KÜNYE
T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2022
- Esas no
- 2021/954
- Karar no
- 2022/884
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
Karar Metni
904 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
...
VEKİLİ: : ... -
... DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : ... -
... ... - ... DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 06/12/2021
KARAR TARİHİ : 02/11/2022
KARAR YAZIM
TARİHİ : ...
I- DAVA
1. Davacı vekili 06.12.2021 tarihli dilekçe ile davalı taraf aleyhine Alacak davası açmıştır. Dilekçeye göre; taraflar arasında 14.07.2021 tarihli satış sözleşmesi düzenlenmiştir. Sözleşmenin konusu ... Mahallesi ... parseldeki ... cinsi ... ürünü, ..., ..., ..., ... ve ... parsellerdeki ... cinsi ... ürünü ... ... Mahallesi ... parseldeki ... cinsi ... ürününe ilişkindir. Toplam satış bedeli 2.100.000,00 TL’dir. Davacı taraf davalı satıcıya 16.07.2021 tarihinde 800.000 TL peşinat vermiştir. Kalan bedel için çek verilmiştir. Bu çeklerden toplam tutarı 500.000 TL olan 2 çek karşılığı ibraz/tahsil edilmiştir. Aşağıdaki tabloda gösterilen toplam tutarı 800.000 TL olan dava konusu 4 çek ise henüz ibraz edilmemiştir.
Adana 4. SHM tarafından sözleşme konusu bahçelerde yapılan keşif ile alınan numunelerde yapılan inceleme sonucunda 29.11.2021 tarihli ‘Muayene Analiz Raporunda’ ... cinsi ... ve ... cinsi ...ta sağlığa zararlı ilaç kalıntısı tespit edilmiştir. Bu nedenle satış sözleşmesine konu ürünlerin ihracı veya iç piyasada satımı mümkün değildir.
Çeklerin bedelsiz olduğu ileri sürülerek muhatabı ... ... olan 4 çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.
Çek No Tarih Lehtar Tutar ... 20.12.2021 ... 250.000 ... 25.12.2021 ... 150.000 ... 25.12.2021 ... 150.000 ... 25.01.2022 ... 250.000
2.1 Davacı vekili 24.05.2022 tarihli dilekçe ile davayı ıslah etmiştir. Islah dilekçesine göre; davalı tarafından satışı yapılan üründe (... ve ...) yasaklı ilaç tespit edildiğinden ürünün satışı ve ihracı mümkün değildir. Davalıya sözleşme uyarınca toplam 1.300.000 TL ödeme yapılmıştır. Davalıya verilen 6 çek tahsil edilmiştir. Davalıdan alınan ... ürünü için hesaplanacak tutarın mahsubu ile kalan kısmın davacıya iadesi talep edilmiştir.
2.2 Davacı vekili 05.10.2022 tarihli dilekçe ile ıslah talebini açıklamıştır. Dilekçeye göre; sözleşme uyarınca davacıya teslim edilen ürün tutarı 640.000 TL’dir. Teslim edilmeyen ve ayıplı ürün için ödenen tutarın 1.460.000 TL olduğu belirtilerek daha önce sunulan ıslah dilekçesi uyarınca bu tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
II- SAVUNMA
1.1 Davalı vekili 24.12.202 tarihli cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Dilekçeye göre; satış sözleşmesi davacı şirket ile değil ... ile davalı arasında düzenlenmiştir. Bu nedenle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekmektedir. Davalı tarafın yokluğunda yapılan keşif ve alınan raporlar ve meyvelerde kalıntı ilaç iddiası kabul edilmemektedir. Meyveler hasat edilmediğinden zayi olma durumuna gelmiştir. Sözleşmeye konu yılda ... ürününün esnaf tabiriyle para etmemesi nedeniyle bu davanın açıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
1.2 Davalı vekili 24.12.202 tarihli cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Dilekçeye göre; ıslah yoluyla dava değiştirilmiş ve alacak/tazminat davasına dönüştürülmüştür. TTK 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III- DELİLLER
1. 14.07.2021 tarihli Tüccar Müstahsil Alım Satım Sözleşmesi. Sözleşmede ... satıcı, ... alıcı olarak yer almıştır. Sözleşme konusu; ..., ..., ..., ... ürünün kabala satışı olarak belirtilmiştir. Satış bedeli toplam 2.100.000 TL’dir (800.000 TL peşin havale, bakiyesi 6 adet çekle). 2. ... ... aracılığıyla yapılan havale dekontu fotokopisi. Dekonta göre; ... tarafından ...’in ... nezdindeki ... hesabına 16.07.2021 tarihinde ‘...’ açıklamasıyla 800.000 TL gönderilmiştir.
IV- GEREKÇE
1. Davalı vekili sözleşmenin ... ile ... arasında yapıldığını savunarak aktif husumet yokluğundan davanın reddini talep etmiştir. 14.07.2021 tarihli sözleşmenin alt kısmında ... vekilinin imzası bulunmakla birlikte yukarıda alıcı firmanın unvanı ... olarak açık bir şekilde yer almıştır. Ayrıca ödeme amacıyla verilen 6 adet çek davacı şirketin çekleridir. Peşin ödeme de banka havalesiyle davacı şirket tarafından yapılmıştır. Bütün bu huşular dikkate alındığında alıcının davacı şirket olduğu anlaşıldığından bu itiraz reddedilmiştir.
2. Somut olayda dava dilekçesiyle satış sözleşmesine konu ... ve ... ürününde sağlığa zararlı ilaç bulunduğu ileri sürülerek ödeme amacıyla verilen 4 adet çek (800.000 TL) için menfi tespit isteminde bulunulmuştur. Islah dilekçesi ile dava değiştirilerek davalıdan teslim alınan ürün kabul/mahsup edilerek teslimi yapılmayan ve sağlığa zararlı ilaç kalıntısı nedeniyle ayıplı olan ürün için sözleşmeden dönmeye (TBK m ...-...) dayalı (1.460.000 TL) alacak/istirdat talebinde bulunulmuştur.
6325 sayılı Kanunun 5/A maddesi uyarınca. TTK 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Satış sözleşmesindeki toplam satış bedeli dikkate alındığında (VUK m177’ye göre 2021 yılı için toplam yıllık satış tutarı 420.000 TL’yi aşanlar tacir sıfatını taşımaktadır) davalı satıcı tacir sıfatını haizdir.
Davacı şirkette TTK m 16/1 maddesi uyarınca tacirdir. Sonuç itibariyle somut dava, TTK m 4/1 maddesi uyarınca ticari dava niteliğini taşımaktadır. Mahkememizin 21.09.2022 tarihli ara kararı ile davacı tarafa zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair son tutanağı sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine rağmen tutanak sunulmamıştır.
Bu nedenlerle 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi uyarınca davanın usulden reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
IV- KANUN YOLLARI
6100 sayılı HMK 341. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle miktar veya değeri 8.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Somut olayda, mahkememizdeki dava konusu bu tutarın üzerinde olduğundan hükme karşı tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı bulunmaktadır. İstinaf talebinin kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer asliye ticaret mahkemesine verilecek dilekçeyle yapılması gerekmektedir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/954, K. 2022/884, 2 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama