KÜNYE
T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2021
- T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/392 Esas - 2021/558
- Esas no
- 2020/392 Esas
- Karar no
- 2021/558
- Dava
- Rücuen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/08/2020
- Kr.yzl.tarihi
- 02/11/2021
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
3.352 kelime·17 dk okuma·2 bölüm
İddia
Davacı ...
Genel Müdürlüğünün 08.06.1984 tarih ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi olarak kurulmuş tüzel kişiliğe sahip bir kamu iktisadi kuruluşu olduğunu, davacı kurumun hizmet binası ile işletmekte olduğu havaliman/meydankırdaki temizlik hızın eti erinin 1988 yılından beri piyasaya yaptırıldığını, davalılar bünyesinde Gaziantep Havalimanında temizlik işinde 01,09,2001-29,03.2019 tarihleri arasında çalışan ...'a 20.08.2019 tarihinde brüt 32.516.09 TL net 52.117,49-TL kıdem tazminatı ödendiğini, davalılar ile imzalanan sözleşme, ekleri teknik şartname ve özel şartnamelerde "Yüklenicinin istihdam etiği personelin, İş Kanunu,
SSK Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamuktr, tiim hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir.
Yüklenici tarafından istihdam edilen personele ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ne yüklenemez" şeklinde düzenlemenin bulunduğunu, konu hakkında davalı şirketler ile davacı idare arasında dava şartı arabuluculuk sürecinin takip edildiğim fakat davacı idarece dava dışı İşçiye ödenmek durumunda kalman meblağların rücusu hususunda tarallar arasında bir anlaşma sağlanamamış olduğunu, buna ilişkin tutanağın ekte sunulduğunu, davacı ...
Genel Müdürlüğü'nce ödenen tutardan, davalılar ile davacı kuruluş arasında imzalanan temlik hizmetleri sözleşmesi hükümleri ve Yargıtay HGK karan gereğince, davacı kurumca ödenen toplam brüt 52.516,09 TL'den davalı şirketlerin payına düşen 44,643,00-TL’nin davalıların kendi sorumluluk dönemleri ve miktarları oranında rücuan tahsilini talep etme zorunluluğunun doğduğunu beyan ederek,
davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik toplam 44.643,00-TL'nin ödeme tarihi olan 20.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan kendi sorumluluk dönemleri ve miktarları ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı 01.04.2021 tarihli dilekçesi ile hangi davalıdan ne miktarda talepte bulunduğunu açıklamıştır.
CEVAP
Davalılardan ... İnşaat Petrol Ürünleri İth, İhr. Ltd. Şti. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle.
TBK 73 gereği rücu isteminin tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumluluğun öğrenildiği tarihten başlayarak 2 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın davasını zamanaşımı süresi geçtikten sonra açlığını bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca işyeri devri hükümleri gereği davalı müvekkilinin sorumlu olduğu 2 yıllık yasal sorumluluk süresinin de sona erdiğini, davaya konu alacaklar zamanaşımına uğramamış olsa dahi müvekkili şirketin davacı kuruma karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı kurumun hizmet alım ihalesini alan müvekkili şirketin, davacının belirlediği işçileri,
davacının belirlediği şartlarda çalıştırdığını, söz konusu işçiler her ne kadar müvekkili şirketin sigortalısı olsa da işçi alma ve çıkarma yetkisinin davacı kuruma ait olduğunu, işçilerin ücretlerinin de davacı kurum tarafından belirlendiğini, diğer yandan, gerek Kamu İhale Tebliği gerekse de ihale dokümanları kapsamında alt işverenlerin sorumlu tutulabileceği tüm bedellerin teklif fiyat bedelleri kapsamında ödendiğinden bunlar haricinde, taşeronların çalışanlarına karşı herhangi bir mali sorumluluğu bulunmadığını, teklif fiyata dahil edilmeyen alacaklardan davacı kurumun sorumlu tutulacağının açık olduğunu, müvekkili firma tarafından,
dava dışı çalışanın tüm işçilik alacaklarının sözleşme hükümleri gereğince zamanında ve eksiksiz ödendiğini, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından davalı şirketin değil asıl işveren olan davacı İdarenin sorumlu olduğunu, dava dışı işçinin davacı kurumun işçisi olup davaya konu işçilik alacaklarından davacı kurumun sorumlu olduğunu bu nedenle müvekkili şirkete rücu davasının yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilecekse bile bu sorumluluğun dava dışı işçilerin müvekkili şirkette çalıştığı süre ve ücret ile sınırlı olduğunu, yine Yargıtay içtihatları gereği, davacı kurumun, müvekkile rücu edebileceği miktarın,
dava dışı işçinin müvekkil şirkette çalıştığı döneme ilişkin olarak dava dışı işçiye ödenen miktarın yarısını kapsayacağını beyan ederek işbu davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, sayın mahkeme aksi kanaatle ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... Hizmet Temizlik İnşaat Ltd.
Şti. vekili taralından sunulan cevap dilekçesinde özelle; müvekkili şirketin (...) olan unvanının ”..." şeklinde değiştirildiğini, dava dilekçesi ve eklerinin müvekkil şirketin en son tescilli adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ve dilekçeye ekli olduğu belirtilen belge ve bilgilerin hiçbirinin dava dilekçesinin ekinde müvekillcrine tebliğ edilmediğini, davacının müvekkillerine rücu edebilmesi için yasada öngörülen 2 yıllık sürenin dolmuş olma ihtimaline binaen hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını,
müvekkili aleyhine ikame olunan davanın öncelikli olarak hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin kendisine tazminat ödenen işçinin "ihale suresi ile sınırlı olarak" işvereni durumunda olduğunu, buna karşın davacı kurumun en başından beri işçinin "asıl işvereni durumunda olduğu" nun ise kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğunu, kesintisisiz olarak devreden zincirleme hizmet akitleri ve yasal düzenlemeler gereği, asıl işveren olan davacının, istihdam ettiği işçilerin tüm çalışma dönemlerine ilişkin tüm hak ve alacaklarından sorumlu olduğunu,
6552 sayılı yasanın 8.maddesi ile getirilen düzenleme uyarınca işçiyi istihdam eden idarenin işçinin tüm çalışma dönemine ait hak ve alacaklardan tek başına sorumlu tutulduğunu, taraflar arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmesi gereğince müvekkillerine, çalışanların kıdem tazminatları vs. işçilik hak ve alacaklarına karşılık olmak üzere idare tarafından herhangi bir ödemenin de yapılmadığını,
sözleşme ve ihale şartnamesi ile idare tarafından müvekkiline ödenmemiş olan bir alacak kaleminden dolayı ve yine şartları da karşılıklı müzakere edilmeden idare tarafından tek taraflı olarak belirlenmiş bir tip sözleşme uyarınca müvekkilinin sorumlu tutulmasının yasal dayanağının olmadığı gibi bu durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının müvekkiline rücu hakkı bulunduğu sonucuna varılacak dahi olsa müvekkilinin sorumluluğunun ancak dava dışı işçiyi çalıştırmış olduğu dönem ve süre ile sınırlı olacak şekilde vc o tarihte alınış olduğu miktarı ile sınırlı olacağını,
davacı idarenin yapmış olduğu ödeme nedeni ile rücu hakkı bulunduğu kabul edilecek dahi olsa bu miktarın davacı tarafça yapılan ödemenin tamamı olmadığını, müvekkilinin davacıya karşı sorumluluğunun en fazla ödenen miktarın yarısı ile sınırlı olması gerektiğini, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında hiçbir şekilde "işçilerin iş akitlerinden tazminatlardan müvekkili şirketin sorumlu olacağı veya müvekkili şirketin hu sorumluluğu tamamen üzerine aldığı" şeklinde bir ibarenin mevcut olmadığını,
bu nedenle müvekkilinin davacıya karşı sorumluluğunun en fazla kendi dönemine karşılık gelen ve dava dışı işçiye ödenen miktarın 1/2'si ile sınırlı olması gerekliğini, davacının dava konusu alacağa ödeme tarihlerinden itibaren ticari avans faizi talebinin de haksız olduğunu, zira dava tarihinden önce davacı tarafça müvekkili şirkete ödeme talebi ile yapılmış bir başvurunun mevcut olmadığını, davanın kabulüne karar verilecek olması halinde hükmedilecek faizin yasal faiz, temerrüt tarihinin ise dava tarihi olarak esas alınması gerektiğini beyan ederek,
davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, 6552 sayılı yasa ile getirilen düzenleme uyarınca tazminat ödemelerinden sorumluluğun davacı idareye ait olduğundan müvekkili hakkındaki davanın reddine, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının esasen reddine, mahkemenin aksi kanaatle olması halinde, müvekkili şirketin yalnızca kıdem tazminatından ve dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle ve ücretle sınırlı olacak şekilde ve yine davacı ile yarı yarıya sorumlu olduğunun hüküm altına alınarak davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar usulüne uygun olarak yapılan tebliğe rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamışlardır.
DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen işçi alacağı istemine ilişkindir.
Dava açılmadan önce arabulucuya müracaat edilmiş olup işbu dava şartı yerine getirilmiştir.
Davacı ve davalılar arasında yapılan sözleşme ve şartnameler ile davacının dava dışı işçiye yaptığı ödemeye ilişkin belgeler, dava dışı işçinin çalışma sürelerini gösterir hizmet cetveli vs... dosya arasına alınmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; dava dışı işçi ...'a kıdem tazminatı sebebiyle ödenen 52.516,09 TL 'den davacının talebi doğrultusunda 44.643,00 TL'den davalıların sorumlu olup olmadıkları, sorumlu iseler sorumluluk miktarları noktasında toplanmıştır.
Davalıların var ise sorumluluk miktarlarının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, 04/08/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı tarafından dava dışı işçilere işçilik alacaklarına istinaden toplam 52.117.49-TI ödeme yapıldığı, aradaki farkın davalılar nezdinde gerçekleşmeyen dönemlerden kaynaklandığı, mahkeme tarafından taraflar arasındaki sözleşme ile işçilik alacaklarının tamamından yüklenicilerin sorumlu olduğu kanaatine varılması halinde dava dışı işçi ...'a yapılan ödeme nedeniyle: davalılardan, ...
Hizmet Turz. Nak. Tie, Org. Ve Paz, Ltd. Şti'nin sorumluluğunun 9.782.44-TL, ... (İşletme Adı: ... Temizlik Taahhüd)nin sorumluluğunun 2.934,21-TL, ... Sosyal Hiz. İth. İhr. Ve Tic. Ltd. Şti.nin sorumluluğunun 2.209.78-TL, ... İnş. Tem. Otomasyon Turz. San. Tic. Ltd. Şti. - ... Org. İnş. Turz. Elektronik (Gıda Eği. Hiz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. (Ortak (girişim)'nin sorumluluğunun 2.934.21-TL., .... İnş. Tem. Otomasyon Turz. San. Tic, Ltd. Şti.'nin sorumluluğunun 5.878.85-TL, ...
Hizmet Tem. İnş. Taah. Taş. Otomasyon Turz. Ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. (eski Unvan ... Hizmet Tem. İnşaat Taahhüt Taşımacılık Otom. Turz. Ve Gıda San, Tic. Ltd. Şti)'nin sorumluluğunun 1.454.07-TL, .... ... Hizmet Organizasyon İnşaat Taahhüt Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti 'nin sorumluluğunun 7.358,98-TL, ... (..) Hizmet Organizasyon İnşaat Taahhüt Gıda San. Vc Tic. Ltd. Şti. - ... Temizlik Hizmetleri Taahhüt Yemekçilik Yön. Dan. Reklam Cenaze Bilg. Hizm. İnş. Maden. Nak.
San, Tic. Ltd. Şti. (Ortak Girişimi)nin sorumluluğunun 5.868,42-TL, ... Temizlik Bil. Gıda İnş, Tarım Paz. San. Ve Tic, Ltd. Şti. - ... Endüstriyel Tem. Gıda İnş, Taah. Paz. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. (Ortak Girişim)'nin sorumluluğunun 719,22-TL, ... Endüstriyel Tem. Gıda İnş. Taah. Paz. San. Ve Dış. Tic. Ltd. Şti. - ... Danışmanlık Tem. Oto. İnş, Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti (Ortak Girişim)'nin sorumluluğunun 489,90-TL, ... Temizlik İnş. Gıda Tic. Ve Taah. Ltd. Şti, A,S,T.
(S.R.S.) Hizmet Organizasyon İnşaat Taahhüt Gıda San. Ve Tic, Ltd. Şti, (Ortak Girişim)'tıin sorumluluğunun 4.664.51-TL olduğu tespit edilmiştir.
4857 İş Kanunu'nun 2/6 maddesi "asıl işveren, alt işverenin işçilere karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur" hükmü yer almaktadır.
Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin ... sayılı kararında da izah edildiği üzere. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işveren karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
Somut olayda; dava, sözleşmeden kaynaklanmakta olup davacının ödeme yaptığı tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davacının ödeme yaptığı 20.08.2019 tarihinden itibaren 10 yıllık süre geçmediğinden dava zamanaşımına uğramamıştır. Öte yandan, davanın hak düşürücü süreye tabi olması da söz konusu olmayıp Türk Borçlar Kanunu'nun 73. maddesinin olayda uygulanma yeri yoktur. Bu nedenlerle bir kısım davalıların davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreye uğradığı ve reddinin gerektiği yönündeki savunmaları yerinde görülmemiştir.
Davacı ... ile davalılar arasında yapılan sözleşmelerin tamamında; yüklenicilerin, çalıştıracağı personele ilişkin olarak, İş Kanunu, SSK mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarda belirlenen tüm hak ve alacaklardan sorumlu olacağı, ...'nin bu gibi konularda sorumlu tutulmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Söz konusu sözleşme hükümlerine göre, dava dışı işçinin davalı şirketlerde çalıştığı ve her türlü işçilik haklarından işçiyi çalıştıran davalı şirketlerin davacı ile yaptıkları sözleşme gereği sorumlu oldukları, sözleşme bedeli içerisinde işçilere ait alacakların da bulunduğu,
bu nedenle kıdem tazminatı dahil işçiye ödenen tüm bedellerin davalılarca bunu işçiye ödeyen davacıya ödeme mükellefiyetlerinin bulunduğu anlaşılmış olup davacının 01.04.2021 tarihli izah/talep dilekçesi ile bağlı kalınarak denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporu da gözetilmek suretiyle her bir davalı, dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak dava dışı işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesinden sorumlu tutulmuş ve aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/392, K. 2021/558, 6 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama