KÜNYE
T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2022
- T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/133 Esas - 2022/1049
- Esas no
- 2022/133
- Karar no
- 2022/1049
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
Karar Metni
1.644 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
... VEKİLİ : ... - ...
DAVALILAR
1- ... - ... ... 2- ... - ... ... 3- ... - ... ... VEKİLİ : ... - ...
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)
DAVA TARİHİ : 21/02/2022
KARAR TARİHİ : 23/11/2022
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülen Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davası yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı asıl borçlu ... arasında ... imzalandığını, bu sözleşmeyi diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi genel sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin ödemeleri yapılmayınca noter aracılığı ile ihtarname gönderildiğini, borcun yine ödenmemesi neticesinde davalı borçlular aleyhine Adana 9.İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalıların itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalılar herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.
Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Davacı banka ile davalı ... arasında 24/07/2015 tarihinde 470.000,00 TL limitli ... ve bu sözleşmeye 01/03/2018 tarihinde arttırım yapılarak 670.000,00 TL limitli ... imzalanmıştır. ... Noterliği'nden gönderilen 29/01/2019 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile kredinin ödenmediği 422.036,91TL alacağın bulunduğu, borcun 7 gün içerisinde ödenmesi bildirilmiştir. Davalı asıl borçlu ... sözleşme bulunan adresine gönderilen ihtarname 04/02/2019 tarihinde iade edilmiştir. Diğer davalı kefillere gönderilen tebligatlar da aynı tarihte iade edilmiştir.
Davalı asıl borçlu ...'ne gönderilen ... Noterliğinin 15/02/2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile kredinin ödenmediği 437.227,61TL alacağın bulunduğu, borcun derhal ödenmesi bildirilmiştir. Davalı asıl borçlu ... 'ne sözleşmede bulunan adresine gönderilen ihtarname 16/02/2019 tarihinde iade edilmiştir.
İİK’nın 68/b maddesindeki; "... Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." hükmü kredi borçlusu yönünden uygulanmakla beraber kefiller için uygulanamaz.
TTK’nın 7/1. maddesi uyarınca kefile taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Temerrüte düşürülmeyen borçlu kefil temerrüt faizinden sorumlu tutulamaz.(Yargıtay 11. HD 2020/3334 E. 2020/4631 K. , 2020/5347 E. 2021/6932 K. , 19 HD 2017/2399 E. 2019/746 K. ) bu durumda asıl borçlunun 17/02/2019 tarihinde, diğer davalıların ise takip tarihinde temerrüde düştükleri kabul edilmiştir.
Davalıların kefaletleri TBK.nın 583.maddesi şekil şartlarını taşınmaktadır. TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince. Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak 28/03/2013 tarihli 6455 S.K. ile eklenen 3. Fıkra ile.
Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. Davalılardan ...'nın ...nin imzalandığı tarih itibari ile şirket ortağı olması sebebi ile eş rızası aranmayacağı hallere girmektedir. Davalı gerçek şahısların kefaletleri geçerli olup, kendilerini bağlamaktadır.
Adana 9.İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyasında; davacı tarafından borçlu-davalılar aleyhine 11/03/2019 tarihinde, ... borcundan dolayı toplam 53.176,76 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur.
TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.)
Kredi sözleşmesinin 10.5 maddesinde; ... Bankanın ... şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında temerrüt faizi uygulanacağı belirtilmiştir. Bu oran kayıtlarda %58,80 olarak tespit edilmiştir.
Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) takip talebinde takibe kadar akdi faiz istendiği belirtilmiştir.
TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir.
Bankacı bilirkişi ... 06/10/2022 tarihli raporunda; dava konusu ...nin 6098 sayılı kanunun hükümlerine tabi olduğu sözleşmenin TBK 583.maddesi gereği şekil şartlarına uygun taşıdığı, davalı ... ve ...'ün 670.000 TL tutarındaki 01/03/2018 tarihli dayanak sözleşmedeki herbirine ait 670.000 TL kefaletten sorumluluklarının devam ettiğini, borçlu ...'nin karşılıklı akdedilen 670.000 TL tutarında dayanak sözleşme gereği sorumlu olduğunu,
söz konusu kredinin ... kapsamında kullandırıldığı ... tarafından tazmin edilen tutarın 40.603,47 TL olarak 11/09/2020 tarihinde davacı bankaya ödendiğini ancak kredi garanti kurumlarına sağlanan Hazine desteğine ilişkin karar gereği kredilerin temerrüde düşmesi durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemlerin kurum tarafından yürütüldüğünü, davacı bankanın 21/03/2019 tarihine davalıya yapılandırma teklifini ....
Noterliği ... yevmiye no gereği sunduğunu ancak davalıya tebliğ edilmediğini, yapılandırmanın yapılamadığını, davacının ... teminatlı kredide takip öncesi tüm süreçleri ilgili karar uyarınca doğru yönettiğini, davacı bankanın davalı .... yönünden. 49.153,69 TL asıl alacak, 1.766,26TL işlemiş faiz, 88,31 TL BSMV olmak üzere toplam 51.008,26 TL, davalı ... ve ... yönünden.
49.153,69 TL, 684,87 TL işlemiş faiz, 34,24 TL BSMV olmak üzere toplam 49.872,81 TL alacağı olduğunu belirtmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle.
Davanın, İİK.'nun 67/1.mad gereğince açılmış itirazın iptali davası olduğu, davacı ile asıl borçlu davalı .... arasında imzalanan ... gereğince, davalıya krediler kullandırıldığı, diğer davalıların bu kredi sözleşmesine müştereken ve müteselsilen kefil oldukları, kredilerin ödenmesinde yaşanan gecikme nedeniyle hesabın kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiği, borcun ödenmemesi üzerine Adana 9. İcra Müdürlüğü'ne ait .../... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibine girişildiği, davalı borçlular tarafından takibe itiraz edilmesiyle icra takibinin durdurulmasına karar verildiği,
itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, davalı ... ve ...'ün kefaletinin, 6098 Sayılı TBK.'nun 583 ve 584.maddelerinde belirtilen şartları taşıması nedeniyle geçerli olduğu, davacı banka tarafından hesap kat edilerek ....
Noterliği'nden gönderilen 29/01/2019 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile kredinin ödenmediği 422.036,91TL alacağın bulunduğu, borcun 7 gün içerisinde ödenmesinin istendiği, davalı asıl borçlu ... ye sözleşmede bulunan adresine gönderilen ikinci ihtarnamenin 16/02/2019 tarihinde iade edildiği, diğer davalı kefillere gönderilen tebligatların da aynı tarihte iade edildiği, davalı asıl borçlu ...'ne gönderilen ....
Noterliğinin 15/02/2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile kredinin ödenmediği 437.227,61TL alacağın bulunduğunun, borcun derhal ödenmesinin bildirildiği, davalı asıl borçlu ... 'ne sözleşmede bulunan adresine gönderilen ihtarnamenin 16/02/2019 tarihinde iade edildiği, İİK’nın 68/b maddesinin asıl borçlu için hüküm ifade ettiği, diğer davalılar için bu maddenin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilerek, davalı asıl borçlu ....'ne ihtarnamede belirtilen sürenin bitimi olan 17/02/2019 tarihinde, diğer davalı kefillerin ise icra takibi ile temerrüte düştükleri, bilirkişi raporunun bu husus dikkate alınarak düzenlendiği,
raporun usule, oluşa ve denetime uygun olduğu gözetilerek hükme esas alındığı, davalı asıl borçlu ....'nin toplam 51.008,26TL, diğer davalı kefiller ... ve ... ise 49.872,81 TL üzerinden sorumlu tutulması gerektiği anlaşıldığından, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.( Asıl borçlu için ikinci ihtarname ile yeni süre verildiği gözetilerek asıl alacak ve faiz yönünden hesaplama yapılırken bu yeni ihtarname baz alınmıştır.)
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/133, K. 2022/1049, 23 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama