İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/35 K.2023/16

... DAVALI : 2- ... Mersis No: ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2022/35Karar2023/16Tarih10 Ocak 2023Okuma17 dk · 3.350 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
10 Ocak 2023
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/35 Esas - 2023/16
Esas no
2022/35
Karar no
2023/16
Hakim
...
Katip
...
Davacı
...
Mersis No
....
Vekili
Av. ...
Davalı
1- ...
Vekili
Av. ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.350 kelime·17 dk okuma·7 bölüm

... DAVALI : 2- ... Mersis No: ... VEKİLİ : Av. ...

DAVA

Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

DAVA TARİHİ : 27/01/2022

KARAR TARİHİ : 10/01/2023

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; ... sayısı ile davalı şirket tarafından .. . Sınıf malları kapsayacak

şekilde gerçekleştirilen “... Birası Asırlık ...” ibareli başvuruya yönelik

itirazlarının nihai olarak ... sayılı ... kararı neticesinde

reddolunduğunu, verilen kararın hatalı olduğunu, ...

A.Ş.’ne ait ... sayılı ve “... Birası” ibareli markanın ... ...

A.Ş.’ne devrine izin verilmesine dair ... Kurulu’nun 25.08.2009 tarih ve

... sayılı kararının, müvekkili şirket ... tarafından

açılan dava sonucu .... Dairesi’nin, 26.03.2013 tarih ve ... sayılı kararı ile “devir alma nedeniyle ...’in

pazardaki hakim durumunun daha da güçleneceği ve bu sebeple

pazardaki rekabetin önemli ölçüde azalacağı” gerekçesiyle iptal edilmiş

olduğunu, kararın kesinleştiğini, anılan devir ve kesinleşmiş hüküm ile ilgili

olarak daha önce kuruma sunulan dilekçelerde “... ile ... arasında

imzalanmış marka devri sözleşmesinin geçerliliği, gerek taraf iradeleri,

gerekse 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun gereği ...

Kurulu’nun izin kararına bağlanmış olduğunu, Sözleşmenin taraflar arasında

imzalandığı tarih itibariyle hükümlerini meydana getirmeye başlamadığı,

izin tarihine kadar askıda geçersiz olduğu, ... Kurulu’nun izin kararının

... tarafından iptaliyle birlikte taraflar arasındaki sözleşmenin

geçerlilik şartının sağlanamaması nedeniyle sözleşmenin baştan itibaren

kesin hükümsüz hâle geldiğini, kesin hükümsüzlük sonucu ...

nezdinde ... adına gerçekleşmiş marka tescilinin de yasal dayanağını

yitirdiğini, kesin hükümsüzlük nedeniyle tarafların birbirleriyle hukuki ilişkiye

girmesinin ancak yeni bir sözleşme yapılması ile mümkün olabileceğini,

taraflar arasında yeni bir sözleşme yapılmadan taraflardan herhangi birinin

aralarında mevcut olmayan bir hukuki ilişkiye dayalı olarak hukuki bir işlem

tesis edemeyeceğini, iptal kararlarının geriye yürümesi ve eski halin geri

getirilmesi ilkeleri çerçevesinde, iptal edilen idari işleme dayalı olarak tesis

edilmiş işlemlerin düzeltilmesinin zorunlu olduğu, bu kapsamda ... adına

mevcut “yolsuz” tescilin de düzeltilmesi gerektiğini, idarenin iptal edilen

idari işlemden önce var olan ve bu işlemle değiştirilmiş bulunan hukuki

durumu sağlamakla yükümlü bulunduğu, iptal kararının yalnızca dava

konusu edilen idari işlem üzerinde etki yaratmakla kalmayacağı, ona bağlı

olarak tesis edilen diğer işlemleri de yapıldıkları tarihten itibaren ortadan

kaldırarak tesis edilmemiş hale getireceğini, ... ile ... arasında imzalanan Sözleşmenin 3.3. ve 4. maddeleri uyarınca söz konusu

“Sözleşmenin hiçbir şekilde geçerlilik kazanmamış ve hükümsüz kalmış

bulunduğu”nu, .../... tescil numaralı ve “... Birası” ibareli markanın

... ... A.Ş.’ne devrine izin verilmesine dair ... Kurulu kararının

iptaline ilişkin kesinleşmiş... kararının uygulanması suretiyle, sicildeki

kaydın düzeltilmesi adına 17.12.2018 tarihinde... sayılı

yazıyla ...’e başvuruda bulunduklarını, davalı ...’in, anılan yargı

kararının ve ...’in eski hale getirme işlemini etkisini ortadan

kaldırmak amacıyla, yani kötüniyetle 16.06.2020 tarihinde ... ibareli

... .sınıf ürünleri içeren ... sayılı işbu davaya konu başvuruda

bulunduğunu, ... ...’nin, müvekkilinin kesinleşmiş yargı kararı

gereği olan hukuka uygun eski hale getirme istemlerini kabul etmesi

gerekirken ... sayılı kararla reddettiğini, ...

tarafından anılan ...’nın ... sayılı kararının iptali istemiyle

... esas sayılı

dosyasında iptal davasının ikame edildiğini, davanın derdest olduğunu,

davalının çok açık bir şekilde kötü niyetli olduğunu ve verilen yargı

kararlarının sonuçlarını dolanmaya çalıştığını, davalının, hukuken devren

bile sahip olamayacağı markayı, bu kez tescil yoluyla elde etmeyi

planladığını, kötüniyetli başvuruların tespitinde, başvuru sahibinin, markanın

tescil edilmesi için başvuruyu yaptığı tarihteki niyeti dikkate alınması

gerektiğini, ... sayılı marka tescil başvurusu, başvurucu şirkete

devri kesin yargı kararıyla 4054 sayılı Kanuna aykırı olduğu tespit edilen

... ibaresini içerdiğinden, müvekkili aleyhine haksız ...

yaratacağından, başvurunun TTK m.54 ve devamı hükümleri gereği ...

kararının da iptal edilmesi gerektiğini, davalı ...’in geçersiz hale gelen

sözleşmeye dayalı olarak ... Kuruluna başvurusu ve bunun üzerine

tesis edilen ... 08.02.2019 tarihli kararı yok hükmünde olduğundan, anılan

kararın işbu davada kendisi lehine kanıt olma vasfının bulunmadığını belirterek ... sayılı ... kararının iptali ve dava konusu

... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; ... sayılı “... birası” markasının devrine ilişkin 15/08/2008 tarihinde

marka devir sözleşmesi imzalandığını, devir kaydının 10/09/2009 tarihinde

... tarafından siciline işlendiğini, ... tarafından çeşitli

tarihlerde ...’e sunulan dilekçelerle, ihtilafa konu devir kayıt

işleminin iptal edilerek müvekkillerine ait ... sayılı “... birası”

markasının eski sahibi ... adına kaydının talep edildiğini, Kurum

tarafından verilen cevapta davacının taraf olmaması nedeniyle bir bilginin

kendilerine verilemeyeceğinin belirtildiğini, nihai olarak ise davacı

taleplerinin 23/09/2020 tarih ve ... sayılı kararla reddolunduğunu,

söz konusu karara karşı ... sayılı

davada mahkemece davanın usulden reddi yönünde karar verildiğini,

kararın istinaf aşamasında da reddine karar verildiğini, temyiz

incelemesinin halen devam ettiğini, ... Kurulu’nun ...

sayılı kararına karşı açılan iptal davası neticesinde .... Dairesi

26.03.2013 tarih ve .... sayılı kararı ile ...

Kurulu’nun ... sayılı kararının iptaline karar verildiğini, dayanak

kararda marka devir sözleşmesinin geçersizliğinin hüküm altına

alınmadığını, ... kararının ... Kurulunun vermiş olduğu izin

kararına ilişkin olduğu, devir sözleşmesinin hukuki geçerliliğine ilişkin

olmadığı dikkatten kaçmaması gerektiğini, söz konusu iptal kararı devir

sözleşmesini hükümsüz kılmadığı gibi ... Kurumuna yapılmış izin

talebinin reddi anlamına da gelmediğini, ... Kurulunun markanın

satış iznine ilişkin aksi yönde vermiş olduğu bir karar olmadığı gibi bahse

konu devir sözleşmesinin geçersiz olduğu yönünde herhangi bir mahkeme

kararının da mevcut olmadığını, söz konusu kararın idari yargı tarafından

nihai olarak iptal edilmiş olması ile davalı müvekkilin markanın devrine ilişkin ... Kurumu’na bildirim aşamasına dönüştüğünü, davacı vekilinin,

müvekkilinin ve ... firması arasındaki ilgili marka devir sözleşmesinin,

sözleşmede yer alan “... Kurumu’nun devralmaya onay vermemesi veya başvuruyu reddetmesi durumunda sözleşme sona erer” hükmüne

bağlı olarak, ...’ın iptal kararının ardından hükümsüz kaldığı iddiası

tamamen mesnetsiz olduğunu, iptal kararı sonrasında 18.10.2018 tarih ve

7550 sayı ile ... Kurumu nezdinde yeni bir bildirimde bulunulduğunu,

... sayılı “... birası” markasının müvekkil tarafından devralınması

işlemine izin verilmesi yönünde karar tesis edilmesi talep edildiğini, talep

neticesinde ise ... Kurulu’nun müvekkil ... ... ile ... İçki

arasında ... Birasının devrine ilişkin 2008 tarihli marka devir sözleşmesinin

halen geçerli olduğunu teyit ettiğini, güncel ekonomik koşullar ve pazar

payları göz önüne alındığında bu bildirim hakkında ilgili mevzuat

gereğince izin verilmesini dahi gerektirecek bir durum olmadığı yönünde

07.02.2019 tarihli yeni bir karar vermek suretiyle markanın devrini teyit

ettiğini, ... kararı sonrası, ... Kurulu’nun mezkûr markanın

devrine izin verilmediği yönünde bir kararı olmadığı gibi, aksine, ...

Kurulu güncel piyasa şartlarında tarafların pazar paylarını göz önüne

alarak söz konusu marka devrinin ... Hukuku mevzuatı gereğince

izne tabi olmadığı yönünde karar verdiğini, 07/02/2019 tarihli ...

Kurulu kararının müvekkiline 12/02/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, bu

tebligatı takiben müvekkilinin, “... asırlık ...” ibaresinden müteşekkil

... sayılı marka başvurusunda bulunduğunu, 07/02/2019 tarihli

... Kurulu kararının iptali talebiyle ...

ANONİM ŞİRKETİ tarafından ... Mahkemesi nezdinde dava

açılmışsa da ... Mahkemesi 26/06/2020 tarih ve ... sayılı kararıyla davayı reddettiğini, yine istinaf aşamasında da

verilen karara karşı istinaf taleplerinin reddolunduğunu, ... sayılı

“... birası” ve ... “... birası asırlık türk birası” markalarının reddi

yönündeki ... Kurulu kararlarına karşı

açılmış ve davacının gene ... A.Ş. olduğu davada

... Hukuk Mahkemesi söz konusu Kurul kararlarını

11.03.2020 tarihli ve ... sayılı kararı ile iptal ettiğini,

kararda ... Kurulu’nun satış izin kararının iptal edilmesi halinde dahi,

markanın önceki sahibine kendiliğinden dönmeyeceğini, başka ifadeyle

sicilin düzeltilmesi ve markanın önceki sahibine dönmesi ancak markanın

ilk sahibinin açacağı bir dava sonucunda verilecek hüküm ile mümkün

olabileceğini, ilgili devir sözleşmesi hem şeklen hem de sözleşme şartları

bakımından hukuken geçerli olduğunu, ayrıca ...’in devrin sicile

kaydı işlemi iddia edildiği gibi ... Kurulu kararına bağlı olarak ya da

ona dayanarak gerçekleştirilmediğini, devrin sicile kayıt işlemi iddia edildiği

gibi sonradan iptal edilen ... sayılı ... Kurulu kararına

bağlı olarak gerçekleştirilmediğinden söz konusu kararın iptalinden de

etkilenilmeyeceğini, sözleşmenin geçersiz olduğu konusunda taraflarca

varılmış bir uzlaşma ya da devreden tarafından devir bedelinin iadesi söz

konusu olmadığı gibi sözleşme taraflarından birinin sözleşmenin geçersizliği

konusunda açmış olduğu bir dava dahi bulunmadığını, müvekkilinin 2009

yılından bu yana diğer tüm özel hukuk veya idare hukuku işlemlerinden

bağımsız, ... ile korunan bir mülkiyet hakkına sahip olduğunu,

müvekkilinin büyük maliyetlere katlanarak devraldığı ... sayılı “...

birası” markasının ticari hayata ve kendi pazarlama stratejisine uygun

güncel versiyonu için ... sayılı “... birası asırlık ...” markası için

başvuru yaptığını, ... sayılı markanın devrinin ... Hukuku

açısından izne dahi tabi olmadığı yönündeki 07/02/2019 tarihli ...

Kurulu kararının kendisine tebliğ edilmesini takiben yapmış olması en tabi

hakkı olduğunu, esasen kötü niyet iddiasının somut dayanaktan yoksun

olmasının yanı sıra söz konusu durum tek başına başvuru için haklı sebep

oluşturduğunu, “...” ve "... " markaları üzerinde hiçbir hakkı

bulunmayan davacı tarafından yalnızca piyasadaki ... koşullarına

ilişkin asılsız iddialar ve bu iddialara ilişkin süreçlerin sona ermemiş olması

gerekçe gösterilerek kötü niyetli tescil nedeniyle markanın

hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceğini, kötü niyet tanımının bu kadar

geniş tutulması halinde, her önemli markaların satın alınması sonrasında

rakip şirketlerin idare ve mahkeme nezdinde yürüteceği benzer süreçler

nedeniyle, büyük maliyetlere katlanarak markayı satın alan tarafların

markalarına yatırım yaparak kullanmak, markalarının kendilerine sağladığı

mülkiyet hakkından gereği gibi yararlanmak, markalarının güncel

versiyonlarını tescil ettirmek gibi hem hukukun hem ticari hayatın en doğal

gereklerini yerine getirmelerinin uzun yıllarca engelleneceğini, ...

sayılı markanın devrine ilişkin devir sözleşmesinin ve devrin sicile kaydı

işleminin tarafı dahi olmayan davacının ...” ibaresini içeren tüm

markalara karşı idari ve hukuki girişimleri artık hak arama hürriyetinin

sınırlarını aştığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava dilekçesinde geçen mal ve hizmet sınıfları kapsamında; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dava, cevap, cevaba cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile Alâkalı ticaret sicil kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ... Birası ibaresinin ... . Sınıftaki “biralar, ... yapımından

kullanılan preparatlar” emtialarında tescili amacıyla 16.06.2020 tarihinde

gerçekleştirildiği görülen ... sayılı marka başvurusunun, yapılan ilk

incelemeler sonrasında 13.07.2020 tarih ve 352 sayılı bültende ilan olunduğu; anılan ilana karşı davacıların itirazda bulunduğu, ...

Başkanlığı’nın 26.01.2021 tarihli kararı neticesinde ... m. 5 ve 6 kapsamındaki

tüm itiraz gerekçelerinin reddine karar verildiği, söz konusu karara karşı bir kez daha itirazda bulunan davacı yanın

itirazlarını inceleyen ... Kurulu’nun ... sayılı davaya konu kararı neticesinde özetle;

“... başvuru numaralı "... birası" ibareli başvurunun ilanına ... A.Ş. adına yapılan itirazın reddi kararına karşı yeniden yapılan itirazda özetle,

başvuru sahibi adına tescilli bulunan ... sayılı ve "... Birası" ibareli markanın ...

... A.Ş.'den devralınmış olduğu, buna rağmen bu devir işlemine dayanak olan

... Kurulu'nun 25.08.2009 tarih ve ... sayılı kararının, muteriz şirket

tarafından açılan dava sonucu .... Dairesi'nin, 26.03.2013 tarih ve .... sayılı kararı ile "devir alma nedeniyle ...'in pazardaki hakim durumunun

daha da güçleneceği ve bu sebeple pazardaki rekabetin önemli ölçüde azalacağı"

gerekçesiyle iptal edildiği, ...Kurulu tarafından 28.06.2018

tarih ve ... sayılı kararı ile idari yargı tarafından verilen iptal

kararının kesin hüküm halini aldığı, bu çerçevede, "..." ile "..." arasında imzalanmış

marka devri sözleşmesinin geçerliliğini yitirdiği, bu nedenle ... sayılı ve "... Birası"

ibareli markanın "..."e iadesi gerektiği ileri sürülmektedir. İtirazda ayrıca, iş bu başvurunun

da ... sayılı ve "... Birası" ibareli markanın "..."e iadesini ve buna dayanak olan

Mahkeme kararını etkisiz kılmaya dönük kötü niyetli bir başvuru olduğu ve başvurunun tescili

halinde haksız ... oluşturacağı iddia olunmaktadır. Muterizin ilk itirazında ileri sürülen

diğer gerekçelerde ısrar edilmediği ve diğer gerekçelerin iş bu itirazda ileri sürülmediği tespit

edilmiştir.

Başvuru sahibi adına sunulan karşı görüş ve savunmada ise özetle, iş bu itirazda ilk itirazda

ileri sürülmeyen iddialar ileri sürüldüğü, muterizin ilk itiraz dilekçesinde yer almayan,

Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'da düzenlenen rekabeti bozucu fiillere ilişkin hükümler

ve ... Kanunu'nda düzenlenen haksız ... hükümlerini içeren iddialar itirazın

genişletilmesi niteliğinde olduğundan dinlenemeyeceği, işbu başvuru dışında da "... birası"

ve "..." markalarının başvuru sahibi adına tescilli olduğu, itirazda bahsedilen...

Kararının "... Birası" markasının iadesi ya da devir sözleşmesinin geçersiz olduğuna ilişkin

bir hüküm ihtiva etmediği, ... sayılı "... birası asırlık tat" markasının

hükümsüzlüğü talebiyle açılan davanın reddedildiği, ... sayılı markanın ... İçki'ye iade

taleplerinin Kurum tarafından haksız bulunarak reddedildiği, .... Dairesi'nin iptal

kararı üzerine ... Kurulu tarafından tekrar işlem tesis edildiği, ... Kurulu'nun

08.02.2019 tarihli kararında; "Bildirim konusu işlemin, ...sayılı ... Kurulundan İzin

Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliği'nin 7. maddesinin birinci

fıkrasında öngörülen ciro eşiklerinin aşılmaması nedeniyle izne tabi olmadığına" karar

verildiği belirtilmektedir.

Tarafların bahse konu sav ve savunmaları çerçevesinde, iş bu itirazın konusunu başvuru

sahibi tarafından ... A.Ş.'den devralınmış olan ... sayılı ve "... Birası"

ibareli markanın devir işleminin usulsüz olduğu ve iptali gerektiği, bu markaya bağlı olarak

yapıldığı ileri sürülen iş bu başvurunun kötü niyetli olduğu ve başvurunun tescili halinde

haksız rekabete neden olacağı iddiaları oluşturmaktadır. Yapılan incelemede, ... sayılı ve

"... Birası" ibareli markanın devir işleminin usulsüz olduğu ve iptali gerektiği iddialarının

... Kurulu'nun 23.09.2020

tarih ve ... sayılı kararıyla reddedildiği tespit edilmiş olup bu yöndeki iddialara

itibar edilmemiştir. Bu çerçevede, esas olarak ... sayılı markanın devir işleminin usulsüz

olduğu gerekçelerine dayalı olarak ileri sürülen ve başka somut bir delille ispatlanmayan kötü

niyet iddiaları da haklı bulunmamıştır. Diğer taraftan, başvuru ile tescili talep edilen "...

Birası" ibaresinin bir ... türünün adı ya da tescili talep edilen "biralar; ... yapımında

kullanılan preparatlar" için doğrudan tanımlayıcı nitelikte bir ibare olmadığı, ilk kez

17.06.1980 tarihinde başvurusu yapılarak tescil edilen bir marka olduğu ve ilgili markanın

usulüne uygun şekilde iş bu başvuru sahibine devredildiği hususları dikkate alındığında,

haksız ... iddialarının da yerinde olmadığı tespit ve kanaatine ulaşılmıştır. (Bkz. ... sayılı Kurul kararı) Son olarak başvurunun ... sayılı ...'nın 5/1 ... ve ... bentleri gereğince reddedilmesi gerektiği yönündeki itiraz da yerinde bulunmamış ve

itirazın reddi gerekmiştir.”

şeklindeki gerekçeler ile davacı taraf itirazlarının nihai olarak da

reddolunduğu; eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde 27/01/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle:uyuşmazlığın temel olarak taraflar arasında yaşanılan idari yargı

süreçleri neticesinde verilen mahkeme kararlarının yorumu, ...

tescil sayılı markanın devri ile ilgili yapılan 15.08.2008 tarihli

sözleşmeye yönelik ... Kurulu’nun verdiği iznin iptali

neticesinde sözleşmenin hukuki açıdan doğurduğu sonuçlar ve

buna bağlı olarak geçerli olup olmaması, gerçekleştirilen ve sicilde

kaydedilen devre rağmen, davalının ... sayısı ile elde ettiği tescillin, ortada bu hususta verilmiş bir mahkeme kararı yokken,

davalı idarece geri alınıp alınamayacağı, elde edilen tescilin yolsuz

tescil niteliğinde bulunup bulunmadığı, dava konusu ...

sayılı başvurunun, idari yargı tarafından verilen kararın sonuçlarını

dolanmaya yönelik kötü niyetle gerçekleştirilmiş bir başvuru olup

olmadığı noktalarında toplandığı görülmekte olup bu hususlara

bağlı yapılması gereken tüm incelemelerin esasen hukuki bir

yorumun varlığını gerektireceği, bu sonucunda davalı taraf

başvurusunun haksız rekabete sebebiyet veren bir başvuru olup

olmadığı ve buna bağlı olarak dava konusu başvurunun kötü niyetli

bir tescil olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği (dosyaya

sunulan... sayılı ve

... sayılı markasının kötü niyetle tescile dayalı

hükümsüzlüğü gerektiği kararı da gözetilerek) temelindeki konuların

tamamen hukuki açıdan yorum ve değerlendirme gerektirmesi

nedeniyle bu husustaki iddialara dair takdir ve nihai yorumun mahkemeye ait olduğu, dava konusu markanın, ... m. 5/1-... maddelerinde

düzenlenen herhangi bir mutlak ret nedeni kapsamında kalan

işaretlerden olmadığı,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren ... sayılı ... Kanunu (...) ile düzenlenmiştir.

... s. ... m 5/1-a düzenlenmesine göre 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretlerin tescili mümkün değildir.

4. Maddeye bakıldığında ise “Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.” Denilmek suretiyle yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca hangi işaretlerin marka olarak tescil edilebilir olduğu belirtilmiştir.

Buna göre söz gelimi günümüzde, her ne kadar uluslar arası mecrada tartışılmakta ise de, işbu düzenleme uyarınca koku ve tat markalarının tescili, sicil gösteriminin ne şekilde ifade olunacağı noktasında tereddütler oluştuğundan mümkün değildir.

Somut olayda da dava konusu başvurunun 5/1-a maddesi kapsamında

değerlendirilmesi mümkün değildir.

... s. ... 5/1-b maddesi “Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler”in marka olarak tescil edilemeyeceklerini düzenlemektedir. Madde gerekçesi incelendiğinde, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen mal ve hizmetler bakımından herhangi bir şekilde ayırt ediciliği bulunmayan, kaynak gösterme fonksiyonuna sahip olmayan dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. ... sayılı ... Tüzüğünün 7. maddesinde de marka olarak tescil edilemeyecek herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler benzer şekilde düzenlenmiş olup söz konusu maddeye göre işaretin tescilinin mümkün olmaması için “kaynak gösterme fonksiyonu”na sahip olmaması gerekmektedir.

Uyuşmazlık konusu ... Birası şeklindeki başvuru ise, şekil ve sözcük

unsurlarının bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş, belli bir renk düzenine haiz,

“... birası” esas unsurunu ihtiva eden bir başvuru olduğu,

“...” markası 1980’li yıllarda Tütün, Tütün Mamulleri, .... Müdürlüğü için yaratılmış bir marka olup uzun yıllar boyunca

bir kamu iktisadi kuruluşu olarak faaliyet gösterdikten sonra zaman içerisinde

ilgili piyasadaki münhasır varlığını yitirmiş ve 2008 yılında özelleştirilmiş bir marka

olmakla birlikte ülkemiz tüketicisi tarafından, tarihsel geçmişi itibariyle ticaret

hayatında bilinen ve tanınan bir marka olduğu, bununla birlikte anılan ibarenin

günümüzde, tütün ve alkol ürünlerinin satışının gerçekleştirildiği büfe, market,

kuruyemiş dükkanı gibi yerlerdeki kullanım biçimi itibariyle, yaygın ve tüketici

nezdinde de kabul görmüş yerleşik bir algısı mevcut ise de bu durum anılan

ibarenin markasal vasfını ortadan kaldırmadığı, bu halde dava konusu

başvurunun da bütün olarak ... s. ... 5/1-b kapsamında değerlendirilebilir

işaretlerden biri olmadığı anlaşılmıştır.

Kanunun 5/1-c maddesi ise “Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler” in marka olarak tescil edilemeyeceklerini düzenlemektedir. 556 s. ... döneminde 7/1-c maddesinin doğrudan karşılığı olan bu düzenlemeye göre bir işaretin 5/1-c kapsamında değerlendirilebilmesi için, mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini, vasfını, amacını hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan, mal veya hizmet ile olan sıkı ilişkisi sebebiyle derhal düşündürmesi ve akla getirmesi gerekmektedir.

Somut uyuşmazlık konusu ... Birası şeklindeki başvurunun esas

unsurunu oluşturan “...” ibaresinin, çok uzun yıllardır toplum nezdinde tütün ve

alkol ürünlerinde esasen ve yalnızca markasal niteliği ile bilinen bir sözcük olup

5/1-b maddesi kapsamında yapılan incelemelerde de açıklandığı

üzere anılan ibarenin, dava konusu markanın başvuru kapsamındaki

emtiaların herhangi bir özelliğini, cinsini, vasfını bildirir bir işaret olmadığı anlaşılmıştır.

... S. ...’nın 5/1-....bendi gereğince “Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler..” marka olarak tescil edilemez. Anılan hüküm ile herkesin kullanımına açık olması gereken bir işaret üzerinde herhangi bir kimsenin inhisarı bir hakka sahip olmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır. 5/1-d maddesinde dikkate alınması gereken temel husus, ibarenin tescili talep edilen mallar ve hizmetlerle ilişkili olarak ticaret alanında herkes tarafından başka bir deyişle yaygın kullanımının bulunup bulunmadığıdır.

Dava konusu markanın asli unsuru olduğu görülen “

... Birası” ibaresinin, bütün olarak ayırt ediciliği bulunan unsurlardan

meydana geldiği, “...” anılan ibarenin 5/1-d maddesi kapsamında

değerlendirilmeye uygun bir sözcük olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.

... S. ...’nın 5/1-... bendi gereğince “Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler”marka olarak tescil edilemez. Söz konusu hükmün amacı, belirtilen şekillerin bir kişinin tekeline verilmesini önlemektir. Zira, malın özgün yapısından kaynaklanan, teknik olarak zorunlu olan ve mala aslî değerini veren biçimsel özellikler bir kişi lehine marka olarak tescil edildiğinde, rakiplerin ürünlerine biçim verme özgürlüğü önemli ölçüde sınırlanmış olacaktır.

Somut olayda dava konusu markanın, maddede tanımlanan hangi

kriteri hangi açıdan meydana getirdiği hususuna yönelik davacı tarafça işlem

dosyasında ileri sürülmüş somut bir gerekçe bulunmadığı gibi anılan başvuru açısından ilgili mutlak ret nedenlerinin

koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.

Bir işaretin ... s. ... 5/1-.... bendi kapsamında değerlendirilebilmesi için, mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı vb. hususlarda mal veya hizmet ile ilgili halkı yanıltıcı nitelikte olması gerekmektedir. Bir işaret, bir malın hammaddesi, kökeni, menşei, coğrafi yeri hakkında müşterilerine gerçek dışı bir intiba sağlıyor ve bu intiba müşterilerin o malı tercihlerinde etkili oluyorsa da 5/1-f uyarınca engellenmesi mümkündür.

Dava konusu ... Birası ibaresinin bu kapsamda bir

anlamı bulunmadığı gibi tescili kapsamında yer alan malları hammaddesi

açısından da (örneğin rakı içeceği üzerinde “...” ibaresi kullanılması gibi)

yanıltıcı bir niteliğinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Yasasına göre hesaplanan 179,90-TL karar harcından peşin alınan 80,70-TL’nin mahsubu ile bakiye 99,20-TL’nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 15.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/01/2023

Katip ... Hakim ... · ¸ ¸

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/35, K. 2023/16, 10 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 27/01/2022
  5. Karar Tarihi : 10/01/2023
  6. Dava
  7. Cevap
  8. Yargılama
  9. Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/35
Karar No
2023/16
Tarih
10 Ocak 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/35 K.2023/34
  • Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/38 K.2023/19
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/38 K.2023/35
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/38 K.2023/35
  • İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/39 K.2023/11
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/39 K.2023/25

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.