KÜNYE
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2023/813 E., 2025/271 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
- Esas No
- 2023/813
- Karar No
- 2025/271
- Temyiz eden (davalı)
- ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, şirket ortağı sıfatıyla ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla banka hesabına uygulanan haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Olayda, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ve dava konusu haczin dayanağı olan ödeme emirleri "... Mah. ... Cad. No:... Beykoz/İstanbul" adresine tebliğe çıkarılmıştır. Davacının değinilen adreste bulunamadığına ilişkin adres tespit tutanağı düzenlenmiş ancak adres tespit tutanağı ile tebliğ edilmek istenen ödeme emirleri ilişkilendirilmemiştir. Bunun üzerine 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 102. maddesi uyarınca muhatabın adresinde bulunamaması nedeniyle ikinci kez tebliğe çıkılması gerekirken Kanun'un amir hükmüne uyulmaksızın doğrudan ilanen tebliğ yoluna gidilmiştir.
Haczin dayanağı ödeme emirleri için mutat tebliğ usulleri denenerek sonuç alınamadığı idarece ortaya konulmadan ödeme emirlerinin ilanen tebliği yoluna gidilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu nedenle usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen ödeme emirleri ile tahsili talep edilen amme alacağının tahsili amacıyla uygulanan haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Mahkeme, bu gerekçeyle davanın kabulüne karar vermiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 15/09/2022 tarih ve E:2019/973, K:2022/4759 sayılı kararı:
Dava konusu haciz işleminin dayanağı olan ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin tebliğ alındılarında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 102. maddesinin aradığı anlamda herhangi bir şerh ve imza bulunmamaktadır. Ancak davacının bilinen adresinde düzenlenen 25/09/2013 tarihli adres tespit tutanağı ile davacının söz konusu adreste bulunmadığı, siteden ayrıldığı hususlarının site güvenlik görevlisi, mahalle muhtarı ve yoklama memuru imzasıyla tespit edilmiştir.
Uyuşmazlıkta davacının adresten kesin olarak ayrıldığı hususunun usulüne uygun olarak mahalle muhtarı nezdinde düzenlenen adres tespit tutatanağı ile tespit edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle ilanen tebliğin usulüne uygun olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, davacının ortaklık sıfatını haiz bulunup bulunmadığı, tahsil zamanaşımı, sorumluluk dönemi ve sorumluluk koşulları yönlerinden yapılacak değerlendirmenin sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden temyize konu kararda isabet görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Temyize konu ısrar kararının usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/813, K. 2025/271, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama