KÜNYE
T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2021
- Esas no
- 2019/468 Esas
- Karar no
- 2021/689
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... -V.D.:Büyük Mükellefler V.N.: ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalılar
- 1- ... -TC Kimlik No: ... - ...
- 2- ... - v.n.
- ...- ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/07/2019
- Gerekçeli kararın yazılma tarihi
- ...
Karar Metni
1.445 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili banka ile davalı borçlu arasında imzalanan sözleşmeye istinaden davalı ... kredi verildiğini, diğer davalı ...'in bu krediye müteselsil kefil olduğunu, davalının geri ödeme sözleşme şartlarına uygun olarak borcunu ifa etmediğini, bunun üzerine 20/02/2019 tarihinde hesap kat ihtarı gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra dosyasına itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek Adana 1. İcra Dairesi'nin 2019/... Esas sayılı icra takibindeki itirazın iptaline, ayrıca 50.750,00 TL.'lik çek garanti tutarlarının depo edilmesine karar verilmesini, davalı borçluların icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi verilmemiştir.
YARGILAMA USULÜ
15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü gereğince , mahkememizde açılan 125.191,80 TL'lik dava için basit yargılama usulü uygulanmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalılar aleyhine tarihinde ilamsız takipte bulunduğu görülmüştür. Takip talebinde; davalının kredi borcu için 46.151,90 TL kredi kartı asıl alacak, 75.462,82 TL ticari kredi asıl alacak, 3.088,96 TL temerrüt faizi, 154,44 TL BSMV, 503,70 TL masraf alacağına %46,80 oranında temerrüt faizi işletilerek tahsili ile 50.750,00 TL gayri nakdi kredinin depo edilmesinin talep edildiği, davalılar vekili adına işbu icra takibine itiraz edildiği ancak verilen itiraz dilekçesinde borçlu ...'in vekaletnamesi bulunmadığından itirazın sadece borçlu şirket yönünden durdurulduğu, davalı borçlu yönünden ... takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası; takip talebine itiraz edilen alacaklı tarafından itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde borçluya karşı açtığı bir eda davasıdır. Ancak normal bir eda-alacak davasından farklı olarak icra takibi içerisinde açılır ve takip hukukuna özgü bir takım sonuçlar doğurur.
İİK 67 maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
Tarafların üzerinde anlaşamadıkları hususun; takibe konu kredi miktarı kadar borcun bulunup bulunmadığı borç var ise miktarı hususunda toplandığı görülmüştür.
Genel Kredi Sözleşmesi, hesap özetleri, gönderilen ihtarname ve icra dosyası mahkememiz dosyası arasına ibraz edilmiştir.
Davacı banka ile davalı borçlu 13.04.2017 tarihli olmak bir adet Genel Kredi Sözleşmesi ve buna bağlı olarak ticari kredi kartı, esnek hesap sözleşmesi, çek karnesi sözleşmeleri imzalanmış davalı ... bu sözleşmelere kefil olmuştur. Bu sözleşmeler gereğince davalı borçlu şirkete krediler kullandırılmış ve çek karnesi tahsis edilmiştir. Davacı banka 18.02.2019 tarihi itibariyle hesapları kat ederek 1 gün içerisinde 121.614,72 TL nakdi borç ile 50.750,00 TL gayri nakdi borcun ödenmesini talep etmiştir. İhtarname borçlu şirketin sözleşmede bildirildiği adrese çıkarılmış ve borçlu şirket 24.02.2019 tarihinde temerrüte düşmüştür.
Dosyada hesap yönünden bankacı bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılmıştır.
Bankacı bilirkişi ...
05.11.2020 tarihli raporunda özetle; davalının davacı taksitli ticari kredi, kredi kartı, esnek hesağ kullandığı ve çek karnesi tahsis edildiği, borcun vadesinde ödenmemesi sebebiyle hesabın 18.02.2019 tarihinde kat edildiğini, kat ihtarının borçlu şirketin sözleşmede bildirilen adresine tebliğe çıkartıldığını, ihtarın iade döndüğünü ancak yasal düzenleme uyarınca şirketin temerrüt tarihinin 24.02.2019 tarihi olduğunu, kredi yönünden temerrüd faizinin %35,10 olarak hesaplandığını,
çek beyannamesi incelendiğinde dava konusu çekin davalıya teslim edilmiş olduğu dava dosyasında çekin davacı bankaya iade edildiğini gösterir bir delilin bulunmadığın bu nedenle ilgili çek hakkındaki yükümlü olunan sorumluluk bedelinin depo edilmesinin talep edilebileceğini, bu nedenle hesaplanan alacak kalemlerinin 44.573,81 TL kredi kartı asıl alacak, 73.506,64 TL ticari kredi asıl alacak, 1.800,45 TL temerrüt faizi, 90,02 TL BSMV, 503,70 TL masraf alacağına %35,10 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, 50.750,00 TL gayri nakdi alacağın bulunduğunu rapor etmiştir.
Davacı vekili rapora karşı itiraz dilekçesi sunarak temerrüt faiz oranı hesabına itiraz etmiştir. İtirazların değerlendirilmesi için bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi 07.09.2021 tarihli ek raporuyla; davacı tarafından sunulan faiz oranlarının yıllık azami faiz oranı bildirimi olduğunu bu nedenle davamızda uygulanamayacağını, kök raporun tekrarlandığını, dava talebi ile hesaplanan miktar arasındaki hesap farkının hesap katından önce ana paraya %46,80 oranında faiz işletilmesi hususundan kaynaklandığını rapor etmiştir.
Davacı vekili ile davalı vekili ek rapora itiraz dilekçesi sunmuş; mevcut raporlar hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Çek yaprakları nedeniyle depo talebi hesap sahibi ile muhatap banka arasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdî kredi sözleşmesi hükmündedir. Taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalının depo istemine karşı sorumlulukları bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle, davacı banka ile davalı arasında imzalanan ve genel kredi sözleşmesi gereğince krediler kullandırıldığı, ayrıca çek defteri tahsis edildiği , kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname gönderildiği, ihtarnamede verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine nakdi kredi alacaklarının tahsili ve ayrıca çek yaprağı sorumluluk tutarlarının depo edilmesi için icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin sadece borçlu şirket yönünden durduğu, diğer davalı ... yönünden takibin kesinleştiği, bilirkişi raporuyla davalı şirketin sorumluluk tutarlarının belirlendiği anlaşılmakla;
davalı ... yönünden icra takibi kesinleşmesine rağmen itirazın iptali davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı hususu da dikkate alınarak; davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden hukuki menfaat yokluğu sebebiyle davanın reddine, alacağın likit olması sebebiyle davalı asıl borçlu şirketin belirlenen bedel üzerinden icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/468, K. 2021/689, 30 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama