bu nedenle temyiz isteminin esası incelenerek karar verilmesi gerektiği oyu ile karara karşıyız.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2007/683, K. 2008/756, 26 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. X - Karşıoy

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2007/683
Karar No
2008/756
Tarih
26 Aralık 2008

İlgili Kararlar

  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2007/685 K.2008/758
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2007/700 K.2008/763
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2007/702 K.2008/752
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2007/708 K.2008/767
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2007/748 K.2008/759
  • Danıştay 3. Daire E.2007/1279 K.2008/3820

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.