KÜNYE
T.C. Adana
- Mercii
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2022
- T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/27 Esas - 2022/970
- Esas no
- 2020/27 Esas
- Karar no
- 2022/970
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- ... - ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekilleri
- ... - ...
Karar Metni
648 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
... - ... MÜDAHİL : ... ... VEKİLİ : ... - ...
DAVA
Menfi Tespit- İstirdat
DAVA TARİHİ : 10/01/2020
KARAR TARİHİ : 01/11/2022
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit- İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin, ...'nin ortağı iken ... yılında ortaklıktan ayrıldığını, şirket ile banka arasında imzalanan 29/07/2013 - 30/04/2014 ve 03/09/2014 tarihli kredi sözleşmelerine kefil olduğunu, 29/07/2015 tarihinde şirketteki hisselerini ortaklardan ...'ya devrettiğini, şirketin daha sonra 28/04/2017 tarihinde 10.000.000,00 TL limitli, 07/11/2018 tarihinde 5.000.000,00USD limitli kredi sözleşmeleri imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşmelerde kefaletinin bulunmadığını, Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün .../...
E sayılı dosyasında kredi borçlarından dolayı icra takibinin yapıldığını, ihtiyati haciz kararının uygulanması nedeniyle müvekkilinin 12/03/2019 tarihinde icra dosyasına 4.140.000,00 TL ödeme yaptığını, asıl borçlunun ... yılından itibaren düzenli ödeme yapmadığını, buna rağmen bankanın yeniden yapılandırma işlemlerini yapmaya devam ettiğini, borçlu şirkete yeni krediler kullandırıldığını, asıl borçlu ve ortaklardan ...'nın konkordato istemesine rağmen bu durumun müvekkiline bildirilmediğini, asıl borçlunun borca batık olmasına rağmen icra takibi başlatılmadığını ve bu durumdan müvekkilinin haberdar edilmediğini,
diğer kefil ...'ın kefaletinin kaldırıldığını, ayrıca araçlar üzerindeki rehinleri kaldırdıklarını, müvekkilinin kefil olduğu kredi sözleşmelerini Türk Lirası üzerinden düzenlenmesine rağmen döviz cinsinden kredi kullandırıldığını, TBK'nın 587, 594, 592 ve 596.maddeleri gereğince müvekkilinin sorumluluğunun kalktığını belirterek davacının 29/07/2013, 30/04/2014 ve 03/09/2014 tarihli kredi sözleşmeleri ile kendisine gönderilen 11/02/2019 ve 26/02/2019 tarihli ihtarnamelerin gönderildiği tarih itibariyle ve ayrıca icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,
icra dosyasına ödenen 4.140.000,00 TL nin 12/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %57,90 oranındaki temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ile 29/07/2013 tarihli 8.750.000,00 TL, 30/04/2014 tarihli 1.250.000,00 TL, 03/09/2014 tarihli 5.000,00 TL, 28/04/2017 tarihli 10.000.000,00 TL, 08/11/2018 tarihli 5.000.000,00 USD limitli kredi sözleşmelerinin imzalandığını, davacının ilk üç sözleşmeye kefil olarak katıldığını, kredi borçlarının 4.523.168,06 TL sinden sorumlu olduğunu, 12/03/2019 tarihinde icra dosyasına, ihtirazi kayıtla 4.140.000,00 TL ödeme yaptığını, 11/02/2019 tarihi itibariyle bankanın 10.149.129,42 TL alacağının bulunduğunu, Adana 12. İcra Dairesi'nin .../...
E sayılı dosyasında ... hakkında menkul rehnin paraya çevrilmesi için icra takibi başlatıldığını, diğer taraftan asıl borçlu ve kefiller hakkında Adana 6. İcra Dairesi'nin .../... E sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, davacının 03/09/2014- 28/04/2017 tarihleri arasındaki kredilerden sorumlu tutulduğunu, davacının iddialarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekili 21/10/2022 havale tarihli dilekçesinde; davalı ... ile 19/10/2022 tarihinde sulh ve ibraname düzenlendiğini, protokol gereğince müvekkiline gerekli ödemenin yapıldığını, dava ile talep edilen hususların protokol ile karşılanması nedeniyle davanın konusuz kaldığını, bu nedenle davadan feragat ettiğini, davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekili 27/10/2022 tarihli dilekçesinde; davacının davadan feragat ettiğini, davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
6100 Sayılı HMK'nun 307.maddesi gereğince, feragat talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçilmesidir. Aynı yasanın 309/2.maddesinde; Feragatin hüküm ifade etmesi için mahkemenin ya da karşı tarafın muvafakatine ihtiyaç olmadığı belirtilmiştir. 311.madde gereğince, feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur.
Açıklanan nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · E-imza · Üye ... · E-imza · Üye ... · E-imza · Katip ... · E-imza
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/27, K. 2022/970, 1 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama