KÜNYE
T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Temlik Eden Temlik Alan
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2023
- Esas no
- 2022/140 Esas
- Karar no
- 2023/216
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalılar
- 1- ...
Karar Metni
1.318 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
2- ... 3- ... VEKİLİ : ...
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)
DAVA TARİHİ : 22/02/2022
KARAR TARİHİ : 17/05/2023
YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; Davalı ... Şti. İle müvekkili bankanın Gazipaşa Bulvarı/Adana şubesi arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi gereği kredi kullandırıldığı, krediye şirket yetkilisi ... ve ...'ın kefil oldukları, kredi borçlarının geri ödenmemesi üzerine Adana 13.İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiği, ancak borçluların haksız ve hukuksuz olarak takibe itirazları sonucu takibin durdurulduğu, öncelikle davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili tarafından verilen cevap dileçesinde özetle; Müvekkillerinin davacı bankaya borcunun icra dosyasında belirtilen 99.890,91 TL olmadığı, alacağın net olarak hesaplanmasının gerektiği, alacaklı bankanın henüz vadesi gelmemiş borcu icraya koyduğu, icraya konulan borcun faizinin %48 gibi fahiş bir oranlı olduğu, bunun haksız ve hukuksuz olduğu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/06/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; davalılardan ... Şti.'nin 92.032,90 TL nakdi kredi borcundan sorumlu tutulabileceği, davalı kefiller ... ve ...'ın 91.320,12 TL nakdi kredi borcundan sorumlu tutulabileceği kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.
Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.
Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Davacı banka ile davalı ... şti. arasında 29/03/2013 tarihinde 500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı banka tarafından gönderilen 23/10/2019 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile kredinin ödenmediği, 17/10/2019 tarihi itibariyle kredinin kesildiği, borcun 7 gün içerisinde ödenmesi bildirilmiştir.
Kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesaplar 17/10/2019 tarihinde kat edilerek, Adana 11. Noterliği'nden gönderilen 23/10/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile borcun 7 gün içinde ödenmesi istenmiştir. İhtarname davalılara 08.11.2019 ve asıl borçluya 30/10/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalılar ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 7 günlük sürenin dolduğu 18/11/2019 tarihinde asıl borçlu davalı şirket ise 07/11/.2019 tarihinde temerrüde düşmüştür.
Adana 13.İcra Müd.nün 2019/... esas sayılı dosyasında; davacı tarafından borçlu-davalılar aleyhine 17/12/2019 tarihinde, genel kredi sözleşmesi borcundan dolayı toplam 99.890,91 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur.
TBK'nın 586. maddesi uyarınca; alacaklının asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefil hakkında takip yapabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve bu konuda kendisine gönderilmiş ihtarın sonuçsuz kalması (Hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğine rağmen) veya borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerekir. (Yargıtay 19 HD : 2020/4459 E. 2021/5808 K., 2020/3228 E. 2021/5789 K.)
TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir.
TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.)
Kredi sözleşmesinin Temerrüt oranı kısmında; temerrüt faiz oranının nasıl belirleneceği yazılmış olup yapılan hesaplamaya göre davacı bankanın %48 oranında temerrüt faizi isteyebileceği gözetilerek bu miktarlar taleple bağlı kalınarak hükme esas alınmıştır.
Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) takip talebinde takibe kadar akdi faiz istendiği belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle.
Davanın, İİK.'nun 67/1.mad gereğince açılmış itirazın iptali davası olduğu, davacı ile asıl borçlu davalı ... şti. arasında imzalanan ve diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları ticari nitelikteki kredi sözleşmesi gereğince, davalı borçluya krediler kullandırıldığı, kredilerin ödenmesinde yaşanan gecikme nedeniyle hesabın kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiği, borcun ödenmemesi üzerine Adana 13.İcra Müd.nün 2019/... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibine girişildiği, takibin dayanağının, kredi alacağı olarak belirtildiği,
davalı borçlular tarafından takibe itiraz edilmesiyle icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, davacı banka tarafından hesap kat edilerek 23/10/2019 tarihli ihtarname gönderilerek borcun 7 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin davalılara tebliğ edildiği, davalı kefillerin ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 7 günlük sürenin dolduğu 18/11/2019 tarihinde asıl borçlu davalı şirketin ise 07/11/2019 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı kefillerin kefaletinin geçerli olduğu ve kendilerini bağladığı,
borcun varlığı ve miktarı konusunda rapor alınmak üzere dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi edildiği, hükme esas alınan ve denetime elverişli raporda;Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesini asıl borçlu sıfatıyla imzalayan ... şti.'nin asaleten, müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan ...'ın ve ...'ın kefaleten dava konusu kredilerin borcundan kaynaklı olarak Asıl borçlu ... Şti.
Yönünden; toplam 92.032,90 TL üzerinden, Davalı kefiller ... ve ... yönünden; toplam 91.320,12 TL üzerinden sorumluluklarının devam ettiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne , hüküm altına alınan alacakların likit ve bu kısımlara yapılan itirazların haksız olduğu gözetilerek, icra dairesine yapılan itiraz açısından hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında inkar tazminatına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... E İmzalıdır Hakim ... · E İmzalıdır
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/140, K. 2023/216, 17 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama