İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/201 K.2024/136

Mersis No - ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1-... Mersis No-.... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :2- .... VEKİLİ : Av.....

Esas2022/201Karar2024/136Tarih21 Mart 2024Okuma19 dk · 3.728 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Katip ...

Karar tarihi
21 Mart 2024
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/201 Esas - 2024/136
Esas no
2022/201
Karar no
2024/136
Hakim
....
Davacı
...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.728 kelime·19 dk okuma·8 bölüm

Mersis No - ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1-... Mersis No-.... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :2- .... VEKİLİ : Av.....

DAVA

Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali

DAVA TARİHİ : 02/06/2022

KARAR TARİHİ : 21/03/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 22/03/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Davacı taraf vekili dava dilekçesi ve sair beyanlarında özetle; müvekkili şirketin .... nolu “... ...” ibareli markası için başvuruda bulunduğunu, davalı tarafından "...." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle yapılan itirazın ... tarafından kabul edildiğini, akabinde karara itiraz dosyalandığı ve ... tarafından “Başvuru ile kısmi redde gerekçe olan markalar arasında kavramsal ve işitsel yönden güçlü bir benzerlik bulunduğu, ayrıca redde konu hizmetlerin de ret gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetlerle aynı ya da benzer türden olduğu,

bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu” şeklindeki gerekçelere dayanılarak markalarının kısmen iptaline karar verildiğini, müvekkil Şirketi ...

A.Ş., faaliyetlerine 1995 yılında 21 mağazayla başladığını; ana ilkesinin, temel gıda ve tüketim malzemelerinin mümkün olan en uygun fiyat ve yüksek kaliteyle tüketiciye ulaştırılması olduğunu, yüksek indirim (...) modelinin ...’deki ilk temsilcisi olduğunu, mağaza sayısını ve cirosunu istikrarlı bir biçimde artırdığını, ...’in 2021 yılı için gerçekleştirmiş olduğu “...’nin En Büyük 500 Özel Şirketi” konulu araştırması uyarınca, perakende sektöründe birinci, genel sıralamada ise ...’nin en büyük beşinci özel şirketi unvanına hak kazandığını, 2021 yılında yurt içinde 1.124 yeni mağaza açtığını,

yüzde 12 büyüme kaydederek 2021 yıl sonu itibariyle ...’de 10.489 mağaza sayısına ulaştığını, ... dışında yurt dışında .... ’da da faaliyet gösterdiğini, ...'ta 2021 yılında 43 yeni mağaza açarak toplam 578 mağazaya ulaştığını, .... ’da ise 2021 yılı sonunda 300 mağazası bulunduğunu, 2021 yılı sonu itibariyle ...’nin yanı sıra ....'dakilerle birlikte toplam 11.367 mağazası bulunduğunu, dava konusu markada, öne çıkan şekil ve slogan unsurunun, müvekkilinin tanınmış olan ... markasında olduğu gibi aynen kullanıldığını,

başvurusu yapılan markalarda şekil ve slogan unsurunun öne çıkartılarak kullanıldığını ve yeni markaları ile önceki tarihli tanınmış ve tescilli markaları arasında bağlantı vurgulandığını ve seri markalar yaratıldığını, taraf markalarının bütün olarak farklılaştığını, markaların asli unsurları ve öne çıkan unsurlarının tamamen farklı olduğunu, davalı markalarının, büyük harf ve siyah beyaz renkte düz yazı ile tertip edildiğini, müvekkilinin başvuru markasında,

müvekkili şirket ile özdeşleşmiş şekil unsuru ve yıllardan beri yoğun kullanımda olan ve yine müvekkili şirket ile özdeşleşmiş sloganı olan “...” öbeği net bir şekilde ön plana çıkartılarak kullanıldığını, ek olarak “...” ibaresindeki “L” harfinin küçük harfle yazılmak suretiyle, tertip şekli uyarınca “I” harfi olarak algılandığını ve Müvekkil Şirket’in önceki tarihli “...” markaları ile görsel ve işitsel anlamda ayniyet derecesinde benzerlik yaratıldığını, bu nedenle markalar arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, markaların bütün olarak değerlendirildiğinde,

aralarında benzerlik olduğu ve dolayısıyla markaların karıştırılma tehlikesi olduğundan söz edilemiyeceğini, Müvekkil Şirket’in markasındaki şekil ve slogan unsuru ile markanın tertip tarzının göz ardı edilerek, parçalara bölünmesi suretiyle yalnızca üç harfli kısa kelime markası özelinde yapılan benzerlik değerlendirmesinin hatalı olduğunu, ..... tarafından işbu dava konusu .... sayılı “... ...” markası ile “...” ibareli muteriz markalarının benzer olmadığı yönünde hüküm kurulduğunu, ... tarafından resen red edilen 35 ve 37 sınıflar bakımından ... karar iptal davası açıldığını, “İlk derece mahkemesince, iddia, savunma,

bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka işaretinin 556 sayılı KHK’nın 5. maddesi anlamında marka olabilecek işaretlerden olduğu, taraf marka işaretleri arasında 556 sayılı KHK 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olmadığı”… gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... ...’nun ... sayılı kararının iptaline karar verildiğni, karara karşı davalı ... tarafından gerçekleştirilen istinaf ve temyiz başvurularının reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, (.....), ilgili karardaki kıyaslama konusu markaların ve tarafların aynı olduğunu,

söz konusu davada markaların benzer olmadığına ilişkin hüküm kurulduğunu ve bu kararın müvekkili lehine kesinleştiğini, bu nedenle işbu dava ile aynı konuda verilmiş olan kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunduğunu, ilgili karar doğrultusunda işbu davanın da kabulunun gerektiğini, iddia ederek; .... sayılı “... ...” marka başvurusu ile ilgili .... 'nın 05.04.2022 tarihli ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkili şirketin 2015 yılı içinde başvurmuş olduğu ... sayılı işlemlerle sırasıyla ''... '' ibareli markalarını tescil ettirdiğini, Davacının ise bu markalarla benzer nitelik taşıyacak şekilde dava konusu başvuruyu yaptığını, işbu başvurunun kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin itirazları akabinde davacının ....

E. Sayılı dava dosyasıyla müvekkiline ait .... sayılı ''... '' markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiğini, davanın reddedildiğini, Davacı tarafından işbu karara karşı istinaf yoluna gidildiğini ancak .... tarafından istinaf başvurusunun esastan reddedildiğini, davacı vekilinin, marka sahiplerinin ve markaların aynı olduğu bir davaya ilişkin olarak ..... kararını belirtiğini, ancak bu davanın ...'nın 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi kapsamında yapmış olduğu bir yargılamaya ilişkin olduğunu, Ancak iş bu davanın kapsamının 556 sayılı KHK'nın 8. ve 9.maddelerle ilgili olduğunu,

bu bağlamda taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

6769 Sayılı SMK'nın Geçici 1. Maddesine göre bu kanunun yayımı tarihinden önce Enstitüye yapılmış olan ulusal ve uluslararası marka ve tasarım başvuruları ile coğrafi işaret başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılacağından, kanunun yayım tarihi olan 10.01.2017 tarihinden önceki başvurular ve eldeki davada 556 Sayılı KHK hükümlerinin uygulanması gerekmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın kısmen kabulü akabinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı tarafından "... ..." markasının 25 / 29 / 30 / 31 / 32 / 33 / 34 / 35 / 36 / 37 / 38 / 41 / 42 / 43 / Sınıfta bulunan mal ve hizmetleri kapsayacak şekilde 22.01.2016 tarihinde ..... başvuru numarası ile tescil başvurusunda bulunulduğu, .... yapılan ilk inceleme ve değerlendirme sonucunda, 7/b md. ilişkin kısmen reddedilmesine karar verildiği, davacının yapmış olduğu karara itiraz sonucu ... sayılı ... kararının alındığı,

davacının iş bu kararın iptali için dava açtığı ve dava sonucunda ... kararının 556 sayılı KHK 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olmadığı… gerekçesiyle iptal edildiği ve bu kararın kesinleştiği, Mahkeme kararı ile ....

12.01.2021 tarih ve 364 sayılı .... yeniden ilan edilmesine karar verildiği, anılan ilana davalı yanın önceki tarihli .... sayılı ve "... " ibareli markalar ile markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, ... tarafından yapılan inceleme sonucunda itirazların kısmi olarak kabul edildiği davaya konu marka başvusuru kapsamından. SINIF KODU 35: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.

Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri.

İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.

Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri.

Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler.

Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar.

Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar.

Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz). Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller. Tütün, çiğneme tütünleri, sigaralar, purolar.

Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, tütün içenlere mahsus malzemeler: pipolar, puro ve sigara ağızlıkları, küllükler, tütün kutuları, sigara sarmak için aletler, sigara kağıtları, nargileler, çakmaktaşları, çakmaklar.

Kibritler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) SINIF KODU 37: İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri.

Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri.Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu).Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri;

gemi inşaatı hizmetleri.Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri.Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri.Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri.Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri.Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri.Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri.

Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri. Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri.

Hizmetlerinin çıkartılmasına karar verildiği, söz konusu kısmi red kararına karşı davacı yanın itirazda bulunduğu, söz konusu itirazlarında kısmi red kararının kaldırılmasını talep ettiği, itirazları inceleyen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 05.04.2022 tarih ve ... sayılı kararı neticesinde özetle; .... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ... sayılı ve "..." ibareli markalara dayalı olarak 556 s. KHK'nın 8 inci maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına yapılan itirazın incelenmesinde, başvuru ile kısmi redde gerekçe olan markalar arasında kavramsal ve işitsel yönden güçlü bir benzerlik bulunduğu,

ayrıca redde konu hizmetlerin de ret gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetlerle aynı ya da benzer türden olduğu, bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu kanaatine varıldığından başvurunun kısmen reddi kararı isabetli bulunmuş ve iş bu itirazın reddi gerekmiştir.” şeklindeki gerekçeler ile davacı itirazlarının reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA / EK RAPORDA özetle:

-Dava konusu marka başvurusu kapsamından çıkarılan yer alan 35.ve 37. Sınıflardaki bir kısım hizmetlerin, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyinde bir ilişki içerisinde olduğu,

-Davalı yanın önceki tarihli markaları ile dava konusu markanın ortak olarak “...” ön sesini taşıdığı, taraf markalarının benzer bir sistematikle oluşturuldukları, bununla birlikte davalı yanın “...” ibaresi üzerinden yarattığı seri markalarının var olduğu, dava konusu markanın görsel itibariyle “...” şeklinde algılanma ihtimalinin çok daha yüksek olduğu, tüm bu unsurlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde işaretler arasında görsel ve işitsel anlamda ortaya çıkan benzerlik düzeyinin, dava konusu markanın da davalı markalarının yeni bir serisi olarak algılanmasını sonucunu doğurabilecek nitelikte olduğu,

-... karar iptali koşullarının oluşmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Uyuşmazlık, davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

“Marka tescilinde red için nispi nedenler” başlığı altında düzenlenen 556 sayılı KHK'nın 8. maddesi;

"Madde 8 – Tescil edilmiş veya tescil için başvuru yapılmış bir markanın sahibi tarafından itiraz yapılması durumunda aşağıdaki hallerde marka tescil edilemez:

a) Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı ise ve aynı mal veya hizmetleri kapsıyorsa,

b) Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa.

Marka sahibinin ticari vekili veya temsilcisi tarafından markanın kendi adına tescili için, marka sahibinin izni olmadan ve geçerli bir gerekçe gösterilmeden yapılan başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine red edilir.

Tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretin sahibinin itiraz etmesi üzerine, tescili istenilen marka, aşağıdaki hallerde tescil edilmez.

a) Markanın tescili için yapılan başvuru tarihinden önce veya markanın tescili için yapılan başvuruda belirtilen rüçhan tarihinden önce bu işaret için hak elde edilmiş ise,

b)Belirtilen işaret, sahibine daha sonraki bir markanın kullanımını yasaklama hakkını veriyorsa,

Marka, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir markanın aynı veya benzeri olmakla birlikte, farklı mallar veya hizmetlerde kullanılabilir. Ancak, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu red edilir.

Tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi, fotoğrafı, telif hakkı veya herhangi bir sınai mülkiyet hakkını kapsaması halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir.

Ortak ve garanti markalarının sona ermesinden itibaren üç yıl içinde ortak marka veya garanti markası ile aynı veya benzeri olan marka tescil başvurusu itiraz üzerine reddedilir.

Bir markanın yenilenmeme nedeniyle koruma süresinin dolmasından sonra iki yıl içerisinde aynı veya benzer markanın, aynı veya benzer mal ve hizmetler için yapılan tescil başvurusu itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Yukarıda ayrıntısı yazılı 8/1-b maddesinde geçen düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır.

Ancak burada 556 sayılı KHK'nın 8. maddesinin (4) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca 556 sayılı KHK'nın 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda genel ölçü olarak; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, tüketici kitlesinin bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davacı Markası Örnek Davalı Markaları

... ... (25, 29, 30, 31, 32, 333, 34, 35, 36, 37, 38, 41, 42, 43.Sınıf) ... ... ... ... (35, 37, 39. Sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; taraf markaları kapsamında benzerliği tespit olunan hizmetlerden 35. Sınıf 05. Alt grubunda yer alan toptan/perakende satış hizmetlerinin nitelik itibariyle hemen her kesimden tüketiciye hitap eden genel nitelikte bir hizmet grubu olduğu, dolayısıyla ortalama dikkat, zeka ve seçicilik düzeyindeki kimselerin bu hizmetlerin alıcıları olabilecekleri.

Bununla birlikte 35. Sınıf 1-4 alt grubunda yer alan hizmetlerin (35.01., 35.02., 35.03. ve 35.04.) ise günlük hayatta sık ve rutin bir şekilde yararlanılmayan, çoğu kez profesyonel meslek grupları tarafından sunulan ve görece ortalama üstü hizmet bedelleri ile tüketicinin yararlandığı türden hizmetler oldukları, tüketicinin bahsi geçen sınıflardaki hizmetlerden çoğu zaman hayatında bir veya birkaç kez yararlandığı,

dolayısıyla ilgili hizmetler açısından yaygın ve yerleşik bir tecrübesi olmadığından bu tür hizmetler açısından yoğun bir ön araştırma süreci geçirme ihtiyacı duyacağı gibi yine hizmet satın alımında da kendisinin genellikle bir yönlendirmeye ihtiyaç duyarak hareket ettiği gözetildiğinde ilgili hizmetler açısından tüketicinin dikkat ve bilinç düzeyinin daha yüksek olacağı, Pek tabi tüketici kitlesinin niteliğinin yükselmesi,

hiçbir hal ve koşulda yanılgı yaşamayacağı gibi bir sonucu meydana getirmeyecek olup bu nitelikteki tüketici grubunun zihin hafızasında yer edinen markalar arası ilişki kurma ve yanılgı yaşama eğilimi kimi durumlarda daha yüksek dahi olabileceğini, 37 Sınıftaki bir kısım hizmetlerin, ilgili tüketicilerce günlük rutinde tüketimi olmayan, sıkça yararlanılmayan, görece pahalı, dolayısıyla tüketicinin marketten bir gıda ürünü satın alırmışçasına hareket ederek tercihlerini somutlaştırma davranışında olmayacağı türden mal ve hizmetler oldukları, bu mal ve hizmetlerin ilgili tüketicilerinin bu nedenle dikkat, özen, zeka,

piyasa bilgisi ve seçiciliklerinin ortalamanın daha üstünde olacağı görülmektedir.

Davacının markasının incelenmesinde; markanın kırmızı zemin üzerine beyaz harflerle oluşturulan “...” kelimesi ve kelimenin alt kısmında alt alta dizili olacak şekilde siyah renk ve alt kısmında kırmızı kalın çizgilerin bulunduğu “...” ibarelerinin yer aldığı ve slogan niteliğinde kullanılan bu ibarenin markada tali unsur konumunda olduğu, davacının ayırt edici unsuru hem de lider markası pozisyonundaki ibarenin “...” kelimesinin olduğu anlaşılmaktadır.

Davalının markalarının incelenmesinde; beyaz zemin üzerine siyah renk, düz yazı karakteri ve tümü büyük harf olacak şekilde tasarlandığı, markalarda ... ibaresinin dışında “...” ibareleri de yer almakta olup, bu ibarelerin ... kelimesinin tali unsurları olduğu, Davalının ayırt edici unsuru hem de lider markası pozisyonundaki ibarenin “...” olduğu, dolayısı ile uyuşmazlık davalının ... esas unsurlu markaları ile davacının “... ...” başvurusunun benzer olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı adına tescilli "...'' esas ibareli markaları ile davacının ''...'' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; dava konusu marka ile davalı markaları arasında görsel/figüratif unsurlar itibariyle, hiçbir benzerlik bulunmadığı,

bununla birlikte markaların esas/ayırt edici unsurlarını oluşturan “...” ibareleri arasında gerek görsel, gerek fonetik benzerlik halinin bulunduğu, “...’’ esas unsurlu markalar ile davacının “...” ibareli markası karşılaştırıldığında, kelime olarak birebir benzer olmadığı, ayniyet arzetmediği ancak davalının “...” markasının dava konusu markada esas unsur olarak yer aldığı, her ne kadar davaya konu markada ... kelimesinin sonunda “...” slogan niteliğindeki ibarelerin eklendiği ancak bu eklentilerin davalı markaları ile benzerliği ortadan kaldırmadığı,

dava konusu markanın davalı markası ile işaretsel benzerliği olduğu gibi, telaffuzu da bir birine yakın olduğu, davalının markalarında anılan ibarenin esas unsur olarak eskiden süre gelen tescillerinin bulunduğu, dava konusu markada ise anılan ibareyi tali konuma düşürecek herhangi bir ek unsur yer almadığı gibi markadaki “...” kelimesi sloganın yapısı gereği bir reklam, tanıtım ve promosyon aracı olarak sıklıkla kullanılan ibareler olduğundan, ayırt edicilik incelemesinde ilgili tüketici kesiminde marka algısı yaratma ihtimalinin zayıf olduğu,

dolayısıyla çekişmeye konusu “...” kelimesi yeterli ayırt edici niteliği haiz olmadığından ortalama tüketicide yan unsur ya da slogan olarak algılanacak olup, kelimenin son ses olarak kullanımı da farklılık yaratmak adına yeterli bir ayırt edicilik katmamakta olduğu, zira anılan ibarenin kavramsal olarak tescili talep ürünleri için vasıf bildirici bir özellik göstermekte olduğu, her ne kadar davacı önceki tarihli tescilli markalarında kullanımş olduğu logonun birebir aynısını davaya konu markada kullanımış olsada bu kullanımın markada esas unsure olarak yer alan ''...'' ibaresinin geri planda kalmasını sağlamadığı,

davalının “...” markaları ile davacının “...”esas unsurlu ibaresinin fonetik anlamda birebir aynı sesi veriyor oluşları göz önüne alındığında, tüketicinin anılan iki işaret arasında bağlantı kurmasının kaçınılmaz olduğu, her ne kadar davaya konu markada, davacının daha once birçok tescilli markasında kullanmış olduğu logo ve renkleri yer almış olsada uzun yıllardır tüketici algısında ... olarak anılan davacı markasının ... olarak algılanmayacağı, önceki tescillerinde ''...'' ibaresinin tümü büyük harflerden oluşan davacının,

davaya konu markada ''...'' olarak oluşturmuş olduğu markada sadece B harfini büyük olarak tasarlağı devamında gelen l ve m harflerini küçük olarak tasarladığı, tüketici algısında davacının da iddia etmiş olduğu gibi her ne kadar ... şeklinde bir algı yaratmış olsada tüketiciler nezdinde mutlak surette “...” şeklinde algılanacağı yönünde net bir izlenim edinilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki dava konusu markada “...” ibaresi tali nitelikte bir kullanıma da haiz olmayıp marka içerisinde bağımsız ayırt edici karakterini koruduğu,

neticesinde taraf markaları arasındaki emtia benzerliği gözetildiğinde, emtialar arasındaki bu yakınlık düzeyinde işaretlerin birbirlerinden daha somut bir şekilde uzaklaşmış olmalarının gerektiği, halbuki uyuşmazlık kapsamında karşılaştırılan markaların bu kriteri sağlamaktan oldukça uzak ve benzerlik düzeyleri son derece yüksek işaretlerden oluştuğu, davalı yanın seri marka yaratma alışkanlığının varlığı gözetildiğinde, dava konusu markanın da bu serinin devamı olarak algılanma ihtimalinin son derece kuvvetli olacağı,

bu durumun ise tüketicinin iki marka arasında iktisadi ya da idari bir bağlantı olduğu yanılgısına kapılmasına neden olabileceği, karıştırılma ihtimalinin temelinde, makul orandaki ortalama tüketicilerin bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple bir bağlantı kurmasının yeterli olduğu, bu haliyle başvuru ile davalı markaları arasında başvuru kapsamından çıkarılan tüm emtialar açısından benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin mevcut olacağı dava konusu .... sayılı ... kararının iptal şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-DAVANIN REDDİNE,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 21.03.2024

Katip .... Hakim .... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/201, K. 2024/136, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 02/06/2022
  5. Karar Tarihi : 21/03/2024
  6. Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 22/03/2024
  8. Cevap
  9. Yargılama
  10. Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/201
Karar No
2024/136
Tarih
21 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/203 K.2024/461
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/204 K.2024/323
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/204 K.2024/457
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/204 K.2024/162
  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/205 K.2024/259
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/205 K.2024/444

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.