KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/13 Esas - 2024/156
- Esas no
- 2022/13
- Karar no
- 2024/156
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
Karar Metni
2.500 kelime·13 dk okuma·9 bölüm
Mersis No- .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1-.... Mersis No-.... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2-... Mersis No-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3- .. Mersis No-.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 4-.... VEKİLİ : Av. ....
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 11/01/2022
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle. 27/09/2016 tarihinden bu yana ...
Şirketi ünvanıyla ticari faaliyette bulunmakta olduğunu ve bu kapsamda bilgi teknolojisi ve bilgisayar hizmet faaliyetleri kapsamında ..., ..., ... gibi firmalardan bilgisayar, laptop, monitör vb. ürünlerin satışı ile iş koluna giren diğer iş ve işlemleri yürütmekte olduğunu; davacının satış yaptığı platformlarda ve ticari çevresinde “...” olarak tanınmakta olduğunu; bu nedenle davacı tarafça “...” ibareli marka tescil başvurusunda bulunulduğunu; marka tescil başvurusunun davalı şirketlere ait markalarla benzerlik/karıştırılma ihtimali bulunduğu belirtilerek reddedildiğini;
verilen bu karar hukuka aykırı olduğundan ...'na itiraz edildiğini ancak ... tarafından itirazın reddine karar verildiğini; ... kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ve davanın kabulü ile ... kararının iptali ve “...” markasının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... GIDA SAN. VE TİC. A.Ş şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkili ... Gıda San. Ve Tic A.Ş. adına tescilli ... ve ... asli unsurlu seri markaları olan ve ... 19.09.2016 tarih ve ... sayılı tutanak ile ... tescil nolu “...” markası özel koruma altında, tanınmış bir marka olduğunu; müvekkilinin tescilli markaları olan ... markalarına ayniyet derecesinde benzer olan, işitsel ve görsel olarak iltibasa sebebiyet veren ve seri marka izlenimi ile, ayrıca anlamsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali ve karıştırılmaya yol açabilecek kuvvette benzer bulunan “ ...” markasıyla ilgili olarak verilen dava konusu ... kararının hukuka uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ŞİRKETİ vekili davaya cevap dilekçesinde özetle, davanın açılmasında hak düşürücü sürenin geçtiğini; davacının marka başvurusu yapmış olduğu "..." ibareli işaretin, müvekkili şirkete ait ... sayılı "...", ... sayılı "...", ... sayılı "... ", ... sayılı "..., ... sayılı "....",... sayılı "... " ibareli markaları ile karıştırılma ihtimali bulunduğunu; dava konusu kararın yerinde olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... OPTİK SAN. TİC. LTD. ŞTİ davaya cevap vermemiş, ön inceleme duruşmasına katılım sağlamamış, sonrasında vekili aracılığıyla sunduğu beyanlarıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalılar tarafından yapılan itirazın kabulü akabinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı şirket tarafından 14.05.2020 tarihinde dava konusu ... sayılı ... ibareli marka tescil başvurusunda bulunulduğu; marka tescil başvurusunun 09 ve 35.sınıf mal ve hizmetlere ilişkin olduğu; markanın yayınına davalı şirketler tarafından yapılan itirazlar üzerine verilen ...’nın 11.05.2021 tarihli kararı ile davacının marka başvurusunun iltibas nedeni ile reddine karar verildiği;
konunun davacı şirket tarafından ...’ya taşındığı ve dava konusu 01.11.2021 tarih ve ... sayılı kararı sayılı kararında özetle: ''... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun .... sayılı"...", "... ", "... ...", "... "," ... ", "...", "...", "... ", "... ", "... " ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
Bu çerçevede başvuru ile ret gerekçesi markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin bağımsız ayırt edici niteliği dikkate alındığında markalar arasında ortak unsur durumunda bulunan söz konusu ibareden kaynaklanan benzerliğin ret kapsamında bulunan ve ret gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunanlarla aynı/aynı tür olan hizmetler bakımından ilgili tüketici nezdinde başvuru ile ret gerekçesi marka/marka sahipleri arasında idari veya iktisadi anlamda bir bağlılığın bulunduğu yönünde bir izlenim oluşturabileceği kanaatine ulaşılmış ve ret kapsamında bulunan hizmetler bakımından başvuru ile ret gerekçesi markalar arasında 6769 s.
SMK'nın 6 ncı maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu tespit edilmiştir.İtirazda başvuru sahibinin 27/09/2016 tarihinden bu yana ...
ŞİRKETİ ünvanıyla ticari faaliyette bulunmakta olduğu, bu kapsamda bilgi teknolojisi ve bilgisayar hizmet faaliyetleri kapsamında bir çok iş ve işlem yürüttüğü, satış yaptığı platformlarda ve ticari çevresinde "..." olarak tanındığı ileri sürülerek işbu itirazın kabulü gerektiği iddia edilmekle birlikte, aralarında üst düzey benzerlik bulunan ve aynı/aynı tür malları/hizmetleri kapsayan başvuru ve red gerekçesi markanın konu edildiği işbu itiraz bakımından belirtilen hususun markalar arasındaki iltibas olasılığını ortadan kaldırır nitelikte bir husus olarak değerlendirilmesi mümkün görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi Heyeti tarafından düzenlenen RAPORDA ve EKRAPORDA özetle:
1. Davacının marka başvurusu ile davalıların markalarının benzer olduğu;
2. Davacının marka başvurusunun kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin oluştuğu;
3. Taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluştuğu;
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Markası Davalı (... Anonim Şirketi)Markası ... ... + ... (09, 35.sınıf) ... ... ... ... (09, 35.sınıf)
Diğer Davalı (... Optik San. Tic. Ltd. Şti) Markası ... OPTİK (09, 40.sınıf)
Diğer Davalı (... Tic. A.ş) Markası ... (09, 16, 35, 36, 41, 45.sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacının marka başvurusunun kapsamında bulunan 09 ve 35.sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin tamamının davalıların markalarının kapsamında aynen yer aldığı, dolayısı ile eldeki olayda mal ve hizmet ayniyeti /benzerliğinin oluştuğu görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davacının markasının incelenmesinde; davacının dava konusu marka başvurusunun kelime markası olduğu ve ... ibarelerinden oluştuğu, söz konusu ibareler bitişik yazılı olmakla birlikte her iki kelimenin farklı anlamlar ihtiva etmesi ve marka kompozisyonunda da farklı renklerle yazılı olması hususu da dikkate alındığında iki ayrı kelimeden oluştuğu, söz konusu ibarelerden ... ibaresi, ... kayıtlarına göre yunan alfabesinin ikinci harfi olduğu, bununla birlikte bir tür ışın cinsini de ifade etmekte olduğu, diğer yandan ... kelimesi İngilizce kökenli olup artı, ilave anlamlarına gelmekte olup markada ayırt edici bir fonksiyonu bulunmadığı,
bu durum ... ibaresinin ayırt ediciliğinin daha yüksek olmasından kaynaklandığı gibi ... ibaresinin başındaki ana ibareye artı anlamı katmasından da kaynaklanmakta olduğu, hal böyle iken soldan sağa okuma ilkesi gereğince tüketici zihninde öncelikle yer bulacak olan ... ibaresinin markanın esaslı unsuru olduğu anlaşılmaktadır.
Davalının markalarının incelenmesinde; ... ibaresinin esas unsur olarak kullanıldığı çeşitli kompozisyon ve ... unsurlarının yer aldığı markalar olduğu, davalıların markalarında yer alan esaslı unsur ... ibaresi olup tek başına ... unsurları ya da markalara eklenen ilave, yardımcı unsurlar markalardaki ... ibaresinin esaslı unsur olma durumunu değiştirmediği anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalılar adına tescillil ''...'' esas ibareli markalar ile davacının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde;
... ibaresinin müşterek unsuru markalarda ortalama yüksek düzeyde benzerlik yarattığı, sonraki markada bulunan “...” ibaresi başlı başına ayırt ediciliği sağlamadığı gibi artı, ilave anlamına gelen ve anlamı da yaygın bir şekilde bilinen söz konusu ibarenin tüketicinin zihninde markaları ayırt etmeye yeter düzeyde olmadığı, müşterek ...’nın markaların başında olması benzerliği arttıran bir diğer faktör olduğu, markaların benzer olduğu, davacının marka başvurusunun kapsamındaki 09 ve 35.sınıf mal ve hizmetlerin hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin bilinç/dikkat/özen/seçicilik seviyesi incelenmesinde;
bu hizmetlerin alıcının gündelik (her anının, rutininin) ihtiyaçlarını karşılamadığı, sık satın alınan hizmetler olmadığı, alıcılar tarafından daha ziyade profesyonel meslekleri/iştigal alanları ile alakalı olarak satın alındığı fiili gerçeği de gözetildiğinde, tüketicilerin/alıcıların bu emtiaları satın aldığı anda seçicilik/bilinç/ dikkat/algı/özen seviyelerinin yüksek olduğu,
bu alıcılar, söz konusu hizmetleri satın alma kararını verdikleri süreçte daha uzun vakit geçirmekte, muhtelif bilgi kaynaklarından bilgi sağlayarak/makul süreli bir araştırma yaparak yanlış/eksik/kalitesiz hizmet alma riskini azaltmaya çalışmakta, yani bir süre düşünüp değerlendirerek daha çok zahmete ve gayrete katlanarak satın alma kararını vereceklerini, ancak somut olayda gerek markalar gerekse markaların kapsamındaki emtiaların aynı/benzer olması karşısında söz konusu mal ve hizmetlere yönelen tüketici de her ne kadar bilinç düzeyi yüksek de olsa markaları karıştırabileceklerini,
zira ... ibaresinin davacı tarafça kullanılması halinde alıcıların söz konusu hizmetlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalinin mevcut olduğu, alıcıların iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile,
her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu düşünebilecekleri, davacının markasının, davalıların hedef pazarındaki tüketici/müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği, sonuç olarak davacının marka başvurusunun kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin oluştuğu, tarafların tanınmış marka, kullanma yoluyla ayırt edicilik, ticaret unvanı kullanımı iddiaları özelinde, davacının ... ünvanıyla ticari faaliyette bulunmakta olduğu,
bu kapsamda bilgi teknolojisi ve bilgisayar hizmet faaliyetleri kapsamında birçok iş ve işlem yürüttüğü, satış yaptığı platformlarda ve ticari çevresinde "..." olarak tanındığı iddialarının, her ne kadar davacı tarafça 21.10.2022 havale tarihli dilekçe ekinde 2016 yılından bu yana kullanıma ilişkin faturalar sunulmuş olsa da markalar arasında iltibas tehlikesi oluştuğundan mevcut durumu değiştirmediği,
nitekim SMK madde 5/2 gereğince “Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.” hükmü yer almakla birlikte mutlak ret nedenlerine ilişkin düzenlemenin olduğu bu hükmün iltibasın (SMK madde 6/1) değerlendirildiği nisbi ret nedeninin olduğu somut olayda uygulanabilir olmadığı, yine davalıların bu yöndeki savunmaları açısından davalıların markalarının adlarına tescilli olması,
davalıların tanınmış olduğu ... tarafından da kabul edilmiş markaları yönünden salt iltibası arttıran bir etki olmakla birlikte yine iltibasın oluştuğu kanaatini değiştirir durum oluşmadığı, neticeten taraf markaları arasında iltibas bulunduğu anlaşılmış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/13, K. 2024/156, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama