KÜNYE
"Türk Milleti Adına" T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Davalı 3- ... - ... Tasfiye
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2022
- T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2019/429 Esas - 2022/875
- Esas no
- 2019/429 Esas
- Karar no
- 2022/875
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekilleri
- ... - ...
- Davalı
- 1- ... - ... ...
- Vekili
- ... - ...
- Davalı
- 2- ... - ...
- Vekili
- ... - ...
- Memuru
- ... - ..., ...
- Davalılar
- 4- ...-... - ... ...
Karar Metni
2.312 kelime·12 dk okuma·6 bölüm
5- ... - ... ..., 6- ... - ... ..., 7- ... - ... - ..., 8- ... - ..., 9- ... - ... - ...
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/07/2019
KARAR TARİHİ : 01/11/2022
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığını, Adana 6.İş Mahkemesinin 2015/... esas sayılı dosyası neticesinde verilen karar sonucu kuruma yapılan başvuru neticesinde ihbar ve kıdem tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, dava dışı işçi ... için 04/06/2018 tarihinde ödenen 10.000,00 TL, 23/07/2018 ödenen 23.000,00 TL,01/06/2018 tarihinde ödenen 5000,00 TL, 07/06/2018 tarihinde ödenen 1500,00 TL,13/06/2018 tarihinde ödenen 70.020,36 TL, 10/07/2018 tarihinde ödenen 10.000,00 TL toplam 70.020,36 TL tazminat ödendiğini,
davalıların sorumluluklarına düşen miktarın 70.020,36 TL olarak belirlendiğini, davalılardan talep edilmesine rağmen geri ödemenin gerçekleşmediğini, davacı kurumun davalılardan ihale yöntemi yardımcı işlerde hizmet alım işini yaptığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri doğrultusunda davalı şirket elemanı olarak çalışan işçilere yapılan ödemelerden bu firmaların sorumlu tutulacağının karar altına atındığını, davalıların alt işveren sıfatıyla hizmet yürüttüğünü, taraflar arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğunu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğunu,
ancak ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiğini, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarınını dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde müvekkilinin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiğini, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığını belirterek,
70.020,36 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dosyasına ilişkin olarak zamanaşımı itirazında bulunduklarını, işçi ...'ya sözleşme kapsamında 03/03/2009-23/04/2009 tarihleri arasında çalıştığı döneme ilişkin tüm hak ve alacaklarının müvekkil şirket tarafından ödendiğini, 6552 sayılı yasa ile iş kanununda yapılan değişiklikle yüklenici çalışanlarının Kıdem Tazminatından davacı kurumun sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 4734 Sayılı kanun uyarınca kamu ihalesi ile davacı kurumun alt işverenliğini üstlenmiş olup, aralarında yapmış oldukları hizmet sözleşmesinde işçilere üst işveren tarafından ödenecek tazminatlardan dolayı alt işverene rücu edileceğine dair madde bulunmadığını, 4734 sayılı iş kanununun 62. Maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, çalışanlarının Kıdem Tazminatından davacı kurumun sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Diğer davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, taraflar dosyaya cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara da katılmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, rücu’en tazminat talebine ilişkin olup, dava konusu alacağın davalıların davacının belirli süreler dahilinde alt işverini olması sebebiyle davacı tarafından dava dışı işçi ...'nun davalı şirketler nezindeki çalışmalarından dolayı yapılan düzenlemeler gereği üst işveren sıfatıyla iş akdi sona ermesi nedeni ile kıdem tazminatı ödemesi yapılmış olduğu, ödenen bu 70.020,36 TL tazminatın davalılar ile yapılmış olan sözleşme gereğince davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talebinden kaynaklanmış olduğu anlaşılmıştır.
Adana 6.İş Mahkemesinin 2015/... Esas, 2018/... Karar sayılı dosyası celp edilerek incelenmiş, mahkemece verilen davanın kısmen kabulü kısmen reddine dair hükmün istinaf incelemesinden geçtiği ve istinafça mahkeme hükmü kaldırılarak açılan davanın kabulüne dair verilen 09/11/2018 tarihli hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Dosya dava dilekçesi ekindeki hizmet alım sözleşmeleriyle birlikte bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya ibraz edilen işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişinin 04/03/2021 tarihli raporunda; .... İçin tam rücu 8.184,62 TL, yarı yarıya rücu 4.092,31 TL, .... İçin tam rücu 32.667,65 TL, yarı yarıya rücu 16.333,82 TL, .... İçin tam rücu 1.202,94 TL, yarı yarıya rücu 601,47 TL, ...
İçin tam rücu 602,74 TL, yarı yarıya rücu 301,24 TL, ... için tam rücu 767,57 TL, yarı yarıya rücu 383,78 TL, .... ... için tam rücu 4.375,37 TL, yarı yarıya rücu 2.187,68 TL, ... için tam rücu 15.484,75 TL, yarı yarıya rücu 7.742,37 TL, ....için tam rücu 1.074,26 TL, yarı yarıya rücu 537,13 TL, ... için tam rücu 1.403,35 TL, yarı yarıya rücu 701,67 TL, ... için tam rücu 4.257,36 TL, yarı yarıya rücu 2.128,68 TL olmak üzere toplamda tam rücu 70.020,36 TL, yarı yarıya rücu 35.010,15 TL olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar ve eksik hususların değerlendirilmesi amacıyla dosya ek rapor düzenlenmek üzere aynı bilirkişilere yeniden tevdii edilmiş. bilirkişinin mahkemeye sunmuş olduğu 15/10/2021 tarihli ek raporunda; .... İçin tam rücu 6.514,64 TL, .... İçin tam rücu 26.002,25 TL, .... İçin tam rücu 957,49 TL, ... İçin tam rücu 239,37 TL, yarı yarıya rücu 239,37 TL ve sözleşmenin olmadığını, ... için tam rücu 305,08 TL, yarı yarıya rücu 305,08 TL ve sözleşmenin olmadığını, .... ... için tam rücu 3.482,63 TL, ... için tam rücu 12.325,28 TL, ....için tam rücu 854,21 TL, ... için tam rücu 1.117,05 TL, ... için tam rücu 17.761,91 TL, olmak üzere toplamda tam rücu 70.020,36 TL, yarı yarıya rücu 623,15 TL olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için Adana 6.İş Mahkemesi'nin 2015/... Esas, 2018/...
Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde açılan davanın kabulüne karar verilmiş olduğu, karar neticesinde dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığı ve kurumca işçiye işçilik alacağı ödemesi gerçekleştirildiği, davacı ile davalı şirketler arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğu, ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin, yüklenici işçisi olması,
sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde davacının işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiği, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığı,dosya içerisinde davacı kurum ile davalılar arasında imza edilen sözleşmeler ve idari şartnamelerin bulunduğu,
yapılan hizmet sözleşmesi ve şartnamelerinin incelenmesinde yüklenicilerin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluğunun mevcut olup, davacı kurumun ödemiş olduğu işçilik alacaklarının tamamını iş bu yüklenicilere rücu edebileceği sözleşme hükümlerinden anlaşılmıştır.
Kaldı ki, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre taraflar arasında yapılan sözleşmede sorumluluğun yarı yarıya olacağına ilişkin açık bir sözleşme hükmü bulunmuyorsa, bu durumda da tam sorumluluk hususunun geçerli olacağı (Yargıtay 15.HD'nin 2021/... Esas, 2021/... Karar sayılı ilamı, Adana BAM 9.H.D'nin 2020/... Esas, 2022/...
Karar sayılı ilamı vb.) mahkememizce kabul edilmiş; dosyaya ibraz edilen ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi ek raporunda, davacının 04/06/2018- 23/07/2018- 01/06/2018- 07/06/2018- 13/06/2018- 10/07/2018 tarihlerinde yapılan ödemeler nedeniyle, .... için tam rücu 6.514,64 TL, .... İçin tam rücu 26.002,25 TL, .... İçin tam rücu 957,49 TL, ...
İçin tam rücu 239,37 TL, yarı yarıya rücu 239,37 TL ve sözleşmenin olmadığını, ... için tam rücu 305,08 TL, yarı yarıya rücu 305,08 TL ve sözleşmenin olmadığını, .... ... için tam rücu 3.482,63 TL, ... için tam rücu 12.325,28 TL, ....için tam rücu 854,21 TL, ... için tam rücu 1.117,05 TL, ... için tam rücu 17.761,91 TL, olmak üzere toplamda tam rücu 70.020,36 TL, yarı yarıya rücu 623,15 TL davacı idarenin davalılardan alacağının olduğu belirtilmiş, davacı vekilince 07/10/2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde dosyaya sunulan rücu tazminat komisyonu kararında belirtilen talepler nazara alınarak bilirkişi ek raporu hükme esas alınmış,
bu nedenle açılan davanın kısmen kabulü ile, 26.002,25 TL'nin 13/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ... ... 'den alınarak davacıya verilmesine, 17.761,91 TL'nin 13/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ...'den alınarak davacıya verilmesine, 854,21 TL'nin 13/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ...'den alınarak davacıya verilmesine, 15.807,91 TL'nin 13/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... - ...' dan alınarak davacıya verilmesine,
478,74 TL'nin 13/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ... ...'den alınarak davacıya verilmesine, 957,49 TL'nin 13/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ... ...' den alınarak davacıya verilmesine, 1.100,00 TL'nin 13/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... 'den alınarak davacıya verilmesine, 17,05 TL'nin 13/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ... ... ...'den alınarak davacıya verilmesine,
6.514,64 TL'nin 13/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ... ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/429, K. 2022/875, 1 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama