İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/331 K.2023/126

... Mersis No: ...

Esas2021/331Karar2023/126Tarih2 Kasım 2023Okuma15 dk · 2.974 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
2 Kasım 2023
Esas no
2021/331
Karar no
2023/126
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.974 kelime·15 dk okuma·14 bölüm

... Mersis No: ...

VEKİLİ

Av. ... - ...

DAVALI

... - T.C. Kimlik No: ... ...

VEKİLİ

Av. ... -...

DAVA

Marka Hükümsüzlüğü

DAVA TARİHİ : 20/09/2021

KARAR TARİHİ : 02/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacının ... imalatı ve montajı sektöründe hizmet verdiğini, ... başvuru numaralı “... asansörleri” markasının sahibi olduğunu, ilgili markanın 2017 yılında süresi içerisinde yenilendiğini, davalının davacı ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davacı markalarının ve davalının dava konusu markasının “kaldırma, taşıma ve iletme makineleri;

asansörler, yürüyen merdivenler, vinçler, aynı işleve sahip robotik mekanizmalar” emtialarını içeren 07. Sınıfta tescil edildiğini, bu nedenle dava konusu markanın, ortalama tüketici tarafından davacı markası ile karıştırılma ihtimali yüksek olduğunu, davacı markasının, hizmet verdiği sınıf için sık kullanılan bir tabir olmayan, kendine özgü ve ayırt ediciliği bulunan bir ibare olan ... kelimesini içerdiğini, ''...'' internet sitesinde davacının bahsedilen markayı mavi ve kırmızı renklerde ve ... kelimesinin harflerinden oluşan bir logo ile birlikte kullandığını, dava konusu ''... ...'' markasının,

davacı markasının asli unsuru olan “...” ibaresine, ... kelimesinin kısaltması niteliğindeki “...” ibaresinin eklenmesi ile oluşturulduğunu ve ''... internet sitesinde görüleceği üzere davalı markasını da davacı kullanımında olduğu gibi kırmızı ve mavi renklerde bir logo ile birlikte kullanıldığını, tarafların internet adreslerinin dahi tek başına markaların karıştıırlma ihtimalini ortaya koyduğunu, Google arama motorunda “... ...” olarak yapılan bir arama sonuçlarının da taraf markalarının karıştırılma ihtimalini ortaya koyduğunu,

Markanın hükümsüzlüğünün talep edilebilmesi için ortalama tüketicinin markalar arasında benzerlikten kaynaklanan ilişki olduğunu varsayması veya karıştırma ihtimalinin bulunması yeterli olduğunu, ... tarafından davalının işletmesine ilişkin evraklar sehven davacıya gönderildiğini ve bu durumun da taraf markaların benzerliğini ortaya koyduğunu, öne sürerek ... başvuru numaralı ''... ...'' markasının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin taraf markaların esaslı unsurunun "..." kelimesi olduğu ileri sürülerek dava konusu "..." markasıyla davacı markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali olduğunu iddia ettiğini ancak markanın korunmasında, markanın bir bütün olarak korunmasının söz konusu olduğunu, karşılaştırma konusu markaların bir bütün olarak tüketicilerde bıraktığı izlenimin önemli olduğunu;

markaların "esas ve ayırt edici unsurlarının" oluşturduğu görsel, işitsel ve kavramsal açıdan bir bütün olarak değerlendirilerek tüketicilerde bıraktığı izlenim dikkate alınmasının gerektiğini, mezkur davaya konu iki markanın hem şekilde hem de kelime unsurlarının görsel, işitsel ve semantik farklılıkları karşılaştırıldığında marka arasında iltibas teşkil edecek ölçüde bir benzerlik mevcut olmadığını, taraf markaar arasında görsel,

işitsel ve kavramsal açıdan hiçbir benzerlik bulunmamasına rağmen davacının tüketiciler tarafından karıştırılabileceği iddiasında bulunulduğunu ve ... davalı işletmesine ait evrakları davacı adresine gönderildiğinin ifade edildiğini ancak ... davalı işletmesine ait evrakları davacı adresine göndermesinin anlamının taraf markaların iltibas oluşturması değil ilgili kurum personelin görevini yaparken gerekli dikkati ve özeni göstermemesinin işareti olduğunu ve ...’nün tüketici de olmadığını, davalı markanın 1 adet kırmızı ters ... ve 1 adet mavi düz ... ile logosunun olduğu,

mavi fontla "..." kırmızı fontla "..." yazıldığı bu kapsamda internet sitesinin de "markası ile uyumlu olarak" kırmızı ve mavi renkler ile tasarlandığını, davacı markasının siyah beyaz olmak üzere sadece "... asansörleri" yazan bir logo içerdiğini ve davacı internet sitesinin marka koruması altında olmayan renkler ile tasarlandığını, bahsedilen internet sitesinde Mavi ... ve Kırmızı H harfleri ile oluşturulan bir logo kullanıldığını, taraf markalara ait logolar incelendiğinde iki markanın birbirine benzemek bir yana neredeyse tüm unsurları birbirinden farklı olduğu,

davacının tarafların aynı iş kolunda, aynı işte faaliyet göstermekte olduğundan dolayı davalının haksız kazanç elde ettiğini iddia ederek markanın hükümsüzlüğünü talep ettiğini fakat markalar arası iltibastan bahsedebilmek için sadece taraf markaların aynı hizmet sınıfını kapsamasının yeterli olmadığını, davacının "..." kelimesinin kendine özgü ve ayırt ediciliği bulunan bir ibare olduğunu bu sebeple dava konusu markanın, davacı markasına ayırt ediciliği bulunmayan,

yenilik katmayan "..." ibaresinin eklenmesiyle oluşturulduğunu iddia ettiğiniancak dava konusu markanın davalının ailesinin ve kendisinin baş harflerinin birleştirilmesiyle oluşturulduğunu ve "..." ibaresinin yapılan işin niteliğinin ... olmasından dolayı eklenerek "... ..." markası ortaya çıktığını ve işbu markanın davacı markasıyla hem görsel hem de işitsel olarak benzerliğinin bulunmadığını, huzurdaki davanın kötü niyetle ve mesnetsiz olduğunu, taraf markalar arasında hem şekil hem de kelime unsurları açısından bir benzerlik veyahut aynılık söz konusu olmadığını,

davacının görsel benzerlik iddiasının dayanağı logoyu tescil dahi edilmemişken internet sitelerinde kullanılarak, mezkur davaya konu markayla benzerliği iddia edilmesinin hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının ... sayılı markasının hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda ve ek raporda özetle:

-Dava konusu marka ile davacının mesnet markaları arasında emtia ve işaret benzerliği bulunduğu,

-Dava konusu başvuru ile davacının mesnet markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu,

Taraflara ait internet sitelerinde yer alan şekil ve renk unsurlarının benzerlik taşımadığı fakat ... alan adı ile ahiasasansor.com.tr kelime unsurlarının benzerliğinin tüketicinin hangi firmaya ait web sitesini tercih etmesini zorlaştıracak ve karışıklık yaratacak seviyede olduğu,

-Takdirin mahkemeye ait olduğu,

bildirilmiştir.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun “Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiilleri” içeren 29. maddesinin (...) bendi uyarınca; “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.” marka hakkına tecavüz olarak değerlendirmektedir.

SMK’nun “Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı ile düzenlenen 7. maddesi ise aşağıdaki şekildedir:

(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.

(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:

...) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.

b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.

c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:

...) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.

b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.

c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.

ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.

d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.

e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.

f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.

(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.

(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:

...) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.

b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.

c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.”

6769 sayılı SMK'nın 29 maddesinde, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller belirtilmiş olup;

(1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:

...) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.

b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.

c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.

ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’... olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.

6769 sayılı SMK'nın 149 ncu maddesine göre, sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:

...) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.

b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.

c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.

ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.

6769 sayılı SMK 150 maddesine göre; Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlü olduğu bildirilmiş olup, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir.

Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.

Dosya kapsamındaki bilgi, belge ve alınan bilirkişi raporuna göre;

Dava Konusu Davalı Markası Davacı Markası

... ...

(07. sınıf) (07. sınıf)

Başvuru Tarihi : 29.03.2018 Başvuru Tarihi : 13.08.1997

Tescil Tarihi : 20.12.2018 Tescil Tarihi : 31.12.1997

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu marka kapsamında yer alan ; 07. Sınıfta yer alan “Kaldırma, taşıma ve iletme makineleri; asansörler” emtiaları bakımından ayniyetin söz konusu olduğu, ayrıca 07. Sınıfta yer alan “Kaldırma, taşıma ve iletme makineleri; yürüyen merdivenler, vinçler, aynı işleve sahip robotik mekanizmalar” bakımından emtiaların ilişkili olduğu; dolayısı ile taraf markalar arasında özellikler “asansörler” için emtia benzerliğinin sağlandığı tespit edilmiştir.

...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede,

Davalının markasının incelenmesinde; hükümsüzlüğü istenen davalı markasının düz beyaz zemin üzerine mavi ve kırmızı tonlarında “...” ve “...” harflerini andıran bir şekil unsuru, bu unsurun altında yer alan, özel bir yazım şekline haiz mavi ve kırmızı tonlarında “...” ibaresi ve son olarak tüm bu ibarelerin en altında yer ana kırmızı tonlarda standart fontlarda yazılmış “...” ibaresinin bir bütün teşkil edildiği, “...” ibaresinde ... harflerinin standart olarak içerdiği orta çizgisi yerine kırmızı bir nokta içerdiği, ... harfinin noktasının kırmızı olduğu;

“...” ve “...” ibareleri arasında boşluk olması ...” ve “...” ibalerinin ayrı ayrı algılanmalarını sağladığı, dolayısı ile bu markayı gören bir tüketicinin markayı “...” “...” “...” olarak okuma ihtimali mevcut olduğu, diğer taraftan dava konusu markada yer alan şekil unsuru “...” ve “...” harflerini andırmakla birlikte ilk bakışta direkt olarak bu harfler olarak algılama ihtmali düşük olup bu ibarenin markada bir ses algısı yaratmayacağı, tamamen görsel olarak tüketici algısında yer alacağı; markanın kelime unsuru olan “... ...” ibaresinde ... ibaresinin tek başına markaya ayırt edicilik kazandırmadığı,

bu ibarenin direkt olarak markanın kullanılacağı ürünün adı olduğu ve tali unsur olarak markada yer aldığı algısı ortaya çıktacağı, dolayısı ile dava konusu marka da asli kelima unsuru ... ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.

Davacının markasının incelenmesinde; mesnet markanın düz beyaz zemin üzerine büyük, siyah ... ibaresi ile bu ibarenin altında yer alan “asansörleri” ibaresinin bir bütün teşkil etmesiyle oluşturulduğu, dava konusu markada incelemesinde açıklandığı üzere “asansörleri” ibaresi tek başına markaya ayırt edicilik katmaktan uzak ve markanın kullanılacağı ürünlerin direkt adı olduğu, markada var olan kelimelerin yazımında kullanılan font markanın bir kelime markası olarak algılanmasının önüne geçmediği, dolayısı ile davacı markasıda asli unsur “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.

Markaların asli kelime unsurlarda “...” ibaresinin ortak olması ve “.../asansörleri” ibarelerinin markalara ayırt edicilik katmaması, dava konusu markada “...” ve “...” harfleri arasındaki boşluk sebebiyle markanın “...” olarak değil “...” “...” olarak değerlendirilmesi ihtimali markaların bütünsel olarak bıraktıkları izlenimin benzerlik taşımasına sebep olduğu, neticesinde, dava konusu marka ile davacının mesnet markasının benzer olduğu kabul edilmiştir.

Netice olarak, davacı markası ile davalı markasının ve taraf kullanımlarının kullanımlarının biçim, düzenleme ve tertip tarzı ile bıraktıkları genel izlenim itibariyle ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzer olduğu, davalının markasının davacının yenilenmiş bir markası, yeni bir serisi gibi algılanacağı, çağrışımlarının ve bir bütün olarak uyandırdıkları kanaatin aynı olacak şekilde markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma/benzerlik ihtimali bulunduğu;

taraflara ait internet sitelerinde yer alan şekil ve renk unsurlarının benzerlik taşımadığı fakat ... alan adı ile ahiasasansor.com.tr kelime unsurlarının benzerliğinin tüketicinin hangi firmaya ait web sitesini tercih etmesini zorlaştıracak ve karışıklık yaratacak seviyede olduğu,

dolayısıyla davalı markasının ve kullanımlarının davacının markalarının yenilenmiş versiyonu, yeni serisi yahut işletmeler arasında idari veya ekonomik bağlantı olduğu zannına kapılabileceği anlaşıldığından davanın kabulü ile ... başvuru numaralı davalı markasının tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiş ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-DAVANIN KABULÜ İLE ... başvuru numaralı davalı markasının tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 2.503,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/11/2023

Katip ... Hakim ... ¸ ¸

MASRAF DÖKÜMÜ

İLK MASRAF : 127,10-TL

GİDER AVANSI :2.376,00-TL

TOPLAM :2.503,10-TL

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/331, K. 2023/126, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Davalı
  5. Vekili
  6. Dava
  7. Dava Tarihi : 20/09/2021
  8. Karar Tarihi : 02/11/2023
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Yargılama
  12. Gerekçe
  13. Masraf Dökümü
  14. İlk Masraf : 127,10-TL
  15. Gider Avansı :2.376,00-tl
  16. Toplam :2.503,10-tl
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/331
Karar No
2023/126
Tarih
2 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/333 K.2023/800
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/336 K.2023/1033
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/337 K.2023/833
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/339 K.2023/813
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/339 K.2023/856
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/340 K.2023/1013

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.