KÜNYE
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2020/1124 E., 2022/84 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2022
- Esas No
- 2020/1124
- Karar No
- 2022/84
- Temyiz eden (davacı)
- ...Demir-Çelik İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ...Vergi Dairesi Başkanlığı - ... (...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.509 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca incelemeye ibraz ettiği defterin yasal şartları taşımaması nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmediğinden bahisle 2011 yılının Nisan ilâ Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergileri ve vergilerin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ile 2015 yılı için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
.... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı:
Katma değer vergileri yönünden yapılan inceleme:
Defter ve belge isteme yazısı davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davacı tarafından defter ve belgelerin bulunamadığı ileri sürülerek ek süre talep edilmiş, verilen ek süre içerisinde uyuşmazlık konusu döneme ait tasdiksiz yevmiye defteri ile gelir ve gider belgeleri ibraz edilmiş, tasdikli yasal defterlerin ibrazı için yeniden ek süre talep edilmiştir.
İkinci defa verilen ek süre içerisinde tasdikli yevmiye defteri mücbir sebep olmaksızın ibraz edilmemiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi kanunu'nun 34. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan "yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği" hükmü karşısında Kanun'un aradığı şartları taşımayan deftere kaydedilen mal alış ve gider faturalarında yer alan katma değer vergilerinin indiriminin kabul edilemeyeceği açık olduğundan, 2011 yılına ait katma değer vergisi beyannamelerinde yer alan indirim konusu vergilerin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak davacı adına gerçek bir emtia teslimine dayanmaksızın düzenlendiği tespit edilen faturaları kayıtlarına dahil ettiğinden bahisle 2010 yılının Şubat dönemi için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ve verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada .... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiğinden, 2010 yılı Aralık döneminden devreden katma değer vergisi tutarının davacının kendi beyanı olan 384.537,02 TL olarak dikkate alınması gerekmektedir.
Bu nedenle uyuşmazlık konusu katma değer vergilerinin 2010 yılı Aralık döneminden devreden katma değer vergisi tutarının 384.537,02 TL olarak dikkate alınarak indirilecek katma değer vergisinin reddi suretiyle ortaya çıkan kısmında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin kısmında ise hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi ziyaı cezaları yönünden yapılan inceleme:
Olayın özelliği ve matrah farkının davacının katma değer vergisi beyannamelerinde yer alan indirimlerin reddi suretiyle tespit edildiği dikkate alındığında olayda gizleme unsurunun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde belirtilen tipiklikte gerçekleşmediği sonucuna varıldığından vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Özel usulsüzlük cezası yönünden yapılan inceleme:
Usulüne uygun olarak tebliğ edilen defter ve belge isteme yazısının gereğini yerine getirmediği açık olan davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Mahkeme bu gerekçeyle uyuşmazlık konusu katma değer vergilerinin 2010 yılı Aralık döneminden devreden katma değer vergisi tutarın 384.537,02 TL olarak dikkate alınarak indirilecek katma değer vergisinin reddi suretiyle ortaya çıkan kısmı ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ve özel usulsüzlük cezası yönünden davayı reddetmiş; katma değer vergilerinin fazlaya ilişkin kısmı ile vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmını kaldırmıştır.
Tarafların istinaf istemlerini inceleyen ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı:
Mahkeme kararının özel usulsüzlük cezası yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrası dışındaki kısmı hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmektedir.
Özel usulsüzlük cezası yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf istemi hakkında yapılan inceleme:
Davacı tarafından defter ve belgelerin bulunamadığı ileri sürülerek ek süre talep edilmiş, verilen ek süre içerisinde uyuşmazlık konusu döneme ait tasdiksiz yevmiye defteri ile gelir ve gider belgeleri ibraz edilmiştir.
Bu durumda defter belge ibraz etmeme fiili gerçekleşmediğinden uyuşmazlık konusu özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Dava Dairesi bu gerekçeyle kararın özel usulsüzlük cezası yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasını kaldırarak özel usulsüzlük cezasını kaldırmış; diğer yönlerden istinaf istemlerini reddetmiştir.
Tarafların temyiz istemlerini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 14/02/2020 tarih ve E:2017/4446, K:2020/793 sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi kararının, özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davalı tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın uyuşmazlık konusu katma değer vergilerinin 2010 yılı Aralık döneminden devreden katma değer vergisi tutarının 384.537,02 TL olarak dikkate alınarak indirilecek katma değer vergisinin reddi suretiyle ortaya çıkan kısmı ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
Davacı tarafından defter ve belgelerin bulunamadığı ileri sürülerek ek süre talep edilmiş, verilen ek süre içerisinde uyuşmazlık konusu döneme ait tasdiksiz yevmiye defteri ile gelir ve gider belgeleri ibraz edilmiştir.
Olayda, inceleme elemanınca tasdiksiz deftere kaydedilen işlemlerle ilgili mal alışlarının gerçeği yansıtmadığı, söz konusu alımlar sırasında katma değer vergilerinin ödenmediği veya hazine zararının bulunduğu ayrıca ilgili dönemde verilen katma değer vergisi beyannameleri ile ibraz edilen belgeler ve tasdiksiz defter arasında bir uyumsuzluk olduğu yönünde bir tespit mevcut değildir.
Gelir ve gider belgelerinin tasdiksiz defter kayıtları ile karşılaştırılması mümkün olup indirime konu belgelerin gerçek olmadığı yolunda da bir tespit bulunmamaktadır. Bu durumda davacının sadece defterinin tasdiksiz olduğu gerekçesiyle kanunun aradığı anlamda bir defterin kabulünün mümkün olmadığından bahisle katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek davaya konu katma değer vergileri ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarında ve bu kısım yönünden davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Davalı idare tarafından Bölge İdare Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmına yönelik temyiz isteminin de yukarıda belirtilen gerekçeyle reddi gerekmektedir.
Öte yandan, davacı adına gerçek bir emtia teslimine dayanmaksızın düzenlendiği tespit edilen faturaları kayıtlarına dahil ettiğinden bahisle 2010 yılının Şubat dönemi için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ve verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada ....
Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiğinden, 2010 yılı Aralık döneminden devreden katma değer vergisi tutarı davacının kendi beyanı olan 384.537,02 TL olarak dikkate alınması gerektiği belirtilerek uyuşmazlık konusu katma değer vergilerinin 2010 yılı Aralık döneminden devreden katma değer vergisi tutarının 384.537,02 TL olarak dikkate alınarak indirilecek katma değer vergisinin reddi suretiyle ortaya çıkan kısmını aşan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın bu yönden kabulüne karar verilmişse de, ....
Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K: ...sayılı kararına yöneltilen istinaf istemini kısmen kabul eden ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 14/02/2020 tarih ve E:2017/4445, K:2020/792 sayılı kararı ile bozulduğundan ve bozma üzerine verilecek karar bu davanın sonucunu da etkileyeceğinden, Vergi Dava Dairesince bu husus gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Daire bu gerekçeyle kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrası ile vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmını onamış; devreden katma değer vergisi ile bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasını bozmuştur.
...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararı:
Bozma kararında değinilen, gerçek bir emtia teslimi ve hizmet ifasına dayanmayan faturaların kayıtlara intikal ettirildiğinden bahisle yapılan tarhiyata karşı açılan dava konusu tarhiyatı bir önceki yıldan devreden katma değer vergisine ilişkin boyutu yönünden etkileyen davada Danıştay'ın bozma kararına uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmiştir.
Vergi Dava Dairesi ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle bozulan kısım yönünden ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Gelir ve gider belgelerinin tasdiksiz defter kayıtları ile karşılaştırılması mümkün olup bu yönde bir inceleme yapılmaksızın katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek aksi yönde verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...DÜŞÜNCESİ
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
X - KARŞI OY
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dokuzuncu Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/1124, K. 2022/84, 9 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama