İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Vergi Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2008/645 K.2009/306

Davayı inceleyen ... Vergi Mahkemesi, ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla.

Esas2008/645Karar2009/306Tarih19 Haziran 2009Okuma6 dk · 1.195 kelime

KÜNYE

Vergi Dava Daireleri Kurulu 2008/645 E., 2009/306 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Karar tarihi
19 Haziran 2009
Esas No
2008/645
Karar No
2009/306
Temyiz Eden
... Vergi Dairesi Müdürlüğü
Karşı Taraf
...
Vekili
...
İstemin Özeti
... Limited Şirketinden tahsil edilemeyen Temmuz 2000 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile gecikme faizinin, şirketin %50 paylı ortağı olan davacıdan tahsili amacıyla 6183 sayılı Yasanın 35'inci maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emri dava konusu yapılmıştır.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.195 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Davayı inceleyen ... Vergi Mahkemesi, ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35'inci, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 520'nci maddesi ve 532'nci maddesinin 1'inci fıkrasına değinerek, limited şirket ortaklarının, şirketin borçlarından ortaklık sıfatları nedeniyle ortaklık hisseleri oranında sorumlu tutulabilecekleri, pay sahipliği haklarının ve borçlarının pay sahibine değil, paya bağlandığı, payların sabit, pay sahipliğinin değişken olduğu, bir payı devreden ortağın, o paya bağlanan hak ve borçları bütünüyle devralan ortağa geçireceği ve devralanın tüm hak ve borçları yükleneceği, davacının 14.12.1999 tarihinde devraldığı ...

Limited Şirketinin %50 hissesini dava dosyası ve E: ... sayılı dosyadaki belgelere göre 27.9.2002 tarihli ortaklar kurulu kararıyla devrettiği, bu tarihten itibaren şirketle hukuken bir bağı kalmadığından, devir tarihi itibarıyla devralana geçen borçlardan ortaklık sıfatının sürdüğü döneme ait olsa da davacının sorumlu tutulamayacağı, kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulup tutulmayacağı değerlendirildiğinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10'uncu maddesine göre tüzel kişilerin vergilendirme ile ilgili ödevlerinin temsile yetkili olanlar tarafından yerine getirilmesinin zorunlu olduğu,

bu ödevlerin yerine getirilmemesi nedeniyle ortaya çıkacak borçlardan öncelikli olarak tüzel kişiliğin sorumlu olduğu, kanuni temsilcilerin Türk Ticaret Kanunundaki düzenlemelere göre belirleneceği, Kanunun 540'ncı maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca aksi kararlaştırılmış olmadıkça ortakların hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mecbur oldukları, 3'üncü fıkraya göre de bu kuralın kurucu ortaklar için geçerli olduğu,

sonradan ortak olanlar için ortaklar kurulunun kararı olmadıkça şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mecbur olmadıklarından, temsilcilik sıfatı kazanamayacakları, 12.10.2006 günlü ara kararı üzerine ...

Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen belgelerden payların devralındığı ve devredildiği tarihler arasında yetkili kılındığına ilişkin ortaklar kurulu kararı bulunmayan davacının şirketten tahsil imkanı kalmayan amme borçlarından dolayı sorumluluğu, ortaklık sıfatına ve paya bağlı bulunduğundan borçların, şirketteki hisselerini devreden ve ortak bulunduğu dönemde kanuni temsilci olmayan davacıdan istenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrini iptal etmiştir.

Vergi idaresinin temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesi, 12.11.2007 günlü ve E:2007/370, K:2007/3830 sayılı kararıyla, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 4369 sayılı Kanunun 21'inci maddesiyle değişik 35'inci maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "mükellef ve vergi sorumlusu" başlıklı 8'inci maddesinin 3'üncü fıkrasına göre bir kamu borcu olan vergi borcundan yasa gereği doğan sorumluluğun,

hisselerin satışı yoluyla ortadan kaldırılamayacağı ve takip edilen kamu alacakları hangi vergilendirme dönemine ilişkin tahakkuk etmiş ise şirket hakkında kanuni takip yolları tüketilmek koşuluyla bunların ödenmesinden de yine aynı dönemde ortak olan kişinin hissesi oranında sorumlu olacağı sonucuna ulaşıldığı, şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağının davacıdan limited şirket ortağı sıfatıyla tahsil edilmesi amacıyla düzenlenen ödeme emrinde vergi borcunun döneminin Temmuz 2001 olduğu,

davacının şirketin %50 hissesini 27.09.2002 tarihli ortaklar kurulu kararıyla devrettiği, bu durumun 23.05.2003 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ve tescil edildiği, ödeme emrine konu vergi borcunun ait olduğu vergilendirme döneminde şirket ortağı olan davacının limited şirketin ödenmeyen vergi ve buna bağlı alacaklarından yukarıda anılan yasal düzenleme uyarınca sorumlu olduğu, ödeme emrinin iptal edilmesinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle vergi mahkemesi kararını bozmuş; davacının karar düzeltme istemi ise ...

Vergi Mahkemesinin, ... günlü ve E: ..., K: .... Temyiz No: ... sayılı kararıyla süre aşımı nedeniyle reddedilmiştir.

Bozma kararına uymayan ... Vergi Mahkemesi, ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla ilk kararında ısrar etmiştir. Israr kararını temyiz eden vergi dairesi müdürlüğü; limited şirket ortaklarının, hisse devir sözleşmesi ile şirket ortağı olunan dönemlerdeki kamu borçlarından hisseleri oranındaki sorumluluklarının sona ermeyeceği, dolayısıyla davacının ortak olduğu döneme ilişkin olarak şirketten tahsil edilmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla adına hissesi oranında düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.

Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nın Düşüncesi: Şirket ortaklarının yasa gereği doğan vergi borcu sorumluluklarını, hisselerini devretmek suretiyle ortadan kaldıramayacakları, esasen, hisse devrinin gerçekleştiği tarihte henüz doğmayan, hisse devrinden çok sonra vergi incelemesi ile ortaya çıkarılan vergi borcunun sözleşme ile devredildiğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, takip edilen kamu alacağı hangi vergilendirme dönemine ilişkin olarak tahakkuk etmiş ise, şirket hakkındaki takip yolları tüketilmek suretiyle bunların ödenmesinden yine aynı dönemde ortak olan kişinin hissesi oranında sorumluluğunun devam edeceği görüşüyle istemin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: Danıştay Dokuzuncu Dairesinin bozma kararında yer alan esaslar uyarınca temyiz isteminin kabulü ile vergi mahkemesi ısrar kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Gerçek bir emtia teslimine dayanmayan faturaları kayıtlarına dahil edip, faturalarda gösterilen katma değer vergilerini indirim konusu yaptığı belirlenen davacının ortağı olduğu limited şirket adına, katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesi suretiyle Temmuz, Ağustos, Eylül, Kasım, Aralık 2000 ve Şubat, Temmuz, Ağustos, Kasım ve Aralık 2001 dönemleri için re'sen yapılan tarhiyatların yargılama süreci sonunda kamu alacağı niteliği kazanması ve şirketten tahsil edilmemesi üzerine tahsili amacıyla davacı adına 6183 sayılı Yasanın 35'inci maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emirlerini iptal eden vergi mahkemesi kararı vergi idaresi tarafından temyiz edilmiştir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 4369 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle değişik 35 inci maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları düzenlemesi yer almaktadır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun "mükellef ve vergi sorumlusu" başlıklı 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında da, vergi kanunlarıyla kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna ilişkin özel mukavelelerin vergi dairelerini bağlamayacağı öngörülmüştür. Limited şirketteki ortaklık payının kısmen veya tamamen bir üçüncü kişiye devrine ilişkin sözleşmeler, özel hukuk sözleşmesidir. Kamu alacağının tahsilinden doğan sorumluluğun, pay devri sözleşmesiyle ortadan kaldırılmasına olanak bulunmamaktadır.

Bu nedenle 6183 sayılı Yasanın 35'inci maddesinden doğan ve limited şirket ortaklarını, şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya ve payları oranında sorumlu tutan kural karşısında, tahsili gereken kamu alacağını yaratan vergilendirmenin ait olduğu dönemde şirketin paylarına sahip ortakların, bu dönemden sonra paylarını devretmiş olsalar da ortaklık sıfatının sürdüğü dönemlere ilişkin şirketin kamu borçlarından sorumluluklarının kalkması söz konusu edilemez.

Dosyadaki belgelere göre şirketten tahsil edilemeyen borcun Temmuz 2000 dönemine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi olduğu ve 3.2.2000 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ve sicile tescil edilen ... Noterliğinin 14.12.1999 tarih ve ... yevmiye sayısı ile onayladığı 8.11.1999 tarihli ortaklar kurulu kararına göre şirket paylarının %50'sini devralarak şirket ortağı olan, 23.5.2003 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ve sicile tescil edilen ...

Noterliğinin 18.10.2002 tarih ve ... yevmiye sayısı ile onayladığı 27.9.2002 tarihli ortaklar kurulu kararıyla paylarını devretmesi sebebiyle ortaklık sıfatı sona eren davacının, ödeme emrine konu vergi borcunun ait olduğu dönemde şirket ortağı olduğu saptandığından, payların devrinden dolayı, devir tarihinden önceki dönemlerin kamu borçlarından doğan ve şirketten tahsil edilemeyen vergi ve buna bağlı alacaklardan sorumluluğun da kalkacağına dayanılarak verilen ödeme emrinin iptali yolundaki ısrar kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle, ... Vergi Mahkemesinin, ... günlü ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının bozulmasına, yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 19.6.2009 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

X - KARŞIOY

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2008/645, K. 2009/306, 19 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2008/645
Karar No
2009/306
Tarih
19 Haziran 2009

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2008/1635 K.2009/2126
  • Danıştay 2. Daire E.2008/3369 K.2009/2678
  • Danıştay 4. Daire E.2008/4215 K.2009/3347
  • Danıştay 5. Daire E.2008/5656 K.2009/4037
  • Danıştay 5. Daire E.2008/6283 K.2009/3946
  • Danıştay 2. Daire E.2008/6336 K.2009/2330

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.