KÜNYE
"Türk Milleti Adına" T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Mart 2022
- T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/230 Esas - 2022/246
- Esas no
- 2021/230 Esas
- Karar no
- 2022/246
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...'a velayeten
Karar Metni
1.806 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
1- ... - ... : 2- ... - ... VEKİLİ : ... - ...
DAVALI
... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ....
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/12/2014
KARAR TARİHİ : 15/03/2022
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14/09/2014 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak sakat kaldığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek, 100,00 TL maddi tazminat tutarının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ayrıca 07/10/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 82.801,00TL arttırarak toplam 82.901,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, tazminat talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından 14/09/2014 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanan müvekkilinin sakat kalması nedeniyle, ıslahla arttırılarak 82.901,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili talep edilmiştir.
Davacıya ait tedavi evrakları, hazırlık dosyası, trafik kayıtları, hasar dosyası celp edilmiş, ekonomik sosyal durum araştırması yapılmış, dava konusu olay nedeniyle davacıya her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı SGK dan sorulmuş, davacıda oluşan maluliyet oranı tespit edilmiş, kusur ve hesap bilirkişisinden raporlar alınmıştır.
Kusur bilirkişisi Trafik Polis Memuru ... mahkememize verdiği 24/10/2016 havale tarihli raporunda, 14/09/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'nin %60 oranında asli kusurlu olduğunu, ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'nın ise %40 oranında tali kusurlu olduğunu belirtmiştir.
Dosya tedavi evrakları ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen 29/04/2019 tarih ve ... sayılı raporda davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu beden gücünün % 12,1'ini kaybettiği, geçici iş göremezlik süresinin de üç aya kadar olduğu belirtilmiştir.
Hesap Bilirkişisi dosyaya sunmuş olduğu raporunda, kusur oranı, maluliyet oranına ve davacının tespit edilen gelirine göre davacının geçici işgöremezlik sebebiyle 1.459,00 TL, sürekli işgöremezlik sebebiyle 81.442,00 TL olmak üzere toplam 82.901,00TL maddi tazminat talep edebileceği, zararın poliçe kapsamında olduğu belirtilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olup, 14/09/2014 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... istikametinden ... ilçesi istikametine giderken 20-D2 il yolunun 10'uncu km'sine gelindiğinde davacı ...'nın sevk ve idaerisindeki ... plaka sayılı araç ile çarpması sonucu trafik kazasının oluştuğu, bu kaza sonucu davacı ...'nın yaralandığı ve çalışma gücünün %12,1'ini kaybettiği, yine geçici iş göremezlik süresinin de 3 ay olduğu,
kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi tarafından 10/05/2014 başlangıç ve 10/05/2015 bitiş tarihli ve ... nolu motorlu kara taşıtları zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
Trafik sigortası ( Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ) motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır.
Trafik sigortacısının sorumluluğunun sınırı ise KTK’nun 92. maddesinde belirlenmiş olup meydana gelen olayın poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve dolasısıyla davalı sigorta şirketinin sigortalısının sebep olduğu zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davanın TBK'nun 54. ve 55. maddeleri gereğince çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden kaynaklanan maddi tazminat davası olduğu, davacının 14/09/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kalıcı ve geçici işgöremez şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'nin asli kusurlu ve kusur oranının %60 ve motosiklet sürücüsü ...'nın ise tali kusurlu ve kusur oranının % 40 olduğu, dosyaya ibraz edilen bilimsel ve hükme esas almaya elverişli hesap bilirkişisi tarafından davacının toplam zararının 82.901,00 TL olarak hesaplandığı,
davacı vekilinin talebini bedel arttırım dilekçesinde 82.901,00 TL belirttiği, davalı sigorta şirketinin, davacıda meydana gelen zarardan, TTK'nın 1409/1, 1473/1, 1478, 1484/1. maddeleri ve ZMMS poliçesi kapsamında poliçe limitiyle sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğu, belirlenen zararın limit içinde kaldığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilince hatır taşıması bulunduğu ileri sürülmüş ise de; hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.nun 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerektiği, somut olayda davacının ... plakalı araç sürücüsü olduğu, davalının ise diğer araç olan ... plakalı aracın sigortacısı olduğu, bu nedenle somut olay yönünden hatır taşıması nedeniyle her hangi bir indirim yapılması şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
Her ne kadar davalı vekilince müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiği belirtilmiş ise de.
TBK 52 maddesinde mağdurun zararın meydana gelmesinde veya artmasında kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılabileceğinin düzenlendiği, davaya konu olayda davacının yaralanmasının sol ayak bileği ve sol eli olduğu, yaralanmalarının kask gibi koruyucu tertibat kullanmama ile ilgili olmadığı davacının zararın meydana gelmesinde veya artmasında kusurunun bulunduğuna dair herhangi bir hususta tespit edilemediği, açıklanan bu nedenlerle müterafik kusur nedeni ile indirim yapılması şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiş, açıklanan nedenlerle açılan davanın kabulü ile,
82.901,00 TL tazminatın dava tarihi olan 09/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş ise de;
Davalı vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi'nin 15/02/2021 tarih 2020/... esas 2021/...
K sayılı ilamı ile "...Dava, trafik kazası neticesinde meydana gelen yaralanmadan kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir, eldeki dosyaya baktığımızda 14/09/2019 tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde meydana gelen kazada tarafların kusur durumlarının ve kazanın oluşunun tam belirlenemediği, 2. sayfasının eksik olduğu, ayrıca kaza yeri krokisinin de bulunmadığı, ayrıca kazayı olay sonrasında kazayı gören ...'ün 14/08/2019 günlü ifade tutanağı incelendiğinde "Kazanın oluş şeklini gördüm.
Otomobil ... plakalı aracın ... ilinden ... İlçesi istikametine, yolun gidiş istikametine göre sol şeritte seyir halinde, fakat otomobil aynı istikamette ilerleyen kamyonu sollamak için sol şeride geçti, kamyon önünde aynı istikamette ilerlemekte olan ... plakalı motosiklet yol ayrımına dönmek istedi, sinyal verip vermediğine dikkat edemedim. Bu esnada otomobil motosiklete çarptı ve kaza meydana geldiği." şeklinde ifade vermiştir.
Buna göre, dosya içeriğine ve tanık beyanlarına uygun olmayan, eksik kaza tespit tutanağına göre ve olayın oluş ve özelliklerine uygun olmayan kusur raporu ile yetinilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalıdır.
Mahkemesince olay sırasında kazayı gören ...'ün 14/08/2014 günlü ifadesi, diğer tanık anlatımları dikkate alınarak ve dosya içerisindeki eksik kaza tespit tutanağı tamamlanarak tarafların kusur oranlarının tespiti bakımından Karayolları Trafik Fen Heyeti uzmanlarından yada İTÜ Makine Mühendisliği Fakültesi Trafik Kürsüsünden makine mühendislerinden oluşturulacak heyetten kazaya karışan tarafların kusuru konusunda bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davalının sair istinaf sebepleri konusunda bu aşamada değerlendirme yapılmasına yer olmadığına,
bu sebeple davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönü ile kabulüne, mahkemece verilen hükmün kaldırılmasına..." karar verilmiştir.
İstinaf Kaldırma ilamı üzerine dosya mahkememizin yukarıda belirtilen esas numarasına kaydedilmiş, yargılamaya devam olunmuştur.
Dosya istinaf ilamı doğrultusunda Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, Karayolları Trafik Fen Heyetinde görevli kusur konusunda uzman makine mühendisi üç kişilik bilirkişi kuruluna dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelenmek suretiyle kusur oranına ilişkin gerekçeli ve denetime elverişli rapor için gönderilmiş, bilirkişilerin 17/11/2021 tarihli raporunda davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı otomobil sürücüsü ...'nin olayda %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsü ...’nın olayda %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Hesap Bilirkişisinin dosyaya sunmuş olduğu 29/12/2021 tarihli ek raporunda, kusur oranına, maluliyet oranına ve davacının tespit edilen gelirine göre davacının geçici işgöremezlik sebebiyle 1,824,00 TL, sürekli işgöremezlik sebebiyle 119.729,00 TL olmak üzere toplam 21.928,38 TL maddi tazminat talep edebileceği, zararın poliçe kapsamında olduğu belirtilmiştir.
Davalı vekilince olayda hatır taşıması bulunduğu ileri sürülmüş ise de; somut olayda davacının ... plakalı araç sürücüsü olduğu, yolcu konumunda bulunmadığı, davalının ise diğer araç olan ... plakalı aracın sigortacısı olduğu, bu nedenle hatır taşıması indirimi şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Diğer yandan davalı vekilince müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Davaya konu olayda davacının yaralanmasının sol ayak bileği ve sol eli olduğu, motosiklet kullanıcıları için yalnızca kask kullanımının zorunlu olduğu, davacının yaralanma şekli nazara alındığında kask tertibatını kullanımının söz konusu yaralanmalarına etkili bir sonucunun olamayacağı, bu nedenle davaya konu yaralanmada davacının müterafik kusurunun bulunduğundan söz edilemeyeceği kabul edilmiş, açıklanan bu nedenlerle müterafik kusur nedeni ile indirim yapılması şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
Tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu; davacının 14/09/2014 tarihinde meydana gelen kaza sonucu geçici ve kalıcı iş göremez şekilde yaralandığı, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, Karayolları Trafik Fen Heyetinde görevli kusur konusunda uzman makine mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu raporunda, davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı otomobil sürücüsü ...'nin olayda %75 oranında kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsü ...’nın olayda %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,
alınan kusur raporunun hükme esas almaya elverişli, yeterli, açıklayıcı, dosya kapsamına uygun ve ayrıntılı olduğu kanaatine varılmıştır.
Öte yandan her ne kadar kaldırma kararı öncesi mahkemece davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş ise de, davacının kaza tarihinde 16 yaş 3 aylık olduğu, geçici iş göremezlik süresinin de 3 ay olduğu, geçici iş göremezlik sürenin sonunda davacının halen 18 yaşını doldurmuş olmayacağı, davacının bu dönemde gelir getiren bir işte çalıştığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı,
11/02/2015 tarihli kolluk araştırmasında davacının ilköğretim mezunu ve işsiz olduğunun belirtildiği görülmekle, davacının geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağı kanaatine varılmış, davacı vekilinin 07/10/2019 tarihli ıslah dilekçesi nazara alınmakla açılan davanın kısmen kabulü ile kalıcı iş göremezlikten kaynaklı 81.442,00 TL tazminatın dava tarihi olan 09/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/230, K. 2022/246, 15 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama