İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/379 K.2023/122

...

Esas2022/379Karar2023/122Tarih2 Kasım 2023Okuma13 dk · 2.580 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
2 Kasım 2023
Esas no
2022/379
Karar no
2023/122
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
...
- Mersis No
...
Vekili
Av. ... - ...
Davalı
1- ... - T.C. Kimlik No: ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.580 kelime·13 dk okuma·13 bölüm

...

VEKİLİ

Av. ... - ...

DAVALI

2- ... - ... VEKİLİ : Av. ...

DAVA

Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

DAVA TARİHİ : 04/10/2022

KARAR TARİHİ : 02/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin tanınmış “...” markasının sahibi olduğunu, bu markanın 1992 tarihinden bu yana 11, 20 ve 21. Sınıf mallarda tescilli olarak korunduğunu, aynı zamanda ... sayısı ile tanınmış markalar sicilinde de kaydı olduğunu, müvekkilinin mobilya sektörünün en beğenilen üç şirketinden biri olduğunu, müvekkilinin ... sayılı markası kapsamında 35. Sınıf altında 21. Sınıf malların satışına yönelik emtiaların yer aldığını ve fiili olarak da müvekkilinin bu sınıfta markasını kullandığını, davalı tarafın tescil ettirmek istediği 21. Sınıf malların, müvekkilinin faaliyet alanı ile örtüştüğünü,

davalının ... sayılı marka başvurusuna yaptıkları itirazların kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından 24 ile 35. Sınıftaki bir kısım mal ve hizmetlerin çıkartılmasına karar verildiğini, karar gerekçesinde hem SMK m. 6/1 hem de 6/5’e dayalı itirazlarının kabul edildiğini, ancak başvuruda 35.sınıf altında 21. Sınıf malların satışına yönelik hizmetler çıkartılmışken, doğrudan 21. Sınıftaki emtialar yönünden itirazlarının ise hatalı bir şekilde reddedildiğini, anılan emtialar yönünden de taraf markalarının benzer olduklarını, davalı markasının esas unsurunun doğrudan “...” olduğunu,

bu haliyle markanın müvekkili markalarının serisi algısı yarattığını, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, bu ibarenin sonuna kelimeler eklenerek oluşturulan markaların tescillerine izin verilmesi halinde, müvekkili markasının tanınırlığının zaman içerisinde yok olacağını, müvekkilinin özellikle ... sayılı markası ile dava konusu markanın kapsamlarının da birebir aynı olduğunu, müvekkili tarafından açılan çok sayıda davanın lehlerine sonuçlandığını, bu davaların birçoğunda 21. Sınıftaki malların, müvekkilini markaları ile iltibas yaratımına neden olacağı yönünde hükümler kurulduğunu,

yine müvekkili markalarının tanınırlığı hususunun birçok mahkeme kararı ile de tespit edildiğini, tanınmışlık halinin iltibas değerlendirmesinde ayrıca dikkate alınması gerektiğini iddia ederek ... sayılı ... kararının 21. Sınıf mallar yönünden iptali ile yine dava konusu markanın tescili halinde aynı mallar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın kısmen reddi akabinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden;dava konusu "... ... ..." ibaresinin 21, 24 ve 35. Sınıf mal ve hizmetlerde tescili amacıyla 20.10.2020 tarih ve ... sayılı marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 12.01.2021 tarih ve 364 sayılı bültende ilan olunduğu, anılan ilana karşı davacı yanın ... sayılı markaların dayalı olarak itirazda bulunduğu, ...’nın 24.09.2021 tarihli kararı sonucunda davacı yan itirazlarını kısmen Kabul ettiği ve başvurudan 24 ve 35. Sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetlerin çıkartılmasına karar verdiği, söz konusu karara karşı davacı yanca yeniden itirazda bulunulduğu,

davacı itirazlarını inceleyen ...’nun 09.08.2022 tarih ve ... sayılı kararı neticesinde özetle; “... başvuru numaralı "... ... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ...sayılı "... ... +...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve tanınmışlıktan haksız yarar sağlama gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.

Yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların "..." ibaresini ortak olarak içerdikleri görülmekle birlikte başvuruda ilave unsur olarak "..." ibaresinin de yer alması nedeniyle markalar arasındaki benzerlik düzeyinin oldukça düşük olduğu, markalar arasındaki benzerlik düzeyinin düşük olmasının yanı sıra markaların kapsamında aynı/aynı tür malların/hizmetlerin bulunmaması hususu da göz önüne alındığında, mevcut benzerlik düzeyinin kısmi ret kararı sonrası kalan mal ve hizmetler bakımından karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı kanaatine ulaşılmıştır.

Açıklanan nedenlere, itiraza konu mal/hizmetler bakımından markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. (benzer yönde ... sayılı Kurul kararları) Son olarak, muterize ait "..." markasının tanınmış marka olarak Kurum kayıtlarında yer alıyor olmasının otomatik olarak başvurunun reddini gerektirmediği,

somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açmayacağı kanaatine varıldığından bu yönde yapılan itiraz da haklı görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeler ile davacı taraf itirazlarının reddedildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle: dava konusu ... sayılı marka kapsamında yer alan ve davaya konu edilen 21. Sınıf malların tamamının, davacı yana ait önceki tarihli markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle benzer olduğu,

bunun yanı sıra rapor kapsamında ayrıntılı olarak ele alınan nedenlerle taraf markaları arasında, emsal mahiyetteki yargı kararlarının varlığı da dikkate alındığında, 21. Sınıf emtiaların tamamı açısından ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin var olabileceği, mahkemece davacı markalarının tanınmışlığına kanaat getirilmesi halinde bu durumun taraf markaları arasındaki karıştırılma ihtimalini kuvvetlendirecek bir sonuç doğurabileceği gibi dava konusu markanın bu emtialardaki tescilinin de davacı markalarının ayırt edici karakterini zaman içerisinde zayıflatarak sulandırabilecek sonuçlara neden olabileceği,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) ...Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Davacı Markaları

... ...+... ... ... +...

(21. sınıf) ...

(11, 20, 22, 24, 26, 27, 35. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında;dava konusu ... sayılı marka kapsamında yer alan ve davaya konu edilen 21. Sınıf malların tamamının, davacı yana ait önceki tarihli markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle benzer olduğu, taraf markaları arasında, emsal mahiyetteki yargı kararlarının varlığı da dikkate alındığında, 21. Sınıf emtiaların tamamı açısından ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu başvurunun siyah bir fon üzerinde alt alta sıralı şekilde yazılmış “... ibarelerinden oluştuğu, markanın alt kısmında ise kıvrımlı bir figüre yer verildiği, “...” kelimesinin İtalyanca “ev” anlamına geldiği, “...” kelimesinin ise yine İtalyanca’da “yılan, sürüngen” anlamına geldiği, bu anlamı itibariyle logoda kullanılan şeklin de esasen “yılan” figürü olduğunun anlaşılabileceği, “...” sesinin ise İtalyanca gramer kuralları çerçevesinde kullanılan bir bağlaç niteliğine haiz olduğu,

ancak ilgili tüketicinin anılan ibarelerin bu anlamlarını bilemeyeceği, gerek “...” gerekse de “...” ibaresinin ayrı ayrı esas unsurlar olarak değerlendirilebileceği gibi tüketicinin markayı bütün olarak “... ...” şeklinde bir söz öbeği olarak da yorumlayabileceği, her halde “...” ibaresinin anılan markada vurguyu ve ilk algıyı üzerine çeken unsur olacağı anlaşılmaktadır.

Davacının markalarının incelenmesinde; davacı yana ait "... ... +...", "..." markalarının bulunduğu, her iki markada da esas ve markanın ana görünümündeki hakim unsurun “...” kelimesi olduğu, "... ... +..." markasında oldukça küçük şekilde konumlandırılmış ve tali pozisyonda yer alan “...” kelimesi ile birlikte üst kısımda “C” harflerinden oluşan altıgen bir logoya yer verildiği, anılan logonun ayırt ediciliği ve özgünlüğü yüksek bir ... olduğu, ancak ... ve sözcük unsurundan oluşan markalarda, tüketici algısında ön plandaki unsur sözcük unsuru olacağından “...” kelimesinin esas unsur olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede; taraf markaları arasında şekli unsurlar itibariyle doğrudan bir benzerlik bulunmadığı; her iki taraf markalarının de görsel algısı, renk ve figüratif unsurları çerçevesinde farklılaştığı, bununla birlikte her iki taraf markasında da ortak olarak “...” kelimesinin birebir kullanıldığı, bu durumun ise işaretlerdeki kelimelerin yarattığı görsellik itibariyle işaretlerin benzer bir algıyı tüketiciye vermesine yol açacağı;

“...” ibaresinin ortaklığı ve bu ibarenin dava konusu markada da ön ses olarak, bağımsız ayırt edici karakterini korur nitelikteki kullanımının, markalar arasında güçlü bir işitsel benzerliğe yol açacağı gibi kavramsal olarak da her iki marka içerisinde de “...” ibaresini gören tüketici açısından, bu ibarenin anlamı bilinmese de aynı kavramsal kökene işaret eden bir unsur olarak algılayacağı, taraf markaları arasında “...” ibaresi ve bu ibarelerin taraf markalarındaki kullanım biçimleri itibariyle şekli anlamda düşük, görsel anlamda aynı sözcük unsurunun bağımsız ayırt edici unsur olarak kullanımı nedeniyle ortalama,

işitsel anlamda ise yüksek bir benzerlik bulunduğu; gerek markaların telaffuzundan gerekse de görsel algıya hitap eden bu benzerlik halinden kaynaklı olarak tüketicinin uyuşmazlık konusu mal ve hizmet sınıflarında daha önceden davacıya ait “...” markasını deneyimlediği bir durumda, dava konusu markayı da bu markanın yeni bir versiyonu, aynı iktisadi kaynağın alternatif olarak yaratılmış yeni bir markası olarak algılama ihtimali bulunduğu, bu açıdan işaretler arasında daha güçlü bir benzerlik arama ihtiyacı duymayacağı; “...” sözcüğünün ilgili mal ve hizmetlerde ayırt ediciliği bulunan bir kelime olduğu,

davacı yanca, dosya kapsamına emsal olarak sunulan çok sayıdaki mahkeme kararında da “...” ibaresinin, sonraki marka başvurularında, benzer şekillerdeki kullanımlarının, tüketici nezdinde yanılgı doğurabileceği yönünde hükümler kurulduğu;

işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının ''... ... ...'' markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu,

taraf markaları arasında iltibas bulunduğu; somut uyuşmazlıkta ise davacı yanın dosya kapsamına ek olarak sunduğu çok sayıda delil, davacı markalarının ... tanınmış markalar sicilinde özel olarak korunan markalar arasında olması ve dahası muhtelif tarihlerde muhtelif mahkemelerce verilmiş kararlarda, davacı markalarının hususiyetle “mobilya ve ev dekorasyon” ürünlerinde sektörel tanınmışlığının kabul edildiği,

bu bağlamda başvuru kapsamında 21. Sınıfta yer alan ve ev dekorasyonuna yönelik bir kısım mallar bakımından, davacı markaları ile oldukça benzer şekilde yaratılmış dava konusu başvurunun tescilinin, davacı markalarının ayırt edici karakterini zedeleyebilecek, zaman içerisinde sulanmasına neden olabilecek sonuçlar doğurabileceği, zira davacı markasının tanınmışlığının, kendi segmentinde, tüketicinin zihin kütüphanesinde doğrudan yer edinmiş bir kurumsal kimlik yarattığı,

bu bağlamda davacı yanın ayrıca tanınmışlıktan kaynaklı olarak da bir korumadan yararlanabileceği de dikkate alınarak ... sayılı kararının SMK 6/1 ve 6/5 maddeleri uyarınca 21. Sınıftaki mallar bakımından iptaline, ... sayılı markanın 21. Sınıftaki mallar bakımından hükümsüzlüğüne, bu kapsamda sicilden terkinine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-...sayılı kararının 21. Sınıftaki mallar bakımından iptaline

... sayılı markanın 21. Sınıftaki mallar bakımından hükümsüzlüğüne, bu kapsamda sicilden terkinine,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 3.546,40-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/11/2023

Katip ... Hakim ... ¸ ¸

MASRAF DÖKÜMÜ

İLK MASRAF : 172,90-TL

GİDER AVANSI :3.373,50-TL

TOPLAM :3.546,40-TL

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/379, K. 2023/122, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Davalı
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 04/10/2022
  7. Karar Tarihi : 02/11/2023
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Yargılama
  11. Gerekçe
  12. Masraf Dökümü
  13. İlk Masraf : 172,90-TL
  14. Gider Avansı :3.373,50-tl
  15. Toplam :3.546,40-tl
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/379
Karar No
2023/122
Tarih
2 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/380 K.2023/914
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/380 K.2023/711
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/381 K.2023/770
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/381 K.2023/1050
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/381 K.2023/836
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/381 K.2023/857

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.