KÜNYE
T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2025
- T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/614 Esas - 2025/688
- Esas no
- 2024/614 Esas
- Karar no
- 2025/688
- Hakim
- .......
- Katip
- .......
- Davacı
- .......
- Vekili
- Av. .......
- Davalı
- .......
- Vekili
- Av. .......
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/09/2024
- Gerekçeli karar yazım tarihi
- 21/11/2025
Karar Metni
997 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında uzun yıllara dayalı ticari ilişki bulunmakta iken ve davalı şirket ihtiyaç duyduğu malları müvekkili davacı şirketten almakta iken davalı şirketin uzun süredir içinde bulunduğu mali sorunlar nedeniyle borçlarını ödemekte ciddi zorluk yaşadığını, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete yapılan satışlar ve buna dayalı olarak bir cari hesap olduğu halde davalı şirketin borçlarını ödemediğini, bu nedenle davalı şirket hakkında cari hesap ekstresine dayalı olarak .......E sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapılmışsa da,
davalı şirket borcun kaynağını ve borçlu olduğunu gayet iyi bildiği halde icra takibine, herhangi bir borcu olmadığı iddiasıyla kötüniyetli olarak itiraz etmiş ve takibin durdurulmasına neden olduğunu, ancak davalı şirketin, takibe itirazında haksız ve kötüniyetli olduğunu, zira ilamsız icra takibinin dayanağı, davalı şirketin davacı şirkete, cari hesaptan kaynaklı borçları olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketin de davalı şirketin borçlarına ilişkin cari hesabı usulünce tuttuğunu, davalı şirketin borçlarının büyük çoğunluğu davalı şirkete verilen malların bedellerine ilişkin olduğu gibi, davalı şirketin borçları arasında,
davalı şirketin karşılıksız çıkan çekleri nedeniyle müvekkil davacı şirket tarafından yapılan ödemeler ve yapılan masraflar da bulunduğunu, takibe dayanak cari hesap ekstresinde ve müvekkili şirkete ait muhasebe kayıtlarında bu hususların tek tek yer aldığını, müvekkili şirkete ait olan ve usulünce tutulan defter ve belgelerden ve cari hesaptan, davalı şirketin, davacı şirkete borçlu olduğunun anlaşıldığını, müvekkili şirketin alacaklarının, zaman içinde enflasyon karşısında çok büyük değer kaybettiği halde davalı şirketin halen kötüniyetli davranmakta ve borçlarını ödemediği gibi bir de hakkında yapılan takibe itiraz ederek,
zaman kazanmaya çalıştığını, bu nedenle, davacı ve davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, cari hesap ekstresi, muhasebe kayıtları, ödeme kayıtları, faturalar ve diğer belgeler üzerinde inceleme yapılmasını ve bu suretle, davalı şirketin davacı şirkete borçlu olduğunun tespiti ile davalı şirketin icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmeleri gerektiğini, ayrıca davalı şirketten icra inkar tazminatı taleplerinin de bulunduğunu, tüm bu sebeplerle davanın kabulü ile davalı şirketin.......esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına,
asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine, davalı şirket kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğinden, asıl alacak miktarının en az %20’si oranında icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, mükerrerlik ve derdeslik itirazlarının bulunduğunu, dava konusu alacağın,.......Esas ve .......
Esas sayılı dosyalarına konu alacaklarla mükerrerlik oluşturduğunu, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, davacı vekilinin dava dilekçesinde de dava konusu alacağın cari hesaptan kaynaklandığını belirterek dava konusu alacağı bakiye cari hesap alacağı olarak nitelendirdiğini, davacının takip talebinde alacağın sebebini cari hesap alacağı olarak gösterdiğini, dayanak belge olarak da tarafların kaşe ve imzalarını içermeyen 01.01.2018-31.03.2022 tarihleri arası döneme ait cari hesap ekstresi sunmuş ise de;
yazılı cari hesap sözleşmesi sunmadığını, taraflar arasında yazılı şekilde yapılmış hukuken geçerli bir cari hesap sözleşmesi olmadığını, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığını, cari hesap sözleşmesi ve cari hesap ilişkisi bulunduğunu ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacının bu yöndeki iddiasını yazılı sözleşme ile kanıtlayamadığını, davacının tek taraflı olarak kendi oluşturduğu kayıtlara dayanarak ve bu kayıtlara cari hesap adını vererek alacak talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının sunduğu ve icra takibine dayanak yaptığı hesap ekstresindeki alacak/borç kayıtlarının davalı tarafından kabul edilmediğini,
takip konusu alacakla ilgili olarak taraflar arasında yapılmış herhangi bir alacak/borç mutabakatının da bulunmadığını, bu nedenle haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini, tüm bu sebeplerle haksız ve hukuka aykırı davanın sırasıyla derdestlik (dava şartı yokluğu), zamanaşımı ve esas yönlerden reddine, İİK'nın 67/II maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere takdir olunacak icra inkar/kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, icra dosyası kapsamında davacının cari hesaptan kaynaklı alacak isteminin yerinde olup olmadığı, 2 adet icra dosyasında kaynaklı davalının derdestlik itirazı ile zamanaşımı itirazının yerinde olup olmadığı noktalarına toplanmaktadır.
Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden mahkememize sunduğu 29/05/2025 tarihli dilekçesinde, davalı yan ile sulh olunduğunu, davadan feragat ettiklerini, davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 30/05/2025 tarihli dilekçesi ile davacı taraf ile sulh olduklarını, dosya kapsamında davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiştir.
Dosyaya sunulan vekaletnameler incelendiğinde feragat yetkisini içerdikleri görülmüştür.
Feragat HMK'nın 307-309-310-311. md'leri hükmüne göre davaya son veren taraf işlemlerinden olup hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabildiği gibi Mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığından, davadan feragatin aynı zamanda davaya konu haktan da feragat anlamına geldiğinden, usule uygun yapılmış feragat beyanı doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargılama giderlerinin taraflara yüklenmesine gelince, HMK'nın ''Feragat ve Kabul Halinde Yargılama Giderleri'' başlıklı 311/1. maddesine göre; ''Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir.'' düzenlemesi ışığında davalı vekilinin vekalet ücreti talep etmemesine göre yargılama giderleri davacıya yüklenmiş, davalı yararına vekalet ücretine takdir olunmamıştır.
Dosya kapsamına göre aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ....... Hakim ....... · ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/614, K. 2025/688, 21 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama