KÜNYE
T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2022
- Esas no
- 2022/380 Esas
- Karar no
- 2022/477
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- ... - ...
- Dava
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 20/05/2022
- Gerekçeli kararın yazılma tarihi
- ...
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekilinin takip borçlusu ...'ın eşi, ... ise eşinin abisi olduğunu, takip alacaklısı ile borçluların ticari ilişkisinden kaynaklanan takip konusu senet ile bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin eşinin iflas ettiğini, ev adresine mahkemelerden ve icra dairelerinden birçok tebligat geldiğini, kendisine gönderilen birinci haciz ihbarnamesinden haberdar olmayan müvekkilinin gönderilen birinci haciz ihbarnamesine itiraz etmediğini, ikinci haciz ihbarnamesinin 20/04/2022 tarihinde muhtara tebliğ edildiğini, itirazlarının süresinde olmadığı gerekçesi ile reddedildiğini,
alacaklı birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinde borç 45.743,72,TL. olarak bildirmesine rağmen Üçüncü haciz İhbarnamesinde 46.199,18 TL. talep ettiklerini, 09/05/2022 tarihinde üçüncü haciz ihbarnamesi gönderildiğini, süresi içerisinde dava açıldığını, müvekkilinin ev hanımı olduğunu, geçimini borçlu eşinin sağladığını, eşi ve diğer borçlu ... arasında borç ve alacak doğuran hukuki bir ilişki bulunmadığını, icra takip dosyasında müvekkili ile borçlular arasında, alacağın varlığına ilişkin somut bir bilgi ve belge bulunmadığını, gönderilen haciz ihbarnamelerinin borçlulara baskı olması amacıyla gönderildiğini,
borçluların müvekkilinden herhangi bir alacakları ve haklarının olmadığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Tensiben karar verildiği için davalı taraftan cevap dilekçesi alınmamıştır.
YARGILAMA USULÜ
Öncelikle 15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile ve son olarak 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, mahkememizde açılan 46.199,18 TL'lik dava için basit yargılama usulü uygulanmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki ihtilafın; Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı dosyasında çıkartılan 3. Haciz ihbarnamesine ilişkin itiraz ve menfi tespit davası olduğu anlaşıldı.
6102 sayılı TTK'nda değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2.maddesi ile 6102 sayılı kanunun 5.maddesinin 3.fıkrası değiştirilmiş ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işlerinin tanımını yapan 6102 Sayılı TTK'nun 4.maddesinde; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTK'nda düzenlenen hususlardan ve maddede açıkça atıf yapılan diğer kanun hükümlerinden kaynaklanan dava ve çekişmesiz yargı işleri, ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olarak nitelendirilmiştir.
Aynı kanunun 5/1 maddesinde ise; ''Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Görevle ilgili değerlendirmenin 6102 Sayılı TTK'nun 4 ve 5.maddesindeki düzenlemeler gözetilerek yapılması gerekir. 6102 Sayılı Kanun'un 19.maddesi ''ticari iş karinesi'' başlığını taşımakta olup, bu maddenin 2.fıkrasında yer alan ''Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.'' hükmünün, görevli mahkemenin belirlenmesinde dikkate alınması mümkün değildir. Aksi yöndeki bir kabul, ticaret mahkemelerinin özel mahkeme statüsünün sonlanması sonucunu doğurur.
Davacı icra dosyasında kendisine 3. Haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ihbarnameye zimmet yoluyla itirazda bulunduğunu iddia ettiği gibi dava dışı 3. Kişinin kendisinde alacağının bulunmadığını iddia etmekte davanın bu haliyle dava mutlak ticari dava olmadığı gibi istisna kapsamında da kalmadığı anlaşılmakla davanın genel hükümlere yöre yürütülmesi gerekmekte olup görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu nedenlerle; mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından, HMK.'nun 114/c ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/380, K. 2022/477, 23 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama