İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Vergi Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2022/122 K.2022/1002

Dava konusu istem: Davacı adına, vergi inceleme raporu uyarınca, 2012 yılının Eylül ve Ekim aylarına ilişkin özel tüketim vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. ...Vergi Mahkemesinin…

Esas2022/122Karar2022/1002Tarih14 Eylül 2022Okuma7 dk · 1.497 kelime

KÜNYE

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2022/122 E., 2022/1002 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Karar tarihi
14 Eylül 2022
Esas No
2022/122
Karar No
2022/1002
Temyiz eden (davalı)
...Vergi Dairesi Başkanlığı - ... (...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...Madeni Yağ Tekstil Kimyasalları Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.497 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı adına, vergi inceleme raporu uyarınca, 2012 yılının Eylül ve Ekim aylarına ilişkin özel tüketim vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı:

Vergi inceleme raporları ile davacının, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan baz yağı, TÜPRAŞ'tan ya da doğrudan yurt dışından ithal etmek suretiyle, Kanun'a ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer almayan 38.11.21.00.90.00 GTİP numaralı akışkanlığı düzenleyici müstahzar ve endüstriyel aromatik yağı imal etme taahhüdü ile satın aldığı, ancak üretilip satılan ürünlerin en az %93 oranında baz yağ içerdiği, şirketin mineral yağdaki molibden disülfitin stabilize süspansüyonları ve paslanmayı önleyici müstahzarları üretiminin söz konusu olmadığı,

mal alışları arasında "lanolin" ve "molibden disülfitin" alışlarının bulunmadığı, uyuşmazlık dönemine ilişkin olarak davacının, madeni yağ satışı yaptığı firmalar nezdinde yapılan karşıt incelemelerde, alınan madeni yağların bir kısmının doğrudan akaryakıt yerine kullanıldığı bir kısmının da nakliye işi yapan firmalara yakıt olarak kullanılmak üzere satıldığı hususları tespit edilmiştir.

Üretimi yapılan müstahzarın, ağırlık itibarıyla %70 veya daha fazla petrol yağları veya bitümenli minerallerden elde edilen yağları içerdiği ve bu haliyle 27.10.19.99.00.25 GTİP tanımına girdiğinden tecil-terkin uygulaması ihlal edilmiştir. Tecil edilmesi gereken özel tüketim vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Mahkeme bu gerekçeyle davayı reddetmiştir. Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 05/12/2017 tarih ve E:2016/3137, K:2017/6272 sayılı kararı:

Dosyanın ve UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden davaya konu 2012 yılının Eylül ve Ekim aylarına ilişkin özel tüketim vergisinin tahsili amacıyla 2012 yılında düzenlenen 62 nolu ödeme emrinin mahkeme kararı ile iptal edildiği görülmektedir.

Bununla birlikte, davacının 2012 yılı hesap ve işlemlerinin özel tüketim vergisi yönünden incelendiği ve bu inceleme sonucunda, ...tarih ve ...sayılı Vergi İnceleme Raporu'nun düzenlendiği anlaşılmaktadır. Anılan raporun sonuç bölümünde, davacının tecil-terkin kapsamında beyan ettiği söz konusu tutarların, yapılan işlemin tecil-terkin kapsamına girmediği için dikkate alınmaması, özel tüketim vergisi tutarlarının ilgili dönemler için teminat verilmediğinden bahisle ödeme emirleri düzenlenerek takibe alındığından ayrıca tarh edilecek bir tutarın söz konusu olmadığı sonucuna varıldığı saptanmıştır.

Amacı ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırarak, tespit etmek ve sağlamak olan incelemeye yetkili olan vergi müfettişi tarafından yapılan inceleme üzerine düzenlenen rapordaki bu öneriye rağmen, 2012 yılının Eylül ve Ekim aylarına ilişkin özel tüketim vergisinin tahsili amacıyla iş bu davaya konu 81 nolu ödeme emrinin mükerrer düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Öte yandan; 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan emtiaya ilişkin olarak teminat verilmediğinden bahisle düzenlenen 62 sayılı ödeme emri, ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Anılan karara yönelik temyiz istemi ise Dairenin 05/12/2017 tarih ve E:2016/1385, K: 2017/6270 sayılı kararı ile reddedilmiştir.

Bu bakımdan; işbu davaya konu ödeme emrinin daha önce dava konusu yapıldığı ve mükerrer olarak düzenlendiği hususu gözetilmeksizin verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

Daire bu gerekçeyle kararı bozmuş, davalının karar düzeltme istemini reddetmiştir.

Bozma kararına uyan ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı:

Önceden teminat verilmediğinden bahisle düzenlenen 62 sayılı ödeme emrinin iptaline ilişkin olarak verilen karara karşı yapılan temyiz başvurusu Danıştay Yedinci Dairesince reddedilmiştir.

Sonradan düzenlenen vergi inceleme raporunun sonuç bölümünde özel tüketim vergisi tutarları ilgili dönemler için teminat verilmediğinden bahisle ödeme emirleri düzenlenerek takibe alındığından ayrıca tarh edilecek bir tutarın söz konusu olmadığı hususu ifade edilmesine rağmen davalı idarece ilgili dönemlere ilişkin dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği dikkate alındığında, davacı adına mükerrer olarak düzenlenen davaya konu ...nolu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Mahkeme bu gerekçeyle ödeme emrini iptal etmiştir.

Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 26/11/2020 tarih ve E:2019/3192, K:2020/4951 sayılı kararı:

Mahkemece, bozma kararı uyarınca yeniden karar verilmekle birlikte, davaya konu ödeme emrinin mükerrer düzenlendiği gerekçesiyle Dairemizce bozma kararı verilmiş ise de, dava dosyasının incelenmesinden davaya konu ödeme emrinin mükerrer olmadığı anlaşıldığından, maddi hataya dayalı olayda salt, bozma kararına uyulmuş olmasından hareketle usulî kazanılmış hakkın varlığından söz edilemeyeceği açıktır.

Öte yandan, dosya ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; 2012 yılının Eylül ve Ekim aylarına ilişkin 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan emtiaya ilişkin olarak teminat verilmediğinden bahisle özel tüketim vergisinin tahsili amacıyla anılan dönem için ...tarih ve ...nolu ödeme emri düzenlenmiştir. ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:...; K:...sayılı kararıyla ödeme emrinin iptaline karar verildiği, anılan Mahkeme kararının, Dairenin, 05/12/2017 tarih ve E:2016/1385, K:2017/6270 sayılı kararıyla onandığı görülmektedir.

Bununla birlikte, ödeme emrinin mahkeme kararı ile iptal edilmesi üzerine, 13/03/2013 tarihli vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporları uyarınca işbu davaya konu ... tarih ve ... nolu ödeme emrinin düzenlenerek tebliğ edildiği anlaşıldığından, olayda, tecil şartlarının oluşup oluşmadığı, davacıdan teminat istenilmesinin gerekip gerekmediği hususlarının değerlendirilmesi suretiyle ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmesi gerektiğinden temyize konu mahkeme kararında isabet bulunmamıştır.

Daire bu gerekçeyle kararı bozmuş; davacının karar düzeltme istemini 05/10/2021 tarih ve E:2021/2104, K:2021/3860 sayılı kararıyla reddetmiştir.

...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararı:

Mahkeme 14/05/2019 tarihli kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davaya konu ödeme emrinde mükerrerlik ve hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... DÜŞÜNCESİ

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar ilk bozma kararına uyulmak suretiyle davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturan kararla aynı yönde verilen ısrar kararının bozulmasını sağlayacak durumda görülmediğinden temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay Yedinci Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE, 2- ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

X - KARŞI OY

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin (4) numaralı fıkrasında şu düzenlemeye yer verilmiştir:

"4. Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır."

“Usuli kazanılmış hak ilkesi”, temyiz mercii yönünden bozma kararında belirtilen bozma gerekçeleriyle kendisinin de bağlı olmasını ve bozma kararı dışında kalan kısım hakkında tekrar inceleme yapamamasını ifade etmektedir. Bu bağlamda bozma kararından sonra bozma kararına uyulmasının, ilk karar lehine bozulan taraf açısından usuli müktesep hak oluşturduğu, bu nedenle bozma kararına uyularak verilen mahkeme kararına yöneltilen temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılabileceği Danıştay içtihatlarıyla kabul edilmiştir.

Kurulun 18/9/2019 tarih ve E:2018/23, K.2019/616 sayılı kararında: "Kurulca ısrar kararı bozulan ilk derece idari yargı yerinin, bozma kararına uyup bu kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine kararda belirtilen hukuki esaslar doğrultusunda hüküm kurmaktan başka bir seçeneği bulunmamakta ve bu durumda lehine bozulan taraf açısından usuli kazanılmış hak oluşmaktadır.

Ancak, uygulamada; kararda, maddi bir hatanın bulunması, yasada geçmişe etkili bir değişiklik yapılması, o konuda sonradan bir içtihadı birleştirme kararı alınması ve kamu düzenini ilgilendiren bir usul kuralı dikkate alınmadan karar verilmiş olması hallerinde ise usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği kabul edilmektedir." (Aynı yönde, 04/12/2019 tarih ve E:2019/1378, K:2019/1115 sayılı. 13/11/2019 tarih ve E.2019/796, K.2019/956 sayılı kararlar)

Dosyanın incelenmesinden davaya konu ödeme emrinin mükerrer olduğu gerekçesiyle verilen bozma kararına uyularak mahkemece karar verilmiş ise de akabinde bu karara yönelik temyize ilişkin Daire kararında davaya konu ödeme emrinin mükerrer olmadığı, maddi hataya dayalı olayda salt bozma kararına uyulmuş olmasının usulî kazanılmış hakkın varlığına neden olmayacağının belirtildiği anlaşılmıştır.

Öte yandan maddi hata; hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup her nasılsa inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır. Buna göre maddi hatadan söz edilebilmesi için hatanın maddi olgulara yönelik olması, yapılan hatanın açık ve belirgin olması, bu hatanın uygulanması halinde kamu düzenine aykırılık meydana gelmesi ve yargılamanın esaslı olarak etkilenmesi gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır.

Bozma kararında hukuki yönden bir niteleme yapılmış veya deliller belli bir doğrultuda değerlendirilerek bozma kararı verilmiş ise bu karara uyulması halinde bozmayı yapan Daire hukuki görüş değiştirirse ya da delil değerlendirmesinin yanlış olduğunu sonradan benimsese dahi maddi hatadan söz edilemez ve usuli kazanılmış hakkın doğduğunun kabulü gerekir.

Anılan nedenle somut olayda davaya konu ödeme emrinin mükerrer olmadığı yönündeki Daire kararının maddi hata kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından ısrar kararına yönelik temyiz isteminin reddi gerektiği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

XX - KARŞI OY

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/122, K. 2022/1002, 14 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ... Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. X - Karşı Oy
  9. XX - Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2022/122
Karar No
2022/1002
Tarih
14 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2022/158 K.2022/7840
  • Danıştay 3. Daire E.2022/185 K.2022/3170
  • Danıştay 3. Daire E.2022/195 K.2022/3073
  • Danıştay 4. Daire E.2022/203 K.2022/4966
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2022/207 K.2022/980
  • Danıştay 9. Daire E.2022/209 K.2022/4444

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.