İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/32 K.2024/175

... VEKİLİ : Av. ... ....

Esas2021/32Karar2024/175Tarih2 Mayıs 2024Okuma16 dk · 3.161 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
2 Mayıs 2024
Esas no
2021/32
Karar no
2024/175
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
...
Mersis No
...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.161 kelime·16 dk okuma·13 bölüm

... VEKİLİ : Av. ... ....

DAVALI

1- ... -...

VEKİLİ

Av. ... - ... ....

DAVALI

2- ... -T.C. Kimlik No: ...

VEKİLİ

Av. ... -....

DAVA

Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

DAVA TARİHİ : 05/02/2021

KARAR TARİHİ : 02/05/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 23/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle ve sair beyanlarıyla; müvekkilleri firmanın, 1991 yılında kurulduğunu, merkezi ... olmak üzere ülkenin birçok ilinde ve bu illerin bazı ilçelerinde süper market mağazasını ve ayrıca ....’deki alışveriş ve eğlence merkezlerini işleten bir şirket olduğunu, “...” markasının, ilk kez 28.10.1993 tarih ve 3394 sayılı ticaret sicil gazetesinde ilan edilerek bu tarihten itibaren müvekkillerinin tescilli ticari unvanı olarak kullanılmaya başlandığını,

... başvuru numarasıyla işlem gören “... ...” markasına ise müvekkilleri firmaya ait “...” ibareli markalar ile hem sınıfsal hem de ibaresel olarak benzer olması sebebiyle itiraz edildiğini, itirazın reddi üzerine Kurum kararına itiraz edildiğini, itirazın yerinde görülmeyerek red edildiğini, ... tescil numaralı tanınmış “...” markalarına benzer yayının kanunda yer alan düzenleme ışığında “...” markasının tümden ret edilmesi gerektiğini, itiraz edilen markanın müvekkillerinin “...” ibareli markaları ile iltibas oluşturacak düzeyde benzer olduğunu, tescil başvurusuna itiraz edilen “... ...” ibareli markanın esas unsurlarının,

“...” ibaresinden oluştuğunu, söz konusu markada bu ibarenin görsel ve fonetik açıdan aynı olduğunu, “... ...” markasının “...” markasından türetilen bir marka olduğunu, her iki marka karşılaştırıldığında görüldüğü üzere harfler arasındaki ayniyet markaların genel görünümlerini birbirine ayırt edilemeyecek derecede benzer kıldığını iddia ederek ..., .... (...) ... sayılı kararının iptaline -Tescil işleminin tamamlanmış olması halinde ise ... numaralı “... ...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şahıs vekili cevap dilekçeleri ile; müvekkili şahıs markası ile davacı firma adına tescilli markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığından, müvekkilinin davacı markalarına iltibas teşkil eden herhangi bir kullanımları da söz konusu olmadığını, “... ...” olarak oluşan müvekkili markasının "..." / "..." olarak ikiye ayrılamayacağını, bu sebeple müvekkili markasına dair esas unsur / tali unsur ayrımının yapılmasının mümkün olmadığını, markanın bir bütün olarak dikkate alınması gerektiğini,

müvekkilinin "... ..." markasının özgün bir marka olduğunu dolayısı ile Mahkemece huzurdaki dava yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığının incelenmesine dahi yer olmadığını, müvekkili şahsa ait “... ...” markasının, davacı firmanın markaları ile benzer olmadığını, anılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını, davacı tarafın tanınmış marka olduğunu ve bu sebeple müvekkili markasının zarara uğrattığından söz edilemeyeceğini, müvekkilinin markasında “...” unsurunu vurgulamaksızın ve ... unsuru ile birlikte, bir bütün olarak kullanıldığını,

diğer bir deyişle müvekkili markanın “...” kelimesinden ibaret olmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şahıs tarafından 25.10.2019 tarihinde “... ...” ibaresinin marka olarak tescili için, 19.(01-07), 20.(01-14), 35.(01-05) sınıfta yer alan mal ve hizmetler için başvuruda bulunduğu; ... tarafından, başvurunun yayınlanmasına karar verildiği, yayın üzerine davacı şirket ile dava dışı üçüncü kişi tarafından başvuruya itiraz ettiği, ...

13.08.2020 tarihli kararı ile dava dışı üçüncü kişi itirazını kısmen kabul ettiği, davaya konu başvurudan “SINIF KODU : 19 Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve ... almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler.

SINIF KODU : 35 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için "Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve ... almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler." mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri;

(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetlerinin çıkarıldığı, davacı yanın itirazına mesnet olarak, ... ile ... sayılı markaların gösterildiği, davalı şahsın karşı görüş dilekçesinin bulunduğu, ...

13.08.2020 tarihli kararı ile davacı şirket itirazını REDDETTİĞİ, ... sayılı marka açısından, “Markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir.” kaydının bulunduğu, SMK m.6/1, m.6/3, m.6/5, m.6/9 açısından talebin haksız bulunduğu, davacı şirket tarafından Kurum kararına karşı itiraz edildiği, 05.12.2021 tarihinde itiraza karşı ..., yapmış olduğu incelemede, ... sayılı davaya konu kararı ile kısaca itirazın REDDİNE KARAR VERİLDİĞİ, kararda dava konusu ile ilgili olarak;

“…... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ..., ... sayılı "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım ve tanınmışlık gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Öncelikle, itiraz edilen başvurunun somut uyuşmazlık dışındaki bir başka yayına itiraz sahibinin itirazı üzerine ...

13/08/2020 tarih kararıyla. "SINIF 19: Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve ... almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler.

SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için "Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve ... almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler." mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri;

(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından reddedilmiş olduğu ve bu karara karşı yasal süresi içinde başvuru sahibi tarafından itiraz edilmemiş olduğundan işbu Kurul kararı tarihi itibariyle itiraza konu başvurunun anılan mal/hizmetler bakımından reddine yönelik kararın kesinleşmiş olduğu tespit edilmiştir.

Dolayısıyla, anılan mal/hizmetler bakımından itiraz konusuz kalmış olduğundan söz konusu mal/hizmetler bakımından esas hakkında karar vermeye yer olmadığına karar verilmiştir.

Bu çerçevede, Kurul'un önündeki itirazın başvuru kapsamında kalan aşağıdaki mal/hizmetler bakımından incelenmiştir: (…) Yapılan incelemede, Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır.

Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gibi, SMK’nın 6/3 maddesi kapsamındaki tescil engelinin koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmış ve bu kapsamdaki itiraz haklı bulunmamıştır.

Öte yandan, 6769 Sayılı SMK’nın 6/5 maddesi "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmüne amirdir.

Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir.” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.

Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:

... ... kararının iptali istemi açısından;

a. Davaya konu ... sayılı davalı şahıs markasının dava konusu edilen 19., 20. ve 35. sınıfta yer alan bütün mal ve hizmetlerinin davacı şirketin itirazına dayanak ... sayılı markasında yer alan mallar ile aynı / aynı tür veya benzer olduğu,

b. Davaya konu davalı şahıs markası ile davacı şirketin itirazına dayanak markası arasında benzerlik / karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı,

c. Davaya konu ... sayılı davalı şahıs markası açısından, 6769 s. SMK’nun 6/3. maddesi şartlarının oluşmadığı,

d. Davacı yan markasının, 6769 s. SMK’nun 6/5. madde kapsamındaki tanınmış marka korumasından yararlanamayacağı,

e. ...’nun 05.12.2020 tarih ve ... sayılı kararının yerinde olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu,

Hükümsüzlük istemi açısından;

a. Davaya konu ... sayılı davalı şahıs markasının dava konusu edilen 19., 20. ve 35. sınıfta yer alan bütün mal ve hizmetlerinin davacı şirketin itirazına dayanak .... sayılı markasında yer alan mallar ile aynı / aynı tür veya benzer olduğu,

b. Davaya konu davalı şahıs markası ile davacı şirketin itirazına dayanak markaları arasında benzerlik /karıştırılma ihtimali bulunmadığı,

c. Davaya konu ... sayılı davalı şahıs markası açısından, 6769 s. SMK’nun 6/3. maddesi şartlarının oluşmadığı,

d. Davacı yan markasının, 6769 s. SMK’nun 6/5. madde kapsamındaki tanınmış marka korumasından yararlanamayacağı,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “...” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Davacı Yanın İtiraza Mesnet Markaları

... ... + ... ... (...) (19, 20, 35. sınıf) ... (01-(...)- 45. sınıf)

Davacı Yanın Sadece Hükümsüzlüğe Mesnet Markaları ... ... ... ...+... ... ... (01-(...)- 45. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında;

... iptal talebi bakımından; davaya konu ... sayılı davalı şahıs markasının dava konusu edilen 19., 20. ve 35. sınıfta yer alan tüm mal ve hizmetlerinin davacı şirketin itirazına dayanak ... sayılı markasında yer alan mallar ile aynı / aynı tür veya benzer olduğu,

Hükümsüzlük istemi açısından; davaya konu ... sayılı davalı şahıs markasının dava konusu edilen 19., 20. ve 35. sınıfta yer alan tüm mal ve hizmetlerinin davacı şirketin itirazına dayanak .... sayılı markalarında yer alan mallar ile aynı / aynı tür veya benzer olduğu,

görülmektedir.

Bu durumda .... kararının iptali ve hükümsüzlük istemi açısından iltibas ihtimali varlığının ilk şartı olan malların / hizmetlerin aynılığı/benzerliği kriterinin, somut uyuşmazlık açısından, dava konusu markanın, dava konusu edilen tüm mal ve hizmetler açısından sağlanmış olduğu anlaşılmaktadır.

Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli markalar ile davalının "... ... + ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, taraf markalarının kelime ve ... unsurunu içerdiği, davacı şirket markalarında “...” / “...” / “...” ibarelerinin yer aldığı,

taraf markalarının anlamlarına bakıldığında, davaya konu markanın “...” ve “...” ibarelerinden oluştuğu, “...” ibaresinin “.” anlamına geldiği (....), özel ad olduğu, “...” ibaresinin de Türkçede kullanılan erkek ismi olduğu, davacı yanın itiraz ve hükümsüzlük taleplerine mesnet “...” / “...” ve “...” markalarının ise belli bir anlamlarının olmadığı, davacı yanın da anlamsal olarak herhangi bir beyanda bulunmadığı, harf grubu, bu harf grubunun okunuşundan türetilmek sureti ile yaratıldığı, taraf markalarının anlamlarına bakıldığında, tescili talep edilen sınıflar açısından belli bir ayırt ediciliğe sahip olduğu,

zayıf markalar olarak kabul edilemeyeceği, bu hali ile taraf markalarının anlamsal olarak birbirlerinden farklılaştığı, fonetik olarak yapılan karşılaştırmada, davaya konu markanın Türkçe ibareler içerdiği, Türkçe okunacağı, davacı yan markalarının “...” ve “...” şeklinde okunacağı, bu hali ile davaya konu marka ile davacı yan markalarının okunuşlarında aynı harf diziliminden meydana gelen kısıtlı bir benzerliğin bulunduğu, bu yöndeki sesçil benzerliğin ise taraf markalarını birbirlerine yaklaştırmadığı, görsel olarak yapılan karşılaştırmada, davaya konu markanın kelime ve ... unsurları içerdiği, siyah tonlardaki zemin üzerine,

turuncu ve gri tonlarda ... ile şeklin altında şekildeki renkler kullanılmak sureti ile yazılmış “... ...” ibarelerinin yer aldığı, her ne kadar markada yer alan ... kelime unsuruna göre daha büyük boyutta kompozisyon edilmişse de öne çıkan unsurun ibareler olduğu, bu hali ile şeklin ayırt ediciliğinin düşük düzeyde kaldığı, davacı yan markalarının kelime ve kelime + ... unsurları içerir oldukları, bu hali ile ... hariç diğer markaların kelime markası olduğu, .... sayılı markaların beyaz zemin üzerine çeşitli renk tonlarında tek satıra gelecek şekilde “...” veya “...” ibarelerini içerdiği,

... sayılı markada ise “...” ibaresi ile birlikte şeklin de yer aldığı, taraf markalarında görsel olarak ortak kabul edilecek tek unsurun bir kısım harf dizilimi olabileceği, bunun da davaya konu markada yer alan “...” ibaresi içinde yer aldığı, “.... ”, şeklinde kelimeler içerisinde yer alan bir kısım benzerliğin, tek başına markaları benzer hale getiremeyeceği, bir bütün olarak, anlamsal, görsel ve fonetik olarak yapılan incelemede sonucunda, taraf markalarının belli bir entelektüel çaba neticesinde yaratılmış olduğu, bu hali ile ilk olarak anlamsal olarak birbirlerinden ayrıldığı,

davacı yanın markasında yer alan “...” / “...” / “...” şeklindeki okunuşların davaya konu markanın bütünü içerisinde karşılığının olmadığı, görsel olarak da yukarıdaki tespitlerinin yanında taraf markalarındaki “...” harf dizilimindeki benzerliğin bütüne olan etkileri dikkate alındığında, ilk bakışta iltibasa meydan verecek bir benzerlikteki kullanımın bulunmadığı, taraf markalarının bu hali ile karıştırılma ihtimaline neden olabilecek derecede benzer olmadıkları;

işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "... ... + ..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı,

taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1. maddesi bağlamında iltibas ihtimali bulunmadığı; iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı;

öte yandan davacı şirketin dosyaya sunmuş olduğu deliller içerisinde, davaya konu markayı, davalı şahsın başvurusundan öncesine ait olacak şekilde kullandığı gösterir bilgi ve belgeye rastlanmamış olması ve davaya konu marka ile davacı yan markaları arasında işaretsel olarak benzerlik bulunmadığından davacı şirket lehine 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/3. maddesi koşullarının oluşmadığı da dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-DAVANIN REDDİNE,

2-Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/05/2024

Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/32, K. 2024/175, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalı
  4. Vekili
  5. Davalı
  6. Vekili
  7. Dava
  8. Dava Tarihi : 05/02/2021
  9. Karar Tarihi : 02/05/2024
  10. Kararın
  11. Yazıldığı Tarih : 23/07/2024
  12. Dava
  13. Cevap
  14. Yargılama
  15. Gerekçe
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/32
Karar No
2024/175
Tarih
2 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/33 K.2024/533
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/36 K.2024/754
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/37 K.2024/782
  • İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/40 K.2024/79
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/40 K.2024/280
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/41 K.2024/545

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.