KÜNYE
T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2022
- T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/167 Esas - 2022/1027
- Esas no
- 2022/167
- Karar no
- 2022/1027
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacılar
- 1- ... - ...
Karar Metni
1.739 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
2- ... - ... VEKİLİ : ... - ...
DAVALI
... - ... ... VEKİLİ : ... - ...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/03/2022
KARAR TARİHİ : 18/11/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
03.02.2011 tarihinde müvekkillerinin destekçisi ... ile ... devlet yolunun ... yönüne gidiş şeridinde bulundukları takside seyir halindeyken, araçta bulunan ... telefonla konuşurken birden sinirlenerek yola çıktığını, müteveffa ...'nin ...’ın zarar görmesini engellemek için peşinden gitmek zorunda kaldığını, o esnada ...’nın kontrolünde bulunan ... plakalı araç hızını kontrol edemeyerek ...'ye sertçe çarpması sonucunda ...'nin hayatını kaybettiğini, kaza esnasında mütevefanın ...’ı durdurmak için araçtan inmek zorunda kaldığının kaza tutanaklarıyla ve tanık beyanlarıyla ispatlandığını,
...'nın kullandığı aracın hızını kontrol edemeyerek yola ani bir şekilde çıkan ...’a çarpmasına rağmen yaralanarak atlatmışken, mütevvefa ...'nin aracın çarpması sonucu yaşamını kaybettiğini, müvekkil ...’nin eşi diğer müvekkil ...'nin ise babası olan ...'nin sağlığında çeşitli işlerde çalıştığını, son olarak ticari işler yaptığını ve ticari işlerini yürüttüğü esnada hayatını yitirdiğini, kazaya konu ... plakalı numaralı aracın, davalı sigorta şirketi tarafından 13.12.2010 tanzim 13.12.2010 başlangıç ve 13.12.2011 bitiş tarihli ... nolu poliçe ile sigortalandığını,
poliçede ölüm halinde kişi başına ödenen tutarların tamamının müvekillere ödenmesi gerektiğini, müvekkillerinin, müteveffanın ölümü ile perişan olduklarını, müvekkili ... çok ağır hastalıklar ve ameliyatlar geçirdiği için çalışamadığını, müvekkiller müteveffanın ölümü ile onun desteğinden yoksun kaldıklarını, şirket tarafından ödenmesi taahhüt altına alınmış bulunan miktarın müvekkillerine ödenmesi halinde az da olsa zararlarını gidereceklerini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin temerrüte düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, haksız, mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Davacıların desteğinin vefat ettiği kazada sigortalı araç sürüsünün kusurunun olup olmadığı, kusur dağılımının hangi oranlarda olması gerektiği, davacı/davacılar ile müteveffa arasında destek ilişkisi bulunup bulunmadığı, davaya konu edilen zararların poliçe teminatı ve davalının sorumluluğu kapsamında kalıp kalmadığı taleplidir.
Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakı, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiş, davacılara aik ekonomik ve sosyal durumları araştırılmıştır.
SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
14.07.2021 tarihli duruşmanın bir nolu ara kararı gereğince davacı vekiline kaza tarihi ile uyumlu yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunu ibraz etmek ve bu raporu da sigorta şirketine de ibraz ettiğini belgelendirmek üzere 4 haftalık kesin süre verilmesine kesin süre içerisinde sağlık kurulu raporunun ibraz edilmediği ve sigorta şirketine sunulmadığı takdirde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verileceği yönünde ihtarat yapıldığı görüldü.
Davacı vekili tarafından21.09.2022 tarihli duruşma zaptının ... Maddesi gereğince; davacı vekiline sigorta şirketine zorunlu başvuruya ilişkin belge ibraz etmek üzere iki haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde başvuruya ilişkin herhangi bir belgenin ibraz edilmediği, davalı ... şirketine yazılan müzekkereye cevap verildiği başvuru evrakının ekleri ile birlikte gönderildiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda değişiklik yapılması suretiyle, trafik kazalarında zarar görenlerin daha hızlı ve eksiksiz tazminat alabilmesi ve yargı üzerinde oluşan yükün hafifletilebilmesini teminen zarar görenlerin sigorta şirketine başvurmasının ardından, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununun tahkime ilişkin başvuru şekli ve süresinin dikkate alınmasını öngören bir düzenleme Tasarıya yeni çerçeve ... ncı madde olarak eklenmiştir."
Plan ve bütçe komisyonun değişiklik gerekçesi Çerçeve madde ... alt komisyon metninin çerçeve ... maddesi; "Zorunlu trafik sigortası uyuşmazlıklarının daha hızlı çözülmesi için zarar görenin öncelikli olarak ilgili sigorta kuruluşuna başvurması, sorunun çözülemediği hallerde dava açması ya da sigortacılık mevzuatı uyarınca tahkime başvurmasına imkân sağlayacak şekilde değiştirilmesi suretiyle kabul edilmiştir" şeklinde açıklanmıştır.
Tasarı yasalaşmadan önce TRBMM Genel Kurul görüşmeleri sırasında iki adet önerge verilmiştir.
Önergelerden birisi tüm madde metininin tasarıdan çıkartılmasına ilişkin olup bu önerge hakkında yapılan görüşmeler sırasında söz konusu tasarı ile dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru şartı getirilmiş olmasının mağduriyet yaratacağı, düzenleme ile zararın tazmini için sigorta şirketine başvuru yapılmaması halinde dava yoluna gidilemeyeceğinin kabul edileceğini bunun doğru olmadığını mağdurların sigorta şirketinin insafına terk edileceği yönünde eleştiriler getirilmiş ve değişlik önergesi sunulmuş ancak söz konusu önerge red edilmiştir.
Yine aynı madde de yer alan dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapılması ve 15 gün beklenmesi gerektiği şeklindeki hükümde yer alan 15 günlük sürenin 7 güne indirilmesi teklif edilmiş bu teklif de red edilmiştir.
Tüm açıklamalara göre yasa koyucunun gerekçesi ve TBMM Genel Kurulunda yapılan değişliklik önergeleri ile bu önergeler hakkında yapılan görüşmeler neticesinde önergelerin reddine karar verilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde söz konusu kanun maddesinde getirilen dava açılmadan önce Sigorta şirketine başvuru yapılması gerekliliğine ilişkin koşul ön dava şartı niteliğinde olup dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken bir koşuldur.
Bu şart yerine getirilmeden dava açılmış ise dava ön şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Söz konusu değişlik ile getirilen dava ön şartının dava açıldıktan sonra giderilebilecek nitelikte olması halinde yasa koyucu tarafından bu şekilde bir düzenleme yapılmasına gerek olmazdı zira madde metninin değişlikten önceki halinde mağdurun dava açmadan önce sigorta şirketine başvurma imkanı olduğu gibi doğrudan dava açma imkanı da bulunmaktadır.
Yasa koyucu bilinçli olarak zarar görenlerin daha hızlı ve eksiksiz tazminat alabilmesi ve yargı üzerinde oluşan yükün hafifletilebilmesi amacı ile söz konusu değişliği yapmıştır.
Bu nedenle mağdurun doğrudan doğruya dava açması ve dava açtıktan sonra yargılama aşamasında sigorta şirketine başvuru yapmış olması ve bu şekilde dava şartının sonradan giderilebilir dava şartı olarak kabulü Yasa Koyucunun değişlik ile getirmek istediği asıl amacına aykırıdır.
Son olarak, söz konusu dava şartının mahkemeye erişim hakkının bu kapsamda adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğu gerekçesi ile Anayasa Mahkemesine başvurulmuş olup Anayasa Mahkemesi .../... esas ve .../... karar sayılı ilamında; " &76: Davanın esası hakkında karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan koşullar şeklinde tanımlanabilecek olan dava şartları, yargılama usulü kanunlarında genel nitelikte dava şartları şeklinde düzenlendiği gibi diğer kanunlarda özel nitelikte dava şartı şeklinde de düzenlenebilmektedir.
İtiraz konusu kural uyarınca dava yoluna başvurulmadan önce ilgili sigorta şirketine yazlı başvuruda bulunulmuş olması koşulu da özel nitelikte dava şartıdır. Dolayısıyla dava açılmadan önce yazılı başvuruda bulunulmuş olması, açılacak davada mahkemenin uyuşmazlığın esası hakkında inceleme yapabilmesi için zorunludur. Bu zorunluluğun yerine getirilmemesi hâlinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilecektir.
Bu suretle dava açılmadan önce zarar görenin ilgili sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmasının öngörülmesinin taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargıya başvurulmadan çözümüne imkân tanıması ve böylece gerek zarar görenin tazminat alacağına kısa sürede kavuşmasına gerekse yargının iş yükünün azalmasına hizmet edebileceği gözetildiğinde kuralın bu yönüyle kamu yararını sağlama amacına ulaşılması bakımından elverişli olduğu açıktır.
&77. Hukuki uyuşmazlıkların yargıya başvurulmadan önce çözümüne imkân tanımak suretiyle hem uyuşmazlıkların kısa süre içinde giderilmesini hem de yargının iş yükünün azalmasını temin etmek biçimindeki amaçların dava açılmadan önce ilgili sigorta şirketine başvurulması zorunluluğundan daha hafif bir tedbirle gerçekleştirilebileceği, dolayısıyla sınırlamanın gerekli olmadığı da söylenemez.
&78. Diğer yandan kural zarar görenin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmuş olması koşulunu öngörmekte ise de; Kanun’un ... maddesinin ikinci cümlesinde sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde zarar görenin dava açabileceği veya tahkime başvurabileceği açıkça düzenlenmiştir. Kaldı ki kural işletene karşı herhangi bir başvuru yapılmış olmasına veya dava açılmış olmasına dahi gerek olmaksızın doğrudan sigorta şirketine başvuru yapılmasına imkân tanımaktadır. Bu yönleriyle kuralın kişilere aşırı bir külfet yüklediğinden de söz edilemez.
&79. Bu itibarla Kanun’da sınırlama aracının sınırlama amacına uygun ve orantılı şekilde kullanılmasını sağlayacak yasal güvencelere yer verildiği ve amaç ile araç arasında makul bir dengenin gözetildiği anlaşıldığından kural mahkemeye erişim hakkına orantısız, dolayısıyla ölçüsüz bir sınırlama da getirmemektedir. " gerekçesi ile sigorta şirketine karşı dava açılmadan önce usulüne uygun şekilde sigorta şirketine başvuru yapılmamış olması halinde davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilebileceği, bu durumun davacı açısından aşırı bir külfet getirmediği, adil yargılanma hakkının hak arama özgürlüğünün ihlali niteliğinde olmadığı da kabul edilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davalı sigorta şirketine karşı dava açılmadan önce mutlak surette usulüne uygun şekilde bir başvuru yapılması gerekmekte, bu başvuru şartı yerine getirilmemiş olması halinde mahkemece işin esasına girilmeden HMK 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Dava şartları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinde düzenlenmiştir. Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
Dava açılmadan önce davalı sigorta şirketlerine tazminatın ödenmesi için gerekli olan tüm belgeler ile eksiksiz olarak başvuru yapılması gerekliliği yasa koyucu tarafından dava şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şart yerine getirilmeden dava açılmış ise dava ön şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalara göre eldeki dosyaya baktığımızda; davacı vekili kaza nedeni ile davacıların murislerinin kaza nedeni ile hayatını kaybettiğini, müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını belirterek poliçe ile güvence altına alınan teminat bedellerinin ödenmesini talep etmiştir. Ancak davacı tarafından dava açmadan önce davalı sigorta şirketine gerekli olan tüm evraklar ile eksiksiz bir biçimde başvuru yapılmadığı, görülmektedir.
Davalı sigorta tarafından gönderilen hasar dosyası incelendiğinde davacının başvurusu sırasında sigorta şirketine kaza tespit tutanağı ve otopsi evrakları, poliçe sürücü belgesi, ruhsat ibraz edildiği, davacıların hak edeceği iddia edilen tazminatın hesabına esas olacak olan, murisin ölüm belgesi, gelir belgesi ve davacıların veraset ilamının ibraz edilmediği görülmüştür.
Bu nedenle davacının dava açılmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yaptığından söz edilemeyeceğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir. (Benzer Yargıtay Hukuk 17. Dairesinin 2018/... esas 2020/... karar sayılı ilamı, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Daires'nin 2021/...E, 2022/...K sayılı 13.09.2022 tarihli ilamı)
Katip ... Hakim ... e- imzalıdır e- imzalıdır
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/167, K. 2022/1027, 18 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama