KÜNYE
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2023/1614 E., 2023/1553 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2023
- Esas No
- 2023/1614
- Karar No
- 2023/1553
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı - … (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 07/06/2023 tarih ve E:2023/23, K:2023/589 sayılı bozma kararı üzerine verilen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Mobilya Kapı Danışmanlık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ödenmeyen vergi borçları nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca tebliğ edilen haciz bildirisine süresi içinde itiraz etmediğinden bahisle borç zimmetinde sayılarak düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine verilen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 62. ve 79. maddelerine göre amme borçlusunun üçüncü şahıslardaki alacaklarına haciz uygulanabilmesi için amme borçlusunun üçüncü şahıs nezdinde alacağının bulunduğunu bildirmiş olması veya idarece amme borçlusunun bu şahıslardan alacağı olduğunun tespit edilmesi ve tespit edilen tutar için haciz uygulanması gerekmektedir.
Her ne kadar davacı tarafından haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı beyanda bulunulmamış ise de, davacının borcu olduğuna ve borcun miktarına ilişkin somut bir tespitte bulunulmadığı, sadece Bs formunda davacının ismi yer aldığından bahisle 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesinin uygulanması yoluna gidildiği görülmektedir.
Bu durumda, 6183 sayılı Kanun'un 62. maddesinin birinci fıkrasında haciz için öngörülen koşul oluşmadığından, anılan Kanun'un 79. maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak davacının mal elinde, borç zimmetinde sayılmak suretiyle düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Dava Dairesi bu gerekçeyle davanın reddi yolundaki Vergi Mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra ödeme emrini iptal etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl amme borçlusuna borcu olduğu tespit edilen davacı adına 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca tebliğ edilen haciz bildirisine süresi içinde itiraz etmediğinden bahisle borç zimmetinde sayılarak düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, aksi yöndeki temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozma kararı uyarınca verilen kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmediğinden istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak verilen kararlara ilişkin temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılması gerekmektedir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine verilen temyize konu kararın bozma kararındaki esaslara uygun olduğu anlaşıldığından dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/1614, K. 2023/1553, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama