KÜNYE
T.C. Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2022
- Esas no
- 2022/84 Esas
- Karar no
- 2022/469 Karar
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalılar
- 1- ... - ...
Karar Metni
839 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
2- ... - ...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 31/01/2022
KARAR TARİHİ : 10/05/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : ... Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın malik olduğu ... plakalı araç, 27.11.2020 tarihinde davacıya ait ... plakalı araca çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın %100 oranında kusurlu olduğunu, araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, hasarın tespiti için bağımsız eksper ...'dan rapor alındığını, bu rapora göre toplam hasar tutarı (KDV dahil) 102.245,10 TL, değer kaybı bedeli 20.000,00 TL olarak tespit edildiğini, davalının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı ...
A.Ş.'den poliçe limiti kapsamında 41.000,00 TL tahsil edilmiş olup, poliçe limiti kalmadığından bakiye hasar bedelinin davalılardan tahsili gerektiğini, davacının aracının 45 gün boyunca tamirde kaldığını, Bağımsız Eksper ... tarafından, kazanç kaybı bedeli, günlük 300 TL üzerinden toplamda 13.500,00 TL olarak tespit edildiğini, meydana gelen bakiye hasar bedeli, değer kaybı, kazanç kaybı bedeli ve emtia bedelinin tazmini için Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2021/...
E. Sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafça icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, hasar onarım bedeli yönünden şimdilik 1.000,00 TL, değer kaybı bedeli yönünden şimdilik 10,00 TL, kazanç kaybı bedeli yönünden şimdilik 10,00 TL, emtia bedeli yönünden şimdilik 10,00 TL üzerinden davanın açıldığını, borçlunun alacağının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir.
Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde, tarafların tacir olduğu ile ilgili dosya kapsamına uygun bilgi ve belgenin bulunmadığı, emanet sözleşmesinin Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmediği, ayrıca davalı ve davacının tacir olmadığı, kaza tarihi itibariyle davalılardan ... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın kullanım amacı "ticari" nitelikte ise de davacı adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın kullanım amacının "hususi" nitelikte olduğu, buna göre davanın "ticari dava" sayılması için kanunda belirtilen koşullardan tarafların her ikisinin tacir ve uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili olması koşulunun mevcut olmadığı,
yine uyuşmazlığın 6098 sayılı sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen haksız fiil niteliğindeki eylemden kaynaklandığı ve dolayısıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen işlerden olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığı, görevli mahkemenin HMK'nın 2.maddesinde genel görevli mahkeme olarak belirtilen Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevli olmadığı kabul edilerek davacının davasının mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
10/05/2022 Katip ... Hakim ...
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/84, K. 2022/469, 10 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama