KÜNYE
T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2022
- T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2019/898 Esas - 2022/148
- Esas no
- 2019/898 Esas
- Karar no
- 2022/148
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ....LTD.ŞTİ - ...
- Vekili
- ... - ...
- Davalı
- ... LİMİTED ŞİRKETİ - ...
- Vekili
- ... - ...
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 14/12/2019
- Gerekçeli kararın yazılma tarihi
- ...
Karar Metni
1.668 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle;müvekkilinin fatura alacağından dolayı Adana İcra Müdürlüğünün 2019/... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibinin ödeme emrindeki alacağa faize ve tüm ferilerle birlikte borcuntamanına itiraz ettiklerini, icra takibinin haksız olduğunu, faturadan doğan borcun bir kısmının ödendiğini, 5.870,17 TL olan müvekkilinin alacağı için icra takibi başlatıldığını, arabulucuya başvurulduğunu ancak anlaşamadıklarını tüm bu sebeplerle davalı tarafın itirazının iptali ile takibin devamına itiraza uğrayan alacağının %40'ından aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, isnat edilmeye çalışılan borç için zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı ile müveklinin eskiden beri ticari ilişkisinin bulunduğunu, müvekkilinin yaptığı işlerdeki tüm elektrik malzemelerini davacı şirketten aldığını ve davacı şirketin müvekkiline %72 iskonto satmayı vadettiğini ve satışlarının tamamını bu iskonto ile faturalandırdığını, davacının teslim ettiği malların bir kısmını %71 iskonto ile müvekkiline faturalandırdığını,
müvekkili şirket tarafından bu durumun tespit edildiğini ve davacı ile görüşerek durumu bildirdikleri ve davacı tarafından bu durum kabul edildiğini, buna istinaden 31/12/2019 tarih ... nolu fiyat farkı faturası düzenlendiğini, davacının bu faturayı kabul ettiğini, bu nedenlerde davanın reddine karar verilmesini davacının icra inkar tazminatının reddi gerektiğini, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle dava miktarının %40'ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA USULÜ
Öncelikle 15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile ve son olarak 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, mahkememizde açılan 5.870,17 TL'lik dava için basit yargılama usulü uygulanmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflarca dosyaya ibraz edilen dilekçeler ve tüm dosya tetkikinden, taraflar arasındaki ihtilafın; ticari alacak nedeniyle başlatılan Adana 14. İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Adana 14. İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının, davalı aleyhine 21.10.2019 tarihinde ilamsız takipte bulunduğu görülmüştür. Takip talebinde; 5.870,17 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiziyle tahsili talep edildiği, davalı tarafın işbu icra takibine itiraz ettiği, takibin itirazen durdurulduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası; takip talebine itiraz edilen alacaklı tarafından itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde borçluya karşı açtığı bir eda davasıdır. Ancak normal bir eda-alacak davasından farklı olarak icra takibi içerisinde açılır ve takip hukukuna özgü bir takım sonuçlar doğurur.
İİK 67 maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
Davacı vekiline ve davalı tarafa HMK 222 gereği ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla gerekli ihtarat yapılmış, davacı vekili müvekkiline ait ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmiş, davalı taraf ise ticari defterlerinin bulunduğu yerleri mahkemeye bildirmiştir.
Mahkememizce hesap yönünden davacı ve davalı defterleri hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Talimat mahkemesi kanalı ile davacı defterlerinin incelemesi açısından alınan 09.10.2020 tarihli raporunda özetle; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin bulunduğunu,davacı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu ve bu haliyle delil niteliği taşıdığını, davacı ile davalı arasında toplam 155.484,85 TL tutarında alışveriş yapıldığını, buna karşılık 150.120,00 TL tahsilat yapıldığını, davalının iddia ettiği fiyat farkı faturasının iade edilidiğini, neticede 5.364,85 TL alacağın bulunduğunu rapor etmiştir.
Hazırlanan rapor taraflara tebliğ edilmiş; davalı vekili rapora karşı itiraz dilekçesi sunmuştur.
Mahkememiz kanalı ile davalı defterlerinin incelemesi açısından alınan 30.10.2020 tarihli raporda özetle; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin bulunduğunu,davalı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu ve bu haliyle delil niteliği taşıdığını, dava konusu ihtilafın fiyat farkı faturasına ilişkin olduğunu, iskonto iddiasının herhangi bir sözleşmeye dayandırılmadığını, davalı tarafından kesilen fiyat farkı faturasının davacı tarafça iade edildiğini, fiyat farkı faturasının davalı defterinde kayıtlı olması nedeniyle davalı şirket kayıtlarına göre bakiye 3,30 TL borcun gözüktüğünü, dava konusu faturanın kabul edilmemesi halinde 5.364,85 TL davacı alacağının bulunduğunu rapor etmiştir.
Davalı vekili iskonto faturasının e-fatura olarak düzenlendiğini, bu nedenle davacının bu faturaya 8 gün içerisinde itiraz etmeyerek kesinleştiğini, ilgili faturanın iade tarihi dikkate alındığında süresinde olmadığından bahisle rapora karşı itiraz dilekçesi sunmuştur.
Tarafların beyan ve itirazları ile iade faturasının tebliğ mazbatası davacı taraftan temin edilerek mahkememizce atanan bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi 05.03.2021 tarihli ek raporunda özetle; kök rapor da izah edildiği üzere davalı tarafından davacıya düzenlenen fiyat farkı faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olduğunu ancak davacı defterlerinde kayıtlı olmadığını, ilgili faturanın e-fatura sistemi üzerinden davacıya iletilmiş olduğunu, bu fatura davacı ekranına düştüğü zaman RED onayı verilmediğinden,
fatura kesim tarihinden sonraki 8.gün sonunda kesinleştiğini, ancak fiyat farkı faturasına dayanak bir sözleşmenin bulunmadığını, zamanında itiraza uğramayan fiyat farkı faturasının kabul edilmesi halinde borcun bulunmadığını ancak fatura dayanağının kabul edilmemesi halinde 5.364,85 TL davalı borcunun bulunduğunu rapor etmiştir.
Davacı vekili rapora karşı itiraz dilekçesinde; fiyat farkı faturasına dayanak olarak davacının bayisi olduğu ... firmasıyla teklif formlarının bulunduğunu, davacının bu şirketin bayisi olmasından bahisle teklif formlarıyla bağlı olduğunu beyan etmiştir.
Davalı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; fiyat farkı sözleşmesine dayanak bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkili şirketin 25.01.2019 tarihinde faturayı iade ettiğini, iade işleminin süresinde olduğunu beyan etmiştir.
Tarafların itiraz ve beyanları dikkate alınmak suretiyle; davacının ticari defterlerinin bulunduğu talimat mahkemesine müzekkere yazılarak mahkememiz dosyasında inceleme yapan mali müşavir bilirkişinin yanına şirketler hukukunda hesaplamaya haiz akademisyen bilirkişinin de eklenerek davacının ticari defterleri üzerinde yeniden inceleme yapılmak suretiyle davacının iskonto faturasına dayanak olarak gösterilen ... firması ile davacı firma arasında organik bağın bulunup bulunmadığı, davalı ile yapılan iskonto anlaşmasının davacıyı bağlayıp bağlamadığı, davacının ticari defterleri içerisinde dava konusu uyuşmazlığa ilişkin herhangi bir iskonto evrakının bulunup bulunmadığı, neticede yeniden hesaplama yapılarak alacak borç ilişkisinin belirlenmesi amacıyla rapor düzenlenmesi istenilmiştir.
Bilirkişi heyeti 28.10.2021 tarihli raporunda özetle; davacı ile ... firması arasında bağımsız tacir yardımcısı niteliğinde organik bağın bulunduğunu, davalının sunduğu teklif mektubuna ilişkin davalı tarafta doğrular bir verinin bulunmadığını, kök raporda tespit edildiği üzere 5.364,85 TL davalı borcunun bulunduğunu rapor etmiştir.
Davacı vekili rapora karşı itiraz dilekçesiyle beraber; 30.11.2021 tarihli toplamda 5.364,85 TL'lik ödeme dekontu sunmuştur.
Davalı vekili rapora karşı beyan dilekçesi ile davacı ödemesinin hesaba geçtiğini, bu nedenle yapılan ödemenin davayı kabul manası taşıdığını, kalan bakiye için de davanın kabulünü mahkeme aksi kanaatte ise yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından taleplerinin devam ettiğini, yokluklarında karar verilmesini talep ettiğine dair beyan dilekçesi sunulmuştur.
Mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden rapora karşı itirazlar kabul görmemiştir.
İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Tarafların ticari defterlerinin incelemesinde; alacaklı taraf alacağını ispat etmiş, davalı taraf dava tarihinden önce olmak kaydıyla ticari defterlerindeki ödeme kaydına ilişkin belge sunamamış, dava sırasında yapılan ödeme dekontlarını sunmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesi sonucunda; dava konusu borcun ticari alacaktan kaynaklandığı, davacı ve davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun tespit edilmesi, bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonucunda 5.364,85 TL bakiye alacağın tespit edilmesi, bilirkişi raporlarının dosyaya sunulan belgelerle uyumlu olduğu, dava görülürken davalının bilirkişi raporunda tespit edilen miktarı itirazi kayıt bulunmaksızın ödeme yaptığı, bu nedenle davalı tarafından dava sırasında yapılan ödemenin borcun kabullenmiş olmasından kaynaklı olduğu,
ihtilaf konusu davalı iskonto e-faturasına 05.03.2021 tarihli raporda da tespit edildiği üzere "RED" butonu işaretlenmeksizin süresinde itiraz edilmemesi sebebiyle dava konusu alacağın likit olarak kabul edilemeyeceğine takdir getirilerek icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği, davalının kötü niyet tazminat talebi hakkında ise gerekli yasal şartlar oluşmadığından bu talebin de reddi gerektiğine takdir getirilip davanın kabulü ile, davalı tarafça yapılan ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/898, K. 2022/148, 17 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama