KÜNYE
T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2022
- T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2018/724 Esas - 2022/1156
- Esas no
- 2018/724 Esas
- Karar no
- 2022/1156
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ..
- Davalı
- 1- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.727 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
Av. ... DAVALILAR : 2- ... 3- - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14.09.2018
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili 'ın sürücü davalı ..., araç sahibi ... Tüketim Malları Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve sigorta edeni ... A.Ş olan ... plaka sayılı aracın tam kusurlu olarak arkadan çarpması sonucu sonucu müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını belirterek 5.000,00-TL maddi 40.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 45.000,00-TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
HMK 31
Davacı vekili 12.10.2018 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminatın kalıcı maluliyete ilişkin olduğu belirtilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... A.Ş. vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde, açılan davanın usul ve esasa ilişkin itirazlar kapsamında reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... ve davalı ... Tüketim Malları Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde; talep edilen ve hükmedilecek manevi tazminatın müvekkillerinin ekonomik mahvına sebep olacağını, maluliyet raporunun tüm tedaviler bittikten sonra alınması gerektiğini, kusur yönünden ceza mahkemesinin aldığı kurumun ATK olmadığını başka bir kurumdan kusur raporu alınmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle açılan kalıcı maluliyet ile manevi tazminat talebidir.
Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiş, davacının ve davalıların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan 25.09.2018 tarihli beyan dilekçesi ile davalılardan ... A.Ş'ye yapılan başvuru nedeniyle 28.764,00-TL'lik bir ödeme yapıldığına ilişkin beyanda bulunmuştur.
Kusur bilirkişisi ...'a ait 10.06.2019 tarihli raporunda; ... plakalı kamyon sürücüsü ...'in %100 oranında asli kusurlu, elektrikli bisiklet sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığı yönünde rapor sunulmuştur.
Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesince alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 11.05.2018 tarihli kusur raporunda; sürücü ...'in asli kusurlu, sürücü Sabahattin İlkbahar'ın ise kusursuz olduğu yönünde rapor sunulmuştur.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 19.03.2018 tarihli Adana Şehir Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu raporunda; tüm vücut fonksiyon kaybı balthazard formülüne göre engel durumunun %10 olduğu yönünde rapor düzenlenmiştir.
İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 15.09.2020 tarihli raporunda; dosyadaki mevcut tıbbi belgelere göre; oğlu 1965 doğumlu ’ın geçirdiği kazaya bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliği kapsamında; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği yönünde rapor sunulmuştur.
İstanbul ATK 2. Üst Kurulu'nun 01.07.2022 tarihli raporunda; dosyadaki mevcut tıbbi belgelere göre; oğlu 1965 doğumlu ..’ın geçirdiği kazaya bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliği kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği yönünde rapor sunulmuştur.
Aktüer bilirkişi 'ya ait 01.11.2022 tarihli raporunda; 13.910,37-TL x %100 kusur x %100 iş göremezlik oranı = 13.910,37-TL, geçici iş göremezlik 13.910,37-TL, SGK ödemesi 1.327,20-TL kalanın 12.538,17-TL olduğu, daimi maluliyetin belirlenmediğini, toplamın 12.583,17-TL, sigorta ödemesinin 28.764,00-TL güncellenenin 10.894,37-TL olduğu, davalı sigorta şirketince dava öncesinde ibra karşılığı ancak fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 16.08.2018 tarihinde 28.764,00-TL ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketi ödemeyi %10 maluliyet nispeti karşılığı 28.764,00-TL ana para, 10.894,37-TL güncelleme miktarı olmak üzere hesap tarihi itibariyle toplam 39.658,37-TL maluliyet ödeme yapıldığı yönünde rapor sunulmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91.1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85.1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”,
85.1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85.son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Gerçek anlamda ödemeden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşuldur. Başka bir anlatımla ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlık bulunmaması koşuldur. Ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlığın bulunduğu durumlarda yapılan ödeme makbuz niteliğinde kabul edilebilir.
Bu durumda ödemenin yapıldığı tarih gözönünde tutularak davacının karşılanmayan zararının uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanması böylece hesaplanacak miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığını denetlemek, açık oransızlığın bulunması durumunda maddi tazminata ilişkin ödemeyi "kısmi ifayı içeren makbuz" niteliğinde kabul etmek ve yapılan ödemenin ödeme tarihindeki gerçek zararı hangi oranda karşıladığını saptamak, son verilere göre hesaplanan tazminat miktarından,
yasal indirimler yapılmak suretiyle belirlenecek karşılanmayan zarardan davalı tarafın ödeme yapılan tarihe göre zararı karşılandığı oranda indirim yapmak daha sonra kalan miktara hükmetmek gerekir. Açık oransızlığın bulunmadığının tespiti halinde maddi tazminat talebinin tümden reddine karar vermek gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2015/21-1323 E ve 2019/128 K.).
Davacı, ibraname tarihinden itirabaren KTK 111. maddeye göre iki yıl içerisinde dava açmış, mahkemece gerekli incelemeler yapılarak, yazılı olduğu üzere karar verilmiş ise de, açıklanan madde hükmüne göre davacının açtığı bu davanın sonucunda tazminata karar verilebilmesi için davacıya ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplama ile davalı sigortanın yaptığı ödeme arasında oransızlık bulunması gerekir.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/15007 E-2018/8200 K.).
Manevi tazminat yönünden; hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği, murisin, hak sahiplerinin ve davalıların kaza tarihindeki yaşı, geliri, sosyal ve ekonomik durumları, destek süreleri, kusur durumu, paranın satın alma gücü, kaza tarihi dikkate alınarak tazminat belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir (HGK 23/06/2004, 13/291-370).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının sigortalısı olan sürücünün aracı ile davacının kullanmış olduğu elektrikli bisiklete çarptığı, kaza neticesinde davacının yaralandığı, kusur bilirkişisince hazırlanan 11.03.2016 tarihli raporda ... plakalı kamyon sürücüsü ...'in %100 oranında asli kusurlu, elektrikli bisiklet sürücüsü 'ın kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, dosyanın adli tıp kurumuna gönderildiği,15.09.2020 tarihli adli tıp kurumu raporunda davacıda maluliyete neden olacak düzeyde bir arazın olmadığının ve iyileşme süresinin 9 ay olduğunun tespit edildiği,
itirazlar sonrası dosyanın adli tıp ikinci üst kuruluna gönderildiği, 01.07.2022 tarihli ATK 2. Üst Kurulu raporunda davacıda maluliyete neden olacak düzeyde bir arazın olmadığının ve iyileşme süresinin 9 ay olduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişi tarafından sunulan raporda hem TRH 2010 yaşam tablosu ile prograsif rant yöntemi hem de TRH 2010 yaşam tablosu ve aktüeryal yöntem kullanılmak suretiyle yapılan terditli hesaplama yöntemi ile tazminat hesaplanmış olup davalı sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulan hasar dosyasında 13.07.2018 tarihinde 28.764,00-TL ödeme yapıldığının belirtildiği ve dosya içerisinde ibranamenin bulunduğu,
Yargıtay'ın trafik kazalarına bakan dairelerinde son zamanlarda yaşam tablosunun TRH 2010 olarak kabul edildiği ve bu tabloya göre yaşam süresinin belirlendiği, Anayasa Mahkemesinin sigorta genel şartlarındaki bir takım maddelerin iptali yönündeki kararından sonra prograsif rant yönteminin kullanılmasına ilişkin Yargıtay Hukuk 4.ve 17. Hukuk Dairelerinin kararları bulunduğu, bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre yapılan hesaplamada davacının talep edebileceği maluliyet tazminatının 28.764,00-TL olarak hesaplandığı,
davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödemeye ilişkin ibraname sunulduğu, buna göre %10 maluliyet karşılığı 28.764,00-TL ödeme yapıldığı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ile yapılan ödeme arasında açık bir orantısızlığın bulunmadığı, yapılan ödeme ile gerçek zararın %100'ü oranında karşılandığı, davacının karşılanmayan zararı bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde sürekli iş gücü kaybı tazminatı talep ettiği, geçici iş göremezlik tazminatı talep etmediği,
davacıda meydana gelen yaralanmanın kazanın meydana gelmesindeki kusurun tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... Tüketim Malları Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ...'den alınarak davacıya ödenmesine şeklinde karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e- imzalıdır Hakim ... · e- imzalıdır
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/724, K. 2022/1156, 28 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama