KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Esas no
- 2020/205
- Karar no
- 2024/64
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ... -....
- Davalı
- 1-...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 2- ...
- Mersis No
- ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Dava
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
- Dava tarihi
- 16/07/2020
- Kararın yazıldığı tarih
- 13/05/2024
Karar Metni
4.548 kelime·23 dk okuma·8 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde ve sair beyanlarında özetle; davalı şirketin ... numaralı marka başvurusuna müvekkili tarafından itiraz edildiğini, itirazların bir kısım emtialar için kabul edildiğini, müvekkilinin 1997 yılından beri kullanmış olduğu markası ve diğer emtialar için sunduğu deliller incelenmeden karar verildiğini, müvekkilinin ... ve ... nolu markaları olduğunu, davalı Kurum’un SMK’nın 5. maddesinde belirtilen mutlak ret sebeplerine göre dahi inceleme yapmadığını ve başvuruyu müvekkilinin markalarıyla aynı sınıflarda tescili için kısmi kabul kararı verdiğini,
müvekkilinin “...” ibareli markasını uzun süredir itiraz yapılan emtialar için yoğun olarak kullanmakta olduğunu, buna ilişkin emsal fatura örnekleri sunduklarını, müvekkilinin “...” markası üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, başvuru markasının müvekkilinin markasının aynısı olduğunu, sınıfların aynı ve birbiriyle bağlantılı olduğunu, marka başvurusunda bulunan firmanın kötü niyetli olduğunu, başvuran firmanın sahibinin daha önce müvekkili şirkette personel olarak çalıştığını, müvekkili firmada çalıştıkları süreçte eski ortağın eşiyle birlikte planlar yaparak firmadan ayrılma ve yeni bir firma kurarak şirketin tüm müşterilerini,
pazarını ve markasını almak istediğini, davalının internette de müşterileri ve tüketicileri çelişkiye düşürüp zarara neden olacak kötü niyetli pazarlama teknikleri kullandığını, müvekkilinin internet sayfasındaki hakkımızda kısmını aynen taklit ederek ... Spor Malzemeleri İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sanki unvanı değişmiş ...
Animasyon şeklinde yeni bir ibare gelmiş gibi devam ettirdiğini, davalı şirketin marka başvurusu ve dava sürecinde markayı haksız kullandığının tespiti gerçekleşeceğinden marka taklidi dolayısıyla ödeyeceği olası tazminattan kurtulmak için şirket unvanını değiştirip yeni unvanıyla (...) ticaret hayatına devam ettiğini, fakat davalı şirketin haksız bir şekilde müvekkilinin aleyhine marka tescil süreçlerine halen devam ettiğini, davalı şirketin kurucusu olan ...’un eşi olan ...’un müvekkili şirketin eski ortağı olduğunu,
ortaklıktan ayrılmaya ve şirket hisse devrine ilişkin kaydın 21.01.2019 tarihli 9749 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nin 519. sayfasında görüldüğünü, müvekkiline ait web sitesi domain kayıtlarının 2001 tarihinde müvekkili şirket adına kayıtlı olup mevcut tescilin halen devam ettiğini, müvekkilinin 2007 yılından beri “...” markalı ürünlerine ilişkin katalog bastırmakta olduğunu, müvekkilinin markalarının aynı zamanda unvanından türetildiğini, müvekkilinin ticaret unvanından doğan hak önceliği olduğunu, davalı şirketin savunmalarının dava konusu ile ilgisinin olmadığını, davalının dayanaktan yoksun anlamsız varsayımlar ileri sürdüğünü,
savunma dilekçesinin içeriğinde görsel olarak yer verilen lisans sözleşmesinin ıslak imzalı halinin dosyaya sunulmasını ve bundan sonra belge hakkında beyanda bulunacaklarını, sunulan sözleşmenin hukuki niteliğinin olmadığını iddia ederek; ... nolu markanın hükümsüzlüğüne, iptaline, markalar sicilinden terkinine, .... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; dava dilekçesinde ısrarla eski ortak olarak belirtilen müvekkili şirketin yetkililerinden olan ...’un hem davacı şirketin gerçek kurucusu/kurulduğu tarihten itibaren müdürü hem davacı şirketin şu anki tek ortağı konumunda bulunan ... ...’un kardeşi olduğunu, aile içi uyuşmazlıktan kaynaklanan marka uyuşmazlığını getirdiği boyutlar itibariyle yadırgadıklarını, davacının ...’un gerçek kimliğini gizlemek suretiyle ... ibaresi üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahipliğinden doğan hakkı mahkemenin bilgisinden kaçırma düşüncesinde olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu,
24.12.1997 tarihli ve 4447 sayılı ... Ticaret Sicil Gazetesi’nin 777. sayfasından ve sair kayıtlarından anlaşılacağı üzere müvekkilinin kurucusu ...’un eşi ...’un bizzat davacının 19.12.1997 tarihinden bu yana hem şirket kurucusu hem münferiden temsile yetkili şirket müdürü olarak görev yaptığını, bu görevin 2019 yılına kadar kesintisiz devam ettiğini, ...’un 30.07.2012 tarihli ve 8122 sayılı ...
Ticaret Sicil Gazetesi’nin 318. sayfasında da belirtildiği üzere şirket ortaklarından ...’ın tüm hisselerini ve kardeşi ... ...’un bazı hisselerini devralması üzerine 2012 yılı itibariyle kardeşi ile birlikte bizzat davacı şirketin ortağı haline geldiğini, dolayısıyla davacı şirketin esasen 1997 yılından 2019 yılına kadar 22 yıl ... kardeşler tarafından yönetilen bir aile şirketi niteliğini haiz olduğunu, bu aile şirketi yapısında ... ve ... faaliyetlerine ilişkin ayrım ile yürütülen ticaretin tek merkezden vergilendirildiğini ve ... ibaresinin müvekkili tarafından da kullanıldığını,
davacının dayanak yaptığı markasının yenileme işlemlerinin dahi ... tarafından verilen talimatlarla gerçekleştirildiğini, aile içi çekişmeler üzerine faaliyetleri sürdürülemez hale gelen ve ...’un yürüttüğü ... şubesinin kapatılmak ve hisselerin devredilmek zorunda kalındığını, zaten başka bir şirket gibi faaliyet gösteren ... şubesinin kapatılması ve ayrı bir şirket olarak çalışmalarına devam etmesi konusunda ... kardeşler tarafından mutabakata varıldığını, bu anlatılanlarla ilgili olarak ... kardeşler tarafından karşılıklı olarak imza edilen hisse devri sözleşmesi ve protokol bulunduğunu,
Ocak 2019’da yapılan devir sözleşmesi ve protokolü imzalanmadan önce ... kardeşlerin şifahen anlaştıkları sair tüm hususlar ve ...’un yoğun iş programı nedeniyle kendi adına değil de eşi adına Eylül 2018 tarihinde “...
Limited Şirketi” unvanlı müvekkili şirketi kurduklarını, davacının bundan haberdar olmamasının mümkün olmadığını, ... kardeşlerin “...” ibaresini bir aile markası olarak gördüklerinden bu hususta devir sözleşmesi ve protokolünde ek bir sınırlama getirilmediğini, taraflar arasında aile markası olarak görülen ... ibaresinin markasal kullanımı konusunda bir kez bile olumsuz görüş bildirilmediğini, tescil masrafları dahi ... tarafından karşılanan ... sayılı markanın davacıda kalması buna mukabil ... adına kurulan ...
Animasyon firması adına yeni bir marka tescil edilmesi konusunda mutabık kalındığını, bu mutabakat doğrultusunda o dönem davacı şirketi münferiden temsile yetkili ... tarafından 20.09.2018 tarihli marka lisans sözleşmesi tanzim edildiğini, bu sözleşmeden davacı yetkilisi ... ...’un da haberdar edildiğini, hisse devri bedeline ilişkin ödemelerle ilgili çıkan uyuşmazlıklar kapsamında marka bakımından da aile çatışması başladığını, davacının marka tecavüzüne ilişkin şikâyetleri üzerine yapılan yargılama neticesinden müvekkilleri ... ve ...’un beraat ettiğini,
müvekkili ile yapılan lisans sözleşmesi nedeniyle somut olay bakımından kötüniyetten söz edilemeyeceğini, davaya dayanak yapılan ... sayılı marka hakkındaki kullanmamaya bağlı iptal davasının ....
E. sayılı dosyasında görüldüğünü, bu davanın huzurdaki dava bakımından bekletici mesele yapılması gerektiğini, gerek ...’un gerek müvekkili firmanın “...” ibareli marka kapsamında gerçek ve önceki tarihli hak sahibi konumunda olduğunu, müvekkilinin markası ile davacının markasının SMK m. 6/1 anlamında benzerlik teşkil etmediğini, davacının dava dilekçesinde dayanak gösterdiği ... sayılı markanın dava konusu markadan sonraki tarihli olması nedeniyle dikkate alınamayacağını, taraf markaları arasında mal/hizmetler bakımından benzerlik bulunmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden. 28.12.2018 tarihinde yapılan dava konusu marka başvurusunda 22 / 25 / 28 / 35. sınıf için tescil talebinde bulunulduğu, dava konusu marka başvurusunun yayımına muteriz davacı tarafından yapılan itirazda; “benzerlik/karıştırılma ihtimali (6/1)”, “eskiye dayalı kullanım (6/3)” ve “kötü niyet (6/9)” gerekçelerine dayanıldığı, itirazda dayanak gösterilen benzer marka; ... numaralı markadır.
İtiraza ilişkin açıklamalar, dava aşamasındaki iddialarla aynı yönde olduğu, başvuru sahibinin yayıma itiraza karşılık olarak sunduğu karşı görüşlerinde muterizin 28. sınıfta tescilli markası dikkate alındığında 22, 25 ve 35. sınıflardaki başvuru markasına yapılan itirazın tamamen reddedilmesi,
28. sınıfta yapılan itirazın kullanımın detaylı ispatlanması neticesinde değerlendirilmesi talep edilmiş, yayıma itirazın incelenmesi üzerine ... (...) tarafından 27.12.2019 tarihinde, ileri sürülen itiraz sebepleri haksız bulunarak itirazın reddine karar verilmiş, ... kararı kapsamında itiraza dayanak yapılan ve 28. sınıf bakımından kullanım ispatı talebine konu edilen ... numaralı marka ile ilgili olarak “Marka, kullanımın ispatına ilişkin delil sunulmadığı veya sunulan delillerin yeterli bulunmadığı tespit edildiğinden,
Md. 6/1 kapsamında yapılan incelemede dikkate alınmamıştır.” ifadelerine yer verilmiş, marka işlem dosyası kapsamında karara itiraza ve varsa başvuru sahibinin karşı görüşlerine rastlanmamış, karara itirazın incelenmesi üzerine verilen ve dava konusu yapılan 17.05.2020 tarih ve ... sayılı ... kararıyla; “.
Başvuru sahibi yayına itiraza cevaben sunduğu karşı görüş dilekçesinde, 6769 s. SMK’nın 19(2) maddesi hükmü kapsamında, itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sayılı “... şekil” ibareli markanın tescil kapsamında bulunan 28. sınıftaki tüm mallar bakımından kullanıldığının ispatlanmasını talep etmiştir. ... verilen kararda, ... sayılı “... şekil” ibareli marka açısından “Marka kullanımın ispatına ilişkin delil sunulmadığı veya sunulan delillerin yeterli bulunmadığı tespit edildiğinden, Md. 6/1 kapsamında yapılan incelemede dikkate alınmamıştır.” tespitinin yapıldığı görülmüştür.
Kurul başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olduğu kanaatindedir.
Ayrıca ilana itiraz sahibinin itirazının aynı gerekçelere dayanması dikkate alınarak, işbu itirazın kullanım ispatı açısından değerlendirilmesi gerekmiş, itiraz sahibinin yayına itiraz aşamasında sunmuş olduğu belgelerin incelenmesi neticesinde, kullanım ispatı talep edilen itiraz gerekçesi markanın “kale filesi, futbol filesi, halı saha filesi, top taşıma filesi, voleybol filesi, basketbol filesi” malları üzerinde ciddi kullanımının ispatlandığı, söz konusu mal ile başvuru kapsamında yer alan mal/hizmetler değerlendirildiğinde ise “28.SINIF: Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri;
olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar., 35. SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar.
Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri ile benzer/ilişkili türde mal/hizmet oldukları ve söz konusu mal ve hizmetler açısından markalar arasında 6769 s. SMK madde 6/1 açısından iltibas ihtimali bulunduğu tespit edilmiştir.
Ayrıca muterizin eskiye dayalı kullanım iddiası incelendiğinde “...” ibaresi üzerinde başvuruda kalan mal ve hizmetler açısından 6/3 bendi kapsamındaki hak sahipliğinin ispat edilemediği tespit edildiğinden bu bend kapsamında yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. Başvuru sahibinin kötüniyetli olduğu iddiasının ise mevcut bilgi ve belgelerle ispatlanamadığı kanaatine varıldığından yerinde görülmemiştir.'' gerekçesiyle '' İtirazın kısmen kabulüne ve başvurudan “28.
SINIF: Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar., 35. SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar.
Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetlerinin çıkartılmasına karar verilmiştir.” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA ve ALINAN EK RAPORLARDA özetle:
A) ... kararı iptali talebi bakımından;
1) Davacının kullanım ispatına konu olan dayanak markasının kullanımının ispat edildiği mallar doğrultusunda dava konusu marka başvurusunun kapsamından çıkarılan mal/hizmetlerin dışındaki mal/hizmetler bakımından markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı,
2) Davacının tescilsiz marka kullanımına ilişkin iddiasını ispat edemediği, bu nedenle dava konusu marka başvurusu bakımından davacının eskiye dayalı kullanımından kaynaklanan bir tescil engelinin varlığından söz edilemeyeceği,
3) Dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin iddianın ispat edilemediği,
B) Hükümsüzlük talebi bakımından;
1) Dava konusu markanın, tescil edildiği “SINIF 28/ Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar.
Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları. ve SINIF 35/ Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar.
Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar.
Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” açısından davacının önceki tarihli ... tescil numaralı markasıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu,
2) Davacının tescilsiz marka kullanımına ilişkin iddiasını ispat edemediği, bu nedenle dava konusu marka başvurusu bakımından davacının eskiye dayalı kullanımından kaynaklanan bir tescil engelinin varlığından söz edilemeyeceği,
3) Taraf beyanları doğrultusunda önceki ve sonraki marka sahipleri olan davacı ve davalı şirketin yetkili veya ilgililerinin birbirlerini ve davacının markasını bildiği, bu yetki ve ilgi dâhilinde lisans sözleşmesi yapılması, bu sözleşmenin ardından davalı şirketin aynı esas unsurlu marka başvurusu yapması gibi hususların engelleme amaçlı marka başvurusu olarak değerlendirilmesinin mümkün olabileceği, bunların kötü niyetli olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu;
bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Davacının redde gerekçe olarak gösterdiği ... sayılı markasının koruma tarihi olan 21.01.2019 tarihinin dava konusu markanın koruma tarihi olan 28.12.2018’den sonra olması nedeniyle davacının belirtilen markası değerlendirme de dikkate alınmamıştır.
Öte yandan, yayına itiraz aşamasında dava konusu marka başvuru sahibi tarafından davacı markasının 28. Sınıftaki mallar bakımından kullanım ispatı talebinde bulunulmasına karşın dava dosyası kapsamında cevap dilekçelerinde kullanım ispatı talebinin ileri sürülmediği anlaşıldığından SMK 6/1 kapsamında karıştırılma ihtimali değerlendirilmesi yapılırken bu husus dikkate alınmıştır.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markası
... ANİMASYON+şekil ... (22,25,28,35. sınıf) (28. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davalıya ait dava konusu markanın kapsamındaki “28.sınıf: Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar.
Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları.” mallarının davacı markasının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı; dava konusu markanın kapsamındaki aynı/aynı tür/benzer görülen malların 35. Sınıftaki satış hizmetleri ile yani “35. sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Oyunlar ve oyuncaklar.
Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar.Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar.
Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri ile davacı markasındaki söz konusu malların ilişkili olduğu görülmektedir.
Dava konusu markanın tescil kapsamına giren malların/hizmetlerinin tüketici kitlesinin ise bilinç düzeyinin ortalama veya yüksek olduğu anlaşılmaktadır.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu marka, italik, kırmızı renkte “...” ibaresi ile bu ibarenin sağ altında, “animasyon” ibaresinin yer aldığı, ayrıca işaretin sol tarafında ters yöne doğru koşan iki adet insan figürünün yer aldığı, karma bir marka olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacının markasının ise, her harfin farklı renkler kullanılarak yazılmış “...” ibaresi ile “Ö” harfinin içinde ne olduğu net olarak anlaşılamayan bir şeklin yer aldığı karma bir marka olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davalının "...
ANİMASYON'' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak hem dava konusu markanın hem de davacı markasının esas unsurunun ... ibaresi olması karşısında taraf marka işaretleri bakımından görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu; ... iptal talebi yönünden;
davalı tarafından idari aşamada davalının ... sayılı markasının 28. Sınıf bakımından kullanımının ispatı talep edildiğinden davacının yayına itiraz aşamasında dosya kapsamına sunduğu belgelerin (faturalar, eskiye dayalı internet sitesi görüntüleri) incelenmesi neticesinde, davacının markasını “koruma ağı, kale filesi, futbol filesi, halı saha filesi, top taşıma filesi, voleybol filesi, basketbol filesi, hentbol kale ağı, top taşıma filesi, tavan kapama filesi” malları veya bu malların satış hizmetleri için ...’de ciddi biçimde kullanımını ispatladığı,
her ne kadar faturalarda “seyyar alüminyum futbol kalesi, ip, minder” mallarının yer aldığı tespit edilse de bu faturaların sadece birer adet olması nedeniyle davacının markasının bu mallar veya bu malların satış hizmetleri için ...’de ciddi biçimde kullanımının ispatlanamadığı;
davacının kullanımını ispat ettiği mallar ile benzer/ilişkili olan mallar/hizmetlerin idari aşamada dava konusu markanın kapsamından çıkartıldığı anlaşılmış, dava konusu markanın kapsamında kalan mallar/hizmetlerin davacının kullanımını ispatladığı mallar ile aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olmaması nedeniyle davacının ... kararı bakımından SMK 6/1 kapsamında yaptığı itirazın yerinde olmadığı; hükümsüzlük talebi yönünden;
dava dosyası kapsamında davalının kullanım ispatı talebinin ileri sürülmemesi nedeniyle davacının redde gerekçe markasının kapsamındaki malların tamamı dikkate alındığında hem dava konusu markanın kapsamında yer alan “28. sınıf: Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar.
Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları. 35. sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil).
Hayvanlar için oyuncaklar.Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar.
Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mallar/hizmetlerinin redde gerekçe markanın kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer alması,
hem de dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında belirtilen mallar/hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu; öte yandan dosya kapsamında, davacı tarafından “...” ibaresinin ...’de uzun süredir “kale filesi, futbol filesi, halı saha filesi, top taşıma filesi, voleybol filesi, basketbol filesi” için kullanıldığı görülmüş, bu kullanımların davacının tescilli markasının kullanımına yönelik olduğu,
SMK 6/3 kapsamındaki itirazda ise hükümden de anlaşılacağı üzere tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretin söz konusu olduğu, davacının dava konusu markanın kapsamında kalan mallar/hizmetler bakımından eskiye dayalı kullanımının ispatlanamadığı, davacıya ait ticaret unvanı ile dava konusu markayı marka işaretleri bakımından dosya kapsamında, davacı tarafından “...” ibaresinin ...’de uzun süredir “kale filesi, futbol filesi, halı saha filesi, top taşıma filesi, voleybol filesi, basketbol filesi” için kullanıldığı görülmüş, bu kullanımların davacının tescilli markasının kullanımına yönelik olduğu,
SMK 6/3 kapsamındaki itirazda ise hükümden de anlaşılacağı üzere tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret söz konusu olduğu, davacının dava konusu markanın kapsamında kalan mallar/hizmetler bakımından eskiye dayalı kullanımının ispatlanamadığı; davalıya ait ticaret unvanının korunması bakımından, her ne kadar dava konusu markanın esas unsuru ile davacıya ait ticaret unvanının ek unsuru arasında marka işaretleri bakımından karıştırılma ihtimali olduğu ve dava konusu markanın kapsamındaki “28.
Sınıf: Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil).
Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mallarının/hizmetlerinin davacıya ait ticaret unvanının faaliyet alanlarında benzer/ilişkili olarak yer aldığı değerlendirilse de, dosya kapsamında davacının ticaret unvanındaki belirtilen faaliyetlere ilişkin kullanımının ispatlanamaması nedeniyle davacının SMK 6/6 maddesi kapsamında yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan davacı vekili davalının kötü niyetli olduğunu iddia etmiştir.
Kötüniyetli tescil başvurusunun korunamayacağına ilişkin ... sayılı kararı; “…Tescil başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması halinin 556 sayılı KHK'nin 42. maddesinde
düzenlenmemiş olmasına karşın başlı başına bir hükümsüzlük nedeni sayılması hususunda öğretide görüş
birliği mevcuttur. ( ... ). Diğer taraftan, Yerel Mahkemenin direnme kararında da belirtildiği üzere .... Markalar Yasası'nda da kötü niyetle marka tescili bir hükümsüzlük nedenidir. Yine, 1/95 sayılı Ortaklık
Konseyi kararları gereğince ... ile ... arasındaki fikri ve sınai mülkiyet haklarına ilişkin mevzuatın
uyumlu hale getirilmesi kapsamında 27.06.1995 tarihinde yürürlüğe giren 556 sayılı Markaların Korunması
Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin mehazını oluşturan 89/104 sayılı ... Marka
Yönergesi'nin 3/2. ve 40/94 sayılı Topluluk Marka Tüzüğü'nün 51/1-b maddelerinde de kötü niyetli marka
tescil başvurusu mutlak ret ve hükümsüzlük nedeni olarak düzenlenmiştir. Bu durumda, gerek öğretide ileri
sürülen görüşler, gerekse mukayeseli hukuk ve mehaz ... mevzuatında yer alan hükümler
itibariyle; markalar hukukundaki ülkesellik ve başvuru ve tescilde öncelik ilkelerinin yanında başvuru ve
tescilde kötü niyetin himaye edilmemesine ilişkin temel ilkenin de aynen korunduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekten de, 556 sayılı KHK'nin 35/1. maddesi uyarınca tescil başvurusu sırasında kötü niyetin başlı başına
bir itiraz sebebi olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının
açılabilmesi de KHK'nin amacına uygundur. Çünkü, KHK'nin 35/1. ve 42/1- ( a ) maddelerindeki düzenlemeler
de, esasen, MK.nun 2. maddesinin özel bir uygulamasından ibarettir. Bu bakımdan her somut olayın özellikleri
göz önüne alınarak açıkça kötü niyetle gerçekleştirildiği belirlenen marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar
verilebilmelidir. Bu husus 556 sayılı KHK'nin 42. maddesinde başlı başına bir hükümsüzlük nedeni olarak
düzenlenmemiş olsa dahi, genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki MK.nun 2. Maddesi uyarınca kötü niyetin korunması söz konusu olamayacağından aynı sonuca ulaşılması KHK'nin ruhuna da uygundur. '' şeklindedir. SMK 6/9 bakımından da yapılan değerlendirmelerin geçerli olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, davalı şirketin kurucusunun ... olduğu, taraflarca dava dosyasına sunulan beyanlarda sabit olduğu üzere söz konusu kişinin davacı şirketin temsile yetkili ve 2012-2019 yılları arasında davacı şirketin ortağı olan ...’un eşi olduğu, ayrıca söz konusu kişinin davacı şirkette çalışmış olduğu,
davacı şirket adına ... ile davalı şirket adına ... arasında imzalanan 20.09.2018 tarihli “Marka Lisans Sözleşmesi”nin noter onaylı olmadığı üstelik lisans sözleşmesinde lisans alan davalı şirket için herhangi bir lisans bedeli belirlenmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalının, davacının redde gerekçe markasından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu; mahkememizce 6769 sayılı SMK 6/9 , genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki MK’nun 2. maddesi, ilgili ... kararı ve yerleşik ... içtihatları gereğince, onca seçenek özgürlüğü varken
davacının itibar sahibi olduğu sektöre yönelik olarak ... sözcüğünün ön planda olduğu ... ANİMASYON ibaresinin seçilerek marka olarak tescili yönünde başvuru yapılması davalının kötü niyetli bir başvuru yaptığına delalet ettiği kabul edilerek ... sayılı ... kararının iptali talebinin REDDİNE, ... nolu markanın kötü niyetli tescil nedeniyle kayıtlı olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne, markalar sicilinden terkinine karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 116,60-TL
GİDER AVANSI :5.861,00-TL
TOPLAM :5.977,60-TL
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2020/205, K. 2024/64, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama