İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Vergi Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2022/1779 K.2023/1434

Dava konusu istem: ... Sanayi İnşaat ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen muhtelif vergilendirme dönemlerine ilişkin vergi, ceza, gecikme zammı, gecikme faizinin tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve ……

Esas2022/1779Karar2023/1434Tarih13 Aralık 2023Okuma8 dk · 1.547 kelime

KÜNYE

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2022/1779 E., 2023/1434 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Karar tarihi
13 Aralık 2023
Esas No
2022/1779
Karar No
2023/1434
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı - … (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
…
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.547 kelime·8 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: ... Sanayi İnşaat ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen muhtelif vergilendirme dönemlerine ilişkin vergi, ceza, gecikme zammı, gecikme faizinin tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:

Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin yasal dayanağı olarak, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ile 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi birlikte esas alınmıştır. Fakat her iki madde gerek kamu alacağının konusu ve niteliği gerekse sorumluluk esasları yönünden birbirinden farklı düzenlemeler içermektedir. Kanuni temsilciler yönünden 213 sayılı Kanun'un 10. maddesinde sadece vergi borçlarını kapsayan bir kusur sorumluluğu öngörülmüşken, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi vergi dışındaki diğer kamu borçlarından dolayı kusursuz sorumluluk halini düzenlemiştir.

Kanuni temsilci, hakkında yapılan takibin yasal dayanağını bilmeden, hangi kamu alacağından ne şekilde sorumlu tutulduğunu belirleyemez. Hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, yasal düzenlemeler ile idari işlemlerin herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını da kapsamaktadır. Dolayısıyla dava konusu ödeme emirlerinde bu yönden hukuki isabet bulunmamaktadır.

Öte yandan, dava konusu ödeme emirlerinin içeriği 2010 ila 2015 yıllarına ilişkin kamu alacağı 20/11/2014 tarihinde 6552 sayılı Kanun kapsamında amme borçlusu şirket tarafından yapılandırılmış, 14/10/2015 tarihinde anılan yapılandırma iptal edilmiştir.

Yapılandırılan vergi borçlarının nitelik değiştirip yeni borç haline gelmesi ve yapılandırmanın iptal edilmesi durumunda şirket tarafından ödenmemiş taksitlere ait kamu borcu yönünden şirket hakkındaki takip işleminin yeniden başlatılması gerekmektedir.

Olayda, yapılandırmanın iptali sonrası şirket hakkında yeniden ödeme emri düzenlenmeksizin doğrudan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlendiğinden dava konusu ödeme emirlerinde bu yönden de hukuki isabet görülmemiştir.

Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ödeme emirlerini iptal etmiştir.

Davalının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:

i. Ödeme emirleri içeriği kamu borcunun şirket tarafından yapılandırmaya konu edilen kısmı hakkında yapılan değerlendirme:

Dava konusu ödeme emirlerinin içeriği kamu alacağının yapılandırılan kısmı, yapılandırma sonucunda nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiğinden yapılandırmanın iptalinden sonra asıl borçlu şirket hakkındaki takibin yeniden yapılması gerekmektedir.

Bu durumda şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmeden kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin anılan kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Anılan gerekçeyle verilen mahkeme kararına yöneltilen istinaf isteminin reddedilmesi gerekmektedir.

ii. Ödeme emirleri içeriği kamu borcunun şirket tarafından yapılandırmaya konu edilmeyen kısmı hakkında yapılan değerlendirme:

Asıl borçlu şirket hakkındaki mal varlığı araştırmalarının yapıldığı 2014 yılının Ocak ve Nisan dönemlerinden sonraki bir tarihte şirket adına düzenlenen ve tebliğ edilen ödeme emirlerinden sonra yeni bir mal varlığı araştırması yapılmamıştır.

Bu nedenle kamu alacağının şirketten tahsil imkanının bulunmadığı hususunun davalı tarafından kanıtlanamadığı dolayısıyla bu alacaklar açısından kanuni temsilci sıfatıyla davacı hakkında takibata geçilemeyeceği sonucuna varıldığından dava konusu ödeme emirlerinin anılan kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

Vergi Dava Dairesi, istinaf istemini bu gerekçeyle reddetmiştir.

Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2018/2758, K:2022/1067 sayılı kararı:

Temyize konu kararın, dava konusu ödeme emirlerinin içeriği kamu borcunun şirket tarafından yapılandırılan kısmının iptaline dair mahkeme kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

Dava konusu ödeme emirlerinin yapılandırılmayan kamu borcuna ilişkin kısmı hakkında asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket nezdinde 02/04/2014 tarihinde yapılan mal varlığı araştırması sonucunda amme alacaklarının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emirleri düzenlendiği görülmüştür.

Amme alacaklarının ait olduğu dönemlerde davacının kanuni temsilcilik sıfatını haiz olduğu, öte yandan davacı tarafından söz konusu amme alacaklarının asıl borçlu şirketten tahsil edilebileceğine, diğer bir ifadeyle şirketin vergi borçlarını karşılayacak yeterli mal varlığının bulunduğuna dair somut bir itiraz ileri sürülmediği anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, dava konusu ödeme emirleri içeriğinde yer alan amme alacaklarının toplam değeri dikkate alındığında, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği de açıktır.

Bu durumda dava konusu ödeme emirlerinin değinilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından, temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasında hukuki isabet görülmemiştir.

Daire bu gerekçeyle Vergi Dava Dairesi kararının, ödeme emirleri içeriği kamu borcunun şirket tarafından yapılandırmaya konu edilmeyen kısmının iptaline dair mahkeme kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasını bozmuş, temyize konu kararın diğer hüküm fıkrasını ise onamıştır.

… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:

Şirket hakkında 2014 yılının Ocak ve Nisan dönemlerinde yapılan mal varlığı araştırmasından sonra düzenlenen ödeme emirleri akabinde yeni bir mal varlığı araştırması yapılmaksızın kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ve 01/02/2016 tarihinde tebliğ edilen ödeme emirlerinin anılan kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, borçlu hakkında 02/04/2014 tarihinde yapılan mal varlığı araştırması sonucunda borçlunun herhangi bir mal varlığının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu tarihten (02/04/2014) sonra şirket adına düzenlenen ödeme emirleri şirkete tebliğ edilmiştir. Tebliğ edilen ödeme emirlerinden sonra 02/04/2014 tarihinde yapılan mal varlığı araştırması sonucunda tespit edilen durum değişmediğinden ilgili amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına ısrar kararına konu edilen ödeme emirleri düzenlenmiştir.

Davacı 27/08/2009 tarihinden itibaren asıl amme borçlusu şirketin kanuni temsilcisidir. Asıl amme borçlusu şirketin tüzel kişiliği devam etmektedir.

Davacı, asıl amme borçlusu şirketin mal varlığının bulunduğunu iddia etmiştir. Ancak davacı bu iddiasını, ispata elverişli şekilde somutlaştırmamıştır. Nitekim şirketin kanuni temsilcisi davacı olduğu dikkate alındığında şirketin mal varlığının bulunduğuna dair iddiasını destekler nitelikteki belgelere ulaşabileceği gibi 02/04/2014 tarihli mal varlığı araştırmasını takip eden tarihlerde şirkete tebliğ edilen ödeme emirleri üzerine şirket adına mal bildiriminde veya mal edinme bildiriminde bulunma yükümlülüğü de davacıya aittir.

Olayda, 02/04/2014 tarihinde yapılan mal varlığı araştırmasının, anılan tarihten sonra şirket adına düzenlenen ve tebliğ edilen ödeme emirleri içeriği kamu alacakları yönünden de aksi ispat edilinceye kadar geçerliliğini sürdürdüğünün kabulü gerektiğinden, anılan kamu alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ilgili ödeme emirlerinde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Bu nedenle ödeme emirlerinin ısrar kararına konu edilen kısımlarının diğer yönlerden hukuka uygun olup olmadığı incelenerek karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE, 2- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

X - KARŞI OY

Uyuşmazlığın çözümü, asıl amme borçlusu hakkındaki mal varlığı araştırmasının yapıldığı tarihten sonra şirket adına düzenlenen ve tebliğ edilen ödeme emirleri açısından kanuni temsilcinin takibinden önce şirket hakkında yeniden mal varlığı araştırmasının yapılmasının gerekip gerekmediği ve önceki tarihlerde şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasının sonraki tarihlerde yapılan takipler için geçerli olup olmadığının değerlendirilmesine bağlıdır.

Tahsil daireleri, kanuni temsilcilerin takibinden önce asıl amme borçlusunun mal varlığının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla mal varlığı araştırması yapmaktadır. Yapılan araştırmada herhangi bir mal varlığının bulunmadığının tespitinden sonra re'sen veya borçlu tarafından yapılan bildirim üzerine mal edinildiğinin saptanması halinde borçlunun mali durumu yeniden değerlendirilmekte ve buna göre birincil derece ve ikincil derece borçlular nezdinde cebren tahsil ve takip yöntemleri uygulanmaktadır.

Mal varlığı araştırması, yapıldığı tarihteki mevcut durumu göstermektedir. Tahsil daireleri, gelecekte ortaya çıkacak hukuki duruma göre borçlunun mal varlığının değişip değişmediğini takip etmekle yükümlüdür. İdarenin bu yükümlülüğü yerine getirmediğini ve asıl amme borçlusunun mali durumunun değiştiğini ispat yükü kural olarak tüzel kişiliği devam eden şirkette kanuni temsilcilik görevini sürdüren davacı üzerindendir.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, borçlu hakkında 02/04/2014 tarihinde yapılan mal varlığı araştırması sonucunda borçlunun herhangi bir mal varlığının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu tarihten (02/04/2014) sonra şirket adına düzenlenen ödeme emirleri şirkete tebliğ edilmiştir. Tebliğ edilen ödeme emirlerinden sonra 02/04/2014 tarihinde yapılan mal varlığı araştırması sonucunda tespit edilen durum değişmediğinden ilgili amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına ısrar kararına konu edilen ödeme emirleri düzenlenmiştir.

Davacı 27/08/2009 tarihinden itibaren asıl amme borçlusu şirketin kanuni temsilcisidir. Asıl amme borçlusu şirketin tüzel kişiliği devam etmektedir.

Davacı, asıl amme borçlusu şirketin mal varlığının bulunduğunu iddia etmiştir. Ancak davacı bu iddiasını, ispata elverişli şekilde somutlaştırmamıştır. Nitekim şirketin kanuni temsilcisi davacı olduğu dikkate alındığında şirketin mal varlığının bulunduğuna dair iddiasını destekler nitelikteki belgelere ulaşabileceği gibi 02/04/2014 tarihli mal varlığı araştırmasını takip eden tarihlerde şirkete tebliğ edilen ödeme emirleri üzerine şirket adına mal bildiriminde veya mal edinme bildiriminde bulunma yükümlülüğü de davacıya aittir.

Olayda, 02/04/2014 tarihinde yapılan mal varlığı araştırmasının, anılan tarihten sonra şirket adına düzenlenen ve tebliğ edilen ödeme emirleri içeriği kamu alacakları yönünden de aksi ispat edilinceye kadar geçerliliğini sürdürdüğünün kabulü gerektiğinden, anılan kamu alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ilgili ödeme emirlerinde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Bu nedenle ödeme emirlerinin ısrar kararına konu edilen kısımlarının diğer yönlerden hukuka uygun olup olmadığı incelenerek karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/1779, K. 2023/1434, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. X - Karşı Oy
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2022/1779
Karar No
2023/1434
Tarih
13 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2022/1779 K.2023/6884
  • Danıştay 6. Daire E.2022/1781 K.2023/9046
  • Danıştay 8. Daire E.2022/1781 K.2023/7992
  • Danıştay 6. Daire E.2022/1782 K.2023/9047
  • Danıştay 8. Daire E.2022/1783 K.2023/7981
  • Danıştay 6. Daire E.2022/1784 K.2023/9274

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.