KÜNYE
"Türk Milleti Adına" T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2022
- T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/887 Esas - 2022/861
- Esas no
- 2021/887 Esas
- Karar no
- 2022/861
- Hakim
- T..
- Katip
- D..
- Davacı
- ..
- Vekili
- Av. ..
- Davalı
- ..
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 12/11/2021
- Yazım tarihi
- ...
Karar Metni
893 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliğinin 2,42,43,44,45,46,47,48,49 maddelerince kendisine tanınan hak ve yetkileri kullanmak suretiyle davalının müvekkili şirket tarafından daha önce kesilen ve mühürlenen elektriği açık kullandığını tespit etmiş ve aynı yönetmelik uyarınca da davalının tutanak tarihine kadar kullandığı kaçak elektrik bedelinin davalıdan ilamsız icra takibi yolu ile talep ettiğini, müvekkili şirketin tamamen yasa ve yönetmelikten kaynaklı alacak hakkını kullanmak adına icra takibine başladığını,
icra takibine konu tutanağın davalıdan alacaklı olduklarını gösterdiğini belirterek, davalı hakkında takibe konu 30/10/2019 tarihli ... kaçak elektrik tutanağında belirtilen elektrik kullanım bedelinin ödenmemesi üzerine Adana 12.İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yolu ile icra takibine başlandığını, iş bu icra dosyası ile gönderilen ödemenin davalıya tebliğ edildiğini, davalının iş bu icra takibine itiraz ettiğini, takibe konu kaçak kullanım tespit tutanağını tutulduğu adresin davalı tarafından kullanılan adres olduğunu,
davalının müvekkili şirket tarafından daha önce kesilen ve mühürlenen elektriği açıp kullandığının tespit edilmiş olması, müvekkilinin alacağını talep etmekte haklı olduğunu ve iş bu icra takibine başlamakta hukuki yararının bulunduğunu gösterdiğini belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, taraf dosyaya cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara da katılmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Açılan davanın itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu, davalı aleyhine Adana 12. İcra... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın haksız olduğu belirtilerek iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
HMK114/1-c maddesine göre görev dava şartı olup HMK 115. maddeye göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması ve bulunmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği hükmüne yer verilmiş olup; görevin dava şartı olması sebebi ile görev hususu öncelikle mahkememizce incelenmiştir.
Adana 12. İcra Müdürlüğüne, Adana Ticaret Odası'na, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, ... Elektrek Dağıtım A.Ş.' ye, ... Perakende A.Ş.'ye, Çukurova Vergi Dairesi'ne ayrı ayrı müzekkereler yazılmış; gelen yazı cevabına göre davalının elektrik faturası düzenleme tarihleri ile fatura son ödeme tarihleri aralığı, takip ve dava tarihi itibariyle de tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşılmıştır.
Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.
Öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. Maddesi ise "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.
Buna göre; dava konusunun kaçak elektrik kullanım bedeli iddiasından kaynaklandığı, elektrik kullanmaktan kaynaklı itirazın iptali davasının dayanağının abonelik sözleşmesinden kaynaklı alacak olup abonelik sözleşmesi hükümlerinin 6098 sayılı BK'da düzenlendiği, Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hükümlerden olmadığı gibi mahkememizce ilgili kurumlarla yapılan yazışmalarda davalının Ticaret Sicil Müdürlüğünde, Ticaret Odasında, Esnaf ve Sanatkarlar Odasında kaydının bulunmadığı, herhangi bir vergi kaydının da olmadığı anlaşılmış, bu kapsamda davalının tacir sıfatının da olmadığı,
davacı tacir olmakla birlikte davalının tacir olmaması nedeni ile taraflar arasındaki iş bu davada Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı, somut davada başkaca herhangi bir özel mahkemenin de görevinin belirlenmediği, bu nedenle görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinin olduğu anlaşıldığından dava dilekçesinin görev yönünden reddine, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesinin olduğuna dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/887, K. 2022/861, 25 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama