KÜNYE
T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2022
- T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2019/532 Esas - 2022/971
- Esas no
- 2019/532
- Karar no
- 2022/971
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
Karar Metni
1.487 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
... VEKİLLERİ: ... - ... ... - ... DAVALI : 1- ... ... VEKİLLERİ: ... - ... ... - ... ... - ...
DAVALI
2- ... - ... ... VEKİLİ : ... - ...
DAVA
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/08/2019
KARAR TARİHİ : 02/11/2022
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülen Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nin 23/01/2007 tarihli ... uyarınca ... parselde kayıtlı tarla vasfındaki taşınmazda ...'in hissesine 24/01/2007 tarihinde ipotek tesisi gerçekleştirdiğini, 26/102007 tarihinde de aynı kredi sözleşmesine istinaden ... üzerine kayıtlı olan hisse üzerine ipotek tesisi gerçekleştirildiğini, kredi borcunun zamanında ödenmemesi üzerine Adana 3. İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, takip devam ederken ...'nin ...
Noterliğinin 23/08/2012 tarih ve ... yevmiye sayılı sözleşmesi ile alacağını ...'e temlik ederek icra dosyasındaki alacaklı sıfatını devrettiğini, ancak ipoteğin devri mümkün olmadığından tapuda ipotek alacaklısı olarak hala ...'nde kalmaya devam ettiğini, daha sonra ...
Noterliğinin 03/10/2014 tarihli ... yevmiye sayılı işlemi ile bu sefer ...'in ... almış olduğu dosya alacağını ve ipotek haklarını müvekkili şirkete 200.000,00 TL karşılığında devrettiğini, Adana 3.İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasının takipsiz kaldığını, işlemlerin yeniden başlanmasının istendiği tarihte ... verdiği dilekçe ile ipoteğin fekkini talep ettiğini, alacağın temliki sözleşmesi ile alacağını devredip, alacak bedelini alan ve ... ile son alacaklı müvekkili firmanın alacağını tahsil etmesine engel olan ...,
diğer davalı ...'in de ... borcu ilk devralan taraf olması ve bu nedenle HMK gereği aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan kusurlu olduğunu belirterek davanın kabulüne, fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL 'nin davalılardan devir tarihi olan 03/10/2014 tarihinden itibaren ticari faiz ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 26/05/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; 1.000 TL olarak belirtilen dava değerini 391.344,47 TL 'ye yükselttiklerini belirtmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı ... vekili mahkememize sunmuş olduğu 07/08/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde; davacının zarara uğradığı alacak üzerinden 10 yıl geçtiğini, davacının iddia ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını bu nedenle talep edebileceği bir hakkı olmadığını, ipoteği müvekkilinin kaldırmadığını, davacının kendi kusuru ile icra dosyasını takip etmediğini, borçludan alacağının tahsili için gerekli her çareye başvurmadığını, müvekkiline de başvuru hakkının bulunmadığını, alacağın ... yılında müvekkili tarafından temlik edildiğini, ipoteğin ... yılında diğer davalı ... tarafından fek edildiğini,
müvekkilinin icra dosyasının tarafı olmadığını, ipoteğin kaldırılması hususunda tasarruf yetkisinin bulunmadığını, alacağın müvekkili tarafından 03/10/2014 tarihinde temlik edildiğini, müvekkili tarafından üzerine düşen sorumluluğun yerine getirildiğini, müvekkilinin aynı alacağın devri sözleşmesi ile birden çok icra dosyasını temlik ettiğini, herhangi bir ipotek teminatı devir etmediğini, bu sebeple davacıya karşı sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ...
Vekili 16/09/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... alacaklı olduğu Adana 3. İcra Müdürlüğünün .../... esas ve .../... esas sayılı icra takip dosyalarını diğer davalı ...'e 139.560,00 TL bedelle 23/08/2012 tarihinde temlik ettiğini, temlik edilen bu dosyaların diğer davalı ... tarafından davacı şirkete devredildiğini, bu devir ile ilgili olarak müvekkili bankaya herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, ...'in davacı şirkete sadece icra takip dosyalarını devrettiğini, devrin ipotek hakkını kapsamadığını, davacı tarafın kendi kusuru nedeniyle uğramış olduğu zararı müvekkili bankadan talep edemeyeceğini,
davacının ...'den Adana 3. İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası dışında ... adet icra dosyasını daha temlik aldığını, ancak o dosyalardan da söz konusu taşınmazın satışına yönelik herhangi bir işlem yapılmadığını, dava konusu taşınmazın ilk malikinin ... 'in davacı şirketin eski ortağı olduğunu, davacı şirketin satışın düşürülmesinden sonra uzunca bir süre bekleyip, icra dosyasının da hukuki geçerlilik süresini kaybetmesinden ve tapu kaydındaki tüm takyidatların kaldırılmasından,
ipoteğin fekki ve tapunun el değiştirmesinden çok kısa bir süre sonra böyle bir davanın açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Adana 3. İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında;alacaklı ... Tarafından borçlular ..., ... ve ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 22/01/2009 tarihinde, ... ve ... dayanak gösterilmek sureti ile 130.500,00 TL asıl alacak, 34.800,00 TL işlemiş faiz, 1.740,00 TL BSMV, 130 TL ihtarname olmak üzere toplam 167.170,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Takip sonucunda ipotek borçlusu ...'e ait bulunan ... parselde kayıtlı bulunan taşınmaz ihale yolu ile satılarak paraya çevrilmesi sonucunda 07/07/2011 tarihinde ihale bedeli ve nema olmak üzere toplam 120.882,11 TL dosyada tahsilat yapılmıştır.
Mahkememizce bilirkişi olarak tayin edilen ...
12/10/2020 tarihli raporunda; ipotek borçlusu ...'e ait bulunan ... parselde kayıtlı bulunan taşınmazın ihale yolu ile satılarak paraya çevrilmesi sonucunda 07/07/2011 tarihinde ihale bedeli ve nema olmak üzere toplam 120.882,11 TL tahsilatın kısmi ödeme olarak kabulü ile yapılan tahsilatın TBK 100.madde hükmü gereği öncelikle işlemiş faiz ve masraflara mahsup edilmek suretiyle hesaplamanın yapılması gerektiğini, yapılan hesaplama sonucunda ipoteğin kaldırıldığı 03/04/2019 tarihi itibariyle.
130.500,00 TL asıl alacak, 9.067,61 TL bakiye feri alacaklar, 229.945,47 TL işlemiş faiz ve 11.497,27 TL BSMV olmak üzere toplam 381.010,35 TL alacağının olduğunu, dava tarihi olan 02/08/2019 tarihi itibariyle.
130.500,00 TL asıl alacak, 9.067,61 TL bakiye feri alacaklar, 239.787,49 TL işlemiş faiz ve 11.989,37 TL BSMV olmak üzere toplam 391.344,47 TL alacağı olduğunu, davacı tarafından alacağın temlik alınmasından sonra icra dosyasına herhangi bir masrafın yapılmamış olduğunu belirtmiştir.
Davacı vekili tarafından rapora yapılan itiraz üzerine hazırlanan 24/08/2021 tarihli raporda; davacı vekilinin rapora yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığını, 12/10/2020 tarihli raporun içeriğini aynen tekrar ettiğini, ...'e 03/10/2014 tarihinde yapılan 200.000,00 TL ödemenin, ödeme tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faizinin 171.635,61 TL olduğunu belirtmiştir.
Bilirkişi ... 09/05/2022 tarihli ek raporunda: icra müdürlüğü tarafından yapılan 16/10/2020 tarihli hesaplamada; masraf olarak yatırılan tutarların tahsilat olarak gösterilmesi, faizin ... 'nin hesaba dahil edilmemesi, alacaklı tarafından toplam ihale bedelinin 07/07/2011 tarihinde tahsil edilmesine rağmen ihale bedelinin yatırıldığı 19/08/2010, 31/08/2010 ve 06/07/2011 tarihlerinin paranın tahsilat tarihi olarak nazara alınması,
yapılan ihale masraflarının hesaba dahil edilmemesi nedeniyle icra müdürlüğü tarafından yapılan hesaplama ile 12/10/2020 tarihli raporda yapılan hesaplama arasında farklılıklar meydana geldiğini, 12/10/2020 tarihli raporda belirtilen hesaplamada her bir alacak kaleminin açık ve net bir şekilde belirtilmek suretiyle yapılmış olduğunu, yapılan hesaplamada usul ve yasaya aykırılığın bulunmadığını rapor içeriğini aynen tekrar ettiğini belirtmiştir.
Dava konusu olayda uygulanması gereken TBK'nın 191. maddesine göre temlik ivazlı ise temlik eden alacağın varlığını garanti etmiş sayılır. TBK 193. maddesine göre temlik eden garanti borcu nedeniyle borcun kapsamına almış olduğu bedel ve faiziyle temlikin sebep olduğu giderleri, neticesiz kalan icra takipleri ve açılan davalar nedeniyle davacının yapmış olduğu masraflar garanti borcu kapsamındadır. Devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe devralanın diğer zararlarını da tazmin etmekle yükümlüdür. Temlik edenin garanti zorunluluğuna ilişkin kanundaki hükümler düzenleyici nitelikte olup, emredici nitelikte olmayan bu hükümlerin aksine taraflar düzenleme yapabilir.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre. Davalı ... tarafından 26/10/2007 tarihinde düzenlenen kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi bedellerinin ödenmemesi üzerine Adana 3. İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı takip devam ederken davalı ...'nin ...
Noterliğinin 23/08/2012 tarih ve ... yevmiye sayılı sözleşmesi ile alacağını diğer davalı ...'e temlik ettiği ancak ipoteğin devri mümkün olmadığından tapuda ipotek alacaklısı olarak davalı ...'nin göründüğü, daha sonra davalı ... tarafından ... Noterliğinin 03/10/2014 tarihli ... yevmiye sayılı işlemi ile davalı ...'in ... almış olduğu dosya alacağının ve ipotek haklarının davacıya temlik edildiği, bu bakımdan davacı ile davalı ... arasında TBK 191.
Maddesi anlamında ivazlı temlik sözleşmesi yapıldığı, davacının bu sözleşme uyarınca davalıya 200.000,00-TL tutarında ivaz bedeli ödediği, davalı ... tarafından dava dışı ... isimli şahsın ipotek fekki için başvuruda bulunmasına istinaden ipotek fek işleminin yapıldığı, davacının ipoteğin fekkinden kaynaklı olarak mahkememizce alınan 12.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda 391.344,47 TL alacağının olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporu usule ve denetime uygun bulunarak hükme esas alındığı buna göre davalı bankanın ipoteği fek ederek davacının zararına sebebiyet verdiği,
zarardan kusuru nedeniyle sorumlu olduğu diğer davalı ... 'in TBK'nın 193. maddesi uyarınca davacı temlik alana karşı sorumluluğunun devam ettiği ve bu nedenle oluşan zarardan sorumlu olduğu, sonuç ve kanaatine varılmakla, davanın kabulü ile hüküm altına alınan alacağın ödeme tarihi olan 03/10/2014 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.( Benzer: Yargıtay 19.H.D 2015/13637 E. 2016/2767 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 13. H.D 2014/104 E. 2014/14445 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 13. H.D 2012/16832 E. 2012/22826 K. Sayılı ilamı,)
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/532, K. 2022/971, 2 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama