KÜNYE
T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2022
- Esas no
- 2022/78 Esas
- Karar no
- 2022/579
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacılar
- 1- ... - ...: ...
Karar Metni
1.294 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
..., 2- ... - ...:... ..., 3- ... -...:... ..., 4- ... - ...:... ..., 5- ... - ...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVALI
... - ...:... ...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 28/01/2022
KARAR TARİHİ : 14/06/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ... hakkında Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2012/... esas sayılı dosyasıyla 19/09/2012 tarihinde icra takibine başlatıldığını, ancak ...'un icra takip tarihi olan 19/09/2012 tarihinden önce 09/01/2012 tarihinde vefat ettiğini, bunun üzerine davacıların 07/02/2012 tarihinde mirasın gerçek reddi davası açarak Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/... E. 2012/...
K. sayılı ve 05/06/2012 tarihli kararıyla davanın kabulüyle, 09/01/2012 tarihinde ölen ...'un mirasının davacıların reddettiğinin tesciline karar verildiğini, iş bu kararın 28/06/2012 tarihinde kesinleştiğini, Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2012/... esas sayılı dosyasından davacıların borçlu olarak eklenerek haklarında haciz işlemi devam ettiğini, ...'un ve ...'un maaşları üzerine haciz konulmuş olup icra dosyasına kesinti yapıldığını, davacıların davalıya herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, dava konusu 01/09/2012 vade tarihli senedin davacılar yönünden iptaline, davacılardan ... ile ...'tan tahsil edilen paraların iadesine (istirdatı),
davaya konusu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamış; tedbir kararına karşı itiraz dilekçesi sunmuştur.
YARGILAMA USULÜ
15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü gereğince, mahkememizde açılan 76.131,07 TL'lik dava için yazılı yargılama usulü uygulanmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davanın tarafları arasındaki uyuşmazlık, Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2012/... Esas sayılı icra dosyasına ilişkin sunulan 33.000,00 TL bedelli bono hakkında ve icra dosyasınca borçlu olup olmadığının tespitine ilişkindir.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Mahkememizce tedbir talebi ve tedbire itirazen yapılan değerlendirmede; dava bedeli olan 76.131,07 TL'nin %15'i oranında teminat karşılığında icra veznesine olan yatacak olan paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.
Adana 3 SHM. 2012/... E. 2012/... K. Sayılı dosyanın incelenmesinde ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ..., ...'un mirası reddediklerinin tescil edildiği ilgili kararın 28/06/2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adana 1. İcra Müdürlüğü 2012/... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ..., ... aleyhine 33.000,00 TL asıl alacak 160,48 TL faiz olmak üzere 19/09/2012 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dosyası gereğince güncel kapak hesabının yapılan ödemeler mahsup edildiğinde 75.488,06 TL olduğu, bu tahsilatların 17.051,25 TL'sinin davacılardan ... tarafından yapıldığı ve ödemenin alacaklıya ulaştığı, 2.976,84 TL'sinin davacılardan ... tarafından yapıldığı ödemenin icra veznesinde depo edildiği alacaklıya ödenmediği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasının düzenlendiği İİK 72/4 fıkrasına göre " Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır.
Bu zarar herhalde (Değişik ibare: 6352 S.K.-02.07.2012/m.15) "yüzde yirmiden" aşağı tayin edilemez.(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir.
Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare: 6352 S.K.-02.07.2012/m.15) "yüzde yirmisinden" aşağı olamaz." hükmü bulunmaktadır. )
4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 599. maddesine göre. “Mirasçılar, miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, miras bırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve miras bırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar.
Atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler”. 605. maddeye göre “Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır”.4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 606.maddesine göre. “Miras, üç ay içinde reddolunabilir.
Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe miras bırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar”. 610. maddeye göre. “Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur”. 641. maddeye göre. “Mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen sorumludurlar.
Ana ve baba veya büyük ana ve büyük baba ile birlikte yaşayan ve emeklerini veya gelirlerini aileye özgüleyen ergin çocuklar ile torunlara verilecek uygun miktardaki tazminat, bu yüzden terekenin borç ödemeden acze düşmemesi kaydıyla tereke borcu sayılır”. hükmü bulunmaktadır
Tüm dosya kapsamı ve ekleri beraber incelendiğinde; davacı mirasçıların dava konusu bono nedeniyle borçlu olan murislerinin mirasını reddettiklerinden bahisle açtıkları davanın kabulüne karar verilerek 28.06.2012 tarihinde kesinleştiği, dava konusu icra takibinin ise 19.09.2012 tarihinde başlatıldığı, miras red hükümlerine göre davacıların davalıya borçlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmekle beraber davacılardan ...'dan tahsil edilip alacaklıya ödenen bedelin istirdadına karar verilmiş, davacılardan ...'dan tahsil edilen paranın halen icra dairesinde depo edilmiş halde beklemede olduğundan bu davacı yönünden istirdat talebi yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına yönelik karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/78, K. 2022/579, 14 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama