KÜNYE
"Türk Milleti Adına" T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2022
- T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/473 Esas - 2022/385
- Esas no
- 2020/473 Esas
- Karar no
- 2022/385
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ....
- Vekili
- Av...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 17/08/2020
- Yazım tarihi
- Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Karar Metni
1.285 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02/10/2017 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak sakat kaldığını, kazaya karışan plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek, sürekli iş göremezlikten kaynaklı 100,00 TL maddi tazminat tutarının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ayrıca 21/02/2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 39.412,75 TL arttırarak toplam 39.512,75 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, tazminat talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından 02/10/2017 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanan müvekkilinin sakat kalması nedeniyle sürekli iş göremezlikten kaynaklı 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili talep edilmiştir.
Davacıya ait tedavi evrakları, hazırlık dosyası, trafik kayıtları, hasar dosyası celp edilmiş, ekonomik sosyal durum araştırması yapılmış, dava konusu olay nedeniyle davacıya her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı SGK dan sorulmuş, davacıda oluşan maluliyet oranı tespit edilmiş, kusur ve hesap bilirkişisinden raporlar alınmıştır.
Olay tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde kazanın oluşumunda...plakalı araç sürücüsü ...' ın tam kusurlu olduğu, ...plakalı araç sürücüsü ...' ın kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyasında alınan 15/10/2018 tarihli kusur raporunda; ... plakalı araç sürücüsü ...' ın asli kusurlu olduğu, ...plakalı araç sürücüsü ...' ın tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında aldırılan 01/03/2019 tarihli kusur raporunda ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın % 75 oranında kusurlu olduğu, ...plakalı otomobil sürücüsü ...' ın % 25 oranında kusurlu olduğu, ...plakalı otomobilde arka koltukta yolcu konumunda iken yaralanan ... ve ...'ın kazaya etken kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Kusur bilirkişisi mahkememize verdiği 21/12/2020 tarihli raporunda, 02/10/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında...plakalı otomobil sürücüsü ...' ın % 75 oranında asli kusurlu olduğu, ...plakalı otomobil sürücüsü ...' ın % 25 oranında tali kusurlu olduğunu belirtmiştir.
Dosya itirazlar üzerine Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmiş, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 28/05/2021 tarihli raporuna göre, sürücü ...' ın % 75 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...' ın % 25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olup rapor hükme esas alınmıştır.
Dosya tedavi evrakları ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen 24/11/2021 tarih ve ... sayılı, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında tanzim edilen raporda davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu beden gücünün % 6 'sını kaybettiği, geçici iş göremezlik süresinin de on iki aya kadar olduğu belirtilmiştir.
Hesap Bilirkişisi dosyaya sunmuş olduğu 31/01/2022 tarihli raporunda, kusur oranına, maluliyet oranına, TRH_2010 yaşam tablosu ve bilinmeyen dönem için her yıl % 10 artırım ve % 10 iskonto yapılmasını öngören progressif rant tekniğine ve davacının tespit edilen gelirine göre davacının geçici işgöremezlik sebebiyle 4.220,61 TL, sürekli işgöremezlik sebebiyle 39.512,75 TL maddi tazminat talep edebileceği, zararın poliçe kapsamında olduğu belirtilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanmadan ötürü maddi tazminat talebine ilişkin olup, 02/10/2017 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak sakat kaldığı ve çalışma gücünün %6,0'sını kaybettiği, kazaya karışan... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde ... tarihleri arasında ...ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
Trafik sigortası ( Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ) motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğunun sınırı ise KTK’nun 92. maddesinde belirlenmiş olup meydana gelen olayın poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve dolasısıyla davalı sigorta şirketinin sigortalısının sebep olduğu zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı sigorta şirketi olayda hatır taşıması bulunduğunu savunmuştur. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.nun 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda davacı ... ile davacının içinde bulunduğu... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'ın eş oldukları dosya kapsamından anlaşılmakla, İlke olarak yakın akrabaların araç ile taşınması ücretsiz olsa dahi ahlaki bir görevin ifası niteliğinde olup, bu taşımada işletenin ve sürücünün de maddi ve manevi yararları bulunması nedeniyle hatır taşıması olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 25.10.2010 tarih 2010/7629 esas ... karar sayılı ilamı da aynı yönde olup, bu nedenle somut olay yönünden her hangi bir indirim yapılmasına gerek görülmemiştir.
Öte yandan davalı ayrıca olayda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuş olup, dosya içerisindeki kaza tespit tutanağına göre, davacının içinde bulunduğu araçta 4 yolcu bulunduğu, araç sürücüsünün sürücü belgesinin bulunduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu araçta emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilemediği ve maluliyet raporuna göre davacının yaralanmasının koku ve tat kaybından kaynaklandığı anlaşılmakla müterafik kusur indirimi talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz talep etmiş olup, sigorta şirketinin tazminatın hesaplanmasına yarayacak belgelerin kendisine eksiksiz olarak teslim edilmesinden itibaren sekiz iş günü sonra ödeme yapmak zorunda olduğu, davadan önce sigorta şirketine 12/03/2019 tarihinde başvuru yapıldığı, buna göre alacak yönünden temerrütün 25/03/2019 tarihinde gerçekleştiği, öte yandan... plaka sayılı aracın kullanım amacının yazılan müzekkere cevaplarından tespit edilemediği, davacı tarafça dosyaya buna ilişkin delil de sunulmadığı, ayrıca avans faizi mevcut olup ticari faiz türü bulunmadığından, davacının yasal faiz talep edilebileceği kabul edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davanın TBK'nun 54. ve 55. maddeleri gereğince çalışma gücünün yitirilmesinden kaynaklanan maddi tazminat davası olduğu, davacının 02/10/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kalıcı işgöremez şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde sürücü ...' ın % 75 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...' ın % 25 oranında kusurlu olduğu, dosyaya ibraz edilen bilimsel ve hükme esas almaya elverişli hesap bilirkişisi tarafından davacının toplam zararının 39.512,75 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin talebini bedel arttırım dilekçesinde 39.512,75 TL olarak belirttiği ve eksik harcı tamamladığı,
davalı sigorta şirketinin, davacıda meydana gelen zarardan, TTK'nın 1409/1, 1473/1, 1478, 1484/1. maddeleri ve ZMMS poliçesi kapsamında 330.000 TL poliçe limitiyle sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğu, belirlenen zararın limit içinde kaldığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/473, K. 2022/385, 21 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama