İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Vergi Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2019/485 K.2019/686

Dava konusu istem: Davacı adına, 11/11/2011 tarihinde sevk edildiği takdir komisyonunca, 20/04/2012 tarihli vergi tekniği raporunu dayanak alan 26/09/2012 tarihli takdir komisyonu kararlarına istinaden 22/10/2012 tarihinde tebliğ edilen vergi ve ceza…

Esas2019/485Karar2019/686Tarih23 Ekim 2019Okuma6 dk · 1.221 kelime

KÜNYE

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2019/485 E., 2019/686 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Karar tarihi
23 Ekim 2019
Esas No
2019/485
Karar No
2019/686
Temyiz eden (davalı)
... (...
Vekili
...
Karşı taraf (davacı)
...
İstemin konusu
... Vergi Mahkemesinin, ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.221 kelime·6 dk okuma·9 bölüm

Dava konusu istem: Davacı adına, 11/11/2011 tarihinde sevk edildiği takdir komisyonunca, 20/04/2012 tarihli vergi tekniği raporunu dayanak alan 26/09/2012 tarihli takdir komisyonu kararlarına istinaden 22/10/2012 tarihinde tebliğ edilen vergi ve ceza ihbarnameleriyle, 2006 yılı için re'sen salınan gelir vergisi ile aynı yılın tüm dönemlerine ait geçici vergi ve bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları davaya konu yapılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:

Davalı idare tarafından, dava konusu ihbarnamelerin 21/06/2012 tarihinde tebliğ edildiği, davanın süresinden sonra açıldığı savunulmakta ise de ihbarnamelerin 22/10/2012 tarihinde tebliğ edildiği, savunma dilekçesinde belirtilen tarihte tebliğ olunmadığı görülmüştür. Diğer yandan tebliğ alındısının incelenmesinden, tebligatın davacıya değil ...'a tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

İhbarnamelerin davacının ikamet adresine tebliğ edilmek yerine kapıcı ve komşularının yönlendirmesiyle ikametgâh adresinin karşısında bulunan iş yerinde oğlu olduğunu söyleyen ...'a tebliğ edildiği, iş yerinin davacının abisine ait olduğu ve davacının yurt dışında olduğu yönündeki beyanın yoklama fişi ile tutanak altına alındığı, bu haliyle ihbarnamelerin davacının ikamet adresi yerine -her ne kadar kardeşi de olsa- başka bir iş yeri adresinde oğluna tebliğ edilmesi karşısında davalı idarece yapılan tebligatın usulsüz olduğu sonucuna varıldığından, davalı idarenin süre itirazına itibar edilmeyerek işin esasına geçilmiştir.

Davacının 2006 takvim yılında 23 adet gayrimenkul satışında bulunmak suretiyle ticari faaliyette bulunduğunun hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla ortaya konulduğu, elde ettiği ticari kazançla ilgili beyan ve bildirimleri vermediğinden bahisle takdir komisyonuna sevk edildiği, takdir komisyonu kararına istinaden adına cezalı tarhiyatların yapıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda davacının takdir komisyonuna sevk edilmesi ve re'sen takdire gidilmesi yerinde ise de davacının ilgili dönemde gelir vergisine tabi bir teslim ve hizmetinin bulunup bulunmadığı, varsa bunun tutarının ne olduğu somut bilgi ve belgelerle saptanmadan yapılan işin türü, işyeri mevkii, emsali mükelleflerin beyan durumu gibi soyut ifadelerle matrah takdir edildiği, matrah takdirine ilişkin komisyon kararında tespit edilen matraha nasıl ulaşıldığına ilişkin somut tespitlerin yer almadığı, takdirin dayanağının takdir komisyonu kararı üzerinde gösterilmediği anlaşılmıştır.

Oysa 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 31. maddesinin 8. bendinde takdir komisyonu kararında takdirin müstenidatının ve takdir hakkında izahatın bulunacağı hükme bağlanmış olup müstenidattan yoksun takdir edilen matrahlar üzerinden yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk görülmemiştir.

Mahkeme bu gerekçeyle cezalı tarhiyatları kaldırılmıştır.

Davalı idarenin temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin, 15/05/2018 tarih ve E:2014/9016, K:2018/4573 sayılı kararı:

Davacının 2006 yılında yirmi üç adet gayrimenkul satışı yaptığı, ancak bu satışlarla ilgili olarak mükellefiyet başvurusunda bulunmadığı, elde ettiği hasılat için belge düzenlemediği ve beyanname vermediğinden bahisle takdir komisyonuna sevk edildiği, davacı hakkında gayrimenkul satışlarına ilişkin ticari faaliyetine yönelik inceleme yapıldığı, inceleme neticesinde takdir komisyonuna veri teşkil etmek üzere 20/04/2012 tarihli vergi tekniği raporunun düzenlendiği, takdir komisyonunca bu rapor done alınarak takdir edilen matrah üzerinden cezalı tarhiyatların yapıldığı anlaşılmıştır.

Uyuşmazlıkta, takdir komisyonunca matrahın vergi tekniği raporundaki veriler esas alınarak bulunduğu anlaşılmış olup Vergi Mahkemesince vergi tekniği raporu ile belirlenen matrah yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmamıştır.

Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.

... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:

Vergi müfettişi tarafından düzenlenen 20/04/2012 tarihli vergi tekniği raporundaki verilerden hareketle yapılan tarhiyatlarda, salt zamanaşımı süresini durdurmak amacıyla takdire sevk işleminin yapıldığı açık olduğundan ve uyuşmazlık konusu vergi ve cezalar 31/12/2011 tarihi itibariyle tarh zamanaşımına uğradığından, davacı adına 22/10/2012 tarihinde tebliğ olunan cezalı tarhiyatlarda bu yönden de hukuka uygunluk görülmemiştir.

Vergi Mahkemesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Yasal mevzuat çerçevesinde yapılan işlemlerde hukaka aykırılık bulunmadığı, aksi yöndeki ısrar karanın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ

Vergi Usul Kanununun 94. maddesi uyarıca dava konusu ihbarnamelerin davacının abisinin iş yeri adresinde ... isimli şahsa tebliğinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Usulune uygun şekilde tebliğ edilmeyen dava konusu ihbarnameler içeriği vergi ve cezalar, dava dilekçesinde haberdar olunduğu belirtilen 21/06/2013 tarihi itibarıyla zamanaşımına uğramıştır. Bu nedenle tarhiyatın kaldırılması yolunda verilen ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmediğinden davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı, 2006 yılına ilişkin gayrimenkul alım ve satımlarını beyan etmediğinden bahisle 11/11/2011 tarihinde takdir komisyonuna sevk edilmiş, takdir komisyonunun 26/09/2012 tarihli kararı uyarınca 20/04/2012 tarihli vergi tekniği raporu dikkate alınmak suretiyle matrah tespit edilmiştir. Takdir komisyonunca belirlenen matrah üzerinden 2006 yılı için gelir vergisi ile aynı yılın tüm dönemleri için geçici vergi tarh edilmiş ve bir kat tutarında vergi ziyaı cezası kesilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin davacının ikametgâh adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak kapıcı ve komşuların yönlendirmesiyle ihbarnamelerin davacının ikametgâh adresinin karşısında bulunan davacının abisi olan ...'ın iş yeri adresinde ... isimli şahsa 22/10/2012 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise 17/07/2013 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 93 ilâ 109. maddelerinde tebliğ esasları, tebliğin muhatapları, posta ve ilan yoluyla tebliğler ile memur eliyle tebliğ ve tebliğ yerine geçen işlemler düzenlenmiş, tebligatın nerede, nasıl ve kimlere yapılacağı belirlenmiştir.

Kanunun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak tebliğ edileceği, şu kadar ki ilgilinin kabul etmesi şartıyla tebliğin daire veya komisyonda yapılmasının mümkün olduğu kurala bağlanmıştır.

“Tebliğ yapılacak kimseler” başlıklı 94. maddenin 1. fıkrasında, tebliğin, mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı; 2. fıkrasında, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tüzel kişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının yeterli olacağı; 2365 sayılı Kanunun 18. maddesiyle eklenen 3. fıkrasında ise kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde tebliğin, ikametgah adresinde bulunanlardan veya iş yerlerindeki memur ya da müstahdemlerden birine yapılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.

Vergi Usul Kanununun 113. maddesinde, zamanaşımı, süre geçmesi nedeniyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanmıştır. Kanunun 114. maddesinin birinci fıkrasında, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı; 6009 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişen ikinci fıkrasında ise vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı, duran zamanaşımının mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği, ancak işlemeyen sürenin her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Belirtilen düzenlemeler uyarınca, dava konusu ihbarnamelerin davacının abisinin iş yeri adresinde tebliğinin 213 sayılı Kanunun 94. maddesine uygun düşmediği açıktır. Takdir komisyonunun vergi dairesine tevdiini takip eden tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde usulune uygun şekilde tebliğ edilmeyen dava konusu ihbarnameler içeriği vergi ve cezalar, dava dilekçesinde haberdar olunduğu belirtilen 21/06/2013 tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığından, cezalı tarhiyatın kaldırılması yolunda verilen ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1- ... Vergi Mahkemesinin, ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. Maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/10/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

X - KARŞI OY

Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2019/485, K. 2019/686, 23 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. X - Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2019/485
Karar No
2019/686
Tarih
23 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2019/582 K.2019/849
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2019/670 K.2019/717
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2019/705 K.2019/725
  • Danıştay 13. Daire E.2019/746 K.2019/2963
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2019/781 K.2019/4608
  • Danıştay 13. Daire E.2019/881 K.2019/2961

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.