KÜNYE
T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2022
- T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/576 Esas - 2022/1020
- Esas no
- 2021/576
- Karar no
- 2022/1020
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
Karar Metni
1.037 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
.. VEKİLİ : Av... ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 13/08/2021
KARAR TARİHİ : 07/12/2022
KARAR YAZIM
TARİHİ : ...
I- DAVA
1. Davacı vekili 13.08.2021 tarihli dilekçe ile davalı taraf aleyhine tazminat davası açmıştır. Dilekçeye göre; davalı şirketin ... ... ... 105 ada 11 parsel sayılı taşınmazda enerji santrali (atıkları elektrik enerjisine dönüştüren) bulunmaktadır. Davacının bu santrale yakın mevkide ... ... ... 223 parsel, 13630 ada 5 parsel ve ... ada 3 parselde narenciye bahçesi ve evi bulunmaktadır.
Santralin bacasından çıkan toz partikülleri çevreye ve bu kapsamda davacının narenciye bahçesine zarar vermektedir. Narenciye ağaçlarının yaprakları tozla kaplanmakta ve bu durum bitkilerin verimini etkilemektedir. Ayrıca tozun etkisiyle ek giderler (ilaç vb.) yapılmak zorunda kalınmaktadır. Bunun dışında çıkan toz ve duman davacının bahçe içerisindeki evin balkon, lavabo vb. yerlerini aşırı derecede kirletmektedir.
Davacının bahçesinden yeterli verim alamadığı için sürekli stres ve psikolojik çöküş yaşadığı ileri sürülerek fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 1.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
2. Davacı vekili 03.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 1.160.375 TL’ye çıkartmıştır.
II- SAVUNMA
1. Davalı vekili 01.09.2021 tarihli dilekçe ile cevaplarını sunmuştur. Dilekçeye göre; dava konusu talepler zamanaşımına uğramıştır. Dava görevli mahkemede açılmamıştır. Davalı şirket tacir olmakla birlikte davacı tacir olmadığından asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Benzer şekilde açılan ve Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasında görevsizlik kararı verilmiştir.
Davalı şirkete ait enerji santrali tamamen doğa dostu olup kesinlikle kül yahut toz salınımı oluşturmamaktadır. Enerji santralinde hammadde olarak bitkisel atıklar kullanılmaktadır. Santralin bacalarında düzenli aralıklarla ölçüm yapılmaktadır. Bunun dışında ...18.08.2021 tarihli raporunda bacalarda filtre bulunduğu ve sürekli kontrol yapıldığı belirtilmiştir. Davalı şirket ... tarafından ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) raporundan muaf tutulmuştur.
Gerek enerji santralinde gerekse depolama alanından çevreye toz, kül, partikül salınımının olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
2. Davalı vekili ıslaha karşı 12.10.2022 tarihli dilekçe ile cevaplarını bildirmiştir. Dilekçeye göre; ıslahla artırılan kısım zamanaşımına uğramıştır. Şirkete ait santralden çevreye toz, duman salınımının olmadığı belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.
III- DELİLLER
1. Tapu kaydına göre; ... ... ... 223 parsel, 13630 ada 5 parsel ve ... ada 3 parsel sayılı taşınmazlar davacı adına, ... ... ... 105 ada 11 parsel sayılı taşınmaz davalı şirket adına kayıtlıdır.
2. ... 17.08.2021 tarihli karşı yazısına göre; ...’in mükellefiyet kaydı bulunmamaktadır.
3. ... 17.08.2021 tarihli karşı yazısına göre; ... 2016-2020 yılları arasında bilanço esasına göre defter tutan tacirdir. Yazı ekindeki yıllık gelir vergisi beyannamelerine göre davacının vergiye esas gelirleri İstanbul ilindeki muhtelif sayıdaki taşınmazdan kaynaklanmaktadır. Vergi beyannamesinde zirai kazanca dayalı bir beyan ise bulunmamaktadır.
UYAP ortamında yapılan 06.12.2022 tarihli sorgulamada; davacının mükellefiyet kaydı ‘bina inşaatı’ faaliyetine ilişkindir.
4. ... 17.08.2021 tarihli yazısına göre davacının ticari faaliyetine esas işletmesi (... ... ...) ... ...sicil No.su ile kayıtlıdır. Faaliyet alanı ise inşaat işleridir.
IV- GEREKÇE
Somut uyuşmazlık, davalı şirketin enerji santralinden çıkan toz/duman vb. partiküllerden dolayı davacının narenciye bahçesinde verim düşüklüğü ve fazladan ilaç kimyevi madde vb. kullanımı yapıldığı, evinin tozdan etkilendiği iddiasına dayalıdır. Bu haliyle TBK’nundaki haksız fiil ve TMK 737 vd. maddelerinde düzenlenen komşuluk hukukuna ilişkin düzenlemelere dayanmaktadır.
TTK 11. Maddesine göre “Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir”. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenmektedir. 12. Maddeye göre bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişi tacir sıfatını haiz olmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda tacir sıfatının belirlenmesi açısından işletmenin iştigal alanı konusunda bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bununla birlikte bazı meslekler yıllık gelirleri TTK 11. Maddedeki sınırı aşsa bile tacir kabul edilmemektedir. Mali müşavirlik, avukatlık, eczacılık gibi. Geniş anlamda tarımsal faaliyet bitkisel ve hayvansal maddelerin üretimi için toprağın işlenmesi ve hayvan yetiştirilmesi olarak kabul edilmektedir.
Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun Madde 13. Maddesinde bir toprak sahibinin veya çiftçinin ‘işlerinin hacım ve ehemmiyeti, ticari muhasebeyi gerektirdiği ve ona ticari veya sınai bir müessese şekil ve mahiyetini verdiği takdirde’ bu faaliyet ticari işletme sayılmakta idi. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda bu düzenlemeye yer verilmemiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunun 177. maddesinin ilk üç bendinde yıllık hasılata göre birinci sınıf tüccar kabul edilecek faaliyetler düzenlenmiştir. 177/6. Maddesinde ‘İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler’ 1. Sınıf tüccar kabul edilmiştir. VUK’daki ‘birinci sınıf tüccar’ kavramı TTK’daki ‘tacir’ kavramına denk gelmektedir. VUK 59. Maddesinde çiftçilerin diledikleri takdirde bilanço esasına tabi tutulmayı tercih edebilecekleri düzenlenmiştir.
Bu talep/tercihte bulunmayan çiftçiler tacir sıfatını taşımamaktadır.
Davacının vergi mükellefiyetine ilişkin kayıt ve beyanlara göre dava konusu dönemde davaya konu narenciye bahçesindeki faaliyeti ile ilgili bir vergi mükellefiyetinin bulunmadığı sabittir. Keza bu dönemdeki tarımsal faaliyetten kaynaklanan kazancının TTK 11. Maddesindeki sınırı aştığı yönünde bir tespit de bulunmamaktadır. Sonuç itibariyle dava konusu narenciye bahçelerindeki tarımsal faaliyeti nedeniyle davacı, tacir sıfatını taşımamaktadır.
6102 sayılı TTK 4. maddesi uyarınca bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan kaynaklanması veya TTK 4. maddesinde belirtilen konulara (mutlak ticari dava) ilişkin olması gerekir. Bu nitelikte olmayan malvarlığı haklarına ilişkin davayı yargılama görevi; 6100 sayılı HMK 2 ve 6102 sayılı TTK 4-5. maddeleri gereğince asliye hukuk mahkemelerine aittir. Görev dava şartıdır ve davanın her safhasında resen dikkate alınır (6100 sayılı HMK madde 114/c, 115). Somut davayı yargılama görevi asliye hukuk mahkemesine ait olduğundan davanın usulden reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
V- KANUN YOLLARI
6100 sayılı HMK 341. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle miktar veya değeri 8.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Somut olayda, mahkememizdeki dava konusu bu tutarın üzerinde olduğundan hükme karşı tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı bulunmaktadır. İstinaf talebinin kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer asliye ticaret mahkemesine verilecek dilekçeyle yapılması gerekmektedir.
Başkan Üye Üye Katip
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/576, K. 2022/1020, 7 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama