KÜNYE
T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2023
- Esas no
- 2021/171 Esas
- Karar no
- 2023/26
- Hakim
- ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- ... - ...
- Davalılar
- 1- ... - ...
Karar Metni
1.292 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
2- ... - ... VEKİLİ : ... - ...
DAVA
Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/02/2021
KARAR TARİHİ : 24/01/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket Adana Ticaret Sicil Memurluğuna ... sicil no ile tescilli limited şirket olup beher değeri 25 TL olmak üzere 4.000 paydan müteşekkil iken hissedarlardan ... bu şirketteki 960 payını, hissedarlardan ... da 960 payını 31.03.2016 tarihli genel kurul kararı ile hisselerini diğer ortak ...' ya devrettiğini, devre ilişkin ortaklar kurulu kararı 15.04.2016 tarih ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, ortaklar arasında hisse satışına ilişkin olarak ayrıca 31.03.2016 tarihli sözleşme imzalandığını,
hisse satış sözleşmesi başlıklı 31.03.2016 tarihli sözleşmenin Tarafların Beyan ve Yükümlülükleri başlıklı 4. Maddesine göre “Sözleşmenin imzalanmasından sonra doğmuş olsa bile işbu hisse devir sözleşmesinin imzalanmasından önceki dönemi kapsayan vergi ve SGK borçları, bunların faiz ve sair ferileri, idari para cezaları, personel alacaklarına dair tüm borçlardan satıcıların hisseleri oranında müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları" düzenlendiğini, bir kısım şirket çalışanları tarafından şirket aleyhine açılan davalar nedeniyle personele işçilik alacak ve tazminatlarının tamamının müvekkili tarafından ödendiğini, bu nedenlerle,
bir kısım eski şirket çalışanları tarafından müvekkili aleyhine İş Mahkemelerinde açılan davalar neticesinde müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı tutarlarla ilgili olarak 31.03.2016 tarihli sözleşme gereğince davalıların paylarına düşen kısımların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; geçerli bir hisse devri sözleşmesinden bahsedebilmek için devir sözleşmesinin yazılı olarak resmi memur önünde yapılması gerektiğini, imzaların Noter tarafından tasdik edilmiş olması gerektiğini, davacının dilekçesinde bahsetmiş olduğu ortakların kendi aralarında imza edilen 31.03.2016 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi başlıklı belge ise TTK md.595 anlamında geçerli bir hisse devir sözleşmesi olmadığını, bu belgenin Noter tarafından tasdik edilmiş olmadığını,
kanuna aykırı olan geçersiz bu sözleşmenin ilgili maddelerinin gerekçe gösterilerek müvekkillerinden taleplerde bulunulmasının hukuki bir izahının bulunmadığını, taraflar arasında yapılan asıl ve yasaya uygun olan hisse devir sözleşmeleri ise Adana 11.Noterliği'nde tanzim edilen 31.03.2016 Tarihli, ... ve ...
Yevmiye numaralı hisse devir sözleşmeleri olduğunu, Adana 11.Noterliği'nde yapılan bu sözleşmelere bakıldığında davacının huzurdaki davada yapmış olduğu taleplerinin hukuki hiç bir dayanağı bulunmadığını, bu sebeplerden ötürü taraflar arasında yapılan geçersiz adi yazılı hisse devri sözleşmesi gerekçe gösterilerek müvekkilleri aleyhinde açılan davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraflar arasındaki ihtilafın; davacı şirket tarafından ödendiği iddia edilen işçilik tazminatlarına ilişkin davalılardan rücu talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Bilirkişi ... 10/11/2021 tarihli raporunda özetle; ortaklık döneminden dolayı yapılan ödeme toplamı 112.957,92 TL olduğunu, davacının davalı ...' dan 27.109,90 TL, davalı ...' dan da 27.109,90 TL alacak talep etmesinin mahkemenizin noterde yapılan hisse pay devri ile adi şekilde yapılan sözleşmenin değerlendirilmesine göre oluşabileceğini, 2 adet iş mahkemesi dosyasına ilişkin bilirkişi raporları geldiğinde, hesaplanamayanı dosyalar içinde hesaplama yapılabileceğini rapor etmiştir.
Tarafların rapora karşı itiraz ve beyan dilekçesi sunmuş oldukları, tarafların itirazlarına istinaden bilirkişi heyetine bir nitelikli hesap uzmanı bilirkişisi de eklenerek dosyanın ek rapor hazırlanmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti 11/05/2022 tarihli raporunda özetle; davalı ... ve ...'nın ortak olduğu dönemde davacı ... ... Şti. Tarafından işçilere yapılan ödeme toplamının 127.523,00 TL olduğu, davalılara hisseleri oranında pay edildiğinde davalı ... 'nın 30.605,52 TL, davalı ...'nın payına ise 30.605,52 TL düştüğünün tespit edildiğini, bu kişilerin davacı şirket karşısında sorumlu tutulup tutulamayacağı için dava dosyasındaki belgelerin incelendiğini, davacı ... ... Ltd.
Şti dava dilekçesinde “Ortaklar arasında hisse satışına ilişkin olarak ayrıca 31.03.2016 tarihli sözleşme imzalanmıştır.
Hisse satış sözleşmesi başlıklı 31.03.2016 tarihli sözleşmenin Tarafların Beyan ve Yükümlülükleri başlıklı 4. Maddesine göre -Sözleşmenin imzalanmasından sonra doğmuş olsa bile işbu hisse devir sözleşmesinin imzalanmasından önceki dönemi kapsayan vergi ve SGK borçları, bunların faiz ve sair ferileri, idari para cezaları, personel alacaklarına dair tüm borçlardan satıcıların hisseleri oranında müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları- düzenlenmiştir” ifadesinin yer aldığının görüldüğünü, dava dosyasında Adana 11.Noterliğinde 31.03.2016 tarih ve ... ve ... yevmiye numaralı Limited şirket pay devri sözleşmesinin mevcut olduğunu,
bu sözleşmede dava dilekçesinde belirtildiği gibi “Tarafların Beyan ve Yükümlülükleri” başlıklı 4. Maddenin bulunmadığının görüldüğünü, TTK hükümlerine göre şirket borçlarından sorumluluğu bulunmayan limited şirket ortaklarının bir borçlar hukuku sözleşmesi ile sorumluluk altına girmelerinin mümkün olabileceğinin değerlendirildiğini ancak takdirin mahkemede olduğunu, ancak dosyada bulunan Adana 11.Noterliğinde 31.03.2016 tarih ve ... ve ... yevmiye numaralı Limited şirket pay devri sözleşmesinde ortakların sorumluluğuna ilişkin bir düzenlemenin tespit edilemediğini, dava dilekçesinde bahsedilen sözleşme dosyada bulunamadığı gibi,
ortaklar arasında akdedilen sözleşmeye dayalı olarak davacı şirketin nasıl talepte bulunduğu anlaşılamadığını rapor etmiştir.
Tarafların rapora karşı itiraz ettikleri anlaşıldı. Davacı tarafın 24/10/2022 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek 61.211,04 TL'ye yükselttiği anlaşılmıştır.
GEREKÇE
TTK 125 maddesi uyarınca; ticaret şirketleri tüzel kişiliği haizdir, Türk Medenî Kanununun 48 inci maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabilir ve borçları üstlenebilirler. Limited şirket, borç ve yükümlülükleri dolayısıyla sadece malvarlığıyla sorumludur (TTK m 602).
Ortaklar, Limited şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler (TTK m 573/2).
Somut davanın konusunu davalıların şirket ortaklığı döneminde oluşan iş sözleşmesi nedeniyle şirket çalışanlarına ödenen tazminatın 31.03.2016 tarihli taahhüt nedeniyle davalılardan tahsili istemi oluşturmaktadır. ..., ... ve ... arasında düzenlenen 31.03.2016 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi başlıklı belgenin 4. Maddesinde “.
İş bu hisse devir sözleşmesinin imzasından önceki dönemi kapsayan vergi, SGK borçlarından… personel alacaklarına dair tüm borçlardan satıcılar (..., ...) hisseleri oranında müştereken ve müteselsil sorumlu” olacağı düzenlenmiştir. TTK 595 maddesi uyarınca Limited şirket payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onanması gerekmektedir. Maddedeki şekil şartı muteberlik/geçerlilik şartıdır.
Bununla birlikte somut davanın konusunu hisse devri oluşturmamaktadır. 6098 sayılı TBK m 18 uyarınca, sebebini içermemiş olsa bile borç tanıması geçerlidir. Bu nedenle, TTK 573.
Maddesine göre şirket ortağı davalıların ‘taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemek ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirme’ dışında sorumlulukları olmamasına rağmen 31.03.2016 tarihli belge ile bazı şirket borçlarından sorumlu olacaklarına ilişkin borç tanınması geçerlidir.
Bilirkişi raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere pay devrinden önceki döneme ilişkin şirket çalışanları tarafından açılan 8 ayrı dava ile şirket tarafından toplam 127.523,00 TL ödeme yapılmıştır. Pay devrinden önce davalılar şirkette %24’er oranda pay sahibidir. Buna göre 31.03.2016 tarihli taahhüt nedeniyle ödenen bu tazminatların 30.605,52’şer TL kısmının davalılarca karşılanması gerekmektedir. Bu nedenlerle davanın kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/171, K. 2023/26, 24 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama