KÜNYE
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2020/1146 E., 2021/104 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2021
- Esas No
- 2020/1146
- Karar No
- 2021/104
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı adına
Karar Metni
713 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
... Gümrük Müdürlüğü - ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Jeneratör Elektrik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına 2009 ve 2010 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 24 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaların ödeme şeklinin peşin olmadığının tespit edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve bu fon payının matraha ilave edilmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile bu vergi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasının faiziyle birlikte iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren amme alacaklarına uygulanan oranda işleyecek faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Beyannamelerin tescilinden daha sonraki tarihli Gümrükler Genel Müdürlüğünün 2011/16 sayılı Genelgesinin geçmişe yönelik olarak uygulanması hukuken mümkün değildir.
Davalı tarafından 2011/16 sayılı Genelge gerekçe gösterilerek yapılan ithalatın peşin ithalat olarak kabul edilmemesine dayanak kılınan sebepler KKDF'yi ihdas eden Bakanlar Kurulu Kararları’nda ve bu Kararlara istinaden yayımlanan yönetmeliklerde mevcut değildir. Ortada açıkça tahsil edilmemesi gereken bir vergi söz konusu olduğundan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
İdareyi, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası, yargı kararı uyarınca iadesi gereken bir miktar paranın idarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsamaktadır.
Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ve ödenen tutarların ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar vermiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 24/12/2018 tarih ve E:2016/10146, K:2018/6221 sayılı kararı:
Mahkeme kararının tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı, katma değer vergisi ve katma değer vergisi üzerinden hesaplanan para cezasının iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Mahkeme kararının, faize ilişkin hüküm fıkrasına gelince;
İdareyi, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası yargı kararı uyarınca iadesi gereken bir miktar paranın idarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsamaktadır. İadesi gereken tutar yönünden vergi idaresi ile davacı arasındaki ilişki, iadenin yargı kararıyla hüküm altına alınması nedeniyle yönetilen-idare ilişkisi olmaktan çıkarak, bir borç ilişkisine dönüşmüştür. Dolayısıyla, bu ilişkinin borçlusu tarafından alacaklısına 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre faiz ödenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, ödenecek tutarın davacıya faiziyle iadesinde faizin başlangıç tarihinin, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da yer alan düzenlemeler uyarınca, idareye başvuru tarihi olarak kabulü ile yasal faiziyle iadesi gerekirken, tahsil tarihi olarak kabulü suretiyle yasal faiziyle iadesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasını onamış, faize ilişkin hüküm fıkrasını bozmuştur. Davalının karar düzeltme istemini reddetmiştir.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle bozulan kısım yönünden ilk kararında ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
X - KARŞI OY
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Yedinci Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/1146, K. 2021/104, 10 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama