İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/446 K.2024/159

Mersis No- ...

Esas2021/446Karar2024/159Tarih28 Mart 2024Okuma13 dk · 2.586 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
28 Mart 2024
Esas no
2021/446
Karar no
2024/159
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.586 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

Mersis No- ...

VEKİLİ

Av. ... -...

DAVALI

1- ... -... ...

VEKİLİ

Av. ... - ... DAVALI : 2- .... VEKİLİ : Av. ...

DAVA

Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

DAVA TARİHİ : 30/12/2021

KARAR TARİHİ : 28/03/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 29/05/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı yanın .... sayısı ile gerçekleştirdikleri başvuruya karşı itirazlarının Kurum tarafından reddolunduğunu, müvekkilinin tanınmış “...” markasının sahibi olduğunu, ülkemizde ilk kurulan anonim şirket olduğunu, ... ibareli markaların tescilleri 1999 yılına kadar uzandığını, ... markalarının aynı zamanda ... sayısı ile TANINMIŞ MARKA olarak da koruma altında olduğunu, dava konusu “...” markasının müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, müvekkilinin “...” ibaresi ile oluşturduğu seri markalarının bulunduğunu, bu şekilde yaratılmış yüzlerce markanın sahibi olduklarını,

dava konusu ... ibaresi ile ... markalarının karıştırılmama, aralarında bağlantı kurulmama ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin yalnızca ... değil, ... kelimesini ayırt edici unsur olarak içeren başka markalarının da var olduğunu, dava konusu markanın tescilinin de müvekkili markaları ile iltibasa yol açacağını, dava konusu markanın 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” için tescil edilmek istenildiğini, müvekkilinin de aynı sınıfta yer alan çok sayıda tescilinin bulunduğunu,

müvekkilinin daha evvel ... nezdinde ... markalarına dayalı olarak benzer nitelikteki markaların iptalini sağladığını, dava konusu markanın da müvekkili markasını birebir içerdiğini, müvekkili markalarının aynı zamanda tanınmış marka olması nedeniyle ayrıca korunması gerektiğini, yine “...” ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanını da oluşturduğundan müvekkilinin SMK m. 6/6 uyarınca da üstün hakkının bulunduğunu, dava konusu markanın tescilinin, müvekkili markalarının tanınırlığına zarar verebilecek sonuçlar doğuracağını, dava konusu markanın tescilinin aynı zamanda haksız rekabete de sebebiyet vereceğini,

iddia ederek .... sayılı ... kararının iptali ve dava konusu ... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ... ibaresinin 05 , 29 , 30 ve 35. Sınıf mal ve hizmet sınıflarını kapsar şekilde 18.04.2020 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 12.05.2020 tarih ve 348 sayılı bültende ilan olunduğu, anılan ilana karşı davacı yanca ve dava dışı 3. Bir firma tarafından itiraz edildiği, ... tarafından davacı tarafça ileri sürülen itirazların reddolunduğu ancak dava dışı 3. Kişi itirazının kabul edilerek başvuru kapsamından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkartıldığı,

söz konusu karara karşı davacı yanca (ve ayrıca diğer taraflarca) yeniden itiraz edildiği, davacı itirazlarını değerlendiren...’nun 11.11.2021 tarih ve .... sayılı kararı neticesinde özetle; “.... başvuru numaralı ‘...’ ibareli başvurunun 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca ... sayılı ‘...’, ‘...’ ibareli markalarla karıştırılma ihtimali gerekçesiyle kısmen reddedilmesi kararına karşı, başvuru sahibi adına kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle yapılan itiraz ve başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı ‘...’, ‘... ...’, ‘...’, ‘... ...’, ‘...’,

‘...’ ibareli markalarla karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve diğer haklar gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle ‘...’ adına yapılan itirazlar incelenmiştir. Her iki itiraz incelenirken karıştırılma olasılığı kavramına ilişkin aşağıda yer verilen genel ilkeler esas alınmıştır. (...) Takiben ‘...’ adına yapılan itiraz değerlendirilmiştir.

Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır.

Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Çekişme konusu markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek düzeyde benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığından SMK m. 6/4 kapsamındaki itirazın da reddi gerekmiştir.

Öte yandan, 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi ‘Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.’ hükmüne amirdir.

Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir.

Bunun yanında, itiraz dilekçesinde öne sürüldüğü gibi itiraza gerekçe markanın, 6769 s. SMK'nın 6/6 kapsamındaki hak sahipliği yönünde yeterli kanaate ulaşılamadığından, bu iddianın kabulü mümkün olmamıştır.” şeklindeki gerekçeler ile davacı yan itirazlarının nihai olarak bir kez daha reddolunduğu, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:

-Dava konusu ... sayılı marka kapsamında ... kararı sonrasında 35. Sınıfta kalan hizmetlerin tamamının, davacı yanın önceki tarihli başta .... sayıları ile işlem dosyasına dayanak yaptığı markalarının yanı sıra, gerek işlem gerekse de hükümsüzlük talebine dayanak yaptığı çok sayıdaki markası kapsamında aynı / benzer sınıflarda yer alan emtialar ile aynı ya da benzer olduğu,

-Davacı yanın “...” esas unsurlu, tanınmış ve seri markaları ile davalı yana ait “...” ibaresinden oluşan marka arasında, ortalama zeka, dikkat ve algı seviyesine haiz tüketiciler nezdinde, iktisadi – idari anlamda ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin mevcut olmadığı,

-Bir üst maddede açıklanan gerekçeden ötürü davacı yanın “...” markaları tanınmış dahi olsa, dava konusu markanın tescilinin SMK m. 6/5 için aranılan herhangi bir koşulun ortaya çıkmasına yol açmayacağı,

-Yine aynı gerekçelerle davacı yanın ticaret unvanının kılavuz unsuru da “...” ibaresi olduğundan, dava konusu markanın esas unsuru ile benzer görülmeyen bu ibareye dayalı davacı yanın SMK m. 6/6 uyarınca üstün bir hakkının bulunmayacağı,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Davacı Markası

... ...+... (35.sınıf) (35.sınıf) Davacının Sair Markalarından Örnekler ... ...+... ...+... ... ... -... ... ... .... .. ... ... ... ... ...

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu başvuru kapsamında 35. Sınıfta kalan hizmetlerin tamamının, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında da birebir yer aldığı, buna bağlı olarak taraf markalarının benzer satış noktalarında, benzer ihtiyaçlara yönelik, benzer tüketici kitlesine hitap eden, birbirleri yerine ikame edilebilirliği bulunan, birbirleri ile aynı pazarda rekabet içerisinde bulunan, birbirlerini tamamlayıcı nitelikte ürünler oldukları ayrıntılı ve teknik bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek düzeyde açık olduğu görülmektedir.

Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Davalının markasının incelenmesinde; herhangi bir grafik unsur taşımaksızın düz bir ... markası olarak başvuru konusu edildiği, beş harften oluşan “...” kelimesinin bilinen bir anlama sahip olmadığı, anılan ibarenin uyuşmazlığın davalısı konumundaki başvuru sahibinin soyadı olduğu, kelimenin yazımına uygun şekilde “...” şeklinde telaffuz edilecek olduğu anlaşılmaktadır.

Davacının markalarının incelenmesinde; “...” ibaresi ve koçbaşı şeklinin özel bir biçimde oluşturulması ile yaratılmış tanınmış markalarının bulunduğu, bununla birlikte bir kısmına marka örneklerinin tamamında davacı yanın “...” kelime kökünü sabit tutmak kaydıyla bu ilaveye eklediği ek ... markaları ile yarattığı “...+...” şeklinde oluşturulmuş onlarca farklı markasının mevcut olduğu,

ancak davacı yanın bu şekilde marka yaratım sistematiğinden herhangi bir şekilde “...” kelimesinin sahip olduğu öz anlamını (hayvan ismine yönelik) yitirecek ve bu kelimeden türetilerek oluşturulmuş farklı varyasyonlar ihtiva eden şekilde bir tescil zincirinin bulunmadığı, dolayısıyla davacı yan markalarının tamamı dilimizde somut bir anlama sahip olan, tüketicinin ilk anda derhal algılayabileceği “...” sözcüğü esas unsurunu taşımakta olduğu anlaşılmaktadır.

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "...+..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde;

her ne kadar taraf markaları 35.sınıfta aynı ya da benzer mal ve hizmetleri kapsamakta iseler de markaların bir bütün olarak ilgili tüketici kitlesi nezdinde yarattıkları algıda aynı iktisadi kaynağa ait, birbirlerinin devamı ya da serisi niteliğinde algılanabilecek işaretlerden oluşmadıkları, “...” şeklindeki bütünün, davacı yanın “...” esas unsurlu, tanınmış ve seri markalarını çağrıştırmayacağı, davacı yanın seri markaların tamamında “...” ibaresinin münhasıran varlığını koruduğu, alternatif şekillerde tescile konu edilmediği,

“...” ibaresinin de özellikle kavramsal nihai algısı itibariyle “...” kelimesi ile ilişkilendirilmesine yol açacak bir izlenimi tüketiciye sunmayacağı, ortalama tüketici her ne kadar harf dizilimsel olarak taraf markaları arasında bir benzerlik tespit etse de bu benzerliğin kavramsal açıdan oluşan farklılık karşısında zayıf kalacağı, taraf markaları ile aynı ya da farklı zamanlarda karşı karşıya kalan tüketicilerin, dava konusu markayı gördüğünde zihninde davacı markalarını çağrıştırmasını gerektirir bir benzerliğin işaretler arasında mevcut olmadığı,

bu halde işaretler arasında iktisadi – idari kaynaklar açısından ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik algısının mevcut olmayacağı, somut olayda davacı yanın “...” esas unsurunu taşıyan markalarının ... tanınmış markalar sicilinde ... unsuru ile birlikte ve ... unsuru olmaksızın .... ve .... sayıları ile kayıtlı olduğu, davacı yanın gerek işlem gerekse de dava dosyasına bir usb bellek içerisinde sunduğu delillerden, davacı yanın “...” markalarının tanınmış marka statüsünde korunabilecek markalardan olduğu,

lakin somut uyuşmazlık özelinde taraf markalarının bütünsel algılar itibariyle birbirlerinden derhal uzaklaşan ve farklı kurumsal kimlikleri işaret eder nitelikte oldukları, dava konusu markanın tescilinin, davacı markalarının tanınmışlığına ne şekilde zarar verebileceği, itibarını ne şekilde zedeleyebileceği ya da haksız bir menfaati ne şekilde temin edebileceği yönünde bir algıya da ulaşılamamış olduğu, davacı yanın ticaret unvanın kılavuz unsuru da “...” ibaresi olup anılan ibare aynı zamanda davacı yanın markalarının kendisi olduğu,

bu halde dava konusu “...” ibaresi ile “...” şeklindeki davacı markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik görülmediğinden, aynı unsuru ticaret unvanının ayırt edici kılavuz unsuru olarak içerir davacı yan ticaret unvanı açısından da SMK m. 6/6 uyarınca ileri sürülen üstün hak sahipliğinin, varılan kanaate bir etkisi olmayacağı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-DAVANIN REDDİNE,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.28/03/2024

Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/446, K. 2024/159, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Davalı
  5. Vekili
  6. Dava
  7. Dava Tarihi : 30/12/2021
  8. Karar Tarihi : 28/03/2024
  9. Kararın
  10. Yazıldığı Tarih : 29/05/2024
  11. Dava
  12. Cevap
  13. Yargılama
  14. Gerekçe
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/446
Karar No
2024/159
Tarih
28 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/446 K.2024/187
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/447 K.2024/412
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/448 K.2024/295
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/449 K.2024/392
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/449 K.2024/217
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/449 K.2024/448

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.